şükela:  tümü | bugün
1520 entry daha
  • friedrich nietzsche'nin kişisel evrimi ve zihinsel netliği, iktidar ile özgür irade üzerine varoluşçu felsefenin yılmaz bir savunucusu olarak hayatı tamamen çelişkilerle doludur. kimilerine göre kısa boylu olan yarı kör nietzsche, baş ağrıları ve diğer rahatsızlıklarla boğuşuyordu. nietzsche'nin biyografisi, bugün onu felsefe ve edebiyat tarihindeki gerçek devlerden biri olarak gördüğümüz görüntüye zıt olan garip ve tuhaf olaylarla doludur.

    nietzsche, yaşamının son yıllarına kadar çoğunlukla okunmamış ve göz ardı edilmiş önemli el yazmalarını inceleyerek ve yine yaşarken hiç okunmayan eserler yazarak yalnız bir yaşam sürdü. ilerleyen hastalığından yararlanan bir aile üyesi, nietzsche'nin felsefesini totaliter bir şekilde çarpıtarak onu ihanete uğratacaktı. adolf hitler de daha sonra nietzsche'nin eserleriyle olan bağını, ham ve nefret dolu nazi felsefesine entelektüel bir ışık sağlamak amacıyla sömürecekti ki bu da değerli filozofumuzun itibarını 20. yüzyılın sonlarına kadar tarihsel olarak tehlikeye sokan bir gelişmeydi.

    kendisine franz schubert'den serenade* eserini armağan ediyorum çünkü
    (bkz: bizim yerimize acı çekenler) tanımının sözlük karşılığıdır nietzsche. neden mi? işte böyle;

    friedrich nietzsche, 25 yaşında basel üniversitesi'ne bir filoloji profesörü olarak atandı. 1868 sonbaharında doktora çalışmaları henüz bitirmemiş olmasına rağmen, nietzsche'nin leipzig üniversitesi'ndeki profesörü ve akıl hocası friedrich ritschl, onu basel üniversitesi'ndeki boşalan akademik bir koltuk için önermişti. basel üniversitesi, ritschl'den başka neredeyse hiç kimsenin fark edemediği bir akıl olan nietzsche'nin parladığı yer olacaktı. nietzsche, 1869 yazında öğretmenliğe başladı ve hızlı bir şekilde tam profesörlüğe yükseldi.

    nietzsche'nin kadınlar üzerine bir zamanlar ünlü bir şekilde "ah, kadınlar. yüksekleri daha yüksek ve alçakları daha sık hale getirirler" ve "kadınlar, büyülemeyi unuttukları ölçüde nefret etmeyi öğrenirler" sözleri ironiktir çünkü nietzsche hiç evlenmemiş ve sonu hüsran olup karşılıksız kalan sadece bir platonik aşk yaşamıştır. aşk hayatı trajedi ile doludur. 25 nisan 1882'de eski bir öğrencisi ve filozof paul ree tarafından 21 yaşındaki lou-andreas salome ile roma'daki aziz petrus bazilikası'nda tanıştırıldı. nietzsche, çekici kadına "acaba hangi yıldızlardan düşerek burada bir araya geldik?" diyerek romantizmin dibini yapmış ama salome, biraz daha küt bir şekilde "zürih'ten" yanıtını vermişti. bir hafta sonra sosyal olarak beceriksiz olan nietzsche, evlilik teklifini, kendisi de salome ile ilgilenen dostu paul ree aracılığıyla kadına sundu. salome nazikçe reddetti ancak şanssız nietzsche, sonunda lou'nun kendisi ile gerçekten ilgilenmediğini fark etmeden önce iki kez daha teklifini yenileyecekti.

    nietzsche başlangıçta içinde bulunduğu durum için ılımlı bir anlayışa sahipti ve felsefi üçlü bir komün fikrine sıcak bakmıştı. ree'nin ünlü fotoğrafına dahil oldu ve ree ile birlikte lou salome tarafından sembolik olarak yönetilen bir arabaya bağlandı. aşkı için elinden geleni yapıyordu. 1882 yılının yaz ve sonbaharında nietzsche, ree ve salome berlin'e gidene kadar kendisine hor davranılan bu dostluğa devam edecekti. kadınlar hakkındaki düşüncelerini şekillendiren bu süreçten sonraki yıl nietzsche, ree ve salome çiftine kulak verecek herkese acıdığını belirtti çünkü kalbi bir daha düzelmeyecek şekilde kırılmıştı. kendisine ne yaptıklarını fark etmişti.

