şükela:  tümü | bugün
4156 entry daha
  • 10 yil once bugun inter'le avrupa'nin en buyuk kupasini kazanan buyuk hoca.

    inter o donemki futbolu nedeniyle pek cok kisi tarafindan sevilmese de, jose mourinho'nun pragmatist yaklasimi sayesinde her seyi tam olarak olmasi gerektigi yaparak zirveye oturmustu. bana kalirsa bayern munih gibi, barcelona gibi makinevari canavarlara karsi yapilabilecek en guzel seyleri yaparak; yillarca unutulmayacak, kendine has bir tarzla sampiyonlugu hak ettiler.

    son roportajinda mourinho o zamanki takimin baglarindan bahsetmis. her hafta yapilan barbekuler, whatsapp gruplari ve hala cok siki sekilde devam eden iletisim agi. barbekuler arjantinlilerin sorumlulugundaymis mesela. esteban cambiasso eti getirir, javier zanetti organizasyon isine bakar, diego milito da "grill-master" diye bahsedilen walter samuel'e yardim edermis pisirme konusunda.

    boyle bir ortam olunca, haliyle mourinho da ekipten "aile" diye soz ediyor. bugun hala maclardan once birbirlerine sans dileyen, cok farkli yerlerde farkli hayatlar yasalar da baglarini koparmamis bir grup olmuslar. o kadar ki, bahsedilen whatsapp grubunda en aktif kisi jose'nin kendisiymis hatta.*

    mourinho malum, cok sansasyonel ve insanlar uzerindeki etkisi genelde uclarda olan bir kisi. ben sevenler tarafinda olan bir futbolsever olarak inter'de ve diger takimlarda yaptiklarini cok buyuk birer is olarak goruyorum. asla meydan okumadan kacmayan, hatalari da cok olsa da, defalarca sapkadan tavsan cikardigini gordugumuz bir deha bence. bunu da sadece saha ici basariya baglamak olmaz ki zaten oyunculariyla olan 'gercek' iliskilerini de goruyoruz.

    roberto mancini (ki onu da cok severim (bkz: #107202480) koltugu mou'ya biraktiginda ligi domine etmis bir inter vardi. avrupa'da hala basari gelmemis olsa da, beklentiler artik belli bir seviyeye ulasmisti ve mourinho ismine bakinca da beklenenler belliydi.

    ilk yil yani 2009 sezonunda sampiyonlar ligi'nde manchester united'a elenince massimo moratti inter kariyerinde hic olmadigi derece cildirmis. ustelik zlatan ibrahimovic barca'ya gidiyor ve yetmezmis gibi jose'ye real madrid ilgisi var. yani aslinda her sey o yaz darmadagin olabilecekken, baskan mourinho'dan kalmasini istemis ve o da "kendisine verdigi sozu tutacagini" soyleyerek goreve devam karari almis.

    o yil, yani efsane 2010 sezonunda kadroya bakinca marco materazzi ve javier zanetti 36, ivan cordoba 33, dejan stankovic 31, julio sezar ve esteban cambiasso 30 yasinda artik. bir bakima bir cok yildizin prime donemi gecmis, ya da son sanslari denebilir.

    "farkli futbolcular farkli bakis acilarina sahip oluyor. kimi oyuncu son yillarinda, kontratlari biterken sadece bir kac milyon daha kazanma pesinde olurken; kimileri de son bir sans ile daha once hic basarmadiklari seyleri basarma, hic yukselemedikleri yerlere yukselme isteginde oluyor. takimda (inter'de) devamli oynayanlar zaten muhtesemdiler. ancak daha da muhtesem olan surekli 11'de olmayanlarin her zaman takim icin, gencler icin, teknik direktor icin yardima ve goreve hazir olmalariydi ve bu beni cok mutlu ediyordu. ikinci sampiyonlar ligi kupami kazanirken bile kendim icin degil, onlar icin seviniyordum."

    takimin durumu, kadrodaki muhtesem uyum ve inanmisligi boyle aciklamis mourinho. duygusal bir insan oldugu suphesiz ve bunu basariya giderken cok guzel bir motivasyon olarak kullanmada da buyuk bir usta.

    tum bu pozitif duygulara ragmen gerek yaslanan, gerekse de giden yildizlar ve avrupa'da yasanan zorluklar takima transfer ihtiyaci dogurmustu. materazzi, ibrahimovic takasinda kullanilan samuel eto'o'yu ikna edebilmek icin surekli "gelirsen her seyi kazaniriz" diye sms atiyormus o donem. sonrasinda ise mourinho kendisine 9 numarali formanin resmini gonderip "seni bekliyor" diye mesaj atinca ikna olmus kamerunlu.

    ayni yil real madrid'in ricardo kaka ve cristiano ronaldo transferleri yuzunden gonderilmek istenen wesley sneijder de mourinho'nun kendisine attigi mesajla ikna oldugunu soylemis. bayern munih'den lucio ve genoa'dan diego milito ile thiago motta da gelince takim artik hazir hale gelmis.

