şükela:  tümü | bugün
  • bir konuda başarılı olmanız için önce onu başardığınızı hayal etmeniz gerekiyor... bilimsel bir atıftan önce bir örnekle anlatayım:

    bir arkadaşım vardı: gitarist. bir gün nasıl böyle iyi çalıyorsun abi? derdim. o da şöyle açıklamıştı:

    "genelde hayal edebildiğim, kendimi çalabiliyor gördüğüm zaman o parçayı çalabiliyorum. tekniğim yetersiz bile olsa düşüncelerim beni oraya taşıyor ve o andan itibaren o şarkı hakkında hiç bir şey düşünmüyorum sadece parmaklarım gidiyor. eğer hayal edemeyeceğim bir seviyedeyse genelde çalamıyorum ve başka parçalara yoğunlaşıyorum" diye açıklamıştı.

    sonra düşündüm de gerçekten mantıklı. ben de hayal ettiğim, kendimi görebildiğim konularda başarılı olmuşumdur ve sonrasında otomatik pilotta yapmışımdır hep. çünkü bunu görmeniz, hayal ettiğinizin gerçekliğine inanmanız mantığınızın da bu konuyu kabul ettiğini gösteriyor ve kendini yeniden konumlandırıyor, alevleniyor ve otomatik yapabiliyorsunuz.

    tabii "sadece hayal etmekle" bu senaryoyu karıştırmamak lazım. yapacağımız ya da yapabilme ihtimalimiz olan işlerde bu tekniği kullanmalıyız. aksi durumda proses gerçekleşmiyor ve beyin bunun yapılacak değil de sadece hayal kurulabilecek bir iş gibi algılıyor. sadece kısa süreliğine zevk merkezleri aktifleşiyor ve sönüyor.

    düşünün ki hiç keman çalmamışsınız ama sadece kendini konser salonunda bach çalarken görmeniz "akorları" bile bilmiyorken mümkün değil ama keman çalmayı bilen birinin ilgili eserin akorlarını ve temasını hayal ederek çalması beynini eğitecek ve o işi daha odaklı yapmasına sebep olacaktır. şuradaki çalışmaya baktığımızda da hayal etmenin özellikle motor korteksi etrafındaki ayna nöronları tetiklediğinden ve yeteneklerimizi geliştirdiğinden bahsedilmiş. bunu yaparken 3. kişi gözünden kendimize bakmamızın beyinde o işi yapmamızla aynı bölgeleri aktif ettiği anlatılmış.

    bilişsel-davranışçı terapilere baktığımızda da benzer şeyi görürüz. insanın davranışları duygularını, duyguları da hareketlerini etkiler ve bu sayede bir konuda başarılı olabilir veya olamayız. olamama sebebimiz genellikle kaygıdır, yani yanlış düşünceler bizim doğru işi "oto-pilotta" yapmamızı engeller.

    bununla ilgili şöyle bir araştırma yapılmış:

    profesyonel ve amatör golfcülerin atış esnasında beyinlerinin çalışmasını görmek için sol yarı kürelerine(mantık ve analiz bölgesi) portatif bir fmri bağlanıyor ve çalışmaları izleniyor. profesyonellerin sol yarı küreleri sessiz kalırken, amatör golfcülerin basal ganglia'larında(duygu ve bilişsel fonksiyon bölgesi), motor fonksiyonlarında ve amigdala'da ciddi bir aktivite gözlemleniyor. bu kişilerin ciddi kaygı duyduğu saptanıyor, hatta boyutu o kadar büyük ki bazıları topu, su tehlikesi olmasından bahsedilmemesine rağmen suya fırlatabileceğini düşünüyor(ki golfte topa vurmak bile zordur.). yani olmayacak ihtimaller için bile endişelendikleri kendilerini oyuna veremedikleri anlaşılıyor.

    kısacası bir şeyi yapmadan önce mantıklı formatta olabilecek konuya odaklı düşünür onu pratikle içselleştirirseniz, bir süreden sonra otomatik pilotta en iyi şekilde o işi yapabilirsiniz. çünkü hala düşünüyorsanız bir sorun var demektir.
3 entry daha