şükela:  tümü | bugün sorunsallar (3)
2961 entry daha
  • japonya'da yasiyorum ve japonya'nin salgina iliskin tutumunun beni sasirttigini soyleyerek baslamak istiyorum. salginin dusunulenden ciddi oldugu anlasildigi anda bazi bolgelerdeki ilkogretim okullari mart boyunca tatil edildi. bazi universiteler mezuniyet torenlerini iptal etti. halk egitim merkezlerindeki kurslar da belediyelerce ertelendi. tum bunlarin oldukca mantikli kararlar oldugunu dusunup japonya'yi takdir etmis olsam da izlenen surece baktigimda japonya'nin sureci iyi idare edemedigini dusunuyorum. gorusum; hukumetin ekonomik acidan yaklastigini ve ulkenin prestijini korumaya yonelik bir politika izledigi yonunde. halkin ise durumun ciddiyetini tam kavrayamadigini ve/veya dusunme isini hukumete biraktigini dusunuyorum. "devlet ne yaparsa odur." gibi bir anlayisa sahip gordugum kadariyla ki burada insanlar siyasete iliskin konusmaktan kaciniyorlar. toplumsal sorunlar da acik acik dile getirilmiyor ve yokmus gibi davraniliyor.

    baslikta japonya'daki koronavirus salginina iliskin gelismeleri aktaran yazarlar bulunuyor. ben gelismelerden soz etmeyecegim. japonya'nin koronovirus karsisindaki tutumuna ve salginin japonya'da neden yeterince ciddiye alinmadigina iliskin yazmak istiyorum. yazarlarin japonya'nin umursamazligina yonelik elestirilerini toplumsal ve kulturel etmenlerle destekleyerek psikolojik olarak aciklamaya calisacagim. siralayacagim maddeler yasarken edindigim deneyimlere, izlenim ve gozlemlediklerime oldugu kadar alan bilgime, okudugum arastirma makalelerinin bulgularina ve kendi tez arastirma sonuclarima da dayanmaktadir. "kesinlikle bunlardan kaynaklaniyordur." demekten ziyade "nedenleri bunlar olabilir." demeye calistigimin altini cizmek istiyorum.

    kulturel nedenler
    1. japonya'nin yuz (men-tsu) kulturu: japon kulturu, kisinin disari yansittigi yuzunun nasil oldugunun, kisinin ve toplumun nasil gorundugunun cok onemli oldugu bir kultur. ozellikle politikacilarin 2020 olimpiyatlarinin ertelenmesinin japonya'nin imajini zedeleyecegini ve ulke icin prestij kaybina yol acacagina iliskin bir algiya sahip olduklarini ve bu nedenle de salgini "iyi idare ettikleri" imajini bilerek yarattiklarini dusunuyorum.
    2. toplulukculuga bagli uygu (agreeableness) ve itaat (obedience): japon kulturu, toplumsal duzenin ve uyumun istendigi ve buna bagli olarak da insanlarin grubun genel kararlarina katilmalarinin beklendigi bir kultur. salgin donemindeki uygulamalara iliskin karsit goruslerin dile getirilmemesi, insanlarin "havayi koklayarak" baskalari ne diyorsa ona benzer gorusler belirtmelerine ya da hicbir gorus belirtmemelerine yol aciyor gibi gorunuyor. hukumetin politikalarina karsi herhangi bir elestiri getirmek yerine itaat etmeye meylettikleri gorusundeyim. toplumsal huzuru bozmamak ve sonucunda da dislanmamak adina fikirlerin/goruslerin dillendirilmemesi gibi bir durum soz konusu olabilir. herkes bilir, herkes farkindadir; ama kimse konusmaz.
    3. catismadan kacinma (conflict avoidance): japon kulturu, duygu ve dusuncelerin acikca dile getirildigi bir kultur olmayip baglami yuksek bir kulturdur. insanlar ozellikle olumsuz duygu ve dusunceleri dogrudan ve acikca dile getirmeyi tercih etmeme ve catismadan (catismanin yaratacagi stresten) kacinma yonunde egilim gosterirler. insanlarin bu salginda hukumetin izledigi herhangi bir politikayi acikca dile getirmekten kacinmalarini, catismadan kacinma yonundeki egilimleriyle de ilgili oldugu gorusundeyim ki bu madde, bir onceki uygu maddesiyle de iliskili.
    4. gaman (sabir) kulturu: dayanmak ve o cileyi cekmek diye ozetleyebilecegim bir kulturel oge. gordugum kadariyla, bir cozum bulmaktan ziyade sikayet etmeyip aci gecene kadar sabretmek bu kulturde oldukca yaygin. zaten dogal afetlere bagli bircok felaketin yasandigi bir ulke oldugundan, felaket donemlerine aliskinlar ve bu donem gecene kadar sabir gosteriyor olabilirler.

