9945 entry daha
  • bayanlar baylar yine eğitici bir entry ile karşınızdayız. bu yazıda sars-cov-2 ile ilgili okuduğum akademik makalelerden derlediklerimi paylaşıyorum. sars-cov-2 virüsünün nasıl yayıldığını, yayılmasının ve ölüm oranlarının ülkelere göre neden farklılık gösterdiğini ve yazın gelmesiyle beraber ne gibi değişimler olabileceğinden bahsedeceğim. bu arada sağlık çalışanlarının gösterdiği özveri ve fedakarlıklardan ötürü hepsine teşekkür ediyorum. hemşireler, doktorlar, laboratuvardaki çalışanlar diğer tüm sağlık sektöründeki görevlilerin birçoğu mesayi yapıyor.. bize düşen onların görevlerini kolaylaştırmak.
    kaynaklarımı elimden geldiğince paylaşmaya çalışacağım umarım faydası olur.

    sarscov2 isminden de anlaşılacağı üzere sars'ın yakın akrabası o yüzden adı sars cov2 adı verildi. bu virüse evrimsel boyutta bakacak olursak, yarasa kaynaklı ve pangolin aracılığıyla insana geçmiş ve wuhandan yayılmış bir virüs. neden wuhan çünkü nüfus yoğunluğu çok yüksek ve yoğun bir şekilde hayvan üretiminin ve tüketiminin yapıldığı yer. fakat bu kadar yayılmasındaki en kritik nokta nüfuslarının yoğun olması.

    virüsün ilk ortaya çıktığı zamana bakalım 31 ocak 2019 olarak görünüyor. salgının çin’de binleri bulması 25 ocakta oluyor. o dönem bu yoğun artışı chinise new year a bağlıyorum. insanlar o dönem birbiriyle daha çok temas edip yayılımı artırmış olmalı. ondan sonra zaten çığ gibi büyüdü.

    sarscov2 yi anlamak için sars ı incelemenin daha doğru olacağını düşünüyorum.

    sars da kasım aylarında ortaya çıkmış hong kong merkezli yani nüfusun yoğun olduğu bir bölgede'den yayıldı. sars'ın öldürücülük oranı %11 fakat yayılma hızı 0.4'tü. sarscov2'nin öldürücülük oranı ise %1-2 civarı fakat yayılma hızı 3. birini bazuka birini kalaşnikof olarak düşünebilirsiniz. bazukadan kaç kişi öldü bilmiyorum fakat kaleşnikof'tan 100 milyondan fazla insan öldüğü tahmin ediliyor. ilk etapta bazuka belki daha öldürücü ama kalaşnikof'u çok daha fazla insan kullandığı için çok daha fazla insanı öldürdü. sarscov2 de olan da budur. daha az öldürücü daha az zarar veriyor fakat spikeları sayesinde dokulara daha kolay tutunduğu için çok daha hızlı yayılıyor. virüsler sizi öldürmek için değil çoğalmak için evrimleşir.

    sarscov2'nin yayılma hızını daha iyi anlamak için grip ile kıyaslayabiliriz. grib'in ne kadar bulasıcı oldugunu biliyoruz grip in yayılma hızı 1.4 sarscov2 nin ise 3. arada cok fark yok gibi görünse de gripte 10 geçişten sonra ilk bulaştıran 14 kişinin vakasınından sorumlu olurken, sarscov2 de bu sayı 59 bin oluyor. ingiliz aksanıyla dinleyince daha inandırıcı. prof hugh montgomery

    dünya sağlık örgütüne göre bu kadar hızlı yayılan bir hastalıktan korunmak için en önemlisi ellerinizi sık sık yıkamak. virüs'ün en çok bulaştığı şeklin el kontamisyonu olduğu düşünülüyor. sosyal mesafe de hem risk grubundakileri hem de kendinizi korumak adına insanlarla aranızdaki mesafeye dikkat etmeli (az 1 metre) ellerinizi en yüzünüze ve gözünüze dokunmaktan kaçınmalı ateş, öksürük ve solunum güçlüğünüz varsa sağlık yardımına başvurmalısınız.

    sars'ın semptomları ise ateş, kas ağrısı, yorgunluk, öksürük ve boğaz ağrısı. neredeyse tüm hastalarda ateş görülürken solunum güçlüğü sonrasında pnömoni. temel semptomlarda burun akıntısı yok aynı sarscov2 deki gibi. inkübasyon süresi 14 gün kuralı da aynı. sadece sars bir çok açıdan çok daha şiddetli bu yüzden de daha öldürücüydü.

