şükela:  tümü | bugün
369 entry daha
  • son zamanlarda sıfır araba almak bir hayli zorlaşınca insanlar ikinci el piyasasına yöneldi ve serbest piyasa olunca fiyatlar aldı başını gitti. suiistimale, sahtekârlığa ve dolandırıcılığa çok müsait bir ortam olunca ister istemez birçok insanın canı yandı ve yanmaya devam ediyor. işte bu bölümde bu tip durumlarla karşılaşmamanız için neler yapmamız gerektiğini anlatacağım. çoğumuzun bir ömür çalışıp zar zor aldığı arabasından pişman olması çok hoş bir durum değil açıkçası.
    araba almaya karar vermeden önce piyasayı güzelce bir araştırmanız ve hangi tip otomobilin sizin ihtiyacınızı karşılayacağına karar vermeniz gerekir. hızlı mı olsun, ekonomik mi, arazide mi kullanacaksınız, güvenli mi olsun gibi araç türüne göre kararınızı verdikten sonra yine yedek parça, servis hizmetleri vb gibi her noktayı gözden geçirin. piyasada tutulmayan bir araba almaya karar verirseniz, öncesinde bulunduğunuz çevrede ustasını araştırın ve yedek parça fiyatları gibi her konuyu hesaplayın. alacağınız otomobili kararlaştırdıktan sonra fiyat araştırması yapmaya başlayın. başlayın ki, hızlı bir şekilde karar verip alacağınız otomobilde tokatlanma ihtimaliniz bir hayli yüksek. eğer çevrenizde otomobilini satan, anlamayan ya da güvendiğiniz biri yok ve siz de arabalardan pek anlamıyorsanız, araba almanın çeşitli yolları var;
    oto pazarından almak:
    öncelikle şunu bilmemiz gerekir ki oto pazarlarında dört tip satıcı bulunur; birincisi galericiler, ikincisi acil satıcılar ve üçüncüsü tok satıcılardır yani keyfe keder otomobil satanlar bu arkadaşlardır. bunların dışında bir kesim daha vardır ki gelir oraya arabasını satmaz, sadece piyasasını öğrenmek ister ve fahiş fiyat çeker.
    oto pazarından araba almak için erken saatlerde orada olmayı seçin. kelepir arabaları galericiler erkenden gelip alır giderler. tok satıcılar öğlene doğru gelir. sabah erkenden iyi arabalar seçilir ve geriye pek bir şey kalmaz. orada satıcı tarafından size söylenecek hiçbir şeye inanmayın ve onun yönlendirdiği usta ya da ekspertize gitmeyin.

    galeriden almak:
    galericilerden araba elbette alınabilir ama birçoğu araç hakkında gerçek bilgileri sizinle paylaşmaz. işini yapan iyi galericileri tenzih ederek yazıyorum bunları ama birçoğu aracı anlaşmalı ekspertiz firmasına ya da motor ustasına götürür. ellerine bazen çok temiz arabalar geçer ve yüksek fiyattan satarlar. unutmayın ki galericilerde sağdan soldan buldukları otomobilleri, kendi kar paylarını ekleyip satışa sunarlar ve fiyatları bir tık yüksek olabilir.

    internet ortamından almak:
    internet ortamından araba seçmek çok daha rahat ve bir o kadar güvensizdir, yani dolandırılma ihtimaliniz yüksektir. resimlerde kusursuz ve pırıl pırıl görünen bir arabanın yanına yüzlerce kilometre gidip almak istediğiniz zaman hüsranla karşılaşabilirsiniz. internetten araba alırken kesinlikle ama kesinlikle satıcıya kapora vermeyin. arabayı beğenip kapora gönderirseniz paranızı bir daha geri alamayabilirsiniz. çok sayıda dolandırıcı bu yöntemle iyi para kaldırırlar. sahte ilanlara kapora talep ederler ve parayı gönderdikten sonra satıcıya ulaşamayabilirsiniz.
    gözünüzle görüp içine girmediğiniz arabanın resimlerine aldanmayın. sıkı bir temizlik sonrası arabanın doğru bir açıyla çekilmiş resimlerine kanıp yanına gittiğinizde haşat bir araba ile karşılaşabilirsiniz. satıcının güler yüzü ve hürmetine aldanıp “ayıp olur” diye düşünerek arabayı almaya kalkmayın. öncelikle ilerleyen satırlarda yazacağım noktaları kontrol edip aracınızı alın.

