şükela:  tümü | bugün
143 entry daha
  • işlemci: önünüzde iki seçenek var. intel ve amd
    intel, genelde piyasayı domine etmiş durumda. ayrıca bu dominasyonu kullanarak türlü üreticilere intel dayatması yapabiliyor. bu nedenle bazı oyunlar intel işlemciler muadili amd işlemcilerden daha düşük performanslı olmasına rağmen, intel'de daha iyi çalışabiliyor.

    amd yeni modellerinde inanılmaz iyi sonuçlar veriyor. fiyatları da çok ucuz. öyle ki aynı standarttaki bir intel işlemci 3500 lirayken, amd işlemci 1250-1500 lira arasında bulunabiliyor. iki işlemci de hemen hemen aynı clock speedlerine ve çekirdek sayılarına sahip. benchmarklarda da yakın sonuçlar veriyorlar. amd anakartlarının da daha ucuz olduğunu düşünürsek, düşük bütçeli bilgisayarlarda amd doğru bir seçim olabilir.

    son olarak da işlemciler son dönemlerde dahili ekran kartlarıyla gelmeye başladı. fakat bilgisayarı toplamaktaki amacınız dizi izlemek, youtube'a bakmak veya internette dolaşmak değilse dahili ekran kartı size yetmiyor. bu noktada bir ekran kartı almanız gerekiyor ki bu konuya aşağıda değineceğiz. ekran kartı taktığınız anda işlemcinin dahili ekran kartıysa işlevsiz kalıyor. bu nedenle özellikle intel işlemcilerde i5 9600 kf gibi ekran kartsız bir model almak size daha az maliyetle bir bilgisayar toplatabilir.

    ekran kartı: karşımıza bu sefer nvidia ve amd markaları çıkıyor.
    seçim noktasında son kullanıcı olarak ihtiyaçlarınız önemli tabi ki. şahsen benim adıma nvidia epey bir adım önde.

    nvidia bir çok oyun geliştiricisine kendi teknolojisini dayatabiliyor. bu oyunda ray tracing olacak diyebiliyor mesela. bu durumda amd radeon ekran kartları verimsizleşiyor.

    eğer derin öğrenme çalışacaksanız teknoloji nvidia üstünden yürüyor. tensorflow gibi en gelişmiş deep learning platformu bile amd konusunda çok da destek vermiyor.

    nvidia kartların güç tüketimleri amd kartlara göre bariz daha iyi.

    diyeceksiniz ki e bu amd ne diye ekran kartı geliştiriyor. amd'nin de güçlü olduğu noktalar var.
    bir kere aynı işlemcide olduğu gibi birim işlem güçleri daha güçlü kartlar üretiyorlar ve daha ucuza sunuyorlar.
    nvidia'nın sli teknolojisine karşılık amd crossfire teknolojisini sunuyor. sli en fazla 2 kart desteklerken siz çılgınlık yapıp 3 tane amd radeon kart takabilirsiniz bilgisayarınıza. tabi ki daha güçlü bir güç kaynağı kullanmanız da gerekecek.
    birim hesaplama gücü olarak amd daha iyi olduğundan, bitcoin mining gibi işlerde daha iyi sonuçlar elde edilebilir. fakat tükettiği elektriği bile karşılamaz kazdığınız coin o başka bir konu.

    son olarak da eğer nvidia alacaksanız, ya biraz daha sabredin ya da gösteriş kasmayın ve rtx 2000 serisi almayın. gtx 16xx ya da gtx 1070 ve üstü işinizi şimdilik görür. çünkü nvidia 3000 serisi rtx'leri piyasaya sürmek için gün sayıyor. muhtemelen covid-19 olayı olmasaydı şu anda neyin ne olduğunu ve ne zaman çıkacağını biliyor olacaktık. belki kartlar elimize bile geçmeye başlayacaktı ufak ufak.

    monitör:
    bu tartışmalı bir konu. şahsen ben de çözebilmiş değilim tam olarak. ilk olarak ne yapacağınıza karar verin. dizi mi izleyeceksiniz ? internette mi gezeceksiniz? yoksa pubg gibi fps oyunları mı oynayacaksınız?

    panel olarak tn, va, ips olmak üzere 3 farklı panel var.
    tn panellerde alacağınız şey düşük tepkime süreleri. 240 hz yenileme hızı 0.5 ms tepki süresi gibi abuk ve gözün fark etmeyeceği hızda şeyler istiyorsanız tn panel alın. fakat bu panellerin renkleri çok güzel göstermeme sıkıntısı var.
    ips panellerdeyse tepki süreleri tn kadar yüksek olamıyor. ama renkleri, kontrast oranları, siyahların tonu ele alındığında göze güzel gözüküyorlar. grafik tasarımcılıkla uğraşacağım diyorsanız ips panelli bir şey almak daha mantıklı olur.
    va panellerse bu ikisinin arası gibi bir şey diyebiliriz.