    sarscov2'nin semptomların görülme sıklıkları çinde yapılan bir çalışmaya göre; vakaların %87'sinde ateş, %68'inde kuru öksürük, %38'inde yorgunluk, %33'ünde balgam, %18'inde solunum yetmezliği, %15'inde kas veya eklem ağrısı, %14'ünde boğaz ağrısı, %13'ünde baş ağrısı görülmüştür.

    sarscov2 de sars gibi ölüm oranında yaşa bağlı olarak büyük farklılık gösteriyor. sarsta bu oranlar 24 yaş ve altı için %1, 25 - 44 yaş arası %6, 45 - 64 yaş arası %15, 65 yaş ve üzerinde %50'dir. çinde yapılan bir araştırmaya göre ölüm oranları sarscov2'de ise; 0-9 yaş arası ölüm yok, 10-19 %0.2, 20-29 %0.2, 30-39 %0.2, 40-49 %0.4, 50-59 %1.3, 60-69 %3.6, 70-79 %8, 80 ve üzeri 14.8.

    yine aynı araştırmaya göre sağlık sorunu yaştan daha belirleyici bir etkiye sahip ölüm oranlarında. hayatını kaybedenlerin %99'unun en az bir sağlık sorunu var. kardiyo vasküler hastalığı olanlar %10.5, diyabet %7.3, kronik solunum hastalığı %6.3, hipertansiyon %6, kanser %5.6.

    tedavi için buradan ilaç filan önermeyeceğim tabii ki!. zhejiang universitesi'nin el kitabında vakalardan edindikleri tecrübeleri paylaşmışlar. teşhis ve tedavi açısından oldukça detaylı anlatımlar var. bu kitapçığın türkçesine şurdan ulaşabilirsiniz.

    kitapta teşhis için özellikle ağır vakalar için enfeksiyon hastalıkları, gögüs hastalıkları, yoğun bakım ünitesi, tıbbi laboratuvar, radyoloji, ultrason, fizyoloji, solunum terapisi bölümlerindeki uzmanların vakaların teşhis ve tedavi seçeneklerini tartışabileceği multidisipliner videokonferans mekanizmaları oluşturulmuş.

    teşhiste pcr tekniği ile nükleit aside bakılan referans testi olarak gösteriliyor. doğruluk oranı çok yüksek ve hızlı.

    virüs izolasyonu ve kültür metedu yaklaşık 96 saatte cıkıyor.

    serum antikor testi ise negatif nükleik asit testi olan şüpheli hastalar için kullanmışlar. antikor baktığı için semptomların görünmesinden 10 gün sonra ıgm 12 gün sonra ıgg saptanabiliyor.

    ayrıca torasik görüntülemeyi hastaların taburcu edilmesinde özellikle yüksek çözünürlüklü bt ile görüntülenen akciğer görüntülerinde her iki lopta da görünen multifokal görünümün veya zemin cam opasitelerinin olduğu, bazı zemin cam opasitelerinde arnavut kaldırımı görünümü olduğunu belirtmişler ve vakaları görüntülerini de paylaşmışlar.

    tedavi de ise neredeyse her vakada antiviral önermişler vakanın durumuna ve ağırlığına göre oksijen desteği, kortikosteroitler ve sonrasında sekonder gelişen bakteriyel enfeksiyonlar için antibiyotik önermişler. bu ilaçların hangi dönemde ve hangi dozlarda kullanılacagını hepsini detaylı bir şekilde belirtmişler. muhtemelen birçok ülkede bu prosedür uygulanıyor.

    peki sarscov2'nin ülkelerdeki ölüm oranları neden farklılık gösteriyor? ülkelerdeki pozitif vakaların ölüm oranları birkaç faktöre göre değişiyor fakat en önemlisi testi nerde yaptığınız. almanya ve güney kore trafikte test yaptıkları için ölüm oranları çok düşük çıkıyor. çünkü trafikteki insanların yaş ortalaması hastanelere gidenlere göre çok daha düşük olmalı. almanya şu ana kadar 167 bin test yapmış 37300 vaka bulmuş. ve 206 ölü var ölüm oranı %0.5. güney kore de ise ölüm oranı %1.3. güney korenin yaptığı test sayısı 316 bin. almanya ve güney koredeki görünen vaka sayısı gerçek vaka sayısına yakın olmalı. zaten sarscov2'nin 30-40 yaşlarındaki öldürme oranı da %1 civardı. rastgele bir populasyon olarak düşünebileceğimiz diamond princess te ölüm oranı %1di. italya'da ölüm oranının yüksek görünmesinin sebebi muhtemelen italya sadece hastaneye gelenlere test yapıyor. ayrıca italyadaki görünen vaka sayısı gerçek vaka sayısına göre çok az. gerçek vaka sayısını en iyi ölçebileceğiniz parametre ölüm sayıları. genel populasyonda %1 ölüm oranı oldugunu düşünürsek ölüm sayısını 100 ile çarparsak ve bu kişilerin de başkalarına bulaştırdığını hesaba katarsak italyada'ki gerçek vaka sayısı birkaç milyon olduğunu varsayabiliriz.

