şükela:  tümü | bugün
18 entry daha
  • bitmeyen kabus. gun itibariyle kabalci'da cocuk kitaplari reyonunda yeni kitabi gorulmustur. icine goz atan liseli kizcagiz bile acaba su an buna baktigimi kimse goruyor mudur diye kivranip kacamak tavirlarla etrafini suzerek rahatsiz rahatsiz kipirdanmakta idi, her ne kadar yas itibariyle ergenlige 90larin sonunda giren kizlar klanina dahil olamasa da aslinda hepimizden bir parca vardi o kizda. evet oyle ya da boyle hepimiz okumustuk serra'nin hayatini. ilk kitabini okudugumda 11 yasinda falandim, en guzeli de oydu sanirim, en azindan gayet gercekciydi, kiz annesiyle olan kavgalarini annesinden nefret ettigini falan yazardi. 2. kitabindan itibaren ipek ongun realist tirtildan sevgi kelebegine giden cakilli yolda metamorfozunu tamamladi ve artik hersey toz pembeydi!, 50kusur yasindaki bir kadinin agzindan genc kiz gunlugu yazilmasinin ne kadar sikindirik bir olay oldugu da boylece ortaya cikmis oldu. ilk kitaptaki gunlugun 1989, ikincisinin 1998 yilina ait olmasi ve hikayede sadece 1 yil gecmis olmasi mantiksizligina hic deginmiyorum. serra hicbir seye i-na-na-maz-di, mutemadiyen "hayretleri sasardi", potansiyel sevgilisiyle kayalarin arasinda yururken ayagi takilip cocuk bunun beline sarilmak zorunda kaldiginda mosmor kesilir heyecandan bir ay uyuyamazdi falan. kizlar haftasonlari arkadaslariyla otellerin lobilerinde bulusur cay icerlerdi, bunu yaparken ustlerinde seker pembesi ya da bebek mavisi tayyorler olurdu ve bizlerden bu duruma inanmamiz beklenirdi. kimse alkol ve tutun mamulleri tuketmezdi, ogrenci evlerinde dantelli yastik kiliflari, minik $irin temiz mutfaklar olurdu. gunler boylece akip giderken bizler az cok buyuduk, hicbir seyin bu kitaplardaki gibi olmadigini, olamadigini anlayacak kadar hayat deneyimine sahip olduk, o zaman zarfinda ipek ongun da bos durmadi, yeni kitaplar yazdi. son kitap serra'nin evliligi uzerineydi, artik ipek ongun okumak icin biraz fazla buyumus olan bizler serra'nin zifaf gecesi hatrina kitabi almis olan kurbanlari mimleyip onlarin uzerinden zincirleme okuma seanslari duzenlememizi ongoren fazlasiyla komensalist bir duzene ittik kendimizi, her ne kadar sayfalari atlaya atlaya gitsek de aralardaki i-na-na-ma-malari, aman tanrimlari hic gormezden gelemedik. serra'nin nikah defterine imza attigi son kitabin insanlik icin en buyuk iyiligi ise kendisinin nihayet bir erkekle opusmus olmasiydi. i-na-na-ma-dik, hayretlerimiz sasti. ama birlikte buyudugumuzden midir, baslanan bi isi yarim birakmamamiz gerektigi dusuncesi kafamiza haddinden fazla sokusturuldugundan midir nedir, serra'ya hicbir sekilde kayitsiz kalamadik.
    belki de biraz o yuzden, bugun o kitabi karistiran kizi cok iyi anladim. kizin ustunde mezun oldugum lisenin formasi vardi, tedirginligi 10 metre oteden belli oluyordu, kendisini izledigim 3 dakika boyunca kitaba bakti ve birakti. firsat kolladigim icin hemen oraya kostum ve kimse gormesin diye kitabi alakasiz bi reyona goturup bakmaya basladim, bu utanca dayanabildigim 7 saniye icersinde gorebildigim tek sey serra'nin ilk dugun davetinden (hayir okudugumuz kitabin adi savas ve baris degil, "davet vermek" akrabalarin caya gelmesi manasinda kullanilmis..) alni ak ciktigina nasil i-na-na-ma-digiydi. ben kendi adima fazlasiyla inandim ve kitabi yerine koyup olay mahallinden kosarak uzaklastim.

    p.s: kulislerde bir sonraki kitabin serra'nin vajinismus tedavisi uzerine olacagi dusuncesi hakim. iste o zaman herkes bir nusha edinecek.

    edit: badb catha'nin duzeltmesine gore serra evlenmeden bir kitap once kendisini baska bir gezegende hissederek opusmustur, bu yanlis anlasilma icin kendisinden, kocasindan ve universitedeki sevgilisinden (kocasindan once bir baska sevgili!!) ozur diliyorum.
86 entry daha