şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • ideal romalı orta yolu bulandır, bu yolla bilgeliğinden de söz edilebilir.

    "eğer azla geçinip gidiyorsan neden birtakım haram mallara göz dikiyorsun, neden dolandırıyorsun; neden her yanı çalıp çırpıyorsun?" (61)

    "işte bu noktada horatius 'u da etkilemiş olan epikuros öğretisinin önemli bir özelliğinden söz etmeliyiz; erdem ya da ahlak, kendi içinde bir son değildir. onlar bir tedavi sanatı gibidirler. epikurosçu mutluluk, bir duyumsal alışkanlık yaşantısı ile gerçekleştirilemez. epikuros, platon, aristo ve stoa ile işte burada aynı erdemi savunmaktadır; bunlar akıl, cesaret, ılımlılık ve doğruluktur. eğer bunlardan biri eksik olursa epikurosçu öğreti asıl düşün sistematiğinden sapar. tıpkı horatius 'un verdiği örnekteki adalet ve dürüstlükten bihaber kişinin 'azla yetinmek' eyleminin epikurosçu zihniyete mal edilemeyeceği gibi. yine aynı parçada horatius, şu soruyu sorar pintilik üzerine;

    "quid enim differt, barathrone 166
    dones quidquid habes an numquam utare paratis? "

    "elde olan bir malı uçuruma atmakla, ondan hiç yararlanmamak aynı şey değil midir ha?"
    (sermones, ll,2)

    yani romalı bilge, azla yetinmelidir fakat pinti olmamalıdır,, romalı bilge gösterişe önem vermemelidir, bu onun insani özgürlüğünü kısıtlar. özgür olamayan istediği kadar zengin ve gösterişli olsun, yaşamdan beklediği enerjiyi duyumsayamaz. o halde otium 'una çekilmiş romalı salt dünyanın o keşmekeşliğinden kaçmış sayılmaz, aynı zamanda üretime de geçmiştir. fikirsel ve fiziksel üretimin yaşama aksettirilmesi işte romalı bilgenin karakteristiğinde yer alan mühim bir nokta. romalı horatius'dur doğru. horatius romalıdır."

    (bkz: romalı/@jimi the kewl)
11 entry daha