şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
29270 entry daha
  • " osmanlı sarayları, soğuk geçen mevsimlerde nasıl ısıtılıyordu? " sorusu üzerine;

    hepimiz ya gezilerde ya televizyonlarda, kitaplarda bir şekilde görmüşüzdür o devasa büyüklükteki sarayları. asırlarca osmanlı hanedanına ve saray görevlilerine hizmet eden saraylar elbette soğuk geçen mevsimlerde ısıtılıyordu. peki hangi yöntemler kullanılmıştır bunun için?

    osmanlılar beylikten devletliğe hatta imparatorluğa ulaşınca padişahlar da çadırlarda değil; saraylarda yaşamaya başlamışlardır.

    ilk dönem osmanlı'nın başkenti bursa'da orhan gazi tarafından inşa ettirilen bey sarayı ile başlayalım. bu dönemde ısınma sistemleri gayet ilkeldir ve küçük alanlara etki etmektedir.
    sarayın belirli yerlerindeki şömineler sürekli yakılmaktadır. yine özellikle padişahlara, şehzadelere ve sultanlara ait odalarda mangallar bulunmaktadır. ortalama bir sandık büyüklüğündeki bu mangallarda sürekli olarak közler yenilenmektedir.

    topkapı sarayı'nda ise iç taraflarda yalıtkan malzemeden yapılmış taşlar kullanılmış, bu sayede sıcaklık içeride tutulmaya çalışılmıştır.

    sarayların ısıtılmasıyla görevli olan kişiler iç oğlanı diye tabir edilen hizmetlilerdir. bunların en yeteneksizleri bu göreve verilmektedir.
    dışarıdan, yakacak odun temin etme işine ise bostancılar bakmaktadır.
    hamamların ısıtılması görevi ise haremde başka; has odada başka kişilerindir.

    saraydaki kadınlar da erkekler de soğuk vakitlerde yün kıyafet giymekteydiler. özellikle kösem sultan'ın yün delisi olduğu bilinir. kendisi şeker hastasıdır ve bununla bir ilgisi var mıdır bilmiyorum ama yaz - kış üşüdüğü söylenir.
    oğlu ibrahim de çok üşüyen bir padişahtır.
    kürk delisi olması biraz da bu sebepledir.
    kösem sultan saltanatı dediğimiz dönemde saraydaki şömine ve mangalların sayısında fazlaca artış görülmüştür.
    bunun bir sebebi de genç osman dönemi yaşanan ve osmanlı'da eşi benzeri görülmemiş şekilde soğuk geçen kış mevsimin insanlar üzerinde bıraktığı travmadır.

    1785 yılında yapılan ishak paşa sarayı'nın ise dünyanın ilk kalorifer sistemli ısıtmaya sahip olan sarayı olduğu söylenir. taş duvarların arasından sıcak su boruları geçmekte imiş!

    ancak çok daha öncesinde, 1517 senesinde mimar sinan tarafından yapılan yunus paşa camii'ne hemen yanındaki hamamdan sıcak su dolaşımı yapılabilecek sistem kurulmuş ve camide yerden ısıtma sistemi oluşturulmuştur.
    mimar sinan, bu sistemi süleymaniye ve selimiye camilerinde de kurar.

    dolmabahçe sarayı'nda ise havagazlı ısıtma sistemi kullanılmıştır.
    gazhanede ısıtılan hava, gözenekli sütunlardan yavaş yavaş içeri verilmiş ve böylece saray her daim sıcak tutulmuştur.

    bu mevzu şimdi memlekette olduğum için kuzinenin karşısında otururken aklıma geldi. o kadar soğuk ki bu odadan dışarıya çok gerekli olmadıkça çıkmıyorum.
    osmanlı saraylarını anlattım ancak " ahâli nasıl ısınıyordu? " diye soracak olursanız.

    elbette evlerin ısıtılması koca saraylara oranla daha kolaydır. aklınıza önce soba gelebilir ancak soba, osmanlı'nın son yüzyılında ancak bu topraklarda kullanılmaya başlanmıştır. ayrıca öyle önüne gelenin kullandığı bir alet değildir ki öncelikle devlet dairelerine soba kurulmuştur.
    şöyle de bir bilgi vereyim:
    soba kurulumu ve soba borularının nasıl bir düzenle çatıya yükseltilmesi gerektiğine dair ilk kanun 1877 senesinde vilayet kanunâmesinde yayımlanmıştır.

    soba evlerde yaygınlaşana değin ocak denilen kısımlarda ahâli hem yemek pişirme hem de ısınma ihtiyaçlarını gidermiştir.
    camide imamın namaz kıldırdığı mihraba benzer ama daha geniş bir çıkıntıya sahiptir bu ocak denilen kısım. içinde odun yakılır ve duman yukarıdan, bacadan çıkar.

    vaziyet budur.
5865 entry daha