şükela:  tümü | bugün
132 entry daha
  • “zeytinyağlı yiyemem aman”
    1950’li yıllarda margarin ile tanışmamızı sağlayan reklamlarda kullanılan türküler için çeşitli rivayetler var ama biz politikaya girmeden (nasıl olacaksa) başlıkta geçen yağların içeriklerini çocuğa anlatır gibi anlatalım.

    soru: sağlıklı bitkisel yağ nasıl elde edilir?
    cevap: - bitki-tohum gelir. ayıklanır, ezilir, hamuru çıkarılır ve bu hamur sıkılarak yağı akıtılır. ezme işlemi süresince hamur kendisine uygulanan basınç nedeniyle ısınır. bu sıcaklığı 30 dereceyi geçirmeden (çevresinden su geçirerek vb) yağımızı alabiliyorsak bu yağ sağlıklı bitkisel yağdır.

    soru: bitkisel yağların kalitesine etki eden başka unsurlar var mı?
    cevap: tabiki. zeytinyağını ele alacak olursak sıkım esnasında ve sıkımdan sonra hava ile teması yağı kalitesine etki eder. gün ışığı da kalitesini düşürmektedir. tercihen cam kaplarda bekletilmelidir. zeytini sıkmadan bekletmek kalitesini önemli ölçüde düşürür. (neden bekletelim ki?) zeytinleri topladıktan sonra bekletmek zeytinin fazla yağ vermesini sağlar ama tadını acılaştırır. bazı çiftçiler yağını ocak ayında sıktırabilir. yağınızı sakladığınız kap bile önemlidir.

    soru: en iyi yağ zeytinyağı mı peki?
    cevap: hamurunu 30 dereceyi geçirmeden ve herhangi bir kimyasallar ile temas ettirmeden yağını alabildiğimiz bir meyvedir zeytin. bu durum ulaşılabilirlik ve lezzet ile birleşince diğer yağlara nazaran epeyce bir fark oluşuyor tabiki. zeytin haricinde diğer soğuk sıkım (fındık, çörekotu vb) yağlar da gayet iyidir.

    soru: diğer yağlar neden iyi değil?
    cevap: diğer kullandığımız yağlar görece daha yüksek sıcaklıkla çıkarılan yağlardır. siz hamura ne kadar çok sıcaklık verirseniz o kadar çok yağ elde edersiniz ama elde ettiğiniz bu ürün tüketilemeyecek kadar ağırdır. örneğin ayçiçek yağı. kendiniz sıcak baskı ya da kimyasal madde uygulamadan ayçiçek yağı elde etseniz bile kullanamazsınız. bu da yalnızca rafine edilerek mümkün.

    soru: rafine etmek ne demek? yağ neden rafine edilir? gerekli midir?
    cevap: bazı yağlar bizim tüketimimize uygun değildir. yağ ağır ve yoğundur, acıdır, asiti yüksektir ya da tortuları vardır. yağın lezzetini, rengini ve kokusunu en azından tüketilebilecek seviyeye gelecek şekilde yeniden düzenlemek gerekir. rafine etmek iyileştirmek demektir. (re-fine) bu yağlar rafine edilerek (birtakım kimyasal süreçten geçirilerek) nispeten daha ucuz bir şekilde tüketiciye sunulur.

    kapitalist düzene göre herkesin sağlıklı beslenmesine gerek yoktur. yağ tüketim için gereklidir ve dünyada herkese yetecek kadar soğuk sıkım yağ rezervi yoktur. bir şekilde geçim sıkıntısı çeken insanlara erişebilecekleri seviyede standart lezzete sahip yağ sunmak gerekmektedir.

    soru: zeytinyağı rafine edilmiyor mu peki?
    cevap: geç sıkılmış ya da bir şekilde tüketilemeyecek kadar asiti yüksek zeytinyağları rafine edilerek riviera adı altında satışa sunulur. natürel sızmadan ucuz olmakla birlikte kalitesine göre oldukça pahalı bir şekilde satılması ayrı bir pazarlama şerefsizliğidir.

    soru: margarinlere sallamayacak mısın?
    cevap: tabi cnm mnyk msn. hayvansal kaynaklı yağlarda doymuş yağ asiti (kötü yağ asiti) yüksektir. bitkiselde ise doymamış yağ asiti (bu iyi olan). arkadaşlar bitkisel yağları alıp yüksek teknoloji kullanarak rafinasyon işleminden çok daha karmaşık bir şekilde margarin haline getirirler ve bunu da doymuş yağ oranı düşük diye pazarlarlar. 1960 lı yıllarda tanıştığımız margarinler, 70 ve 80 kuşağının anılarında “sokağa çıkmadan önce ekmeğe sürülen mükemmel ara öğün olarak” yer almaktadır. yine bu kuşağa ait bireyler bu yazıyı okudukları esnada göbeklerindeki doymamış görünümlü doymuş yağları okşamaktadır. kısaca margarin kötü işte.

    soru: var mı margarinden daha kötüsü?
    cevap: evet. bunu iki gruba ayırabiliriz.
    margarin olmadığını iddia eden margarinler: tereyağı aromalılar ve zeytinyağı aromalılar.
    biz aslında margarin gibi bişeyiz diyenler: trans yağ içerenler.

    soru: trans yağ kötü bişey mi?
    cevap: hem de ne biçim. margarin yapılırken bu trans yağlar oluşuyor. damarlarımızı tıkayan hep bunlar işte. kesinlikle tüketilmemesi gereken yağ çeşididir. şöyle söyleyeyim. bunu çocuğuna yediren ebeveyn, çocuğunun ölümünü zamana yayan bir ebeveyndir. nokta. ürün etiketlerini okuyoruz. etiket önemli.

    soru: ee tereyağı?
    cevap: kesinlikle çok lezzetli ve güvendiğiniz marka & insanlardan temin edilerek tüketilmeli ama belirli bir seviyede kalmakta fayda var. soğuk sıkım bitkisel yağlar ile eşleştirilebilir.

    imla.
19 entry daha