şükela:  tümü | bugün
19 entry daha
  • takvim yaşı olarak ele alındığında, 29 ile arasında inanılmaz bir fark olduğunu hissettiren sayıdır.

    daha bir kaç ay öncesine kadar "daha yirmili yaşlarımdayım" diye gafil gafil gezerken, "daha temmuz olmadı, otuz sayılmam" derken bir süre sonra aniden inkar edemeyeceğiniz bir gerçeği kavrıyorsunuz. otuz yaşındasınız.

    ben bunu annem sayesinde farkettim. geçenlerde birisiyle konuşurken "otuz yaşında oğlum var" dediğinden beri şoktayım. evet.. annemin otuz yaşında bir oğlu var. demek ki o da yaşlanmış. ama bu lafı söyleyene kadar genç görünüyordu bana. şimdi sanki yüzü daha bir kırışık. eskisi kadar hızlı hareket edemiyor sanki. halbuki, o bankaya ben okula beraberce yürüyerek giderken hızına yetişemezdim. daha dün gibi anasını satayım. annem yaşlandıysa kimbilir ben ne haldeyim.

    şaka maka, gittikçe piknik tüpü benzeri bir hal almaya başlayan göbeğimi, uzayınca beyazladığı belirginleşen sakalımı, halı sahada top oynarken 10. dakikada pilimin bittiğini ben de farkediyordum. ama bunları "otuz yaş" kelimeleri kadar yüzüme vuran olmamıştı.

    bir de şiir var anasını satayım "yaş otuzbeş, yolun yarısı" diye. kim yazdıysa artık. acaip sinir bozucu. eskiden de sinir olurdum, şimdi şairini bulsam döverim. sahi kim yazmıştı onu?

    işte böyle sözlük. bir umut sarıkaya karikatürüydü sanırım. adamın üstünde "yaş otuz küsür" yazan bir tişört vardı. o adam gibiyim be sözlük.

    bonus olarak;

    (bkz: hali saha maclarinin liberosu gobekli cocuklu abi)
36 entry daha