şükela:  tümü | bugün
100 entry daha
  • oynadığı maçlarda diğerlerinden sıyrılıp net şekilde göze çarpan oyuncu. ama göze çarptığı bu yerin resmi adıyla 3. lig (yani aslında 4. lig) olduğunu unutmayalım.

    vücut dengesi bence epey iyi, uzun boyu tekniğine olumsuz yansımıyor; topu ilk alışı, top ayağındayken vücudunu kullanışı, kısacası teknik+fizik koordinasyonu yerinde, kumaşı parlak (diğer 21 oyuncuya göre epey önde). ancak hız+teknik koordinasyonu konusunda büyük bir umut vaadetmiyor gibi geldi. hız+teknik birleşimi bugünün ve geleceğin futbolunda çok çok önemli (bkz: #100137612), nerede daha çabuk düşünebiliyorsanız orada oynamalısınız, tabii etkili olabilmelisiniz. ismail de, sahanın daha gerilerinde çabuk düşünüp oyun akışını devam ettirebilse de, kritik bölgelerde öldürücü işi yapması için vakte ihtiyacı oluyor. bu vakti bulamadığı zaman ise adresi şaşan/hızını aşan paslar atıyor. hele ki üst seviyelere çıkarsa onu bu şekilde çiğ çiğ yerler. hakan çalhanoğlu'nu andırıyor bana bu konuda (bkz: #67706048).

    gölcükspor farklı şekillerde oynuyor; mesela yerden ayağa oynadıkları nevşehir ve somaspor maçlarında ismail kendini daha çok gösterme şansı bulurken, büyük bölümünde ileriye uzun oynayıp rakibin arkasına sarkmaya / seken topları kazanma üzerine oynadıkları altındağ belediye maçında ise silik bir görüntü sergiledi; hızlı ve mücadeleci oyunun ön plana çıktığı bu maçta ismail'in tehlikeli bölgelerde topla buluştuğu nadir anlar iyi kontrol + kötü pasla bitti; top almak için daha geriye geldi ve hatalı uzun paslar attı, o da olmayınca bu sefer top alabilmek için sol kanada yaklaşmaya, kalabalık yaratmak için +1 olmaya başladı; kısacası merkezden kaçtı (bence iyiye işaret değil).

    yani çocuğun en çok göze batan özelliği top kontrolü; ve bu özelliği bence diğer konularda yanlış / gereğinden büyük düşünceler doğuruyor. öyle inceci - asistçi kumaşı çok fazla yok gibi geldi bana, geride oyun kurucu - göbekte bağlantı elemanı olmaya daha uygun bir stili var sanki. fiziği de buna müsait, en gerçekçi hedef bu olur bence kendisi için. ancak yeteneği sebebiyle belli ki hocası ismail'e pek çalışması gereken bir rol vermiyor, ismail de bunu kullanıyor (bence iyi bir işaret değil). top kendi bölgesindeyse mücadelesine giriyor ancak adam kovalama ve rakibi ısırma konularında 90 dk boyunca istikrarlı değil. yani bazen bir pozisyon oluyor ismail (fiziğinin de katkısıyla) bam diye basıp rakibine diş geçiriyor, başka bir pozisyon oluyor arkadaşını aslanlar yerken izleyen zebraya dönüşüyor.

    james vardy veya luca toni hikayesi bekleyenler, o hikayeye giden yolun yalnızca aşırı çalışmaktan geçtiğini bence unutmamalı. ismail o kadar çok çalışmalı ki anca kendine yer edinme ihtimali yaratsın, bir gram bile rehavete yer yok. inşallah bunu başarır ve kayda değer bir oyuncuya dönüşür.
7 entry daha