şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • bir geç dönem sofisti olan antiphon prodikos'un tüm insanların eşitliği öğretisini devam ettirir ve her insanın doğası bakımından birbiriyle aynı olduğunu, ayrımların insanların koymuş olduğu yasalardan, adetlerden vs. kaynak bulduğunu dile getirerek doğa-yasa (physis-nomos) zıtlığını felsefesinin merkezine yerleştirir. buradan hareketle yunanlılarla barbarlar (yunanlı olmayanlar) arasında bir değer farkı olamayacağını net bir biçimde ifade eder. hakikat üzerine isimli ana eserinden kalan kimi fragmanlar şu şekildedir:

    "asil babaların çocukları olanları sayıyor ve onlara saygı gösteriyoruz.. asil bir aileden gelmeyenleri ise ne sayıyor, ne de onlara saygı gösteriyoruz. birbirlerimizle ilişkilerimizde böylece barbarlar gibi davranıyoruz. oysa doğa bakımından yunanlı olsun, barbar olsun, hepimiz her şeyde aynı olarak yaratılmışızdır. zorunlu olan doğa yasalarına itaat etmek herkes için geçerlidir. aynı şekilde bütün bunlar herkes tarafından elde edilebilir ve bu şeylerin hiçbirinde birimiz diğerinden yunanlı veya barbar olarak ayrılamaz. hepimiz ağzımızla, burnumuzla soluyoruz; hepimiz ellerimizle yemek yiyoruz."

    "adalet bir insanın yurttaşı olduğu sitenin yasasını ihlal etmemesidir. bir kimse yanında şahitler bulunmadığı, yalnız olduğunda ise doğanın buyruklarını yüksek tutarsa adalete uygun bir şekilde davranmış olur. çünkü yasaların buyrukları insana yapay olarak kabul ettirilir. oysa doğanın buyrukları zorlayıcıdır. yine yasaların buyrukları rıza ile, uylaşım ile kararlaştırılır. oysa doğanın buyrukları rıza ve uylaşım konusu değildir, doğaldır."

    "... yasayı ihlal eden kişinin yaptığı şeyi, yasa üzerinde uylaşmış kişiler bilmezlerse o kişi utanç ve cezadan kurtulur. ancak kaynağı doğada bulunan yasalardan herhangi birini ihlal eden kişinin yaptığı şey, insanlar tarafından bilinmese de kötüdür ve bu kötülük onların bilinmesi ile daha büyük olmaz. çünkü burada ortaya çıkan zarar kanı bakımından bir zarar değil, gerçek bakımından bir zarardır... yasanın doğru (adil) diye belirlediği fiillerin çoğu doğaya aykırıdır... yasanın yasakladığı şeyler, onun emrettiği şeylerden doğaya daha dost veya uygun değildirler. oysa hayat ve ölüm doğaya aittir. doğa için yararlı olanlar hayatı, onun için zararlı olanlar ölümü meydana getirir. ancak yasaların yararlı diye belirlediği şeyler doğaya köstektir, doğanın belirledikleri ise özgür."
20 entry daha