    nietzsche hayatının çoğunda, hem fiziksel hem de zihinsel çeşitli hastalıklar tarafından kuşatılmıştı. en çok migrenden çekti, zayıf sindirim sistemi de onu yoruyordu ve bulantılar da peşini bırakmadı. körlük noktasına varan son derece zayıf bir görüşe sahip olması da onu kötü etkiliyordu. bu rahatsızlıklar profesyonel yaşamını sık sık kesintiye uğrattı ve günlerce yatak istirahati ile hayattan izole olmasına yol açtı. sonunda bu kronik koşullar, nietzsche'yi 2 mayıs 1879'da profesörlükten istifa etmeye zorladı. bölüm başkanının müdahalesiyle, altı yıllık bir süre için yıllık maaşının yaklaşık üçte ikisine eşit bir emeklilik maaşı almaya devam edecekti. başta 6 yıl olarak planlanan maaş uzatılacak ve kız kardeşi elizabeth'in durdurulmasını talep ettiği 1897 yılına kadar ona ödenecekti. nietzsche bu maaş sayesinde, kış aylarında güney fransa ve italya ile yaz aylarında isviçre ve almanya arasında sürekli bir daire çizip seyahat ederek bir dizi el yazması üzerinde çalışırken kiralık odalarda ve pansiyonlarda konaklamak için kullandı.

    3 ocak 1889'da italya'nın torino kentinde iki polis, piazza carlo alberto'da bir tatsızlık olduğuna dair ihbar almıştı. olay yerine gelince, ayağı kırılan bir atın zalimce kırbaçlanmasına tanık olduktan sonra atın sahibini yakaladılar. nietzsche de oradaydı ve bu vahşiliğe karşı durmak için koşarak kollarını hayvanın boynuna doladı, kırbaç darbelerini durdurmaya çalıştı. daha sonra kaldırıma bilinçsiz olarak düştü, bayılmıştı.

    yakındaki bir evin odasında yaşayan nietzsche'nin ev sahibi bulunmuş ve acılar içinde ağlayarak odasına geri taşınmıştı. arkadaşlarının ve akrabalarının nietzsche'nin durumunun farkına varmaları günler sürse de, filozofun zihinsel prognozu 1900'deki ölümüne kadar değişmeden kalacak ve hayatının geri kalanında anlaşılabilir tek bir şey söylemeyecek veya yazmayacaktı.

    dairesine götürüldükten sonra nietzsche zamanla yatıştı. sonrasında da yıllarca iletişim kurmadığı richard wagner'in eşi cosima wagner'e, basel üniversitesi'ndeki eski meslektaşları franz oberbeck'e ve jacob burckhardt'a mektuplar göndererek sakinleşmeye devam etti, hatta almanya şansölyesi otto von bismarck'a bile yazdı. "delilik mektupları" olarak bilinen bu mektuplar açık bir şekilde çıldırmış bir zihni işaret ediyordu. ruhsal ve bedensel çöküntüsünden önce ev sahibesi, nietzsche'nin gündüzleri çıplak bir şekilde ortalıkta dans ettiğini ve geceleri de yüksek sesle piyano çaldığını duyuyordu.

    nietzsche'nin basel'deki temaslarına aşina olan ev sahibesi, zorlu bir tren yolculuğundan sonra nietzsche'yi basel'e geri götürmeyi başaran franz oberbeck ile temasa geçti. nietzsche'nin annesi franziska daha sonra onu kendi gözetimi altına aldı ve oğlunu jena'daki bir akıl hastanesine yatırdı ama burada nietzsche'nin sağlığı için hiçbir şeyin yapılamayacağı kabul edildi. sessizliğe gömülen ve tutarlı yazma yeteneği artık yok olan nietzsche, memleketi naumburg, almanya'da 1897 yılında annesi ölene kadar, annesinin üçüncü katında yalnız başına yaşadı.