    genel olarak hastalığın yayılmasını ve etkisini artıran 3 faktör fark ettim. bunlar okuduklarımla örtüşüyor. birincisi sıcaklık ve nem, ikincisi ülkelerin nüfus yoğunluğu, üçüncüsü yaş ortalaması.

    italya'ya bakarsak eğer bu 3 parametre açısından da şansız olduğunu görüyoruz. italya'nın neredeyse her bölgesi ve özellikle kuzeyinin nüfus yogunlugu fazla 206/km2, sıcaklık milanoda gece 2 gündüz 10 derece. italya'nın medyan yaşı ise 45 dünyadaki en yaşlı 6. ülke. çinde de bu şartlar açısından olumsuzdu. fakat çindeki hava sıcaklığı şu an yükseldi gündüz 20 derece üstüne çıktı. hem karantinanın hem muhtemelen milyonlar insanın enfekte olmasıyla vaka sayıları azaldı. araştırmalar sarscov2'nin plasitik ve paslanmaz çelik yüzeylerde %40 nemle 20 23c derecede 72 saat yaşarken. 4c derecede 28 gün yaşayabileceğini gösterdi. tabii ki bu araştırmalar bulaşabilirliğini göstermese de. sıcak ve tropik iklimlere sahip nüfus yoğunluğunun fazla olduğu ülkelerde vakaların kötü boyutlara ulaşmadığını görebiliyoruz. ayrıca maryland üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre vürus en çok yayıldığı yerler 5-11c arasında ve nemin düşük olduğu ülkeler.

    endonezya filipin malezya hindistan gibi ülkeler bu virüsle çok etkili bir şekilde baş edebilecek ülkeler değil sıcak iklimde olmaları onlar adına büyük şans. nemin etkili olmasının sebeplerinden biri de kuru havada solunum sistemimizi koruyan mukus azalıyor ve daha savunmasız hale geliyoruz. ayrıca kuru havada coronavirüs çok daha uzun yaşıyor.

    nüfus yogunluguna bakacak olursak eğer özellikle rusya bu konuda çok şanslı. balkan ülkelerinin de orta avrupaya kıyasla düşük. türkiye ise istanbulu bir kenara bırakırsak anadolu'nun nüfus yogunluğu düşük sayılabilir. fakat istanbul'un nüfus yogunlugu oldukça fazla olduğun için burda vakalr çok hızlı yayılacak gibi görünüyor. fakat türkiye'nin yaş ortalaması daha düşük italya'nın 45 iken türkiye'nin 31. ve türkiye'nin sıcaklığı daha yüksek.

    10. ölümden sonra ülkelerin nasıl bir seyir izlediğini gösteren şöyle bir grafik var https://twitter.com/…us/1243075500702150658/photo/1 grafik italya zaten ölüm oranında çini nerdeyse 3'e katladı. ispanya da ölü sayısında çini geride bıraktı. fransa ve amerika'nın da geçeceği neredeyse kesin gibi. çinin nüfusunu ve nüfus yogunlugunu düşünürsek nasıl inanılmaz bir başarıya imza attığını görebiliyoruz. bu grafiğe türkiyeyi koyduğumuzda türkiye ispanyadan ingiltereden çok daha iyi durumda fakat veriler hala net tahmin yapmak için yeterli değil, daha yolun başındayız.

