şükela:  tümü | bugün
98 entry daha
  • bu tip başlıklar her zaman açılır açılmaz kapitalizmin yılmaz savunucuları tarafından istilaya uğruyor.

    ben bunu halkımızdaki güç sevdasına bağlıyorum. bir kişi ya da kavram müesses nizamın içinde önemli bir yer kaplıyorsa, durumun asla değişmeyeceğini öngörüyoruz. güçlü her zaman güçlü kalacak zannediyoruz. reis gibi süleyman soylu gibi politikacıların sevilmesi bu yüzden. real madrid'in bu kadar sevilmesi bu yüzden.

    kapitalizme gelirsek, bir tıkanma yaşadığı kesin. bu nedenle, bence dünyanın çok da uzak olmayan bir gelecekte kapitalizmi kapsamlı bir şekilde modifiye edeceği aşikar. ama bunun yüz yıllık sosyalizm/komünizm çerçevesinde gerçeklesmeyeceği de kesin. soğuk savaş biteli 30 yıl oldu ancak dünyanın sorunları burada hala bu söylemlerle tartışılıyor.

    kapitalizm dünyayı uzun zamandır idare etti. ancak bundan 100 yıl öncesinin sorunları, psikolojisi, aktörleri tamamen farklıydı. dolayısıyla, kapitalizmin de bütün bunlara cevap verip veremeyeceği belirleyici olacak. örneğin, iklim değişikliği... iklim değişikliği gibi küresel bir sorun, haliyle küresel eylem gerektiriyor. öte yandan kapitalizm, ya da liberal demokrasi diyelim, bu çeşit bir ortak aklı ve yaptırım gücünü sağlayabilir mi, çok zor. birleşmiş milletler örneği ortada. üstelik, iklim değişikliği bir tarafıyla da kapitalizmin bir günahı olarak görülebilir. buradaki çıkar çatışması nasıl çözülecek? kapitalizm, ivedilikle ortak bir akıl çerçevesinde gerekli önlemleri almak yerine varlığını devam ettirme refleksiyle statükoyu koruma eğiliminde olursa iklim değişikliği problemini çözemez.

    gelelim başka bir neredeyse küresel soruna, gelir adaletsizliği. özellikle son yıllarda, şili'den fransa'ya, lübnan'dan hindistan'a ve daha birçok yerde insanlar gelir adaletsizliği nedeniyle sokaklara çıktılar. bu konuda küresel bir memnuniyetsizlik hali olduğu ortada. joker boşuna bu kadar sevilmedi. hele ki genç nesiller arasında bu durum kendisini belirgin bir şekilde gösteriyor. bernie sanders, jeremy corbyn gibi politikacılar yıllardır oldukları yerde dururken bu dönemde genç nesillerde karşılık buldu. bu nesil belki de tarihin gördüğü en progresif nesil olacak. bu insanlar yönetici pozisyonlara geldikten sonra doğal olarak bir kırılma yaşanacaktır. ancak bu kırılmanın yönünü tayin etmek imkansız.

    bir de jeopolitik meseleler var. soğuk savaşın bitimiyle "tarihin sonuna geldik, liberal demokrasi kazandı" tezleri ortaya çıkmıştı. doğal olarak, soğuk savaş sonrası tek kutuplu bir düzen baş gösterdi. ancak aradan geçen 30 yıla yakın süre zarfında da pek çok şey değişti. hayatımıza internet girdi, çin küresel bir güç olarak ortaya çıktı falan filan. ancak bütün bu değişimler net bir şekilde bir kırılmaya sebep olmadı. eski dünyanın sorunları kabak gibi ortada duruyor hala.

    uzun lafın kısası, kapitalizmin de cevap veremeyeceği şeyler olacak, ve bu şeyler küresel ajandada en büyük öneme sahip şeyler olacak. bugün elon musk bile kapitalizmin bu haliyle varlığını sürdüremeyeceği görüşünü paylaşıyor. o yüzden buraya gelip "kapitalizm şöyle siker, böyle güçlüdür" gibi klişe tespitleri tekrar tekrar yazarken iki kere düşünün derim.

    eyyorlamam bu kadar.
10 entry daha