şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
738 entry daha
  • bu ülkede yaşayan gençlerin ciddi bir problemi var; rahatlık ve zenginlik.

    bazı şeyler cidden dışarıdan gözüktüğü gibi değil. isviçre'de doğmuş büyümüş pek çok arkadaşım var. hepsi de yalnız yaşıyor, iyi paralar kazanıyor. refah seviyesini şöyle düşünün:

    - yılda 2-3 defa okyanus ötesi tatile gitmek maddi olarak gayet ulaşılabilir bir şey. ortalama tüm gençler bu imkana sahip. ya uçak parasını filan düşünmezsen bir swiss'in dünya üzerinde gittiğinde "aa çok pahalı" diyeceği ülke yok neredeyse. yani nereye giderse gitsin tatile, normal zamandan çok daha fazla para harcamıyor. tuhaf belki ama italya'ya, fransa'ya filan ucuz tatile gidiyor insanlar. sonra sıkılıp tekrar swiss alpler'inde alıyorlar soluğu.

    bir arkadaşım var, her yıl kasım ayını brezilya'da geçiriyor. onun da eski partneri senede 6 ay isviçre'de çalışıyor, kalan 6 ay brezilya'da lady boylarla yiyip için geziyordu. hiçbiri oralara taşınmayı filan düşünmüyor. zaten gitmek kolay. adam sıkılmış işten filan, diyorum ki "kalk ülke değiştir". diyor ki "ne yapıcam ya, zaten 2 sene amerika'da kaldım, çekemedim. belki 1 sene filan avustralya'ya giderim ama düzenimi bozmam burada. buradaki gibi imkanım olmayacak orada zaten. anca deneyim için giderim işte. biraz hava değişimi"

    - iş yerinden izin almak ve sık sık tatile gitmek hiç sorun değil. kışın hava kapalı, kafan da biraz bozuksa hemen al 3 hafta tatili, git güney amerikaya keyif yap.

    - mesai saatleri sebebiyle hobi edinmek çok kolay. e pek çok hobi de masraf olarak ulaşıabilir seviyede; kayak, su sporları, tenis vs. aklına ne gelirse. daha bir tane "şunu yapıcam da param çıkışmıyor, param yetmez, çok pahalı, az biriktirip öyle yapıcam" diyen insan görmedim. yani az buçuk çalışan ve para kazanan herkes bunlara ulaşabiliyor.

    - araba almak, iphone almak vs bunlar da yine hiç sıkıntı şeyler değil. genç birisi için araba almak bile birkaç aylık kenara para atmakla mümkün. pahalısına gitmem diyorsan hele 2 ay içinde çat diye arabanı alırsın. rüya gibi arabalar aslında bir miktar birikime bakar. ama gerek bile, nasılsa trenler alplerin en ücra köylerine kadar gidiyorlar.

    - öyle acele filan ev almak gibi bir dertleri de yok. kiralar ulaşılabilir seviyede. ortalama kazanan birisi şehrin göbeğinde teraslı filan evde çok rahat oturuyor. şehir merkesinde kira + vergi biraz yüksek, e bir de bazılarına biraz da gürültülü (bizim gibi ülkelerden gelenler için cennet sessizliğinde) olduğu için de merkez dışını tercih ediyorlar. e zaten annelerinden filan ev kalacak ileride. bu konuda üzerlerinde bir baskı yok yani.

    - eğitim dertleri, dil problemleri yok. okullar zaten çift dil; almanca-fransızca, almanca-italyanca, italyanca-fransızca. üstüne bir de ingilizce öğreniyorlar. italyan ve türkler dışında herkes ingilizceyi çok iyi kullanıyor zaten.

    - e güvenlik endişeleri yok, çoluğum çocuğum nasıl yaşayacak endişeleri yok.

    - biraz sakin bir yaşam, biraz doğala dönüş dertleri yok.

    - daha iyi bir pasaport dertleri yok. istedikleri ülkenin kapısı kendilerine açık zaten.

    - daha kaliteli bir hayat istiyorum gibi sorunları yok. kaliteyse zaten üzerindeler.

    - gelecek endişleri de yok.

    * * * *

    pek nedir problemleri? problemleri bütün bu imkanlara sahip bir ülkede doğmuş olmak. daha iyisine ulaşmak gibi bir dertleri çok çok az. ve bunu zaten ülke içinde çözebiliyorlar.

    ancak tezatlık şurada ki 21. yy'da insanlar ülke değiştiriyor, kıta değiştiriyor ve yeni maceralara atılıyor. bunu yapanların büyük bir kısmında (misal türkiye'den gidenlerde) hep daha iyisini bulma ümidi ve arzusu var. oysa isviçre'de yaşayanlarda bu ümit yok.

    25-30 yaşındaki swisslerle konuşuyorum. başka ülkelerden gelenlere filan özeniyorlar bir yandan. onlar da hayatlarında "başka ülkede yaşadım, hayat kurdum" vs demek, bu başarıyı tatmak istiyorlar. ancak buna enerjileri yok çünkü değmeyeceğini düşünüyorlar. gittikleri ülkede bırak daha iyi kazanmayı, burada kazandıkları paranın yarısını bile elde edemeyecekler, hayat şartları birden bire 3-5 kat zorlaşacak. e peki bunu yapmaya değer mi? değmeyeceğini düşünüp çakılıp kalıyorlar.

    neyse ki hala nordic ülkelerine göre daha iyi bir hava, daha merkezi bir konum ve daha az vergi var da insanlar daha az depresif. yoksa cidden her şeye ulaşabilmenin getirdiği ruh halini çok net görüyorum burada.

    geçen bir arkadaşımla konuştum. çok sıkılmış, bunalmış, isviçre'den nefret noktasına gelmiş; gitmek istiyor. ancak gidemiyor. oturduk hesap yaptık. gittiği hiçbir ülkede bu refah ve maddi imkanları bulamayacak. peki imkanların daraldığı bir maceraya girmeye değer mi? henüz o aşamada değildi arkadaşım. ama ben kendisine şöyle bir tablo çıkardım:

    - istanbul'a git, 1 senelik ev kirala. cebinden ver bu parayı. zaten isviçre'de kazandığın 1-2 aylık gelirle çok rahat bunu halledersin.
    - iş bul, sosyal ortamlara gir. zaten geçinmek için çalışmayacaksın. yanında 3-5 bin frank alsan tüm sene türkiye'de gezer tozarsın. e bir yandan da çalışırsın.

    biraz detaylandırdık sonra. gözlerindeki umutsuzluğu gördüm ve acıdım cidden. eskiden çok şanslı olduklarını düşünürdüm. ancak şimdi yerlerinde olmak ister miydim bilmiyorum açıkcası.
228 entry daha