şükela:  tümü | bugün
531 entry daha
  • bitti. o ucuz plot twist numarası dışında (neyi kastettiğimi anladınız, zaten spoiler'larda bol bol küfredeceğim) m u h t e ş e m bir final oldu. allah beeee.

    --- spoiler ---

    tabii ki "büyük christopher" için wes gibbins'in aktörü alfred enoch'u oynatmalarını kastediyorum. hay amk ya. final bölümü yayınlanmadan önce teaser olarak yayınlanan birkaç instagram gönderisi altında okumuştum bu ihtimali ama "yok artık amk ayıp yani bunu da yapmazlar" diye düşünmüştüm. öte yandan dizide gerçekten öldüğüne ilk anda emin olduğumuz tek kişi de wes'ti herhalde, barbekü olmuştu çünkü. otopsisi yapılmıştı. wes'i geri getiremezlerdi. wes'i nasıl geri getireceklerdi? hay amk ya gerçekten o kadar güzel bir bölüme sırf sezon boyunca aklımızla oynamak için şunu yapmalarına gerek var mıydı? zaten başka başka şekillerde aklımızla oynamayı çok iyi başaran bir dizi iken? cidden çok sinirlendim -.-

    bölüm boyunca viola davis'i yine oyunculuk parçalarken görüyoruz. nate'in güzel jestinin ardından -güzel jeste bak wes'in itirafını vermesi, nasıl messed-up bir ilişki ya o onu frame'ler o onu delil karartarak kurtarır sdfghjklş- kısacık, kısacık bir ağlaması vardı ya. allahım nasıl içli bir damla yaştır o öyle. oynama böyle sayın viola davis. öldük.

    bir de tabii bonnie'nin ölüm sahnesi var. orada hem viola davis hem liza weil müthiş bir iş çıkarmış. bir kere liza weil gibi bir yudum bir kadının, viola davis kendisini kollarında öylesine sarsarken hâlâ öylesine müthiş bir şekilde "ölebilmesi" akılalmazdı. viola davis de hükümet gibi kadın ha. bi düşünün yani, ya da neyse düşünmeyin düşününce gülesim geliyor benim, oysa izlerken ağlamaklı oldum. laurel'ın doğum anı/annalise'in bebeği yaşatmaya çalışması sekansında fenalık geçirmeme benzer bir duyguydu. laurel dedim yine sinirlenicem bak büyük christopher'ı alfred enoch'a oynatmalarına ya off, neyse tamam, sakinim bi saniye.

    frank. ah benim güzel adamım. olm ensest ürünü bir insan bu kadar güzel olabilir mi gerçekten? neyse konumuz bu değil. sam'in frank'e yaptırdıkları, resmen adama *yarı-kardeşini öldürtmesi*, kendisinin yine bir yarı-kardeşini öldürmesi -ki bu annalise'in bebeği oluyor-, frank'in kendisi hakkındaki gerçeği öğrendiğinde bu kadar sarsılmasına çok şaşmamak lazım. dağ gibi adam. valla. bi de yakışıklı... neyse konumuz bu değildi. her ne kadar dizilerde bir noktadan sonra herkesin herkesin çocuğu olması, herkesin birbiriyle bir şekilde bilmediğimiz bir geçmiş bağı olması-ex-machina'ları sinirimi bozsa da frank ve bonnie mevzusunu başka türlü böyle güzel -ve trajik- kapatamazlardı. aslında her ikisi de katil olan frank ve bonnie, nihayetinde öldüler. frank bonnie'nin kollarında öldü, öyle ki bonnie kendi yarasını bile fark etmemişti, kendisi ise annalise'in kollarında öldü. en yakınındaki bu iki kişiyi kendi davasının zaferi üzerine konuşurken, frank söylediği gibi aslında sırf annalise'i "mutlu etmek için" vali'yi vurmuşken, annalise bu ikisinin ölümünün altından nasıl kalkabildi, merak konusu. muhtemelen votka yardımı ile. eve de "annalise'in bazı savaşlarından mağlup ayrıldığından" bahsediyordu zaten alkol alan bir annalise görüntüsü eşliğinde, tabii çok emin değilim.

    viola davis'in oyunculuk parçalamasından bahsediyorduk. that kapanış konuşması tho... kapanış konuşmasının ardından tegan annalise'e "sanırım sana aşığım annalise" derken hepimiz adına konuşuyordu, eminim.

    aşk demişken diye bağlayacağım, ollie ve connor... connor'ın daha sam cinayetinin ilk anından beri yaşadığı suçluluk hissini, oliver dahi kimse anlayamadı. oliver'ın aşktan gözü kördü tamam anlıyorum, ama bu "anlayamayış"ı -sonradan gördüğümüz üzere birleşmiş olsalar dahi- ona hak ettiği bir acı yaşattı. connor'ın ollie'ye boşanma belgelerini verdiği an, connor'a ve hislerine olan saygım arttı gerçekten. kendisini affetmesi için, bir şekilde cezasını çektiğine ikna olması gerekiyordu onun. ve bunun önündeki her engeli -çok sevdiği kocası dahil- kaldırmayı göze alması çok önemliydi, karakter için güzel bir duruştu.

    cenaze sahnesiyle ilgili christopher fiyaskosu dışında, özellikle laurel'in kendisinden yaşlaaarca büyük eve'den dahi daha yaşlı görünmesi de falsoydu, ama affediyorum make-up departmanını. hadi yine iyisiniz.

    annalise'i o merdivenlerde öldürtseler, şaşırmazdım, ama farklı bir son da olabilirdi. fazlasıyla trajik olurdu, annalise'e yazık olurdu, o ayrı. ama annalise'e kalan ömründe mutlu bir hayat vermeleri güzel oldu. connor ile oliver'ın barışmış olması güzeldi. michaela bitch'inin yapayalnız kalması da güzeldi, artık yargıç mı oluyor prezidınt mı oluyor neye yemin ediyorduysa umrumda değil. bitch.

    güzel dizinin, güzel finali. annalise'i, keating 5'ı, bonnie'yi, frank'i, tegan'ı özleyeceğim. tabii en çok fran... yok tamam sustum.

    --- spoiler ---
214 entry daha