    kaza durumu:
    kaza durumu ilk olarak satıcıya sorulmalıdır. satıcının bilgisi var ise size söyler ama yok ise ekspertiz hizmeti size daha net sonucu söyleyecektir. her ne koşulda olursa olsun aracı şase numarasından sorgulatın, bunun sebebi ise ağır hasar kayıtlı bir araç alıyor olabilirsiniz. bedelsiz çarpma yazan bir mesaja hiç güvenmeyin. sorgulama sonucu temiz gelse bile araç kazalı olabilir. örneğin başka bir araca çarpmadan kaldırıma çıkmış ya da takla atmış olabilir. otomobil sahibi hasarı kendi cebinden yaptırır geçer ve bunu ancak gerekli kontroller yapıldıktan sonra anlayabiliriz. peki, bu noktada kendimiz ayaküstü nasıl anlarız ve neler yapabiliriz?
    • boyada çatlak ya da kabarma var.

    • arabanın farlarından biri soluk diğeri canlı duruyor.

    • radyatör takozu yeni ya da yok. cırt kelepçe ile tutturulmuş yerler var, hava filtresi kutusu veya motor içindeki plastik aksamlarda ciddi çatlak ve izler var.

    • kapı fitillerini kaldırıp altındaki puntalara baktığınızda düzensiz bir dizilim görünüyor.

    • aracın sağ sol camları orijinal markası değil ya da sağ sol farklı.

    • kapı direklerinde kaynak izleri görünüyor, elle kontrol edildiğinde bir kabarma söz konusu.

    • jantların kenarları yamuk gibi ya da düzeltilmiş görünüyor.

    • düşük bir ihtimal olsa da, üç lastiğin aynı marka olup biri farklı olmasının sebebini sorun. patlak derse yedek lastiği görün.

    • bagaj halısı altında kaynak izleri mevcut, puntalar düzensiz, silikon izleri görünüyor (silikon bazen fabrika çıkışlı atılır bu konuda dikkat edin)

    • bagaj kapağı ya da motor kaputu kasıntılı kapanıp açılıyor

    • kaput içerisinde şase kollarında düzeltme izleri var ya da boya atılmış, uçları eğri, kaynak izleri var

    • tavan döşemesi sarkık ve düzensiz duruyor, sonradan yapıldığı belli gibi (sadece döşemesi değişmiş olabilir).

    • arabanın kaporta aksamında bir düzensizlik var. örneğin kapı az aşağıda ya da çamurluk ileride gibi.

    böyle bir durumda aracı ekspertiz firmasına götürün ve detaylı bilgileri onlardan alın. en sağlıklı bilgiyi onlar verecektir

    debriyaj kontrolü
    baskı ve balatası ömrünü tamamlamış bir araba sizi hiç ummadığınız bir anda yolda bırakabilir. baskı balata seti, kurtarıcısı, şanzıman yağı, işçiliği derken maliyeti dört haneli rakamlara çıkabilir ve çektiğiniz rezillikte cabası. kimse yeni aldığı arabası ile yolda kalmak istemez. peki, bunu nasıl kontrol edebiliriz? öncelikle arabayı test sürüşüne alın. arabayı kaldırırken titreme yapıyorsa, debriyaj pedalı çok sertse ve pedala basınca ya da çekince bir sürtme sesi geliyorsa balata bitik ya da prizdirek bilyesi dağılmaya başlamış olabilir.
    bunun kontrolünü yapmak için öncelikle motoru çalıştırıp el frenini çekin. ardından debriyaj pedalına sonuna kadar basıp vitesi bire alın ve sağ ayağınızın topuğuyla frene, ucuyla da 3000 devir gaz basın. debriyaj pedalından yavaş yavaş ayağınızı çekin ve motor anında stop ediyorsa sistem doğru çalışıyordur. titreyerek zar zor stop ediyorsa balata ömrünü tamamlamak üzeredir. hiç stop etmiyorsa balata tamamen bitmiştir. bazen balata sağlam olsa bile prizdirek bilyesi arızalı olabilir. bu arıza da yolda kalmanıza sebep olabilir hatta bilye dağılıp şanzıman kavanozunu bile parçalayabilir. rölantide çalışırken “tık tık tık” diye bir ses duyuyor ve debriyaj pedalına basınca kesiliyor ise bilye dağılmak üzeredir ve arızası durumunda set komple değişir. prizdirek bilyesini bozan şanzıman mili de olabilir. bu sebeple şanzımanı aşağıya indirebilirsiniz.

