şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • kimyadır. diğer tüm doğa yasalarında da olmadığı üzere kimya yasalarının amacı olmaz. virüsler muhtemelen biyolojik varlıkların en eskilerindendir canlı veya cansız olarak nitelenemezler. sonuç olarak bir protein kılıftan ve içindeki rna veya dna dan oluşmaktalar. her canlının yapısında bu yapılar mevcut hatta canlıların varlıı bu yapılara oldukça bağlı. var olan tüm karmaşık sistem ve unsurların referans olarak kullanılabilecek yani kodlanabileceği bir kalıp gerekir, uzun zincirli dev moleküller olan rna ve onu çiftlenmiş sarmal biçimi dna bu işi görür. virüs ise bir çeşit serbest radikaldir.

    (bkz: serbest radikal)

    ancak virüsü bu anlamda düşünürken elektron molekül veya atom olarak değil dna rna açısından ele almalıyız. yani herhangi dna taşıyan unsurun virüslere karşı bu denli savunmasız olma nedeni domuzu domuz yapan özellikler bir kaç cilttlik bir kitap demekse, virüsün de aynı alfabe ile yazılmış tek kelime veya tek bir cümle olmasıdır, kitaba herhangi yerden ilişebilir kendini orada kopyalayarak ana kodlamayı temelden bozar.
    ayrıca canlıların gelişiminde virüslerin özelikle de parça parça ve zaman içinde etkinlik sergileyen retro virüslerin büyük etkinliği bulunur.
    yani balıktaki soruya dönersek virüslerin lmaması demek şu anlamlara gelir.
    1. temel dna ve rna yapısının doğada olmaması. bilinen canlı dna ları sadece çok daha uzundur yani çeşitli dn parçaları uc uca eklenirken aynı anda bu kod sistemi geliştikçe organizma da yeni biçimler almış, özellikleri gelişmiş ve çeşitlenmiştir.
    2. virüsler defalarca dna ya eklenmiştir yeryüzünde hiç bir tür yktur kivirüs etkisine bağlı sayısız gen mutasyonundan geçmemiş olsun (hatta biyolojik evrim teorisinin kuşku götürmez kanıtlarından birisi de hem insanda hem de şempanzelerdeki aynı lokasyondaki retro virüs kökenli aynı mutasyonlardır) bu olgunun sonuçları öngörülemez ve şu kesindir. eğer bütün virüsleri yok eden bir elaket olsaydı çok basit canlı organizmalardan öte daha karmaşık bir yaşamı mümkün kılabilecek daha uzun zincirli dns molekülleri ortaya çıkamayacaklardı.

    canlılar karmaşıktır ve kavramsal ölçekte aslen bir bilgisayar virüsü ile biyolojik virüsün farkı yoktur başıboş dolaşan kod sistemi olmaları açısından. bir virüs aslında bir kimyasal mleküldür protein kılıf onu bozulmaktan korumakta, bazı kimyasallar hücre zarını delmelerine neden olurken,dna sı da sadece kendini kopyalar. zaten başka bir özelliği yoktur ve insan dna sı da nerede bulunursa bulunsun devamlı aynı şeyi(ökaryotik oksijen solunumu yapan dev hücrelerde mitoz bölünme yoluna giren dna eşeyli üremeden sonra üreme hücrelerinde farklı bir yolda ilerlemiştir ona da mayoz bölünme deniyor) yapmaktadır.
    insan vücudunda toplam hücre sayısından daha fazla sayıda bakteri bulunur ve bunların çoğunluğu mitoz bölünme özelliği sergilemezler daha basittirler. organizma özelliklerini kaybettiğinde bakteriler vücudu istila ederler yaşarken çürümeme nedenimiz çürükçüllerin olmaması değildir vücudun onları sürekli durdurabilmesi ve vücuda zarar veremeyecekleri bir dengede tutabilmesidir. (yine de hücre başına birden fazla bakteri var ama kontrol altındalar ölürsen her yerde çoğalırlar, daha doğrusu ölüyor olmanın bir başka nedeni de her yerde her hücrende yabancı küçük canlıların da çoğalmış oluşu)
    virüsler daha da küçük bir birim muhtemelen her hücrede bakteriden daha çok sayıdalar ve her bakteride de çok sayıda bulunuyorlar. bakteri veya hücre de aynı organizmanın bakteriye yaptığı gibi bu korsan unsurları belli bir dengede tutabidiği sürece kendi bütünlüğünü ve sağlığını koruyabiliyor zaten. dolayısıyla kanserli bir dokuya da baksan mikroskopta karşına sayısız enfeksiyon etkeni çıkar ortam zayıf, yıpranmış ve istilaya uğramış görünür.
    olgunun püf noktası şu ki, bir kaya parçası ister bir bakteri olsun ister virüs hiç bir anlama gelmiyor. bu olgu beslenme dürtüsünden de eski olan, kimya yoluyla var olma, uzun zincirli moleküler bir reaksiyonun sürdürülme dinamiğinden ibaret sadece özellikle de bir virüs söz konusu olduğunda. bütün biyolojik türlerin bir alfabesi ve bzısı ciltlere varan yazılım kitabı var. virüs bu alfabe ile yazılmış olan kelime ve cümleler deryasına deniyor onu gereksiz diye nitelemek amacını sormak ile dna ve rna yı düşman bellemek neden var ki amaç ne diye sormak arasında bir fark yoktur aslında. burada bizim açımızdan var olan tüm problemler bizi biz yapan dev yazılımın (insan dna sı temelinde var olan yazılım. bu bütün özelliklerimizi kapsıyor) dünyadaki bazı spesifik ko parçalarına karşı bir savunma geliştirmemiş oluşuyla ilgili. zira bunlar sabit yani değişmez de değiller. (ne kadar basit ise o kadar çabuk değişir ki en basiti bu zaten. tek bir değişiklik olduğunda ona özel başka bir önlem daha gerekiyor artık) örneğin wuhan virüsü tamamen yeni bir tür bir tür grip aslında ve bilinen coronaların bir varyasyonu. bu konudaki korkunçluğun tek nedeni vücudumuzca bilinen, karşı bir önlemin alınamamış olması. bu illa ki olacak. hiv için de olacak wuhan için de. ama çok insan öldürecek bu olana dek. ikisine de bağışık olacağız gelecekte. başka virüsler balka mikroplar çıkacak onlara bağışık olmadığımızdan bu olana dek bazılarımız ölecek.

    teoride yeryüzündeki tüm türlerin tek bir virüs ve türevleri tarafından yok edilmesi mümkündür, ama pratikte bu imkansızdır. çünkü ilkel formların avantajı hızlı çoğalmaları ve kalabalık olmalarıdır güçlü ve yenilmez olmaları değil, bu kadar hızlı çoğalmasalar hücreler ve savunma birimleri başa çıkabiliyor zaten, sorun bunu kontrol edebilmek, bağışıklık sisteminin bu varlığın bilgisine sahip olması ve ona karşı çabuk bir savunma geliştirmesi. yani örneğin ne korkunç ebola, ne hiv bütün insanları hatta buaştığı insanların çoğunu ödürmüyor. bu etkenler bir yerde insanları zayıf halde bulaşır salgın olarak yakalarsa o çok fena.
10 entry daha