şükela:  tümü | bugün
31 entry daha
  • 100 yılı aşkın bir süredir türk tiyatrolarında devam eden ve bir ortaoyun geleneği olan kavuk teslim törenidir. 100 sene içinde sadece 5 kişiye geçmiştir ve gelen açıklamaya bakılırsa kısa süre içerisinde 5. kez el değiştirecektir. kavuğun tarihi nasıldır, daha önce kimlerden geçmiştir, bunu inceleyecek olursak:

    kel hasan efendi'den, ismail dümbüllü'ye,
    ismail dümbüllü'den, münir özkul'a,
    münir özkul'dan, ferhan şensoy'a,
    ferhan şensoy'dan ise rasim öztekin'e geçmiştir.

    bu kavuğu alan, genellikle 20 yıl civarı elinde tutuyor. kel hasan efendi'nin bu geleneği ne zaman başlattığı ve ismail dümbüllü ile beraber bu kavuğu ne kadar taşıdığıyla alakalı bir bilgi bulamadım; ancak münir özkul'un 1968 ile 1989 yılları arasında 21 sene civarı, ferhan şensoy'un ise 1989 ile 2016 yılları arasında 27 yıl civarı bir süre taşıdığı bilinmekte. tabii kel hasan efendi'nin vefatı ile münir özkul'un kavuğu devraldığı süre arasında aşağı yukarı 40 yıllık bir süre olduğunu varsayarsak ve bu süre içinde kavuk'un sadece 1 kere el değiştirdiğini düşünürsek, sanırım bu seferki en hızlı devredilen kavuk olacak.

    bu kavuk'un devredildiği tarihlere bakacak olursak. öncelikle kel hasan efendi'den, ismail dümbüllü'ye verildi. daha sonrasında ise ismail dümbüllü, bu kavuk'u münir özkul'a verdi. peki bu olay nasıl cereyan etti? kavuğun ilk el değiştirdiği isim olan ismail dümbüllü, bu kavuk'u münir özkul'a neden vermek istedi? münir özkul, katıldığı bir programda bu olayı şöyle anlatıyor, "kanlı nigar'ı oynuyorduk. ismail dümbüllü de izleyiciler arasındaydı. oyun bittikten sonra kulise geldi, bu kavuk'u bana devretti. kuliste yaptığı bu devirden sonra bir de sembolik olarak sahnede tören yapıldı. orada da tüm izleyicilerin önünde tekrardan kavuk'u başıma takmış oldu. " peki bu kavuk'u devrederken ismail dümbüllü neler söyledi? programda okunan metine göre, ismail dümbüllü kulise geldiğinde kavuk'u münir özkul'a verirken,

    "oğlum münir, benden sonra kavuğumu senin taşımanı istiyorum. bu işe sen devam edeceksin, vasiyetimdir bu. gerçi sen kitaplı tiyatrodan geldin, bizim içimizden ortaoyun tiyatrocularından birisi devam ettirsin isterdim; ama zararı yok, kavuk bundan sonra senindir. " demiştir.

    daha sonra sahnede yapılan törende tekrardan bu kavuk'u verirken ise, "kel hasan'dan bana geçen bu kavuğu artık sen taşıyacaksın. emanet ola, oğlum, münir. " diyerek kavuk'u 3. sahibine devretmiştir. o anları, münir özkul'un ağzından işitmek isteyenler buradaki videoyu seyredebilirler: münir özkul'un, ismail dümbüllü'den kavuk'u devralması

    21 yıl boyunca kavuk'u taşıyan münir özkul, bu kavuk'u ferhan şensoy'a devretmekte karar kıldı. karşılıklı oynadıkları bir oyunda, ferhan şensoy'un büyük bir beceri göstererek oyunu toparlayıp, götürmesinin ardından münir özkul bu kararı aldı. kavuk'u naylon bir torbanın içine koyarak ferhan şensoy'a götürerek, "al, bu senindir. " dedi. ancak ferhan şensoy, "usta, bu kavuk'u sana böyle mi verdiler? torbayla mı verdiler?" dedi ve o zaman münir özkul, "yok, bir tören yapılmıştı." deyince bu kavuk devri için de bir tören yapıldı. ferhan şensoy, o anıları şöyle anlatıyor.