    triger kayışı:
    ikinci el araç alırken triger yani zamanlama kayışı işi tam bir muammadır. satıcı genelde belirli bir kilometre önce değiştirdiğini söyle ve her ne kadar doğru söylüyor olsa bile siz arabayı aldıktan sonra triger setini mutlaka değiştirmeniz gerekir. daha önce de belirttiğim gibi kopması durumunda yolda kalırsınız ve öyle bir masraf açar ki motoru yeniden yaptırmak zorunda kalabilirsiniz. kayış ya da zincir fark etmez, aracı aldığınızda triger setini mutlaka değiştirin. şöyle de bir durum var; triger ortalama olarak 60 bin kilometrede değişiyor ve düşük kilometreli bir araç aldığınızda ve periyodik bakım daha gelmediyse, seti değiştirmenize gerek yok. özellikle mercedes alacaklar için çift zincir bulunur ve kolay kolay kopmaz.
    kilometre sorgulama:
    kilometre sorgulamasını kesinlikle yaptırın. bunun için aracın muayene kayıtlarına bakmanız yeterli, adresiniz bu konuda ptt’nin web sitesi olacak. bazen sahtekârlar arabanın sağına soluna bir yerlere düğme takıp kilometre sayacını durdurabiliyor. arabayı aldığınızda pedal taraflarında veya torpido içerisinde ekstra çekilmiş bir düğme var ise ne olduğunu sorun. düğme yok ve sadece boş kablo var ise onunda ne olduğunu mutlaka öğrenin. motoru çalıştırıp bu gizemli düğmeye basınca ekranda çeşitli hatalar görüyorsanız emniyet birimlerine haber verin. diğer bir kilometre düşürme yolu ise ecu’ya bağlanma olayı.
    bu şekilde kilometresi düşürülen bir otomobilin, ilerleyen zamanlarda normal kilometresini gösterme ihtimali bir hayli fazla. örneğin bize geldiğinde 130 bin kilometre gösteren bir otomobilin aküsünü söküp tekrar taktığımızda 300 bin kilometreyi gösterdiği olmuştur. böyle bir durumda araç sahibini arayıp bilgi veririz. aracınızı bilgisayara bağlatıp gerçek kilometresini okuyabilirsiniz. manuel sayaç olanlarda yapacak tek şey muayene sorgulama. diğer entrylerimde kilometresi düşürülmüş bir otomobili nasıl anlarız konusuna detaylı şekilde değindim.

    hava yastıkları (airbag)
    arabanın kaza yaptığından şüpheleniyorsanız hava yastıkları açılmış olabilir. araç sahibi kaza yaptığını ve hava yastıklarının tamir edildiği bilgisini verirse o şekilde alabilirsiniz ama aracınızın bir kaza durumunda hava yastıkları hiç açılmayabilir. çıtır hasarlı bile olduğunu söylerlerse mutlaka hava yastıklarını kontrol eden bir ekspertiz firmasına gidin. kendiniz de hava yastıklarının açılıp açılmamış olduğunu elinizden geldiğince kontrol edebilirsiniz. öncelikle satıcı kişi hava yastıklarının açılmış olduğunu biliyor ve sizden gizliyorsa ilk saldırıyı “hava yastıklarını kontrol eden bir ekspertiz firmasına gitmek istiyorum” diyerek çözebilirsiniz. itiraz ederse arabayı almaktan vazgeçin. hava yastıklarının açılıp açılmadığını anlamak için şu yöntemlere başvurun;

    • hava yastıklarının bulunduğu deri farklı olur ve sonradan kaplandığı hissiyatı verebilir.

