şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • son edit: bu yazılanlar haberler tam bilmediğimiz şeyler sadece yorum getirebiliyoruz. benim şahit olduğum olaylar silsilesinde de tam ne olduğunu göremiyoruz. diyeceğim ortada ülke kurulduğundan beri bir etik problem olması. liyakatın baş tacı edilmesi gerekliliği. burada bir kurum vs. den ziyade etik tartışması dışında başka birşey yoktur.

    u uzun zamandır böyle. kendim de fakülteden mezun olduğumda bu süreçte yer aldım. yeni yeni fetöden temizliyorlardı o zaman yargıyı. ama fetöden temizlerken liyakata önem vermeyi değil şu yolu seçtiler;

    yukarıda ki gibi bürokratik torpiller. bu cumhuriyet tarihi kurulduğundan beri vardı herhalde. adalet bakanlığından bir görüşme ayarlamıştım bende, takım elbisemi giydim ama nasıl korkuyorum. güvenlik ben daha içeri girer girmez hakim savcılık için mi geldiniz dedi. şok oldum. hangi bürokrat dedi. 5 dk beklettiler geçebilirsiniz dediler. neyse binaya girdim. benim gibi en az 50 kişi gördüm herkes bi bürokrat ile görüşüyor. ilgili bürokrat ın kalemine çıktım. bana referans olacak kişinin kalemi. bir ajanda çıkararak bana buraya gelmeme aracı olan kişiyi sordu onları not aldı. benle ilgili 1-2 soru sordu. daha sonra içeri geçip bürokratla görüştüm.

    şoka uğramıştım düşünsenize referansım aracı olanı dahi soruyor.

    asıl gelelim mevzuya. o sıra favori dernek/cemaat ilim yayma cemiyeti. ankara kulesi yakınlarında merkez bina olarak kullandıkları yurt var. arkadaşın baskısıyla oraya da gittik. içeri bi girdim. klasik cemaat yurdu benzeri. bi odaya cv gibi birşey bıraktırıyorlar. garip garip adamlar seninle konuşuyor. sonra hoca dedikleri bir kişiyle görüşüyorlar adını hatırlamıyorum. neyse öyle bir yayılmışlar ki bu hocanın yanına gidip yurtta kalan öğrenciler hocam haftaya bilmemne kurumun sınavı var anlarsınız ya diyor hoca da çalışın bakalım diyor. neyse orda çalışan bir görevli. eveet nitta sana referans oluruz ama 15 gün burada kalıcaksın dedi. neden dedim. 15 gün seni hakim savcılık mülakatlarına hazırlıyoruz dediler.

    gerçekten de hakim savcı olmuş eski ilim yaymacılar ya da orda kalanlar. akşamları gelip prova olarak mülakat yapıyorlar. tabi asıl durum 15 gün boyunca namaz kılıyor musun, sohbetlere katılıyor musunmuş. ben 3 gün ankara da kaldım ama yurtlarında değil akrabamın evi dedim. kıyamet koptu. sen bilirsin dediler. dışlandım. bu arada beraber gittiğimiz arkadaşım 15 gün kaldı. şuan savcı.
    ben yapamadım. midem almadı. hem fetö örneği hem de bunun klasik bir referans olduğunu düşünmedim. çünkü peşini bırakmıyorlar.

    tabiki mülakatta elendim.

    bende suçluyum teşebbüs ettim, kul hakkı yedim.

    ama düzen bu, hayatım boyunca ankara da bu gördüklerimi unutamam. hem adalet bakanlığı hem ilim yayma rezaletti. şimdi bunun menzili vs. de var.

    yani en fazla teminatın özgürlüğün olması gereken kurumlara bakın.

    sonra burda yazıyorlar ya fatih tezcan nasıl geziyor. yok mu yürekli bir savcı diye :)

    yok kardeşim. çoğu cemaatlerin içinde kayboldu.

    edit: bu arada önceden de alkol kullanmıyor sosyal değil vs. diye hakim savcı adayı eledikleri olmuş. bir alevi çoğunluğu olmuş diye iddialar mevcut ( net bir bilgim yok) yukarıda ki durumu eleştiriyoruz diye eskiyi kabul ediyoruz değil. bize vicdanlı adaletli insanlar lazım. yoksa müslüman olmuş yok alkol kullanmış önemli değil. önemli olan fikri hür vicdani hür herhangi bir cemaate kuruma bulaşmamış normal bir vatandaş olsun yeterli.

    edit 2: biri demiş yasal yollarla girmişler bu yapılan algı çalışması diye. zaten kimse sınavda aldıkları notlara birşey demiyor. belki normal bir mülakatta da kazanabilirdi. burada dikkat çekilmek istenen konu mülakatlar ve mülakatı yapan listeye karar verenlerin ilişkileri. suçlu hiyerarşisinde en aşağıda bu sistemde hakim savcı olanlar var. olay üsttekilerin tutumu. en doğrusu mülakatı kaldırıp sadece sınav ve sınırları keskin çizgilerler belirlenmiş güvenlik soruşturması ( şahsın terör örgütleri ile bağlantısı vs. ) ile almak. başka türlü bunlar her iktidar döneminde olur.
112 entry daha