şükela:  tümü | bugün
37 entry daha
  • nihat keklik hoca 'nın da alıntıladığı gibi (türk islam felsefesi açısından felsefenin ilkeleri, sf: 26) "tabiat felsefesi, tanrı kelamından sonra, batıl inançlara karşı en güvenilir ilaç ve iman için en uygun gıdadır." (bacon, novum organum, aphr. nr. lxxxix [s.55]) sözünün sahibidir francis bacon (1561-1626), ona göre felsefe işte bu derece önemlidir. bacon 'ın felsefesi yeni bir dönemi işaret eder. belki de birbirini takip eden çağlar ve fikir akımlarının bütünlüğüne bakıldığında, bacon, ilginç bir pzosiyondadır. onun yazılarındaki koku geleceğe dairdir. zira çağdaşları geçmişe özlemle bakarken, o yepyeni bir geleceğe gözlerini dikmişti. hamit dereli 'ye göre; o "platon 'un ünlü benzetmesinde olduğu gibi, karanlık bir mağarada arkalarını ışığa çevirmiş oturan ve önlerinde yalnızca gerçeğin gölgelerini izleyenlerin gözlerini ışığa çeviren" bir filozoftu. (yeni atlantis, 'bacon'ın felsefesi', sf: 16, cumhuriyet kitaplığı)

    tam manasıyla bir felsefi dizge kurmuş olmamasına rağmen, kendisinden sonraki kuşaklara felsefe ve bilimin yolunu göstermiştir. hatta kendisi "ben yalnızca diğer zekaları bir yere toplamak için çanı çaldım." demiştir. şu söz de ona aittir: "daha iyi ellerin çalabilmeleri için müzik aletlerini akort etmekle yetindim." o kendisine böyle mutevazi yaklaşırken, -ki bu mutevaziliğinin bir benzerini kendi çağıyla ilgili göstermediği de olmuştur (pagan sistemi küçük görmesi): mutsuzluk/@jimi the kewl- aslında yetenekli olduğunu da kabul eder, zira ilgilerindeki evrensellik, düşüncesindeki esneklik, araştırıcılık çağının pek az kişisinde vardır. geçmiş gelenekleri, yöntemleri tanır, çoğunu benimser, ama bununla kalmaz, o geleneklerle yöntemlerin hepsini, umulmadık yeni gözlemlerle , kökten değişikliklerle aşmasını da bilir. duyguda düşüncede, yöntemde, böylesine bir esneklikle kıvraklık, barok bir yaratıcı kafanın özelliğidir. belli birtakım yüksek ülküleri vardır, ama ülkülerin soyut düzeyinde kalmaz, işe nesnel deneylerden, uygulamadan başlanacağını bilir. büyük doğal akışın, evrenin gidişinin, yalın nesnelerin tek tek gözlenmesiyle kavranabileceğini görür. yaşayışında olsun, düşüncelerinde olsun, değişiklikler, aşırı dönüşler, çelişik tutumlar gösterir boyuna. çağının yaygın modası olan maskeli saray oyunlarındaki kişilerin, büyülü bir dokunuşla herhangi bir hayvana ya da bir canavara, sonra birden gene insana dönüşmeleri gibi tıpkı. tanrısal ile insanca, en yüce ile en bayağı, inanç ile akıl, soyut ülkü ile somut uygulama bacon'ın kafasında trajik bir denge içinde yan yanadır. (akşit göktürk)

    bacon' ın ilk işi, zamanında egemen olan skolastik felsefeyi yıkmak olmuştur. 11 'inci yüzyıldan 15'inci yüzyıla kadar egemen olan bu felsefe dizgesine göre gerçek zaten bulunmuş, incil'de ve kilise toplantıları kararlarında bütün açıklığıyla yazılmıştı. skolastik dizge bu dinsel inançları kabul ediyor, mantık yoluyla bunları usa uygun bir biçime dönüştürmek, onlara bilimsel bir biçim vermek istiyordu. amacı dinsel düşünceyi tümüyle mantığa uygun bir duruma getirmekti.
    bununla birlikte, bilgiye ilerleyen bir şey olarak bakmıyor, denemelere dönerek yeni gerçekler araştırmaya çalışmıyordu. o dönem üzerinde yetkenin ağır baskısı duyuluyor, skolastik dizgenin temelini oluşturan varsayımların doğruluğu hakkında hiçbir soru sorulmuyordu. onlar hakkındaki tartışmalar hep bir daire çevresinde dönüyor, gerçeklerle hiçbir ilgisi bulunmuyordu. bacon, yalnızca "bilimin örümcek ağlarını ortaya çıkardığını, bu ağların ipliklerinin ve işlerinin inceliği bakımından hayran olunmaya değer olduğunu, fakat hiçbir cevher ve yararı olmadığını" söylüyordu.

    bacon' ın amacı düşünmeyi somut deneylerle verimli bir ilişkiye sokmaktı. bu hedefe varmak kolay bir iş değildi. tembellikten doğan araştırma isteksizliği yüzünden, zamanın yargısı bütün tartışmalarda son söz oluyordu. bacon, özellikle bunu belirtmek istiyordu. bu nedenle eskilerin akıl ve bilgisini tümüyle yadsımak zorunda kaldı. (h. dereli, a.g.e.)

    francis bacon'ın eserlerinden denemeler (arkadaşına yazdığı bir mektupta, bu eseri için: "denemeler adını verdiğim küçük notlarım.." şeklinde bahsetmiştir.) yani latince adıyla sermones fideles sive interiora rerum dan kimi düşünceleri evvelden naçizane yorumlarımla sunmuştum:

    (bkz: mutsuzluk/@jimi the kewl)
    (bkz: güzellik/@jimi the kewl)
    (bkz: çirkinlik/@jimi the kewl)
129 entry daha