    • deri ya da plastik aksam üzerindeki airbag yazıları diğer airbag yazılarından farklıdır, muadil araç ile kontrol edin. bu tür sonradan tamirli hava yastıklarının “airbag” yazısı deri üzerine sıcak mühür ile basıldığı için hemen kendini belli eder.

    • emniyet kemeri kapsülleri patlamış ise bir kaza anında kemerler sizi geriye çekmez ve o kemerler gerçekten çok pahalıdır ve kimse patlamış bir emniyet kemerinin yenisini alıp takmaz. kemerlerin kapsüllerine gelen kablolar kesilir ve ucuna bir devre bağlanır. arıza lambası söndürülür.

    boya durumu:
    keskin gözlere sahipseniz arabada boya var mı yok mu basit bir şekilde anlaşılır. ekspertiz firmaları ellerinde bulunan cihazlar ile boya kalınlığını ölçerler, ama öyle ustalar var ki fabrika değerlerinde bile boya atabilir. peki, nasıl anlaşılır? parça boya var ise diğer parçalar ile ton uyumsuzluğu olur, biri daha parlak ya da mat olabilir. alacağınız araba karşınıza kirli bir şekilde geldiyse bu durumdan şüphelenebilirsiniz. ayrıca boyalı parçayı dikkatlice incelediğiniz zaman yüzeyde oluşan boya tozlarını ayırt edebilirsiniz. boyalı olduğunu şüphelendiğiniz parçanın boyanmayan yüzeyine bakıp kâğıt bant izlerini görebilirsiniz. örnek verecek olursam kapı içleri gibi. komple boyalı bir arabanın renk referansını motor kaputu ya da bagaj içerisinden alabilirsiniz. yüksek kilometreli pırıl pırıl duran bir araba kesinlikle boyalıdır. boya olayına çok takılmayın, önemli olan arabanın boyalı olması değil neden boyalı olduğudur. takla mı atmış, yanmış mı vesaire.

    sel durumu:
    bazen piyasada sele girmiş ya da suya düşmüş arabaları da satarlar. bu gerçekten alıcı için çok kötü bir durumdur. böyle bir olay sonucunda arabanın tüm elektronik sistemleri hasar görür ve çürümeye paslanmaya erkenden başlar. anlamanın bir kaç yolu vardır ama genelde zordur, sağlam bir temizlik ile tüm izler yok edilmiş olabilir. bagaj halısı taban halısı içlerine dikkatlice bakmalısınız. kenarlarda çamur izleri durur ama çamur izinin orada olması tek başına sele girmiş sonucunu çıkarmaz. elinizi sürttüğünüz zaman kırmızı bir iz parmağınızda leke yapar. aracın içerisinde nem kokusu hakimdir ve taban halısını bir kenarından kaldırıp köşeleri kontrol edebilirsiniz ya da bir el feneri yardımı ile direklerin bulunduğu yerlerden el girmeyen yerlere bakabilirsiniz.

    alt düzen kontrolü:
    alt düzen kontrolü için sizin pratik olarak yapabileceğiniz birkaç şey mevcut ama kesin sonuç için bir rot balansçı işinizi daha fazla görecektir. öncelikle aracın direksiyonunu tam sağ ve sol yapıp hafif yürüyoruz. “tak tak tak” diye bir ses duyuluyor ise aks kafaları bitmek üzeredir. aracı ayrı ayrı dört lastik üzerinden sertçe basıp bıraktığınız zaman sağlıklı çalışan bir amortisör “tısss” diye ses yapar ve araba çok yalpalanmaz. eğilip çamurluk içlerine baktığınız zaman amortisör üzerinde ya da altında yağ izi görünüyor ise amortisör patlaktır. farklı bir şekilde sallanan tarafın amortisörü kesinlikle patlaktır.

