şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • gazetenin kendisine değil de "cumhuriyet" başlıklı kategoriye sahip çıktığı için rakiplerinin ekmeğine yağ süren reklam. farkındalık yaratmayı tamamen yanlış yorumladıkları aşikar. bu ülkenin koşullarını analiz edemeyen, bulunan ilk cin fikri "hoh ho saatler yüz yıl geriye alınıyor ulan bu süper fikir" diye uygulama kolaycılığına düşülmüştür her şeyden önce. misal hindistan cevizli çikolata reklamı yaparken toptan çikolata ürün kategorisine sahip çıkıp onu tanıtırsan rakiplerine çalışırsın. bunu bütün reklamcılar bilir. ürün değil kategori odaklı reklamlar ancak kategori oluşma aşamasındaysa ya da krize girmişse başarılıdır. misal beyaz et sektörü kuş gribine karşı birleşerek başarılı bir mücadele vermiştir. ama burada kuş gribi geliyor tehlikenin farkında mısınız? hapı yuttuk amına koyiyim demek yerine biz farkındayız ve gereğini yaptık demiştir. kendine güvenli bir duruş sergilemiş krizi satışlarını artırarak atlatmıştır.

    ortalama bir reklamcı, önce akp'nin iktidara geldiği koşulları analiz eder; periyodik olarak araştırma sonuçlarını inceler. misal tayyip erdoğan'ın hapse girdiği aydan bugüne kadarki verileri analiz eder. bu ülkede kaç kişinin kuran okuduğunu, namaz kıldığını şöyle bir soruşturur. ulan bu adamların bir kutsal kitabı var okuyorlar, ben bunun yazılış stiliyle metafor kurarsam tepki oyları kime gider diye kafa yorar. ama kötü reklamcı herhangi bir stratejiye ihtiyaç duymadan ilk bulduğu cin fikri dayar. meseleye daha stratejik bir açıdan bakan ve büyük ajanslardan biri tarafından yapılan (bkz: ogilvy mather) birbirini anlama temalı zaman gazetesi reklamı ise başarılı bir reklam örneğidir. onunla ilgili olarak naçizene görüşlerim de okumak isteyen için şuradadır: (bkz: #10309301)

    yine ortalama bir reklamcı, küçük bir akıl yürütmeyle recep tayyip erdoğan ve hükümetine bu kanaldan değil de başka bir kanaldan saldırılacağını tahmin edebilir. o kanal da aslında hadisenin ekonomi temelli olması olabilir. çünkü recep tayyip erdoğan; başta özal olmak üzere pek çok cumhuriyet hükümeti gibi siyasi kadrolaşma, yakınlarının çıkarlarını kollama gibi henüz hukuken kanıtlanmamış nedenlerle şaibeli bir duruş sergilemektedir. bununla birlikte irtica, laiklik vs. gibi eften püften paranoyalarla yıpratılmaya çalışıldığı için oyunu topladığı halk nezdinde o çok sevdiği mazlum rolünü üstlenmeye devam etmektedir. yani cumhuriyet elitinin sürdürdüğü laiklik elden gidiyor şakşakçılığı erdoğan'ın çok çok işine gelmektedir. hadisenin ekonomik temelli olduğunu görememek ise tipik bir hastalığımızdır. zira 10 yılda demir ağlarla örme devri çoktan kapanmıştır. artık çelik kasalarla donatma devridir. şöyle bir metaforla da açıklıyabiliriz; birileri her fırsatta bayrakları alıp meydanlara fırlıyor, ama o bayrakları karşı oldukları cephe satıyor. (şahsıma ait rte entrysinden aparttım bu paragrafı)
    (bir de şöyle bir yol var; rejim muhafızlığı değil de gazetecilik yaptığını hatırlayarak söz konusu ekonomik yağmayı, kadrolaşmayı belgele; hukuki olarak el atılacak noktaya getir sonra bunu reklamında kullan ki bu zaten başlı başına bir reklam olur senin için)

    velhasıl siyasi tarafını bir kenara bırakalım; yalnızca fanatik kitleye hitap edebilen ama toptan olarak gazete okuyucusu hedef kitleye ulaşamayan bir reklamdır bu. hedef kitlesini ve bütüncül olarak stratejisini yanlış belirlemiştir çünkü. yalnızca sözlük yazarı gxl gibilere hitap etmek çikolatayı sadece çikolata tutkunlarına satmaya çalışmaktır. ama asıl marifet çikolata yemeye uzak adamlara satmaktır. o zaman hem kategorin genişler, hem satışların patlar. zaman gazetesinin sinsi sinsi işlettiği strateji budur. maalesef cumhuriyet gazetesi ve şürekası geri kafalılıkla suçladıkları rakipleri kadar bile akıl yürütmeyi becerememektedir.
62 entry daha