şükela:  tümü | bugün
  • hız kamerasının mucidi. aslında hız kamerası süratli giden arabaları tespit edip ceza yazmak için değil, tam tersine arabaların hızını nasıl arttırabiliriz mantığıyla icat edilmişti. tabi maurice gatsonides bu aleti icat ederken, hız limitini aştığında ceza yemekten korkan birçok kişinin dolaylı da olsa hayatını kurtaracağını düşünmemişti.

    maurice gatsonides hem hollandalı bir mühendis hem de bir araba yarışçısıydı. babası diplomattı. o yüzden ailesi sık sık seyahat ederdi. kendisi de 1911 yılında endonezya'da dünya gelmişti. ilk çocukluk yıllarından sonra ailesiyle beraber hollanda'ya geri döndü. eğitim hayatını hollanda'da geçirdi. okulunu bitirdikten sonra klm havayollarında pilot olarak işe başladı. 1935 yılına kadar da orada çalışmaya devam etti. maurice gatsonides'in esas tutkusu motorlardı. bu yüzden 1935 yılında klm havayollarındaki işinden ayrılarak kendine ait bir motor üretim yeri açtı. bu süreçte ingiliz motor üreticileriyle çeşitli ortaklıklar kurdu. maurice gatsonides sadece motorun kendisine değil, aynı zamanda motor sporlarına da oldukça meraklı birisiydi. sadece sahnenin arkasında olmak onun için yeterli değildi. bizzat sahnenin içinde olup oynamak da istiyordu. hız tutkusunun önünde hiçbir engel duramazdı. o yüzden mühendislikle sporu bir arada götürmeye karar verdi. ve 1936 yılında monte carlo rallisine katılarak sahalara hızlı bir giriş yaptı. 1939 yılındaki roma rallisinde ise yedinci olarak ilk büyük derecesini yapmıştı. hobi olarak başladığı motor sporları artık kendisinin ikinci bir işi olmuştu. çünkü kendisi artık avrupa'nın ilk profesyonel ralli yarışçısıydı.

    ancak bu yarış hevesi ikinci dünya savaşı'nın patlak vermesiyle beraber kesintiye uğradı. savaş yılları boyunca esas işi olan mühendislik alanındaki çalışmalarına geri döndü. bir yandan hollanda'nın savaş sırasında ihtiyaç duyduğu gaz jenaratörleri yapımı üzerinde yoğunlaşırken, diğer yandan da arabalara olan merakını ihmal etmemeye çalışıyordu.bu süreçte kendi arabasını yapmak için epey uğraş verdi. zaten kendisi araba üretiminin yabancısı değildi. savaştan hemen önce 1938 yılında " kwik" adını verdiği bir araba üretmeyi başarmıştı. ancak arabada birtakım sorunlar çıkmıştı. mesela motoru aşırı ısınma yüzünden epey hasar almıştı. o da savaş yıllarını hem işini yaparak hem de yapmış olduğu arabayı nasıl geliştirebileceğini düşünerek geçirdi. araya bir de evlilik sıkıştırdı. 1946 yılına geldiğimizde ise gatford adını verdiği bir araç üretmeyi başarmıştı. bunu yaparken tıpkı " kwik" modelinde olduğu gibi yine ford'dan yararlanmıştı. kwik'i ford mercury'nin şasisi üzerine oturtan gatsonides bu yeni arabayı da sıfırdan yapmak yerine, ford v8 roadster'in şasisi üzerine inşa etmişti. bu sefer kwik'te yaptığı yanlışları tekrarlamamış ve ortaya yarışlara katılacak kadar güvendiği bir araç çıkartabilmişti. modifiye edilmiş bu yeni ford sorunsuzdu. ve savaşın ardından 1946 yılındaki alp rallisiyle sahalara geri döndü. ürettiği gatford'u kullandığı bu yarışta beşincilik gibi oldukça iyi bir derece elde etti. 1947 yılında tekrar bir hafta süren alp rallisine katıldı. ardından yarışlara bir süre ara verdi. 1952 yılında tekrar katıldığı alp rallisinde ikinci olarak bir de kupa kazandı. 1953 yılına geldiğimizde ise yarışçılık tarihindeki en büyük başarısını elde etmişti. monte carlo rallisinde kullandığı ford zephyr'le rakibini üç saniye farkla geçmiş ve birincilik kürsüsüne çıkmıştı. bu tarihten sonra da yine farklı arabalarla çeşitli rallilere katılmaya devam etti. katıldığı yarışların tam listesi için: https://www.ewrc-results.com/…4-maurice-gatsonides/