    bana kalırsa tepki sürelerinde kesinlikle tercih edilmemesi gereken şey 75 hz altı monitörler. gözünüz sizin en değerli hazinelerinizden biri. 2 kuruş ucuz olsun diye 60 hz monitör alıp, gözünüzü bozmanıza değmez.

    ek olarak 240 hz gibi bir yenileme hızına sahip bir monitörü de özellikle oyun oynamak amaçlı almak anlamsız. monitörünüz 240 hz yenileme yapıyor olabilir. fakat 240 hz yenileme yapabilecek bir bilgisayara sahip olmayacaksınız birçok güncel oyun için. gerçekten piyasadaki en güçlü ekran kartı olabilecek rtx 2080 ti, en güçlü işlemci olan amd threadripper, 128 gb ram gibi uçuk teknolojilere sahip olsanız bile pubg'de 240 hz alamayabilirsiniz. bu teknolojiyse en fazla arkadaşlarınıza hava attığınız ama hiç kullanamadığınız bir şey olarak kalır. 144 hz, hadi maksimum 165 hz monitörler tercih edilebilir.

    ikinci nokta curved ya da düz olması.
    curved ekranlarda tam ortadan bakılmadığında beni rahatsız eden bir derinlik farkı oluyor. bu kullanımımı çok rahatsız bir hale sokuyor. birden çok monitör kullanacaksanız yerleşiminiz sıkıntı olabiliyor. öte yandan samsung gibi markalar 144 hz 1 ms gibi güzel bir tepki süresini curved ips panelde makul fiyatlara sunabiliyor. bu açıdan güzel bir teknoloji.
    düz ekranlarsa senelerdir bildiğimiz, kullandığımız bir teknoloji.

    anakart:
    bence bilgisayarın en önemli parçası anakart. geleceğe yönelik ne kadar yatırımlık teknoloji varsa üstünde olması iyidir. mesela 500 liraya bir kart alıp, iyi ram takabilirsiniz. fakat 2 gün sonra ram artırmak için slotunuz yetmeyeceğinden dolayı yeni anakart almanız gerekebilir. üstündeki şu anda hiç kullanılmayan ve üst bir modele eklenmiş bir soket girişi, gelecekte sizi kurtaran ve 2 sene daha bilgisayarınızı idare etmeyi sağlayacak bir parçayı takmanıza olanak verebilir. bu nedenle anakart'a verilecek paraya çok acımamak gerektiğini düşünüyorum.

    öncelikle; anakartlar işlemciyle uyumlu olmalıdır. açın büyük mağazaların sitelerini soket tiplerine bakın. intel için 1151, amd için am4+ gibi soket tipleri var güncelde. anakartlarda soket türlerine göre toplamda 3 ana model göze çarpıyor. mesela 1151 soket için h310 temelli, b360 temelli ve z3xx temelli anakartlar var. hepsinin artısı eksisi var tabi ki. uygun bir şey toplamak istiyorsanız ortadaki modeli seçin. çünkü h310 bazlı modeller her şeyi kısık kısık veriyor. belirli bir hıza kadar destek veriyorlar, ram destekleri düşük, usb sayıları az. saymakla bitmiyor. b360 temelli olanlar kabul edilebilir düzeyde oluyor. ucuz bir seçim için kabul edilebilir. ben şahsen asus rog strix z390-e gaming kullanıyorum.

    nacizane fikrim m2 slotu olmasına dikkat edin. bana kalırsa m2, bilgisayar teknolojisinin geleceğinde olacak bir teknoloji. başta söylediğim saçma soket girişi bu olabilir. yüksek hızdaki transfer yeteneği sayesinde ssd teknolojisi bile üst modellerde m2 soketlerini kullanıyor ve bu odakta gelişmeye çalışıyor. belki 50 lira 100 lira daha pahalı olur, ama 6-7 sene sonra bilgisayarınızı çöpe atmadan önce son bir umut, biraz daha sizi idare edebilir.

    geleceğe dönük benzer bir teknoloji de usb 3.1 gibi bir şeyin olması. hoş usb 3.2 açıklanmışken ne kadar geleceğe dönük olabilir bilemedim.

    ram:
    ram'de önemli nokta yüksek hız, düşük cl oranıdır. geri kalan her şey süstür. ama en iyi oyunda 1-2 fps kazandırır, fazlasını değil. bazı hileli noktalar da var. teorik olarak daha ucuza daha iyi bir ram almanızı sağlayabilir.
    bunun için cl ve clock rate ne bunları anlamalıyız.
    clock rate: bir saniyede ne kadar işlem gerçekleştirebiliyoruzun sayısını verir.
    cl (column access strobe latency) rate: ram denilen ürünün bir işlemi kaç clockta yapabildiğini söyleyen oran.

