şükela:  tümü | bugün
81 entry daha
  • --- spoiler ---

    yanky be like

    --- spoiler ---

    netflix'te izlediğim one of us adlı belgeselde, evrimleşmeyi reddeden katı köktenci ultra-ortodoks cemaatin new york'un kalbindeki varlığına şaşırdıktan sonra 'hasidik yahudi' topluluğunun yaşam tarzına ve yidiş diline ilgi duymaya başlamıştım. o yüzden unorthodox tek solukta izlediğim bir dizi oldu.

    18. yy avrupa'sından köken alan ve tamamen hahamlar tarafından kontrol edilen son derece yalıtımlı bu uç mezhebin her üyesinin uyması gereken birçok yasa ve kural var. hepsi ataları gibi belli bir şekilde giyinmeli, yidiş dilinde konuşmalı, hasidik yahudiliğe uygun davranmalı ve internet kullanmak gibi laik olduğu düşünülen hiçbir şeyi yapamazlar. anti-teknolojik bir şekilde çevrelerindeki dünyayla bağlantılarını keserek; modern yaşamı tamamen dışlayan baskıcı bir alt kültür içinde, kendi toplumlarını ne kadar sıkı bir biçimde koruduklarına ve inşa ettiklerine inanamazsınız.

    insanların kendilerini tecrit ettikleri bu toplumun ötesinde ne olduğunu bile bilmedikleri ve aynı zamanda bilmek istemedikleri noktaya getirecek kadar her şeyi körü körüne nasıl takip edebildiklerini anlamakta zorlanıyorum. dizide, topluluğun -diğer dini gruplardan da tanıdık gelen- sorgulayıcı insanları bastıran toksik mekanizması üzerinde pek durulmasa da; bu topluluğun, dünyanın geri kalanının yahudi dinine yerleştirdiği tarihsel zulmün bir yan ürünü olabileceği dizide es geçilmemiş: “kaybettiğimiz 6 milyon için doğruyoruz.”

    tüm aşırı dini toplulukların küresel olarak son derece benzer zihniyetlere sahip olmalarını ve aynı özellikleri taşımalarını çok ilginç buluyorum. kadınları suistimal eden ataerkinin organize dinle birleşmesi misâl, hepsinde tanıdık gelen şiddet yöntemleri kullanılıyor.

    travmadan kaçarken bireyselliğini keşfetme sürecindeki etsy'nin yaşadıkları evrensel mücadeleler olduğu için her kapalı topluma uygulanabilir bir hikâyesi var. bu yüzden dizinin vermek istediği duygu seyirciye çok iyi geçiyor. shira haas inanılmaz bir yetenek. diziyi taşımakla kalmamış sırtına alıp on tur koşmuş. her duygu ve hissi kusursuz bir şekilde yansıtabilmiş. bu roldeki performansı sayesinde kariyer yolculuğunda önü çok açık diye düşünüyorum.

    en etkilendiğim sahneler:
    • cinsel eğitim sonrası banyoda kendi bedeninde yaptığı keşif.
    • kocasına talmud'dan alıntı yaptığında kocasının "kadınların talmud okuması yasak!" cevabı.
    • etsy'nin "tanrı benden çok şey istedi." repliği.
    • yanky'nin, akıllı telefona "karım nerede?" diye sorması.
    • yine yanky'nin, karısına karşı cinsel yaklaşım konusundaki cahilliğini yenmek için hayat kadınına nelerden hoşlandığını sorması.
    • babi'nin yerde ölü olarak yattığı sahne ve okunan dua.
746 entry daha

hesabın var mı? giriş yap