    mourinho'ya gore her seyin baslangici 4 kasım 2009 dynamo kiev inter maçı oluyor. devre arasindaki konusmasinda "tamam beyler, su an sampiyonlar ligi'nden eleniyoruz. o yuzden degisiklige gidiyoruz" diye baslayan konusmasinda 4'lu savunmadan 3'luye gecip maicon'u bu 3'luye; walter samuel'i ise daha ortaya cekiyor. eto'o ve balotelli'ye kanatlara acilmalarini, boylece savunmanin kenarlara dogru genisleyip milito ve sneijder'e daha cok alan acilacagini soyluyor. sonuc; diego milito ve wesley sneijder'in golleriyle inter maci 2-1 kazanip yoluna devam ediyor.

    henuz takimla ilk toplantisinda "isin sirri dusunmekte. bunun* icin egitileceksiniz. size verdigim taktikler uzerinde dusuneceksiniz. dusunerek oynayacaksiniz ve bu sizi daha da iyi bir hale getirecek. dusunmeden oynayan bir oyuncu futbol oynayamaz" diyor hoca. herhalde o yil yarattigi inter icin bundan daha guzel bir acilis konusmasi olamazdi. devaminda da zaten butun takimin taktiksel acidan gelistigini ve inter'in hazirliksiz oldugu hic bir taktigin kalmadigini belirtiyor roportajinda. yine de esteban cambiasso icin ayri bir parantez acip onun daha sahadayken bile bir teknik direktor oldugunu da eklemis.

    serie a'da baklava 4-4-2 ile ilerlerken cok zorlanmasa da, sampiyonlar ligi'nde barca ve chelsea gibi rakiplere karsi boyle oynayamayacaklarinin da farkinda tabii ki hoca. roportajinda ozellikle bu iki takimdan bahsetmis hatta. "chelsea'yi cok iyi taniyordum" diye de eklemeyi atlamamis hatta. "italya liginde takimlar savunmaya yonelik oynasa da avrupa'da ozellikle hucumcu bekler yuzunden sorun yasayacagimizi biliyordum. bu yuzden savunmanin onunde 2 ortasaha ile oynayip kenar oyuncularina daha fazla alan vermek oyunu kontrol etmek icin daha iyi olacakti. ancak bu durumda ya hucum oyuncularimi kaybedecektim, ya da onlari farkli rollerde kullanmam gerekecekti. sonucta eto'o sol kenar, goran pandev'de sag kenar oyuncusu olarak gorev aldi."

    unutulmaz barcelona macini izleyenler hatirlayacaklardir, inter 10 kisi kaldiktan sonra is resmen bir olum kalim savasina donmustu. o donemin barcelona'si inanilmaz dominant bir takim olsa da inter topu %86 ile karsiya verip turu gecmeyi basarmis, bu mac finalden bile daha fazla hatirlanir olmustu. mourinho az once bahsettigim gibi eto'o ve pandev'i resmen bek gibi kullanip orjinal bekleri merkeze cekerek savunmayi 6'lamis ve efsanevi barcelona hucum gucunu durdurmayi basarmisti.

    inter taktiksel olarak o kadar akiciydi ki mac icinde mou istedigi gibi oynayabiliyordu takimi uzerinde.

    bu arada mactan sonra yasanan ve benim bile tv karsisinda cok sinir oldugum "sulama" olayiyla alakali olarak kendisi sunlari soylemis*;

    “the game finished, everybody reacted in different ways. we had people crying. we had people on their knees. we had people completely exhausted on the floor. we had people running around and ı ran to our supporters because ı know how much it meant to them. then, when we were enjoying (ourselves), they (barcelona) didn’t react in the best way which doesn’t reflect the dimension of the club, a club where ı was so happy in the period ı worked there, a club that ı know is a super-class club. but sometimes when we are disappointed we can have these emotional reactions. ıt’s no problem at all, though, just a nice memory.”

    aslinda bu olay tum hikayeyi daha da unutulmaz hale getirmisti. su an hala 10 yil once izledigim mactan sonra yasananlari "mou'nun barca'yi devirisi" diye hatirliyorsam, bu olayin da payi buyuk.

    finalde ise asil olaylar son dudukten sonra. tum o kutlamalar ve kupa seramonisi sonrasi mourinho soyunma odasina gidememis. cunku giderse o duygusallikla kafasindaki gibi takimi birakip real madrid'e gidemeyeceginden korkmus. zaten tum takim kendisini ikna etmek icin o kadar calismis ki, mou ancak madrid'e gidip sozlesmeyi imzaladiktan sonra milano'ya donmus takimla gorusmek icin.

    tum o taktikler, buyuk barca'yi durdurmasi, meydan okumalari kabul etmesi vs. icinde beni en cok etkileyen takimla olan bu iliskisi oldu. materazzi sampiyonlar ligi kutlamasinda kendisine sarilirken "bizi kime biraktigini biliyor musun?" diye uzulerek kizmis bile kendisine. (rafa benitez'i kastediyor tabii ki).

    "pandemi doneminde bile her gun onlarla birlikteyim" diye bitirmis roportajini the special one.

    ilgilir roportaj -> https://theathletic.com/1828056/

    bu arada sadece kendi takimi da degil, rakipleri de kendisinin cok iyi bir insan oldugunu belirtiyor hep nerede kendisi hakkinda bir yazi gorsem. alex ferguson da kitabinda "ilk roportajinda kendisinden 'special one' diye bahsedince mahalleye gelen yeni kustah bir cocuk olarak gormustum kendisini ama sonradan cok iyi arkadas olduk. jose cok iyi ve zeki bir insan" diyor kendisi hakkinda.

    cidden cok cok buyuk bir figur futbol dunyasinda.
349 entry daha