şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • anatoli bugorski kim diye soracaksınız şimdi, sizde haklısınız. şöyle kendisini kısıca tanımlayalım o zaman; 1978 rusya'sında yani sovyetler birliğinde yaşayan ve rusyanın protvino kasabasındaki u-70 senkrotron adlı parçacık hızlandırıcısında çalışan bir bilim adamıdır kendisi.

    o dönem başına gelen bu olay marvel evreninde geçseydi kesinlikle bir süper kahraman olmuştu. tabi ki gerçekler her zaman böyle eğlenceli ve renkli olamıyor . neyse biz konuya dönelim. bu arkadaş her zamanki gibi sabah kalkıp işe gitti ve çalıştığı parçacık hızlandırıcı kurumunda *
    sabah kahvesini içtikten sonra parçacık hızlandırıcıda bir sorun çık ve kendisi bunu kontrol etmeye gitti fakat makinenin hala çalıştığını gösteren uyarı ışığı bozulmuştu ve kendisi bunun farkında bile değildi ve kafasını parçacık hızlandırıcının içi soktu sonrası malum. ışık hızına ulaşmış parçacıklar kafasının arkasından girdi ve gözünün iki santim altından çıktı. o anı şu sözlerle anlatmış “ bir ışık gördüm, bin güneşten daha daha parlaktı ve hiç canım yanmadı.” görsel-1

    şimdi şöyle bir ara bilgi verelim aynı ışık etkisini aya çıkan apollo astronotları da vermiş tabi o zaman ne olduğunu anlamamışlar. proton radyasyonu gerçekten nadir bir canavardır. güneş rüzgarı ve kozmik ışınlardan gelen protonlar dünya'nın atmosferi ve manyetik alanı tarafından durdurulur ve bize zarar vermesi engellenir. hatta biz bu durdurma işlemini kuzey ışıkları olarak dünyadan aaa ne güzel diye izleriz.

    (ses hıkkkhk) hemen konuya dönelim; tabi olayın üstüne kendisini hemen hastaneye götürmüşler ve kafasında geçen parçacığın anatoli bugorski üzerinde yani kafasında 200.000 rad'lık bir radyasyon bıraktığını görmüşler.

    bu sayıyı anlamanız için şöyle bir örnek verecek olursak kavramanız belki daha kolay olur.(sv(sievert) = gy(gray): canlı dokunun maruz kaldığı radyasyonun etkisini gösteren doz eşdeğeri- 1gy=1sv=100rad yani 200.000 rad =2000 sv )
    0-0,25 sv: gözlenebilir hasar oluşmaz(bu genelde röntgen cihazlarında kullanılan doza eşdeğerdir)
    0,25-0,5 sv: kanda geçici hafif değişikler ile gecikmiş değişikler olabilir
    0,5-1 sv: mide bulantısı, kusma ve normal yaşam süresinde bir kısalma olabilir.
    1-2 sv: 24 saat içinde bulantı, kusma belirtisiz bir süreden sonra saç dökülmesi, ishal ve kan tablosunda orta derecede değişiklikler gözlenir.
    2-4 sv: 1-2 saat içinde mide bulantısı , kusma, iç kanama, ağız ve boğazda ciddi bir yangıyla beraber kan tablosunda değişiklikler, saç dökülmesi, ishal ve %50 oranda ölüm gözlenir.
    4-6 sv: 1 saat içinde bulantı, kusma, saç dökülmesi çeşitli yangı ve iç kanama, kan tablosunda ciddi değişiklikler %80-%100 arsında ölüm gözlenir.

    bu verileri de öğrendikten sonra hikayemize geri dönelim, doktorlar hastaneye yatan anatoli bugorski'nin yüzünün sol tarafında şişlikler ve kızarıklar gözlemlediler ve ışının girdiği ve çıktı yerlerde eritemler oluştuğunu fark ettiler. bu eritemlerin oluştuğu yerlerde dokular bozulup erimeye başladı hatta beyninin görülebildiği bile söylenir. böyle semptomların sonucunda doktorların ön görüsü kısa bir sürede öleceği üzerineydi fakat anatoli bugorski bilinmeyen bir nedenden dolayı yaşamaya devam etmişti ve yüzünün sol kısmı felç olmuş arada sırada sinirsel sara benzeri nöbetler geçirmesine karşın başka bir fiziksel eksiklik yaşamamış. işte bu garip adam bu günlerde hala yaşamaktadır.
6 entry daha

hesabın var mı? giriş yap