    peki sıcaklığın yüksek olduğu avustralyada neden bu kadar vaka var? tekrar belirtelim ülkelerin açıkladığı sayılar buldukları vaka sayıları. avustralya 113 bin test yapmış buldukları vaka sayısı ise 2806 kaldı ki avustralyada 15 şubatta 15 vaka varmış. neredeyse 1 bucuk ayda 2800 vakaları var. türkiyede ise 33 bin test yapılmıs bulunan vaka sayısı 2433 ve ilk vaka türkiyede 10 martta görüldü. tabii bu farkın olusmasında nüfus yoğunluğunun da etkisi var. kuzey avrupa ülkelerinin nüfus yoğunlukları çok düşük olduğu için o bölgelerde hastalık neredeyse hiç yayılmıyor ya da çok yavaş yayılıyor. km2 başına düşen kişi sayısı isveçte 25, norveçte 14, finlandiya'da 18, rusyada 9 hindistanda 450. ülkelere göre nüfus yoğunluğu haritası

    biz italya'nın yakşık 3 hafta gerisindeyiz. italya kadar ölüm olma ihtimali düşük türkiye'nin yaş ortalaması ve sıcaklık itibariyle. fakat ölüm sayısı binleri bulması çok büyük ihtimal umarım nispeten erken aldığımız önlemler işe yarar.

    amerika için yapılan tahminler ise ürkütücü. bulaşıcı hastalıklar uzmanı tom frieden eğer amerikalıların %50si sarscov2 ye yakalanırsa 1.6 milyon kişinin öleceğini tahmin etti. amerika dünyanın en obez ülkesi olduğu için çok fazla diyabet hastası olduğunu göz önüne aldığımızda bu ihtimalin uzak olmadığını düşünebiliriz.

    coronavirüsler zarflı virüslerdendir. zarflı virüsler ise nature da yayınlanan bir makaleye göre yoğun mevsimsellik gösterir. bunu sebebi virüsü koruyan yağ tabakası soğuk havalarda aktif olduğu için virüsü vücut dışındayken daha çok korur.

    sars 2002'nin kasım ayında ortaya çıkıp 2003 ün ağustos ayında son buldu. iki epidemi de yaklaşık olarak aynı aylarda etkili oldu. sars'ın yayılma hızı sıcaklığın artmasıyla beraber ciddi oranda azaldı ve vaka sayıları düştü. sars vaka sayıları

    vaka sayıları yazın azalsa dahi güney yarım kürede sıcaklık azalacağı için avustralya gibi ülkelerde salgı şiddetlenebilir ve diğer sezon tekrar kuzey yarımküreyi etkileyebilir. eğer sarstaki gibi bir düşüş olursa bu sağlık sektörünün daha iyi hazırlanması için bir mola olacaktır. sars tamamen bitti çünkü yayılması çok güçlü değildi sarscov2 çok daha hızlı yayılıyor o yüzden azalacağı kesin olsa da büyük ihtimal tamamen yok olmayacaktır. sürekli mutasyona uğrayan bu virüs. başka bir mutasyona uğrayıp diğer sezonda çok daha etkili gelebilir. gerçi evrimsel açıdan baktığımızda konağını öldüren virüslerin daha az yayıldığını öldürmeyenlerin ise daha çok yayılacağını varsaydığımızdan yayılma hızının artacağını ve öldürme oranının düşeceğini öngörebiliriz. fakat bu cok kücük oranlarda olacağından sayılara yansıması uzun sürer.

    bu pandemiler ilk veya son değil domuz gribi ve kuş gribini hepimiz hatırlıyoruz. domuz gribinden dünyada yaklaşık 500 bin kişi öldü spanish flu dan ise 50 - 100 milyon arasında insan öldü. coronavirüsler ise 1960lardan beri biliniyor ve sürekli mutasyona uğruyorlar. insan eliyle yapılma ihtimali neredeyse yok.

    biyoloji dersinde canlı mı cansız mı şakaları yaptığımız milyar yıldır bu dünyada olan virüsler, bizim kurduğumuz hayali sistemin ne kadar güçsüz, zayıf ve yapay olduğunu gösterdi. para, petrol vs gibi aşırı anlam yüklediğimiz araçlar değer kaybederken temel şeylerin değeri arttı. ülkeleri ve enstitülerin tekrar düşünmesi gereken şey silahlanmak yerine bilime ve sağlık sektörü gibi temel konulara eğilmeleri trump'ın görünmez düşman diye nitelendirdiği virüsleri bilim dünyası yaklaşık 100 yıldır görebiliyor...

    kaynaklar https://sciencegeo.com/
    https://www.worldometers.info/coronavirus/
    https://ourworldindata.org/coronavirus
    https://www.nature.com/articles/s41598-018-37481-y
    https://evrimagaci.org/covid19
    https://papers.ssrn.com/…rs.cfm?abstract_id=3550308
    https://www.nejm.org/…mc2004973?query=featured_home
    https://www.hindawi.com/journals/av/2011/734690/
    https://www.journalofhospitalinfection.com/…ulltext
    https://www.thinkglobalhealth.org/…illion-americans
    https://nextstrain.org/ncov
3918 entry daha