şükela:  tümü | bugün
128 entry daha
  • kimsenin dikkatini çekmeden yıllardır dünyadaki bütün mitolojileri kasasına toplayan bir şirket. herkes disney'i mickey mouse zannederken aslında üretimlerinin yüzde 80'i yunan, iskandinav, arap, fars, asya ve amerikan mitolojilerine yaslanıyor.

    disney bu işe 50'lerde falan başladığı klasik masalları (külkedisi, pamuk prenses vb.) çizgi filmlere uyarlayarak başladı. enteresandır bütün bu masalları gittikçe deforme ederek anlatmaya devam ederken kimsenin de bu işe sesi çıkmadı. ortak bir kültür mirası olan masalların teliflerine bir şirketin sahip olması dünyada çok çok sınırlı bir azınlık dışında kimse tarafından tepki görmedi. bunun sebebi de halkın genel olarak telif denilen şeyden pek de haberi olmamasıyla alakalı tabii.

    disney bu anlatıların çok boşta olduğu gerçeğine uyanarak yavaş yavaş dünyanın her tarafından mitolojileri toplamaya başladı. çünkü zaten bu mitolojilerin de tıpkı masallar gibi bir telif sahibi yahut da bu hikayeleri koruyan bir denetimci yapısı yoktu. bugün bile baktığınızda odin veya zeus'un herhangi bir yapımda kullanılırken hangi standartların korunması gerektiği konusunda belirleyici bir otorite yok. dolayısıyla koskoca şimşek tanrısını norveç'in bir köyüne yerleştirip bütün gün fortnite oynayan alkolik hıyarın tekine çevirebiliyorlar. eğlenceli mi? kesinlikle. izlenesi mi? yüzde yüz! fakat bir yandan da bu karakterler bazı insanlar için halen önemli bir şeyler ifade ediyor.

    bunu şöyle düşünün; bugün hristiyanlık eleştirisi maksadıyla gerek dönemsel gerek günümüzde geçen "isa'nın alternatif evrenlerde düştüğü komik durumlar" temalı filmler-diziler çekilebiliyor. ama bir yandan da bunun saygısızlık olduğunu ve mesih'in gerçek öğretisini gölgelediğini savunan bazı muhafazakar kitleler var. hatta başka kültürlerde daha da muhafazakar kitleler kendi inançlarının sembolü olan karakterlerin bu tarz yapımlarda kullanılmasını bile yasaklamış durumda. bazıları bu kadar koruyucu davranırken bazılarının sembollerinin deforme edilmesi konusundaki rahatlığı gerçekten enteresan.

    burada bahsettiğim aslında bir "ya sen benim niçin inancıma saygı göstermiyosun ya" tribi değil. sadece bazı konseptlerin orijinallerinin olabildiğince korunması ve ulaşılabilir olmasına yönelik ciddi bir çalışma ya da girişim olmaması. bu kadar tutuculuğu savunmuyorum tabii ki. zaten bahsettiğim belirleyici otoritenin amacı da belirlenen standartların haricindeki yansıtmaları yasaklaması yahut ceza kesmesi değil, sadece "beyler elinize sağlık ama asgard öyle bir yer değil ha haberiniz olsun" diyerek kültürün korunduğu bilincini sağlamak. derdim sadece bu ihtiyacın kimse tarafından umursanmaması ve bu açığı keşfeden disney'in sanki kar amacı güden bir şirket değilmişçesine bu mirası sahipleniyor gibi yapıp aslında sağından solundan çekiştirerek eprimelerine sebep olması.