    toplumsal nedenler
    1. yaslilara iliskin olumsuz algi: japonya nufusunun 4'te 1'i 60 yasinin uzerinde ve bu oran 50 yil icinde daha da artacak (kaynak). japonya'nin su an oldukca yasli politikacilarla yonetiliyor olmasi bir yana, yaslilarin bakimina ayirdigi butcenin fazlaligi da bir tartisma konusu. yasa bagli hurmet diye bir ifade vardir ya, burada o, dikey hiyerarsi olarak isliyor. genclerin yaslilara soz soylemesi ya da "laf anlatmasi" kolay degil. verdikleri vergiler de yaslilarin bakimina gidiyor ustune ustluk. ben genclerin bu salginda sorumluluk hissedip buna uygun davranmadiklari izlenimine kapildim acikcasi. yasli biriyle dogrudan temas halinde olmayabilirler de; ama umursadiklarini dusunuyorum. bir sonraki maddede bu konunun baska bir yonune deginecegim.
    2. bireysellesmeye bagli olarak sosyal izolasyon yasanmasi ve yasli insanlarin -buyuk olasilikla bu donemde de- evlerinde tek baslarina oluyor olmalari (jp. kodokushi): japonya'da tek tek basina olmek zaten -ne yazik ki- yaygin bir durum. bu durumu bireysellesmeye bagladim; ama hem gordugum hem de arastirdigim kadariyla japonlar gorusme sikligi ve sosyal temasi (turkler kadar) yuksek insanlar degiller. bu durum salginin yayilmasinin onune gecmis olabilir; ama bir yonuyle de enfekte olmus insanlarin, ozellikle de yaslilarin evlerinde tek baslarina olmeleriyle ve hala pek kimsenin farkina varmamasiyla sonuclanmis da olabilir ki boylesi durumlarin cogunda olen insanlarin komsulari kokudan rahatsiz olup polisi aradiklarinda ortaya cikiyor. bireysellesmeye, baskasinin sorumlulugunu almaktan kacinmaya bagli tepkisizlik/umursamazlik ve bu surecin aci verici sonuclari da denebilir.
    4. hukumetin izledigi politikalara bagli olarak halkin isin ciddiyetini kavrayamamasi: bu durumla ilgili @zack senpainin oldukca bilgilendirici bir girisi bulunuyor (bkz: #104188380). onu okumanizi oneriyorum.
    5. japonlarin kulturel duyduklari guven: japon kulturunde fiziksel temasin olmamasindan cevremdeki japonlarin cogundan "italyanlar birbirlerine sariliyorlar; ama bizde boyle bir temas yok. bize bulasmasi zor." sozleri duyuyorum. fiziksel temasta bulunmayip aradaki fiziksel mesafeyi artirinca riskin azaldigi dogru; ama var olan kulturel aliskanliklarin riski ortadan butunuyle kaldirdigi yonunde bir inanclari var gibi gorunuyor. disarida sanki hicbir sey yokmus gibi topluca gezen arkadas gruplarini, hep birlikte oynayan cocuklari, topluca kosan insanlari gordugumde saskinlik geciriyorum. topluca, evet.