    gatsonides hemen hemen katıldığı bütün yarışlarda ciddi bir sorunla boğuşuyordu. virajları yeterince hızlı alamıyor ve bu da kendisine oldukça zaman kaybettiriyordu. ivedilikle bunun nedenlerini araştırmaya başladı. ilk önce virajlardaki dönüş hızını bulması gerekiyordu. aklına bir fikir gelmişti. mühendislik becerisi sayesinde bunu hemen uygulamaya soktu. ilk olarak gatsometre adı verilen bir alet icat etti. buna göre araçların geçtiği güzergah üzerine iki adet kauçuk şerit yerleştirdi. şeritler basınca duyarlıydı. kurduğu sistemde araç şeride temas eder etmez bir kronometre başlıyordu. ve aracın lastiği ikinci şeride değer değmez de kronometre duruyordu. kronometredeki sapma ihmal edilecek kadar azdı. o yüzden icat ettiği alet dünyanın ilk güvenilir hız ölçme aleti ünvanını da almıştı. gatsonides aletten aldığı verileri inceliyor ve hızını nasıl arttırabileceğinin formülünü bulmaya çalışıyordu. tabi ürettiği bu alet de olduğu yerde saymıyor, maurice gatsonides tarafından sürekli geliştiriliyordu. maurice gatsonides sonunda aletine flaşlı bir kamera eklemeye karar verdi. böylece viraja farklı bir yarış çizgisiyle girdiğinde oradan ne kadar hız çıkarabileceğini ölçmeyi başardı.

    tabi maurice gastonides bu noktada ticari zekasını da devreye soktu. çünkü gatso sadece yarışlarda değil gündelik hayatta da pek ala kullanılabilirdi. önceden belirlenmiş hız limitini aşan araçları anında fotoğraflayıp sürücülerine ceza kesilebilirdi. böylece aşırı hızdan meydana gelen trafik kazaları da önlenmiş olurdu.

    ve 1958 yılına geldiğimizde ürettiği bu gatsometre'yi piyasaya sürdü. alete gatso deniyordu. gatso'nun ilk satışları hollanda'da gerçekleşti. yurtdışına yapılacak satışlar içinse biraz beklemek gerekecekti. 1961 yılında güney afrika ve avustralya gatso'nun ilk yurtdışı taliplileri oldular. gatso bu ülkelerde trafik kazalarında anlamlı bir azalmaya yol açınca trafik canavarıyla boğuşan diğer ülkelerin de dikkatini çekmeyi başardı. ve kullanımı git gide yaygınlaştı. bu noktadan sonra maurice gatsonides de yıllarca icadını geliştirmek için uğraştı. 1965 yılında ilk defa rlc ( red light camera) kullandı. 1971 yılına geldiğimizde ise kauçuk şeritler yerini artık radar teknolojisine bıraktmıştı. ilk olarak virajlarda hızımı nasıl arttırabilirim mantığıyla icat edilen gatso artık maurice gatsonides'e bile hız yaptığında ceza kesen ironik bir alete dönüşmüştü.

    maurice gatsonides 1998 yılında öldü. o güne kadar çalışmalarını sürdürdü. iki çocuğu vardı. ölümünden sonra şirketinin başına oğlu geçti. dünyanın birçok ülkesinde bugün de işte bu geliştirilmiş gatso'lar kullanılmaya devam ediyor.