    zihinsel çöküşünden sonra, 1890 yılında bir akıl hastanesine hapsedildiği sırada nietzsche'ye üçüncü aşama sifiliz* teşhisi konmuştu. bu, 1890 yılında annesinin gözetimine alınmasının ardından, nietzsche'nin tedavi edilemez ve dejeneratif olduğuna inanılan durumunu iyileştirmek için başka hiçbir şey yapılmadığını açıklar. nietzsche'nin fransız prusya savaşı sırasında bir süvari olarak hizmet ederken hastalığı kaptığı tahmin ediliyor. modern tarihçiler, nietzsche'nin hastalığını kanser veya hatta çok nadir görülen çeşitli nörolojik bozuklukların sonucu olarak açıklamaya çalışırlar.

    nietzsche'nin tek kardeşi elizabeth ile olan ilişkisi her zaman değişken ve oldukça düşmancaydı. nietzsche, lou salome ile başarısız ilişkisi sırasında kardeşi ile tartışırken, lou salome elizabeth'in samimiyetsiz ve sömürücü olduğuna inanıyordu. nietzsche, elizabeth'i kalitesiz bir entelektüel olarak tanımlar ve avrupa çapında sürekli dolaşmasının bir nedeni de, kardeşi veya annesiyle zaman geçirme konusundaki isteksizliğine dayanıyordu:
    "annemi sevmiyorum ve kız kardeşimin sesini duymak bile bana acı veriyor."

    nietzsche'nin kız kardeşine karşı nefreti, elizabeth almanya'nın o dönemlerdeki en kötü şöhretli anti-semitistlerinden biri olan bernhard foerster ile birlikte olunca daha da arttı. o sırada kız kardeşi ile arası kötü olsa da diyaloğunu sürdürüyordu ama çiftin düğününe gelmeyi reddetti. o zamana kadar foerster ve elizabeth, paraguay'da sadece ırksal olarak saf olduğu düşünülen çiftlerin kabul edileceği nueva germania adlı bir alman kolonisi kurmaya niyetlenmişlerdi. 1887'de kurulan koloni, foerster'ın intiharından ve elizabeth'in 1893'te almanya'ya dönmeden önce bütün mülklerini aceleyle satmasından sonra hızla çökecekti ancak nueva germania kolonisinin soyundan bazıları bugün hala şehirde yaşıyor.

    elizabeth'in bu kadar aceleyle almanya'ya dönmesinin nedenlerinden biri de, o esnada aciz durumda olan kardeşinin yazılarına ve felsefesine aniden artan ilgiydi. annesini ve diğer akrabalarını yolundan çekti ve kendisini, nietzsche'nin telif hakları ile yasal işlerinin vasisi olarak atadı. nietzsche'nin aslında hoşlanmadığı alman milliyetçiliğine olan bakış açısını, richard wagner ile kavgasını ve hristiyanlığa olan saldırganlığını en aza indiren iki ciltlik bir biyografi yayımladı. bununla da yetinmeyen elizabeth, kardeşinin yazdığı eseri alıp sağcı ve militarist bakış açısını benimsetmek için kendi seçtiği editörlere özenle düzenleme yaptırdığı güç istenci kitabını da yayımladı.

    nietzsche'nin annesi 1897'de öldüğünde, elizabeth friedrich'i weimar'a götürdü ve bir "nietzsche arşivi" oluşturmak adına para toplamak için kardeşini sömürdü. bu sunumda friedrich'i, yirminci yüzyılın ortasına kadar almanya'yı kasıp kavuracak olan milliyetçi ve yahudi karşıtı tutumlara felsefi olarak bağlı şekilde gösterdi. bu sahtekarlık, elizabeth'in inançlarına uyan ve aynı zamanda büyük miktarda para da üreten bir tanıtım olmuştu.

    elizabeth nietzsche'nin hitler ve nazi partisi ile ilgili olduğu kadar friedrich nietzsche ile alakadar olan adolf hitler, elizabeth'in bağlantısından yararlanmak için istekliydi. nietzsche arşivi'ni birçok kez ziyaret ederek kendini bir entelektüel olarak lanse edip, friedrich'in fikirlerini kendi ideolojisi ile ilişkilendirmek için kullandı.

    hitler, nietzsche'nin alman milliyetçiliğini ve anti-semitizmini açıkça hor görmesine rağmen, übermensch, "güç istenci" ve "tanrılar ile putların alacakaranlığı" ifadelerini nazi ideoloji propogandasına dahil etti ve "übermench "akıl ve sanatsal yaratım yoluyla ideal mükemmelliğe ulaşacak biri olarak yansıtıldı. fikirlerinin, aşağı halkları militarist vahşilik yoluyla boyun eğdireceği iddia edilen bir üst ırk yaratılmasını haklı çıkarmak için kullanıldığını görseydi, nietzsche tamamen yıkılırdı. almanya, başlangıçta nazi partisini bir grup acımasız haydut olarak algıladığında nietzsche'ye sarılan hitler, onun sayesinde entelektüel meşruiyet de kazanmış oluyordu.

