şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • bir toplumun refah seviyesini o toplumda belirli bir iq eşiğinin üzerinde bulunanların toplum geneline oranı ve eşik değerinin yüksekliği ile ilişkilendiren kognitif kapitalist teoridir.

    entelektüel sınıf hipotezinde bilişsel olarak yetkin olanlar toplumun refahı, politik gidişatı ve kültürü üzerinde olumlu bir etki yaratacaklardır. rindermann'a göre bir ulusun bilişsel yeteneklerini ortaya koyan istatistikler ile o ulusun ekonomik refahını da belirleyen ekonomik ve politik kurumların kalitesi öngörülebilir.

    rindermann, adam smith ,friedrich august von hayek ve ludwig von mises gibi isimlere atıf yaparak liberter bir sistemin ekonomik büyümenin ve refahın ön koşulu olduğunu da iddia eder. kognitif kapitalistlerin sık sık atıf yaptıkları makalelerden biri de garry gelade'e aittir. gerade, iq seviyesi, teknolojik ilerlemeler ve gayri safi yurt içi hasıla arasındaki ilişkiyi incelerken teknolojik başarının bir göstergesi olarak patentleri ele almıştır.

    milli kültür ve teknolojik ilerleme arasındaki bağlantıyı incelerken de kültür kavramını geert hofstede'den alıntılayarak tanımlamıştır. kültür, bir grup insanın veya insanlar kategorisinin zihinlerini kendilerini diğerlerinden ayıracak biçimde kolektif olarak programlamalarıdır. bu kolektif programlanmanın kalkınmaya etkisi yok sayılamaz.

    gelade, schwartz'ın değer kuramından (bkz: theory of basic human values/@highpriestess) yola çıkarak;

    1) entelektüel otonomiye değer veren kültürlerde patent alma faaliyetlerinin yükseleceğini,
    2) hiyerarşik kültürlerde patent alma faaliyetlerinin düşeceğini,
    2) ustalığa önem veren kültürlerde patent alma faaliyetlerinin yükseleceğini,

    beyan etmiştir.

    bu etapta sorulması gereken bir soru şudur:

    bir kültürde otonomiye değer verilmesi, hiyerarşiye atfedilen anlam veya ustalığa verilen önem doğrudan o kültüre sahip olan bir topluluğun ortalama iq seviyesi ile ilişkilendirebilir mi?

    toplumların kültürleri, doğrudan kognitif yetkinlik ile ilişkilendirilemeyecek olan değişkenlerden etkilenmektedir. asyalılar iq testlerinde alelumum en yüksek skorlara sahiptirler, lakin asyalıların kültürlerinin iq'ları ile bir bağlantısı olduğunu öne sürmek pek mümkün olmayacaktır.

    ülkelere göre iq seviyeleri incelendiğinde, bu daha iyi anlaşılacaktır.

    106 iq ortalamalı güney kore'nin kültürel değerleri fazlasıyla kolektivisttir. yine hiyerarşik bir toplum yapısı, güney kore'de görülür.

    japonya iq skorlarında 105 gibi bir puanla batılı ülkeleri rahatlıkla sollamasına rağmen maskülinitenin en güçlü olduğu toplumlardan biridir. maskülinite de hiyerarşinin bir formudur ve bir toplumun %50'sinin yaratıcı/üretici potansiyelini tam anlamı ile kullanamaması ile doğrudan ilişkilidir.

    singapur'un iq ortalaması 108 ile diğer dünya ülkelerinin ortalamalarını geride bırakırken singapur büyük ölçüde çin kültüründen etkilenmiş olan bir ülkedir. individüalist olmamasına ek olarak oldukça baskıcı bir eğitim sistemine sahiptir. kalkınma hikayesi salt iq seviyesi ile açıklanamaz zira 23 milyon nüfuslu taiwan yaklaşık 590 milyon dolar gayrisafi yurt içi hasılaya sahipken 5 milyon nüfuslu singapur yaklaşık 360 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasılaya sahiptir ve bu iki ülke arasındaki ortalama iq puanı farkı yalnızca 2'dir.

    buna ek olarak, bazı istisnalar dışında avrupa ülkeleri için iq ortalamalarının yüksekliği ve ekonomik performans arasında bir ilişki kurmak basitmiş gibi görülse de kuzey avrupa ülkeleri güney avrupa ülkeleri ile kıyaslanırken max weber ve protestan iş ahlakı unutulmamalıdır.

    kısacası smart fraction teorisi kognitif kapitalistleri ve sosyal darwinistleri kolayca cezbetse de toplumların kognitif potansiyelinin açığa çıkmasında belirleyici olan hiyerarşi, otonomi ve ustalık temelli kültürel etmenlerin, optimum bir kalkınma ortamının sağlanması adına iq seviyesi yüksekliği ile paralel bir gelişim göstermek zorunda olmadığı aşikardır.

    konu ile ilgili olarak: (#105366778)
3 entry daha