şükela:  tümü | bugün
19 entry daha
  • keynesyen iktisadın 1960'lardan sonra çıkan sorunları açıklamada yetersiz kalması sonucunda, önderliğini chicago üniversitesi'nden milton friedman'ın (friedman aynı zamanda nobel ekonomi ödüllü ekonomist) yaptığı ve liberal bakış açısını temel alan yeni bir iktisat okulunun temelleri atılmaya başlanmıştır. monetarizm adı ilk kez 1968 yılında karl brunner'in federal reserv bank saint louis review makalesinde kullanılmıştır. temsilcileri tarafından "monetarist karşı devrim" şeklinde de ifade edilmektedir. özellikle keynesyen'lerin 1970'lerde ortaya çıkan petrol krizleri ve stagflasyon (ekonomide hem enflasyon hem de işsizliğin bir arada görülmesi) olgusunu açıklamak konusunda yetersiz kalması monetarizmin gelişmesine sebep olmuştur.

    varsayımları:

    -ekonomideki para ve para miktarının değişmesi; toplam talep, üretim hacmi ve fiyatları etkileyen en temel unsur olarak düşünülür.
    -enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur görüşü hakimdir. yani para arzındaki artışlar enflasyona neden olur.
    -para talebinin gelir esnekliği birden büyük kabul edilir.
    -gerçekleştirilen kamu harcamasının enflasyonist etki oluşturup oluşturmaması nasıl finanse edildiği ile ilgilidir. mesela eğer kamu harcaması borçlanma yoluyla yapılıyorsa ekonomide enflasyonist bir ortam meydana gelmez. ancak para arzı arttırılarak kamu harcamaları yapılıyorsa, enflasyonist bir ekonomi oluşur.
    -istikrarsızlığın asıl nedeni de monetarist iktisatçılara göre yanlış uygulanan para politikasıdır. bu bağlamda: 1929 yılında yaşanan büyük buhran'ın temeli yetersiz olan ve zamanında uygulanmayan para politikası olmuştur. 1971 ve 1973 yıllarında meydana gelen petrol krizleri stagflasyon oluşmasına sebep olmuştur, bunun nedeniyse merkez bankaları tarafından para arzının gereğinden çok daha fazla arttırılmasıdır.

    adaptif beklentiler (adaptive expectations) görüşü'ne bakışları:

    ekonomik birimler beklentilerini oluştururken geçmişte elde ettikleri bilgileri kullanarak, yani tecrübelerine dayanarak bir önceki dönemden bugünün beklentilerini oluştururlar. bu modelde sürekli sistematik hata vardır. zaten bu görüş hata düzeltme modeline dayanır. friedman, özellikle işçilerin adaptif beklentiye sahip olduklarını ve geçmiş dönem verilerine bakarak sistematik hata yaptıklarını savunur. çünkü kısa dönemde, bu politikaların ortaya çıkarttığı etkilerin anlaşılması söz konusu değildir, sonucunda dalgalanmalar meydana gelir. buna bağlı olarak da kısa dönemde istihdam durumu aşırı, tam ya da eksik olabilir. ancak işçiler bir süre sonra yanıldıklarının farkına varırlar ve dengesizlik tekrar ortadan kalkar. sonuç olarak monetarizme göre ekonomi uzun dönemde tam istihdam düzeyinde dengeye gelir. bunun sonucunda ekonomide uzun dönemde yalnızca doğal işsizlikten bahsedilebilir. (doğal işsizlik=geçici işsizlik+yapısal işsizlik). doğal işsizlik kavramı milton friedman tarafından iktisat literatürüne kazandırılmıştır.

    para politikası nasıl sürdürülmelidir?

    para arzı, reel büyüme oranı ile aynı oranda ve yönde olmalıdır. reel büyüme oranına eşit olmaması durumunda ekonomide dalgalanmalar meydana gelecektir. eğer para arzı, reel büyüme oranından fazla olursa ekonomide stagflasyon ortaya çıkar ve fiyat istikrarı da bozulur. bu nedenle para arzı reel büyüme oranıyla eşit şekilde değiştirilmelidir.

    buna ilaveten, monetaristler parasalcı aktarım mekanizması üzerinde durmuşlardır. para arzı değişikliği, reel değişkenler üzerinde doğrudan bir etki meydana getirir. yani para arzı attığı zaman eline daha çok para geçen birey, direkt olarak mal piyasasına yönelir ve mallara olan talebini arttırır. parasal değişim mal piyasasını doğrudan etkiler. keynesyen görüşten monetarizmin ayrıldığı bir nokta da burasıdır. çünkü keynesyenlere göre parasal değişiklikler mal piyasasını dolaylı olarak etkiler.

    maliye politikasına bakışları:

    keynesyenlerin savunduğu maliye politikasının etkinliği ise monetaristler tarafından şiddetle eleştirilen bir diğer konudur (para politikası etkindir). monetarist iktisatçılara göre maliye politikası uygulamasının başarısız olmasında iki önemli faktör bulunmaktadır:

    1)genişletici maliye politikası uygulaması sonucunda faiz oranları artış gösterir ve özel sektörün yapmış olduğu yatırım harcamalarında düşüş meydana gelir. (bunu crowding out olarak adlandırıyorlar.)
    2)friedman'a göre maliye politikası bireylerin sürekli geliri üzerinde bir etkiye sahip değildir. dolayısıyla tüketim harcamalarında ve toplam talepte istenen artış gerçekleşmez.

    vergi sistemi:

    vergi yapısının maliye politikasının gücü üzerinde etkili olduğu düşüncesi vardır. kaynakta kesilen artan oranlı gelir vergisi sistemi üzerinde durulur. bu sayede hem vergi tespitiyle toplanması arasındaki zaman farkı kısalır hem de dolaylı vergilerin oranı azalacaktır.

    ayrıca yoksulluğu ortadan kaldırmak için negatif gelir vergisi üzerinde durulur. friedman, eğer kişisel gelir eksideyse birey negatif gelir vergisine tabii tutulmalı yani gelir yardımında bulunulmalı görüşünü savunmuştur.

    devlet müdahalesine bakışları:

    devlet tarafından uygulanacak olan politikaların uzun dönemde başarısız olacağı görüşü savunulur. çünkü ekonomi uzun dönemde tam istihdam düzeyine ulaşacaktır. bu nedenle eğer devlet dengesizlik durumlarında piyasaya müdahalede bulunursa, ancak kısa dönemde başarılı olur. uzun dönemde ekonominin işleyişi piyasa mekanizmasına bırakılmalı ve aktif para politikasından kaçınılmalıdır. devlet milli güvenliği sağlamalı, adalet sorunlarına çözüm üretmeli ve ekonomiye müdahaleden kaçınmalıdır.

    ayrıca;
    (bkz: john stuart mill/@baskan adam smith)
2 entry daha