    aracı teste çıkarttığınız zaman sağa ya da sola çekme yapıyor ise alt düzen ile ilgili bir problem var demektir. düz yolda hızlanıp frene bastığınız an eğer araç sağa ya da sola çekiyor ise ıslak bir zeminde ciddi şekilde kaza tehlikesi atlatırsınız. şimdi geldik en önemli noktaya; arabayı almaya elinizde bir metre ile gidin. ön tekerlerin tam göbeğinden çamurluğun dış kısmına olan mesafeyi ölçün. iki tarafın arasında 1 cm’den fark varsa araba kazalı olabilir. fark yarım santim kabul edilebilir, aslında edilmez de hadi diyelim çamurluk değişti ve öne ya da arkaya doğru takıldı veya orijinal değil. değişeni olmayan bir araçta fark sıfır olmalı. daha emin olmak için ön teker göbeğinden arka teker göbeğine olan mesafeyi ölçün. arabanın lastik sırtlarına elinizle bakın, tek bir lastiğin sağ ve sol taraflarına doğru bariz bir aşınma farkı var ise alt düzen sıkıntısı demektir.

    yağ kaçakları:
    satın alacağınız arabanın motoru pis ve kirli geldiyse hiç korkmayın. temiz geldiyse ve özellikle alt tarafları tertemiz görünüyor ise bu ışıltıya aldanmayın. yağ kaçaklarını kirli motorda görebilirsiniz ama temiz motorda asla. sonradan başınızın ağrımaması için ekspertiz firmasında dikkatlice incelettirin ve durumu açıklayın. ayrıca direksiyonu tam sağ ve sol yapıp sona dayayıp gelen uğultu sesini dinleyin. ses kesik kesik geliyor ise direksiyon pompası arızalı olabilir. bu testi yaptıktan sonra eğilip arabanın altına bakın bir yağ kaçağı oluşmuş mu diye. pompanın arızası genelde tamir edilmez ve yenisi pahalıdır.

    egzoz ve emisyon:
    bazı araçlar muayene öncesi yapılması zorunlu olan egzoz emisyon testinden kalırlar. katalizör olmadığı, tıkalı olduğu, oksijen sensörü arızası gibi sebeplerle. bunu önlemek için bazı kişiler araçlarına sadece emisyon testi için günlük katalizör kiralayıp taktırırlar ve muayene bitince söktürürler. katalizörler çok pahalıdır. aracınızda katalizör var mı yok mu ilk olarak ekspertiz firmasına baktırın.
    egzozdan çıkan dumanın rengine göre bir şeyleri yorumlamak mümkündür. çoğu kişi bilir ama fikri olmayanlar için hatırlatmakta fayda var. gaza yüklenince egzozdan siyah duman geliyor ise aracınız düzensiz bir şekilde yakıyor demektir. tıkalı hava filtresi, enjektör problemleri gibi kusurlar siyah duman olarak belli eder kendini. en tehlikelisi mavi dumandır. yağ bir şekilde yanma odalarına sızıyor ve yakılıp egzozdan atılıyordur, yani araç yağ yakıyordur. kalın yağ ve yağ katkıları koyup bunu gizleyen çok sayıda satıcı vardır.

    beyaz duman ise kışın araba ısınana kadar belirli bir süre gözlemlenir ve normaldir ama sürekli olarak yapıyor ve araç su eksiltiyor ise yanma odalarına su giriyordur. kısaca arabanın contası yüksek ihtimalle yanıktır. daha ilerisi blok falan çatlak olabilir. yeri gelmişken egzozdan su gelme efsanesi hakkında bahsetmek istiyorum. su geliyorsa motor iyidir derler ama hiç öyle değildir. soğuk havalarda ilk çalıştırmada kısa süreli olarak su gelmesi normal ama sürekli yapması anormal sayılır.
    taksi çıkması otomobiller:
    bir dolandırıcının eline düşerseniz taksi çıkması bir aracı size orijinal diye satar. yalnızca iki ay takside çalıştı gibi sık dönen asılsız söylemlere kesinlikle inanmayın. taksi çıkması bir otomobil satışa hazırlanmadan önce kilometre düşürülür, döşemeler değişir, motor yaptırılır ve satılır. bunu anlamanın birkaç yolu vardır; araç yorgun görünür, plaka ve muayene sorgulaması ile belli olur. taksimetre konan yerlerde delikler vardır, boş kablolar görüyor iseniz şüpheli durumdadır. döşemenin, vites topuzunun, direksiyonun haşatı çıkmışsa taksi çıkması olabilir. muayene sorgulamasında tarihler her yıl görünüyor ise ticari olarak kullanılmıştır.