    psikolojik nedenler
    1. iyimserlik yanliligi (optimism/optimistic bias): bu durum yalnizca japonlarla ilgili olmayip kulturden ya da toplumdan bagimsiz olarak insanlarda gozlemlenebilecek bir yanliliktir. "bana bir sey olmaz." ya da "benim basima gelmez." yanliligi olarak ifade edebilirim. "bana bulasmaz." diye dusunerek durumu ciddiye almama ve yasama hicbir sey yokmus gibi davranma durumu ki bu da bir sonraki madde ile ilgili.
    2. inkar (denial): kisilerin var olan gercekle basa cikmakla zorlanmalarindan oturu gercegi gormezden gelme ve hicbir sey yokmus gibi davranma yonunde tutum sergilemeleri. bu durum yalnizca japonlarla ilgili olmayip kulturden ya da toplumdan bagimsiz olarak insanlarda gozlemlenebilecek bir tutumdur.
    3. tani alip etiketlenmekten (stigmatization) ve dislanmaktan (discrimination) kacinma: japonya farkliliklarin zorbaliga ugradigi bir toplum. insanlar herkesle ayni olmaya calisarak grup tarafindan benimsenmeye calisiyorlar. burada biriciklige degil herkesle ayni olmaya vurgu yapiliyor. tani alanlarin kimlikleri aciklanmiyor olsa da kisiler tani alirlarsa bunun aciga cikmasindan korktuklari icin doktora gitmek yerine evde kalmayi tercih edip hastaligi evlerinde geciriyor olabilirler.

    japonya'daki koronavirus salgini surecinin hukumetce ele alinisini ve surecte halkin verdigi tepkileri toparlayabildigim kadariyla 3 ana baslikta belirli degiskenler/etmenler acisindan aciklamaya calistim. daha ayrintili bir alanyazin taramasi yapilmasi ve insanlarin tutumlarina yonelik de bir arastirma yapilmasi gerekiyor ki duruma etki eden degiskenlerin neler oldugu ve ne olcude etkili olduklari anlasilabilsin.
    ***
    son olarak da @zack senpai'nin de dile getirdiklerinin (bkz: #104188380) uzerine ekleme yapmak istiyorum.

    japonya'da 2011 yilindaki depremin ardindan fukushima daiichi nukleer santrali'nde meydana gelen sizinti nedeniyle evlerini ve ciftlerini terk etmek zorunda kalan bircok insan bulunuyor. bu insanlarin bir bolumu evlerine dondulerse de evlerine donmeyen bircok insan da bulunuyor. 2020 olimpiyatlarina ev sahipligi yapacak ulkenin japonya oldugu belli olduktan sonra hukumet bu insanlara evlerine donmeleri yonunde baski uyguluyor (kaynak1, kaynak2); cunku olimpiyatlardan once o insanlarin evlerine donmelerini saglayarak "biz sorunu cozduk, sorun kalmadi." mesaji vermek istiyorlar; ama bu durum disari kesinlikle yansimiyor su an. bunun yani sira o bolgede kurtarilan ineklerle, bolgedeki universiteler radyasyonun etkisine iliskin arastirma yapiyorlarken hukumet baskisiyla arastirmayi durdurmuslar. hatta hukumet o ineklerin oldurulmesi yonunde de baski uyguluyorken aktivist bir ciftcinin cabalari sayesinde hala hayattalar. ben bunu o bolgede ciftcilik yapan ve hukumete karsi direnen, durumu bolge bolge gezip anlatmaya calisan o ciftcinin katildigi etkinlikte kendisinden dinleyerek ogrendim. bununla ilgili hibaku-ushi to ikiru (nuclear cattle) adinda bir belgesel de var (ayrica kaynak). o nedenle de hukumetin bu donemdeki uygulamalarinin yeterli ve salgina iliskin verdigi bilgilerin de guvenilir oldugu yonunde kuskularim var acikcasi.
480 entry daha