171251 entry daha
  • epeydir yokum buralarda, daha doğrusu "love and others" olarak değil de başka bir nickname altında -yine- offline olmayı tercih ediyorum. birkaç sebebi var hatırlamadığım... en büyüğü, sözlük'e başkaldırışım, onun da sebebini hatırlamıyorum haliyle. sanırım geri kalanı da o yıllardaki benden kaçıştan ibaret...

    çoğu hikayemi kaba taslak biliyor zaten bu entry'yi okuyan dostlar. eksik kalan birkaç yer ve merak edilen epeyce durum olduğu için (bu kadar sevildiğimi bilmiyordum, bir yıldan biraz daha uzun bir yoklukta, bu denli merak edildiğim hiç olmadı hayatımda.) bir şeyler yazma ihtiyacı hissettim.

    öncelikle; sağlık durumum gayet iyi, ne intihar ettim ne paket oldum ne de karaciğeri elime aldım.
    hatta alkolik değilim bile diyebilirim sanırım. en azından içmediğim zamanlarda aramıyorum alkolü. ağzıma değdiği anda yine ele geçiriyor ruhumu köftehor... bugün de o günlerden biri:)

    üç onluk delikanlı olmanın ruha verdiği tatlış bir olgunluk varmış, onu keşfetmekteyim bu aralar.
    işi gücü yoluna koydum, eski aşkları toprağa gömdüm, kendime yeni bir hayat kurdum. kurdum da biliyorsunuz, öyle tek başına bu yarağın altına yatacak karakterde biri değilim:). illa birinin tutup beni şamarlaması gerekiyordu, bi hatunu epey zorladıktan sonra yiyebildim o şamarı. parmak dediğimiz uzvun işaret etme ve önsevişme dışında da bir işlevi olduğunu öğrendim bu süreçte. kurdeleli bir halka geçtikten sonra, o on uzuvdan sağdan ikinciye... nişanlandım, bir buçuk yıldır da beraber yaşıyorum nişanlımla. arada benle aynı kafada olan eski sevgililerim için "acaba" diye geçirsem de içimden hiç "keşke" demedim, dedirtmedim de şimdiye kadar eminim. epey olumlu.

    alkol ve diğerleriyle arama bi çıtır mesafe koydum. koydum derken; özellikle değil, öyle istediğim için. ne kendimi zorladım ne de bizim hatun bana bir şey dedi bu konularla ilgili. hatta cigara içmeye alıştırdım onu da profesyonel bir müptezel edası, müptezel operasyonuyla. elimden gelse hayatımda pozitif anlamda yer etmiş herkese yapacağım gibi. şimdi -yaşadığımız şehre- düşünce malum madde, anında alıp hayatımızın sefa pezevengi modunu aktive ediyoruz umarsızca, he yoksa da çok önemli değil. bir alkolik olarak diyebilirim ki, "sarhoş olacağına sar, hoş ol..."

    maddi sıkıntım yok gibi bir şey. işleri yavaş yavaş yoluna koyuyorum. hayalimdeki evde yaşamıyorum fakat hayallerimden de çok uzakta değilim. kendi çapımda kendi yağımda kavrulmak gibi bir şey. ileriye yönelik planlarımda bu konuyla ilgili birkaç upgrade gelecek, ondan eminim.

    iş yapmadığım zamanlarda baya iyi yemek yapıyorum -ama baya iyi- onu da eş dost gömüyoruz. kötü yemek yaptığımda bir iki cigara bana yardım ediyor, sihir gibi, yaptığım yemekleri o thc'li dillere destan hale getiriyor sağ olsun papiklerim.

    felsefik boyutta da sanırım kendime en insan gibi davrandığım dönemlerden geçiyorum. ağız orospusu gibi ne konuşmuşum lan ben yaşıma başıma bakmadan... şimdi dinlemeyi öğrendim, okumayı öğrendim. el sikini görmeyen kendininkini piyade tüfeği sanırmış misali, şu cahil beynim ne gereksiz özgüven aşılıyormuş dudaklarıma, parmaklarıma. yarak kürek her şeye diyecek ne çok lafım varmış benim. şimdi bakıyorum da amma utanıyorum o "kör cahil" hallerimden. okuyorum, dinliyorum, susuyorum. susmak ne büyük huzurmuş yeni keşfediyorum. sözlükte de bakıp okuyorum ve emin olun başka biri benim sinir olduğum entry'ye benim kafamdakinden daha güzel bir cevap veriyor mutlaka. diyecek, anlatacak pek bir şey kalmadı zaten. düz adam olmak inanın insanın iç huzurunu alabildiğine doyuruyor. aramıyorum hiç o ağız orospuluğunu, millete laf yetiştirme gayesi içerisinde tükenmeyi.

    bir de az biraz ağabey oldum. benim öz ağabeyim yok fakat çok fazla manevi ağabeyim oldu. defalarca düştüm, ensemden tuttular; defalarca yıkıldım, kaldırdılar; defalarca rezil oldum, topladılar vs. şimdi onlardan gördüğüm ağabeyliği ben taslıyorum etrafımdaki birkaç kardeşime. bu konuda iyi gidiyorum sanırım ki halen göt altına giden ağabeylerden biri değilim.

    müzik konusunda ne kadar cahilmişim la ben... tamam, her bokla ilgili biraz bilgim vardı da, biraz bilgim vardı işte. şimdi müziği de öğreniyorum. öğrenirken fark ediyorum ki bambaşka bir dünyaymış o yedi nota. müzikteki cehaletim öyle bir aydınlattı ki beni, bir soruya halen cevap veremiyorum, size de sorayım fırsattan istifade. ekşi'de de çok ağabeyim, ablam, kardeşim var benim ben olmamı sağlayan:
    "hangi konuda uzmansın?" bu soruya cevap verebilecek bir delikanlı var mı aramızda? ben bu soruya gönül rahatlığıyla cevap verebileceğim gün için susuyorum dostlar...

    sözün özü; ne intihar ettim, ne kullandığım legal-illegal maddelerin yolunda paket oldum ne de sağlık sorunu yaşıyorum.
    sadece haddimi bilmeye çalışıyorum. merak eden canlara selam olsun.

    tam entry'yi gönderecekken stikiciermesaj attı, "açtın mı o meyhaneyi" diye. meyhanem yok, sanırım ölene kadar da olmayacak ama öğrendim ki tüm güzel meyhaneler tüm güzel insanların. bu da güzel bir "fakir" avuntusu olarak dipnot kalsın:)

    sevgiyle:)
18563 entry daha