    şimdi iki örneğimiz olsun. 2400 mhz cl 16 ram vs 3000 mhz cl 30 ram (ikincisini piyasada bulamayabiliriz *)

    2400 mhz ram demek bir saniyede 2.4 milyar kere işlem yapabilmeniz demek. aynı şekilde 3000 mhz ram de 3 milyar kere yapmanızı sağlar. cl oranı da ram'in kaç işlemde olayı anladığını veriyordu. yani cl 15 bir ram 15 seferde bir işlemi anlıyorken; cl 16 ram, 16 seferde; cl 30 ram, 30 seferde anlıyor.

    ilk ürünümüzde 2.4 milyar / 16 = 150 milyon işlemi anlamlandırabilirken
    ikinci ürünümüzde 3 milyar / 30 = 100 milyon işlemi anlamlandırabiliyoruz. fakat piyasada bir şekilde ilk ürün daha ucuza satılıyor.

    ram konusunda değinmek istediğim son bir nokta var. diyelim ki bilgisayarınızda 16 gb ram olmasını istiyorsunuz. anakartınızda da 4 tane ram slotu var. önünüze 4 seçenek çıkıyor.

    1 tane 16 gb ram almak ve 3 slotu boş bırakmak
    2 tane 8 gb ram almak ve 2 slotu boş bırakmak
    1 tane 8 gb 2 tane 4 gb ram almak ve 1 slotu boş bırakmak
    4 tane 4 gb ram almak ve bütün slotları doldurmak

    edit: bu noktada gelen bir uyarıyı yapmak istedim. tabi ki bu hesapları yaparken 4 kanala destek veren bir işlemci ve anakart'a sahip olmanız gerekiyor. ayrıca işlemcinizin destek verdiği maksimum ram miktarı da önemli. en fazla 24 gb destek veren bir işlemciye 4 tane 8 gb ram takarsanız bir kısmı elinizde kalır. ya da 2 kanallı bir işlemciniz varken, 4 kanallı bir anakartınız varsa, ramlerinizin bütün slotlarını doldursanız bile anca yarısını görürsünüz. intel işlemciler için buradan teknik özelliklere bakabilirsiniz.

    değişik bir şekilde düşük ram olsa da 4 tane 4 gb ram almak en yüksek performansı veriyor. çünkü bütün ram yolları kullanılmış oluyor. ama bu durumda gelecekteki geliştirmelerde elinizdeki ramlar birer birer çöp olurken, ilk satın alımda da daha fazla para veriyorsunuz. yani 1 tane 16 gb ram 600 liraysa, 1 tane 4 gb ram 150 değil de 200 lira oluyor ve toplamda 16 gb ram'e 800 lira ödeyerek 200 lira daha fazla ödemiş oluyorsunuz. 1 tane 16 gb almaksa biraz performans kaybına yol açıyor. şahsen ben maksimum 32 gb ram takarım diye düşünüp 2 tane 8 gb ram almıştım ilk başta. sonra 2 tane daha 8 gb aldım ve 32 gb ram'e ulaştım.

    unutmadan söyleyeyim
    eğer amd işlemciler kullanarak bir sistem toplamak istiyorsanız yukarıda bahsettiğim clock rate ve cl oranı hesaplarını unutun ve anakartınızın desteklediği en yüksek clock rate'e sahip ram modelini alın. çünkü amd işlemciler, yüksek clock rate'e sahip ramlerle bariz daha iyi performans veriyorlar. bu nedenle 3000-3200-4133 mhz ne bulursanız takın.

    depolama: ssd ya da hdd önümüzdeki iki seçenek.
    şahsen ben durum varsa yüksek hızlı bir m2 ssd yanına yüksek depolama kapasiteli bir hdd tavsiye ederim. mesela 250 ya da 500 gb samsung evo 970 m2 gibi bir modelin yanına 4 tb hdd takıp hayatınıza devam edebilirsiniz.

    mümkünse ssd konusunda da samsung'tan şaşmayın. bugüne kadar elimden yüzlerce bilgisayar geçti. samsung beni hiç üzmedi. hdd konusunda wd ya da seagate kullanılabilir.

