şükela:  tümü | bugün
2931 entry daha
  • genellikle bir şeye ya da bir insana bağımlı olan kişisel asla mutlu olamaz, çünkü "kendini gerçekleştirememiştir" dememi bekliyorsunuz fakat klişe bir şeyler anlatmayacağım size.

    mesele mutluluk kavramının sürekli bir şey olduğunun yanılgısı ve bunu nesneye(kişi veya obje) bağlı olduğunun sanılmasıdır. mutluluk bir anı, belli bir süreyi kapsar. bu sürece hedoni denir. siz nesneye bağımlılık kurdukça başta yüksek haz alarak -ki buna da öfori diyoruz-, beyninizdeki dopomin reseptörleri doyarak azalmaya başlar. bir süreden sonra aynı zevki alamazsınız, bağımlılık geliştirdiğiniz için de o kişiye hayatınızdan çıktığı anda inanılmaz bir mutsuzluk sahibi olursunuz. işte buna "asla mutlu olamamak" denir. demek ki fazla haza sahip olmayı arzulamak bu amaçla bağımlılık yaratmak, genel hayat sevincinizi öldürmektedir.

    buraya dikkat: "mutluluk sürekli olmayabilir ama mutsuzluk süreklidir!" mutsuzluk ve mutluluk birbirinin tersi kavramlar değildir. major depresyon yaşayan insanlara bakarsanız bunu kolaylıkla anlarsınız.

    son söz olarak şöyle diyelim:
    aristoteles'in dediği gibi: "akıllı kişi hazzı değil, acısızlığı hedefler."
354 entry daha