şükela:  tümü | bugün
37 entry daha
  • mart 1918 yılında başlayan ve üç dalga şeklinde tasvir edilen ölümcül salgındır. bu dalgalardan en ölümcül olanı, 1918 sonbaharında dünyayı kasıp kavuran ikinci dalgadır.

    ikinci dalga ispanyol gribi neden çok ölümcüldü?

    ispanyol gribinin ilk türü, özellikle ölümcül değildi. daha sonra, sonbaharda bir intikamla geri dönecekti.

    1918 ispanyol grip salgınının dehşet verici ölçüsünü kavramak zordur. virüs, dünya genelinde 500 milyon insanı enfekte etti ve yaklaşık 20 ila 50 milyon arasında insan öldürdü. bu sayı, birinci dünya savaşı boyunca öldürülen tüm sivil ve asker sayısından daha fazladır. küresel salgın iki yıl sürerken, ölümlerin büyük çoğunluğu 1918 sonbaharının üç ayında olmuştur. tarihçiler şu an, ispanyol gribinin ölümcül şiddetinin, savaş birliklerinin hareketleri sonucu yayılan, mutasyona uğramış virüsün neden olduğu 'ikinci dalga' olduğunu düşünüyorlar.

    ispanyol gribi, 1918 mart ayının başlarında ilk olarak görüldüğü zaman, öldürücü türüne ve yüksek bulaşıcılığına rağmen dönemsel gribin tüm özelliklerini taşıyordu. ilk kayıtlı vakalardan biri, kansas'taki funston kampında bulunan, 40 derece ateş ile hastaneye kaldırılan ordu aşçısı albert gitchell idi. virüs, 54.000 askere ev sahipliği yapan ordu tesisinden hızla yayıldı. mart ayının sonunda, 1100 asker hastaneye kaldırıldı ve 38 asker, ilerleyen pneumonia(zatürre) sebebiyle hayatını kaybetti.

    abd askerleri, savaş için avrupaya toplu olarak konuşlandırıldıklarında, ispanyol gribini de yanlarında taşıdılar. 1918 nisan ve mayısı boyunca virüs, ingiltere, fransa, ispanya ve italya'ya adeta bir orman yangını gibi yayıldı. fransız askerlerinin tahmini %75'i ve ingiliz ordusunun %50'si 1918 baharında enfekte olmuştu. iyi ki virüsün ilk dalgası öldürücü değildi. yüksek ateş ve kırgınlık gibi semptomlar genellikle üç gün içinde sona eriyordu. ölüm oranı ise dönemsel griple aynı seviyedeydi.

    ispanyol gribi, adını nasıl aldı?

    ilginçtir ki, hastalık bugüne kadar ispanyol gribi şeklinde yanlış bir isim kazanmıştır. ispanya, birinci dünya savaşı boyunca tarafsızdı ve avrupalı komşularının aksine, kendi basın ve yayın organlarına savaş dönemlerinde gerçekleştirilen sansürü uygulamıyordu. fransa, ingiltere ve abd, gazetelerde savaştaki çabalara zarar verecek herhangi bir yayına izin vermiyordu. bu yayınlara, birlikler arasında geniş bir şekilde yayılan, felce uğratan virüs haberleri de dahildi. 1918 baharındaki virüs salgını ile ilgili haber yapan birkaç gazetecinin ispanyol gazeteciler olmasından sonra, bu pandemi 'ispanyol gribi' olarak bilinir oldu.

    ispanyol gribi vakaları, 1918 yazı boyunca düşüş göstermişti ve ağustos ayının başlarında virüsün kaybolacağına dair umutlar vardı. geçmişe bakıldığında, bu durum için kullanılacak en iyi terim ''fırtına öncesi sessizliktir'' ansızın, avrupanın bazı yerlerinde mutasyona uğramış bir ispanyol grip virüsü ortaya çıktı. bu virüs, çok sağlıklı genç erkek ve kadınları, enfeksiyon emarelerinin görülmeye başladığı ilk 24 saat içerisinde öldürme gücüne sahipti.