    çalışmayan donanım:
    arabayı almaya karar verdiğiniz an ekspertiz firmalarının pek bakmadığı yerlere siz kendiniz bakmalısınız. örneğin kliması çalışmayıp sadece gazı yok dendiğinde sorun sadece klima gazından olmayabilir, klima kompresöründe ciddi bir arıza söz konusu olabilir mesela ve bir dünya para harcarsınız. aracın tüm aksamlarını dikkatlice kontrol edin. silecek, koltuk ısıtma, korna, cam yıkama, koltuk hareketleri, sis farları, elektrikli aynalar, cam motorları, hoparlörler, teyp, kalorifer sistemi, yani aklınıza neresi gelirse kontrol edin. hayati öneme sahip çalışmayan aksamın masrafını satıcıdan düşün ve yaptırın.

    motor kontrolü:
    arabanın dış ve iç kontrollerini yaptık ve motoru çalıştırdık. öncelikle rölantide arabanın titreme yapması pek hayra alamet değildir, direksiyona ya da aynaya bakıp anormal bir titreme var mı yok mu anlamaya çalışın. titreme basit bir sebepten de olabilir, ciddi bir problemin habercisi de. araba çalışırken gaz pedalına tam ayağınızın ucuyla çok ama çok hafif basın rölantiyi yükseltmeden, araba stop edecek gibi olursa boğaz kelebeği ile ilgili bir sorun vardır. deyim yerindeyse motor saat gibi çalışmalı ve sağlıklı bir araba tek seferde marş almalı. rölantide dalgalanma ya da gaz verince rölantiye geç düşme sorunları varsa, özellikle şehir içi trafiğinde arabayı kullanmak size eziyet haline dönüşebilir.

    sonrasında motoru çalıştırıp aşağı inin ve kaputu açın. önce yağ doldurulan kapağı açın ve buhar çıkıyor mu bakın. bazı araçlarda eser miktarda çıkabilir çok önemli değildir ama tütüyor gibiyse motor bitiktir ve bu kesin tanıdır. ayrıca elinizi koyduğunuzda yağ geliyor ise yine motor bitiktir. bu noktada şunu belirtmem gerekir ki, üstten eksantrikli araçlarda yağ sıçraması ve elinize gelmesi normaldir. yağ çubuğunu çektiğiniz zaman orada ki delikten yağ ve buhar gelmemesi gerekir, bu da motorun ömrünü tamamlamış olduğuna işaret eder. hazır yağ çubuğunu çekmişken ucundaki yağıda kontrol edin. yağın rengi beyaza çalıyorsa yağın içerisinde su var demektir. aynı şekilde su kabının içerisinde yağ izleri varsa yine suya yağ karıştırıyor ve conta yanık demektir. yağ çubuğunu çektiğiniz zaman ucundaki yağı mutlaka kontrol edin. yedek su kabı berrak bir görünüme sahip olmalı, paslı ve çamurlaşmış kırmızı bir renge sahip olmamalı. bazı kötü niyetli kişiler aracı satmadan önce yağ katkısı koyup motoru bir süre sorunsuz gibi gösterebilirler. yağ zift gibi yapışkan bir şekilde elinize geliyor ise katkı olma ihtimali yüksektir. sağlıklı bir motorun yağ rengi koyu bal rengi gibi çıkmalıdır.

    ekspertiz firmalarının yaptığı motor performans testlerine güvenmeyin. en doğru sonucu kompresyon testi ile alırsınız. bitik baskı bile sağlıklı bir motoru %50 çıkarabilir. kompresyon testi her bir silindir için ayrı ayrı yapılır ve motorda ne var ne yok piyasaya çıkar. motor yüzdesi testi yani “dyno testi” motorun sağlığı hakkında bilgi vermez.
    motor çalışırken herhangi bir şıkırtı, takırtı ve uğultu sesi duymamanız gerekir. gerekirse çevrede bulunan muadil bir araç sürücüsünden rica edip karşılaştırma yapabilirsiniz. lpg enjektörlerinin biraz ses yapması gayet normaldir, böyle bir durumdan şüphe duyarsanız aracı benzine geçirip tekrar dinleyin motoru. farklı bir ses duyuyorsanız basit bir kayış sesi olabilir. elinize alıp gideceğiniz bir pet şişe suyu çok az bir şekilde kayışların üzerine dökün biraz, ses kesiliyor ise sorun kayışlardandır ve önemsizdir. ayrıca aracı test sürüşünde her vitese takıp bir anormallik var mı gözlemleyin. yüksek hızlara çıktığınızda titreme gibi.