    güç kaynağı ve kasa:
    güç kaynağı bilgisayarımıza güç veren ürün. bunda yaşanacak ufak bir dalgalanma, ya da bir kısa devre bütün bilgisayar parçalarınızı perte çıkarabilir. ayrı ayrı yerlerden aldıysanız, garanti kapsamına sokamayabilirsiniz ürünlerinizi. yani güç kaynağı ve anakartı aynı yerden aldınız ama ram ve harddiskler farklı yerden diyelim. ram ve harddisklerinizi satan firmalar garanti kapsamına sokarken zorluk çıkarabilir. bu nedenle güvenilir markaların, güvenilir modellerine yöneliyoruz.

    cooler master, xigmatek, corsair, evga, thermaltek gibi firmaları tercih edebilirsiniz. 2 kuruş ucuzluk için ultrapower, megazart gibi saçma markaları seçmemek iyi olabilir. burda isim verip diğer firmaları zora sokmak istemem.

    ikinci dikkat edeceğimiz özellik 80+ serisi olması. bu prizden çekilen gücü, olabildiğince az kayıpla ve güvenli bir halde iletmeye yarayan bir teknoloji diyebiliriz kısaca. bahsettiğim 80+ serisi silver bir güç kaynağı işimizi güzelce görür. tabi bu süreçte, donanımınızın tüketeceği güç miktarına göre de bir ürün seçmelisiniz. tek ekran kartlı sistemler için 650w yeterli oluyor genelde.

    son olarak da kabloların türü. güç kaynaklarının üç türü var. sabit kablolular, yarı modülerler ve modüler olanlar. güç kaynaklarından çıkan kablolar genelde belli oluyor. anakartın gücü, pci-e gücü, dış elemanların gücü, sata gibi farklı türler var. fakat bunların hepsini kullanmıyoruz, kullansak da kabloların geçtiği yerler sıkıntı çıkarabiliyor. bu nedenle sabit kablolu bir güç kaynağını çok önermem. bunun yerine en azından 2 pci-e güç çıkışı bulunan yarı modüler bir güç kaynağı almanız iyi olur. pci-e güç kabloları genelde ekran kartlarını beslerken kullanılıyor. bu da ekran kartı geliştirmeleriniz için geleceğe dönük bir yatırım olarak görülebilir.

    kasaların genelde çok bir özelliği yok gibi duruyor. şahsen ışıklı cafcaflı ürünleri sevmediğimden camlı kasa kullanmamak, fiyatı düşürebilir diye düşünüyorum. kasa konusunda önereceğim 3 nokta var.
    birincisi montajı zor olan harddisk gibi parçaları sabitlemek için yeri olmasına dikkat edin
    ikincisi kabloların geçeceği yerleri ayarlanmış olan modelleri tercih edin. böylelikle kasa içerisinde kabloların fana sürtmesi gibi sorunlarla karşılaşmazsınız.
    son olarak da mini tower gibi ufak boyutlu modellerden uzak durun. çünkü bu modeller gelecekteki ekran kartı gibi hali hazırda büyük olan ve giderek büyüyen parçaların yerleşimi konusunda sıkıntı çıkarır.
    kimi insanlar kasanın ön kısmında bulunan usb 3.0 çıkışlarına da önem veriyor. ama ben çok önemsemiyorum. siz buna da dikkat edebilirsiniz.

    soğutma sistemleri: işlemci soğutması ve kasa fanları
    bilgisayarınızı uzaya çıkarmayacaksanız çok basit bir işlemci fanı işinizi görür. 80-100 liraya modeller var. hatta bazı işlemcilerin yanında gönderiyorlar fanları. bunlar gayet de kullanılabilecek ürünler. fakat overclock yapmak ve işlemcinizi 1.2 kat, 1.5 kat, 2 kat gibi aşırı hızlara çıkarmak gibi amaçlarınız varsa düzgün bir sıvı soğutma alabilirsiniz. sıvı soğutmalar önceden sıvı kaçırıp bilgisayarı bozuyor deniliyordu. fakat ben çalıştığım yüzlerce bilgisayarda bulunan onlarca sıvı soğutmada böyle bir durumla karşılaşmadım. ayrıca artık kullanılan sıvılar, korozyona ve kısa devreye yol açmayacak türde maddelerden yapılıyormuş. hatta gerçek hayatta hiç görmesem de internette kasanın sıvı içerisinde yüzdüğü tasarımlar bile gördüm.

    kasa fanlarının eksikliğini açıkçası çok yaşamadım. 2 tane orta büyüklükte fan işinizi görür. zaten iyi kasa markaları, direk fanlarıyla beraber geliyor.
87 entry daha