    1918 ağustosunun sonlarında, askeri gemiler, ingiltere'nin liman kenti olan plymouth'dan bu yeni, çok daha ölümcül ispanyol grip türüne enfekte olduklarından habersiz askerleri taşımak üzere ayrıldılar. gemiler, fransa'da brest kentine, abd'de boston'a ve batı afrika'da freetown'a vardıklarında, küresel salgının ikinci dalgası başladı.

    enfeksiyon ve 1. dünya savaşı hakkında eğitimler veren, ohio state university tarihçisi james harris ''askerlerin dünya üzerindeki hızlı hareketi, hastalığın yayılmasında en büyük role sahiptir'' diyor ve ekliyor: ''bu salgının yayılmasına devasa bir katkı veren faktör, bir sürü erkeği ve malzemeyi kalabalık koşullarda taşıyan tüm askeri sanayi yapısıydı''

    virüs gençleri, yaşlıları ve arada kalan yetişkinleri öldürdü:

    1918 eylülünden kasımına kadar, ispanyol gribinden kaynaklı ölüm oranı fırlamıştı. yalnızca amerika birleşik devletlerinde, sadece ekim ayında 195.000 amerikalı ispanyol gribi sebebiyle ölmüştü. çoğunlukla çok genç ve çok yaşlı insanları etkileyen(öldürebilen) dönemsel gribin aksine, ispanyol gribinin''w eğrisi'' ile ifade edilen ikinci dalgasından ölenlerin büyük kısmı yaşlı ve gençler iken, w eğrisinin ortasındaki sivri uçlarda da belirtildiği gibi 25-35 yaş arası, sağlıklı, hayatlarının başındaki insanları da kapsıyordu.

    insanları şoka uğratan şey, yalnızca dünya genelinde milyonlarca sağlıklı erkek ve kadının ölmesi değildi. aynı zamanda, bu insanların ne şekilde öldükleriydi. yüksek ateşle gelen kabarcıklar, burun kanamaları ve zatürre ile hastalar, suyla dolan akciğerlerinde boğularak ölüyorlardı.

    bilim insanları bugün 'sitokin patlaması(cytokine explosion)' olarak bilinen olguyu yalnızca 10 yıl sonra açıklayabildiler. '' insan bedeni virüs tarafından saldırıya uğradığı zaman, immun sistemi, faydalı iltihap oluşumuna destek olması için 'cytokine' adlı haberci proteinleri gönderir. ancak gribin bazı türleri, özellikle ispanyol grip salgınından sorumlu olan h1n1 türü, sağlıklı bireylerde, bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyon göstermesi durumunu tetikleyebiliyor. bu vakalarda, immun sistemi, fazla cytokine yüklemesi ile şiddetli iltihaplara yol açtı ve akciğerlerde ölümcül olan, su toplanmalarına sebep oldu. ingiliz askeri doktorları, ikinci dalga ispanyol gribinden ölen askerlerin otopsilerini incelediklerinde, onların akciğelerinin kimyasal bir savaştan etkilenmişcesine şiddetli zarar gördüğünü söylemişlerdi.

    karantina'nın eksikliği, gribin yayılmasına ve salgının yayılmasına izin verdi:

    harris, 1918 sonbaharında hızlı bir şekilde yayılan ispanyol gribinin yayılmasında, savaş zamanı boyunca karantina oluşturmaya isteksiz olan halk sağlığı yetkililerini suçluyor. örneğin, britanya'da arthur newsholme adındaki hükümet yetkilisinin, sivillerin hareketlerini kısıtlamanın, salgınla savaşta en iyi yol olduğunu bilmesine rağmen, levazım fabrikasının çalışanlarını ve diğer sivilleri evlerinde tutarak, savaşı felce uğratma riskini alamamıştır.

    tıp, yeterli ekipmanlara sahip değildi:

    1918 ispanyol gribinin çok fazla insanın hayatına mal olmasının baş sebeplerinden bir tanesi de o dönemde bilimin, aşı geliştirmek için gereken araçlara sahip olmayışıydı. mikroskoplar bile, 1930 yılına kadar virüsler kadar küçük şeyleri göremiyordu. 1918 yılında, en ünlü tıpçılar, gribin, 'pfeiffer's bacillus' adlı bakteriden kaynaklandığını sanıyorlardı.

    aralık 1918 yılında, ispanyol gribinin ölümcül ikinci dalgası geçmişti. ancak salgının üçüncü dalgası, çok daha uzakta, 1919 ocağında avustralya'da patlak verecektir ve sonunda avrupa ve abd'ye geri dönecektir. başkan woodrow wilson'un nisan 1919'daki paris barış görüşmelerinde ispanyol gribine yakalandığına inanılıyor. üçüncü dalganın ölüm oranı da ikinci dalga kadar yüksek olmasına rağmen savaşın 1918 kasımında bitmesiyle beraber hastalığın hızlı ve uzaklara yayılması için elverişli koşullar da kaybolmuştu. milyonlarca kişiyi öldürse dahi üçüncü dalga, apokaliptik bir kayba sebep olan ikinci dalga salgından çok daha az kişiyi öldürmüştür.

    kaynak : second wave of spanish flu