    kavuk'u devraldıktan sonra 27 sene boyunca muhafaza eden ferhan şensoy, bu kavuk'u devredecek birisini aradı. ferhan şensoy'un katıldığı programda anlattığı üzere, "vereceğin adam, türk tiyatrosunu senden sonra alıp başka bir yere götürecek bayraktar olacak. halkın tanıdığı, sevdiği, muhalif bir komik olacak. " kriterlerine uygun bir aday uzunca bir süre arandı. münir özkul, "bu kavuk'u birisine vermek zorunda değilsin. " demesine rağmen etraftan sürekli "kavuk'u ne zaman devredeceksin? kime vereceksin? mezara mı götüreceksin?" gibi baskılar gelmeye başlamıştı. 27 sene boyunca kavuk'u elinde bulunduran ferhan şensoy, en sonunda bu kavuk'u rasim öztekin'e vermeye karar verdi. şimdi, rasim öztekin'in bu kavuk'u hak ettiği yönünde bir tartışma doğmaz diye düşünüyorum; asıl soru, ferhan şensoy gerçekten gerekli gördüğü için mi verdi, yoksa gelen baskılardan yıldığı için mi verdi? çünkü kavuk teslim töreninde "kime versek acaba? birkaç genç arkadaş üstünde konuştuk ama hiçbirisi olmadı. " gibi bir demeç vermişti. bunu tabii ki bilemiyoruz. rasim öztekin bu kavuk'u kesinlikle hak eden birisi; ancak doğru an gerçekten o dönem miydi? yoksa artık şu muhabbet bitsin diye mi verildi? bunu bilemiyoruz.

    ferhan şensoy'un, rasim öztekin'e kavuk'u verdiği tören buradan tam olarak izlenebilir: kavuk, ferhan şensoy'dan rasim öztekin'e devroluyor

    rasim öztekin, 4 yıl önce mayıs ayında bu kavuk'u devralmıştı ve şimdi de devredeceğini açıkladı. sebebi ise sağlık problemleri. kendisinin söylediği üzere, “onur verici bir şey ama burukluğu var bende. kavuğu aldım ama kalbimdeki rahatsızlığımdan dolayı, doktorlar canlı performansı yasakladı bana. sinema veya dizi değil canlı performans aritmiyi tetikleyen bir şey. herkes iyi niyetli değil, ‘kavuğu aldın madem niye oynamıyorsun?’ diyorlar. orta oyuncularda ‘şahları da vururlar’ için ferhan da teklif etti ama oynayamıyorum, sağlığım el vermiyor, hatta oyunu izlemeye bile gidemeyebilirim. bu nedenledir ki kavuğu bu sene genç bir arkadaşa devredeceğim. isimler var, yakın zamanda olacak.” açıklaması geldi.

    kavuk ile alakalı çok fazla tartışma dönüyor. terbiye ve hâyâ sınırlarını aşan tartışmalar ile birlikte, bu gelenekselliği zedeleyen, içi boş tartışmalar da yapılmıyor değil. herkes bir isim öneriyor, kimisi ciddi, kimisi alaycı. rasim öztekin, yıllar süren tiyatro deneyiminden sonra en doğru ismi seçecektir diye düşünüyorum. esas olarak, kavuk 100 yılı geçkin bir süreden sonra ses tiyatrosu'ndan dışarıya çıkacak mı? bu beni meraklandırıyor. bekleyip, göreceğiz. büyük üstada da çok geçmişler olsun diyelim.

    entrymin son cümlelerini, ferhan şensoy'un "kavuk vasiyeti" ile bitirmek istiyorum. ferhan şensoy, ola ki bu kavuk'u devredemeden ölüp gidersem, kavuk'un akıbetinin ne olacağına dair bir açıklama yapmış olmak için bu vasiyeti yazdığını, rasim öztekin için yapılan kavuk teslim töreninde söyledi.

    “bir vasiyet,

    öldüğümde bu kavuk henüz kimseye verilmemiş ve burada boynu bükük duruyorsa, o gün ortaoyuncular kadrosunda bulunan bütün oyuncular, bu kavuğu devretmekle yetkili jüridir. layık gördükleri birinin başına takarlar, bu aralarından birisi de olabilir ve dileğim o dur ki; niçin şu değil de, bu kavuklu oldu, diye tartışılmasın. aslolan kavuk geleneğinin sürüp gitmesidir. yeni kavuklunuz uğurlu olsun. “
9 entry daha