şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • drag olan kisinin (queen ya da king) asil amaci giydigi kiyafetler ve girdigi kimlik dogrultusunda toplumun basite indirgedigi toplumsal cinsiyet rollerini hicvetmektir. yapilan sovlarda kisi eger kraliceyse toplumun metalastirdigi seks duskunu, sozde kolay, genelde sarisin amerikan kadınını sahneye tasiyip toplumun yaratisina comak sokmaktir. ote yandan ulkemizde gelismemis olan bu kabare kulturu ve show dunyasi neticesiyle zorunlu seks isciligi yapmak zorunda kalan cogu travesti ve transeksüel avrupanin bazi sehirlerinde ve amerika'da bu sahne sovlariyla para kazanmaktadirlar. ne kadar donusturucu olup olmadigi sorgulansa da zorunlu olarak seks isciligi yapmaktan cok daha iyi gidibir bu şovlar (seks isciligi asagilik bir meslektir gibi anlasilmasın, zorunlusuna karsıyım)

    judith buttler'in guzel cumlesine de gonderme yapilmadan gecilemez...

    toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretimi en çok da “beden” üzerinden oluyor. erkeksilik-kadınsılık beden üzerinden kurgulanıyor, bedenin performansı sizin cinsel kimliğinizi ifşa ediyor.

    butler bu tabulaşmış ve tekrarlanagelen cinsiyet rollerinin aslında özcü temellere sahip olmadığını ve yapıbozuma uğratılabileceğini “drag” metaforuyla bize veriyor. “drag” yani karşı cinsin kıyafetini giyme metaforu aslında karşı cinse ait tüm davranış modellerini üstünüze giydiğinizde sizin karşı cinsi oynayabileceğinizi, örneğin erkekken bu kıyafet değiştirmeyle bir kadın olabileceğinizi (being) vurguluyor. böylece, cinsiyet kimliklerinin aslında ne kadar akışkan, değişken yani sabit olmadığını gösteriyor. (ceviri icin sevgilime tesekkurler)
46 entry daha
hesabın var mı? giriş yap