    araba alırken soğutma suyu içerisinde antifriz olmasına kesinlikle dikkat edin. sonradan sisteme ekleyeceğiniz bir antifriz aracınıza büyük zararlar verebilir. antifriz var mı yok mu nasıl anlayacağız derseniz suyun rengi mavi, kırmızı ya da yeşildir. su görünmüyor ise parmağınızı su kabının içine sokup suyu tadın. bildiğimiz şekerli su gibiyse antifriz vardır. dikkat edin antifriz zehirlidir! tadın ve ağzınızı temiz bir su ile çalkalayın. iklim olarak sıcak şehirlerden aldığınız arabaların içinde genelde antifriz bulunmaz, antalya’dan aldığınız bir otomobili antifriz olmadan konya’da kullanırsanız, motor eksi derecelerde donabilir.
    kalorifer peteği:
    bazı araçlarda kalorifer peteğini değiştirmek için ön konsolu komple söktürmeniz gerekebilir. aracı yazın bile alsanız kaloriferi beş dakika kadar çalıştırın ve süre sonunda ön paspasların kenarlarına doğru (ortaya doğru) kontrol edin. bir ıslaklık varsa petek delik olabilir. kış geldiğinde ciddi anlamda rezil olursunuz. kaloriferi açıp sıcak konuma alın ve sıcak havanın geldiğinden emin olun. sıcak hava gelmiyor ise sıcak soğuk motoru arızalıdır ve çözümü basittir ama bazen delik kazan ya da peteğin komple sökülmesi gerekebilir ve aracınız iki güne yakın serviste kalabilir. aşağıdaki resimde kalorifer peteği değişimi yapılan bir otomobili görebilirsiniz.

    lastikler ve jantlar:
    çok önemsiz gibi gelse de araç alırken lastikleri kontrol etmeyi unutmayın. bazı satıcılar aracı satılığa koymadan önce yeni lastikleri söküp üzerine eski lastik veya hasarlı jantları takabilirler. şu anda dört adet yeni lastik almaya kalksak en kötüsü 1000 liradan başlar ve ekstra külfet oluşturur. lastiğin üzerinde dört adet rakam bulunur ve genelde 2518 gibi olur. bu numara takımının ilk iki hanesi haftayı, son iki hanesi yılı gösterir. yani bu şekilde yazan bir lastik, 2018 yılının 25. haftasında üretilmiştir. lastiğin diş derinlikleri normal gibi görünse de lastik sertleşmiş ve tutunma kabiliyetini yitirmiş olabilir. lastiğin yanaklarında kılcal çatlaklar var ise lastik ömrünü tamamlamıştır. jantlarda eğilme ve kaynak izi olmamasına dikkat edin. diğer entrylerimde lastikler hakkında detaylı olarak bilgi verdim.

    bilgisayara bağlatma:
    alacağınız arabayı kesinlikle bilgisayara bağlatın. ekspertiz firmaları bu konuda hizmet vermezler, verseler bile yorumlama yapamazlar ama oksijen sensörü, orijinal kilometre gibi hayati öneme sahip detaylar bu şekilde belli olur. çıkan arıza kodlarını ustaya sorun ve masraflarının ne olacağını üç aşağı beş yukarı söylerler. araç bilgisayara bağlanmıyor ise ecu arızalıdır ve ecu fiyatları çok yüksektir.

    ekspertiz firmaları:
    aracı almaya gitmeden önce sağlam ve güvenilir bir ekspertiz firması araştırın. aracın kazalı olmadı durumunda hava yastıklarını kontrol eden bir ekspertiz firması bulun. kesinlikle aracı oraya götürün ve kompresyon testi yaptırın. çıkan raporu çöpe atmayın elinizde dursun. sonradan doğabilecek bir anlaşmazlıkta mahkemeye elinizdeki raporu gösterebilirsiniz.

    daha detaylı bilgi için #121627668
44 entry daha