şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • ha işte bu film klasik bir tür olan casusluk filmini bizim onyıla taşımayı başarmış, son derece heyecan ve keyif verici bir film kotarılmış. öyle olmuş.
    hızlı ve etkleyici bir introdan sonra tempo düşmesin diye her türlü numara çekilmiş, başarılı da olunmuş, her location apayrı bir tat vermiş filme, robert redford ve bradd pitt baba-oğul tadını nihayet yakalamışlar, sağlam bir filmde bir araya gelmeleri güzel olmuş, açıkçası robert de niro ve edward norton'lu the score gibi vasat bir kimya arayışı bekliyordum ama umduğumu değil bulduğumu yedim, çok da lezzetliydi.

    derken iki nokta var aklıma takılan, birincisi çok beğendiğim bir sahne olan yuvarlak damda buluşma sahnesi, robert ile brat brad damda buluşuyorlar, brad çok öfkeli, kapıyor sandalyeyi oyunculuk adına damdan aşağı sallayıveriyor. oldu mu taylır dördın, kim bilir kimin kafasını yardın, bir bakıverseydin.

    ikinci konu ise filmin mesajı ile ilgili, ne mesajı mesaj neymiş deme, holivudun savaş filmlerini üçer beşer fabrikasyon haline piyasaya sürüp amerikanın imajını tazelemeye çabaladığı şu dönemde elbete satır aralarına bakacağız, savaş meydanlarında, ateş hattında evinin arka bahçesinde dolaşır gibi turlayan amerikan casuslarına, sığınma kamplarında melek gibi uçuşup yüzü görünmeyen kara çocuklara pastel boya dağıtan, böylece onları mutluluktan delirten papatya kılıklı ablalara bakarken heyecan ve mutluluktan başka şeyleri de bir kenara not alacağız.

    bu filmi izleyin, keyfini çıkarın, çok başarılı çok güzel bir film, ama amacını, gönderdiği mesajı yemeyin.
65 entry daha