    friedrich ritschl, besteci richard wagner'e nietzsche'yi tanıtmaktan sorumluyken, üçü leipzig civarında ikamet ediyordu. wagner, başlangıçta nietzsche'nin ilk kitabı olan die geburt der tragödie aus dem geiste der musik* eserinden etkilenmişti ve onun müzikteki klasik etkilere karşı olumlu felsefi karşılaştırmalarıyla çok mutlu olmuştu. genç filozof, besteci ve başlangıçta metresi olup nihayetinde eşi olan cosima'nın ilgisini çekmişti ve luzern gölü yakınındaki tribschen villalarında tatil yapmaya davet edildi.

    wagner her zaman kendi başarısını, popülaritesini, egosantrik kişiliğini ve anti-semitizmini sürekli nietzsche'ye yansıtıyordu. başlangıçta wagner'in müziğine ve kendisine hayranlık duyan nietzsche, ondan iyice yabancılaşmaya başladı. iki deha birbirlerine artık tahammül edemez hale gelmişti. wagner ve eşi, özellikle radikal din ve hristiyanlık üzerine yoğunlaştıktan sonra kendilerini nietzsche'den uzaklaştırdılar. iki adam birbirlerini en son 5 kasım 1876'da gördüler ve wagner 1883'te bir kalp krizinden ölene dek hiç konuşmadılar.

    friedrich nietzsche, annesinin naumburg'daki evinden kız kardeşinin weimar'daki evine taşınmasından üç yıl sonra öldü. bu ev, sonradan nietzsche arşivi olan evdi. bu büyük ölüm, hitler'in politik hayata adım atmasından 23 yıl ve alman hükümetinin resmi olarak kontrolünü ele geçirmesinden 33 yıl önceydi.

    bununla birlikte nietzsche, hitler ve nazilerin anti-semitik ideolojileri ile onarılamaz bir şekilde ilişkilendirilmiştir. ikinci dünya savaşı ve almanya'nın bölünmesinden sonra, nietzsche arşivi'nin yöneticisi bir sovyet gulagında kayboldu ve nietzsche'nin çalışmaları doğu almanya da dahil olmak üzere demir perde ülkelerinde resmen yasaklandı. 1991'de almanya'nın yeniden birleşmesinden sonra arşiv yeniden açıldı ve nietzsche'nin eserleri filozofun yetiştirildiği bölgede kullanıma sunuldu. friedrich nietzsche ölümünden sonra bile acı çekmeye devam etti. 1935'te elizabeth öldükten sonra friedrich'in mezarı akrabaları tarafından açıldı ve tabutu oradan çıkarıldı. mezarlığın en önemli pozisyonu olan bu yere elizabeth defnedildi ve friedrich de hemen yanına yeniden gömüldü.

    friedrich nietzsche, ömrü boyunca asla öyle çok okunan biri olmadı ve yüce aklının değeri hiç bilinmedi. 500 ile 1.000 arasında değişen ilk baskıları nadiren satılıyor ve kitaplarının birçoğu ilk yayımlarından sonra tekrar basılmıyordu. aslında "tanrı öldü" ifadesi gibi aykırı görüşleri nedeniyle bazı matbaacılar onun eserlerini yayımlamayı reddetmişti. ayrıca akademik kariyeri boyunca, fikirlerinin tehlikeli, alışılmamış ve radikal olarak algılanması nedeniyle derslerine çok az sayıda öğrenci dahil olmuştur. yazıları ancak yaşamının sonuna doğru, genellikle din ve hristiyanlıkla ilgili fikirlerine merakla bakan diğer entelektüeller ve filozoflar tarafından incelenecektir. bu kulaklara göre ağız olmayan friedrich nietzsche'nin acılarla geçen hayatı, yalnızca günümüz dünyası için değil, geçmiş ve gelecek için de çok önemli bir noktadır.

    "geride bıraktığım ne varsa kül, meğer ateş benmişim."
142 entry daha