    aslında yukarıda bahsettiğim muhafazakar kitlelerin sert tutumları sayesinde isa'yı ne kadar saçma sapan durumlarda gösterirlerse göstersinler; orijinal skriptin bu olmadığını, bunun sadece bir entertainment çabası olduğunun farkında olup ciddiye almayabiliyoruz. oysa bir thor'un, bir hercules'ün dünyada köklerini bilen az kişi olduğu için bunları özgün senaryolar zanneden şimdiden çokça kişi var bile. bir de birkaç nesil sonrasını düşünün. tabii ki kimse "odinoğlu'nun krallığı bir valkyrie'e bırakıp depresyonu yüzünden uzaya kaçtığına" inanacak demiyorum ama gerçek iskandinav mitolojisinin kök hikayelerini ve bunların kendi kültürlerinde ne tarz etkileşimlere yol açtığını anlamakta zorlanacak ve hatta bunu gözardı edecek nesiller oluşabilir.

    aynısı klasik hikayeler için de geçerli. hatta mitolojiden çok daha önemli sayılabilir. aslında örnekleri tanrılar ve mitolojik hikayeler üzerinden vermemin sebebi buna dikkat çekmek. çünkü bu hikayeler mitolojiler ve sınırlı kitlelerin inançlarından çok daha genele yayılmış ve bilinen hikayeler. bu sebepten de toplumun ve kültürün evrimleşmesine de büyük ölçüde etki etmiş hikayeler. bunların orijinal halleri bağımsız evrensel bir yapı tarafından korunmadığı sürece isteyen istediği gibi eğip büküp kendine uydurabilir ve kökenleri unutturabilirler. hani bugün spider-man far from home başlığında "böyle örümcek adam mı olur, sıçmışsınız güzelim karakterin içine" feveranları yahut da yeni star wars filmlerinin çılgınca gömülmesi var ya, işte the walt disney company bunu yaklaşık 50 yıldır bütün dünya mirasına yapıyor.

    bu iyi veya kötü diyemiyorum. çünkü türlerin, kültürlerin evrimi evrenin sonuna kadar sürecek bir şey. bizse insanlık olarak geçmişe göre, geçmişe dair gittikçe çok daha fazla şeyi kayıt altında tutmaya başladığımız şekilde evrildik. ortak bir mirasın kapanın elinde kalmasının insan ırkını nasıl değiştirebileceğini öngöremediğim için buna iyi veya kötü diyemem.

    disney'in mitoloji kolleksiyonunun son parçası marvel. yıllardır beklediği büyük patlamayı da onlar sayesinde yaptılar sayılabilir. "çizgi roman şirketinin mitolojiyle ne ilgisi var" diyor olabilirsiniz. fakat marvel comics de -standalone bir şirketken- disney'in yapmaya çalıştığını yapıyordu. genellikle kıtayla sınırlı kalmış olsa da amerika'nın kendi mitolojisini kullanarak hikayeler yaratıyordu. daha sonra disney'in keşfine ortak olup dünyadan mitolojileri toplamaya başladığında kendisine rakip olmaması için disney tarafından yutuldu. bir önceki parça, daha fazla bilinmezlik üzerinden hayalgücü ürünü olsa da yine de iki taraf arasında binyıllar süren bir savaşın anlatıldığı bir başka galaksinin mitolojisi olan star wars idi.

    esasında gerçek sorun şu ki; disney, 20th century fox'u satın alırken "senin elinde disney channel var, bir de fox network'e sahip olamazsın" diyen amerikan yasaları, antik yunandan herakles'i, asya'dan mulan'ı, farslardan alaaddin'i, doğudan şaolin mitlerini, iskandinavlardan thor, loki, odin'i, amerikan mitolojisinden ghost rider'ı, avrupa'dan ise klasik masalları ele geçirirken aynı önlemi almak gerektiğini hesaba katmadığı için disney'in hikaye anlatıcılığında tekellik mertebesine yükselmesine engel olmadı ve ekonomik olarak çok kadar büyümesine, kendisinden başka hiçbir girişime hareket alanı bırakmamasına sebep oldu.

    bu şirket yarın bir gün belki de alper çağlar'ın göktürk üçlemesine de göz koyacak ve türk mitolojisinden bir parçayı da kolleksiyonuna katıp bizim kendi hikayemizi bize kendi istediği gibi anlatacak.
24 entry daha

hesabın var mı? giriş yap