şükela:  tümü | bugün
137 entry daha
  • öncesine bir göz gezdirelim.

    1941-42 kış taarruzu esnasında rus cephesi

    öncelikle almanlar 9 nisan 1940'ta, baharla birlikte norveç ve danimarka seferlerine başlamışlardı. 1941'de, seferlerine 6 nisan'da balkanlar'a taarruzla başladılar. ne var ki 1942'de bu kadar erken bir açılış yoktu. bu gerçek almanların 1941' de rusya karşısında çabuk bir zafer kazanmak için giriştikleri sonuca ulaşmayan harekatlarının yıpratıcı sonuçlarını ve taarruzlarının onları ne derece oyaladığını göstermektedir. çünkü, rus cephesine baharın başında düzenlenecek bir harekat için hava koşulları uygun olmamakla birlikte, britanya'nın akdeniz'deki tehlikeli mevkilerinin doğu ya da batı uç bölgelerine girişilecek harekat için bir engel yoktu. bununla birlikte ingiliz denizaşırı ulaşımının bu kilit bölgesinde yeni bir tehlike meydana gelmedi. hitler'in rusya'yı işgalinde zaman belirleyici unsur olmuştu. zira 1941'de almanlar moskova üzerine ilerlerken ne kışa, ne kara, ne de yağmura, onlardan ziyade harekatın yaz aylarında başlamasından ötürü karı, kışı ve çamuru getiren zamana yenilmişlerdi. hitler'in tam olarak barbarossa harekatını derhal gerçekleştirmesinin sebebi, rusların romanya'da almanya için pek mühim olan petrol yatakları olabilir. stalin'in de büttün doğu avrupa üzerinde yayılmacı bir amacı olduğu, almanların polonya'yı işgalini müteakip doğudan polonya'ya dalması, akabinde baltık ülkelerini işgali ve özellikle romanya'nın besarabya bölgesini ilhakı hitler'i daha da bir yusuf yusuf etmiştir. ama 1941'de rusya'ya giren wehrmacht, rusların batıya taarruz etmek için pek az hazırlık yaptığını görmüştü.

    barbarossa harekatı başladıktan sonra azalan bir gelişme göstermekle birlikte, kızıl ordu'nun rus harp harekat alanındaki kış karşı taarruzu başladığı ve almanların moskova'ya çok yaklaştığı 1941 aralık'tan bu yana üç ayı aşkın bir süredir devam etti. mart ayı geldiğinde kızıl ordu harekatı bazı bölgelerde 240 kilometreden daha fazla mesafe kaydetmişti. ancak, ruslar bu yerlerin birçoğunun kilometrelerce arkasında bulunmasına ve bunun yanı sıra, almanların ellerinde tuttukları bu mukavemet noktalarının aralarından ilerlemeye çalışmasına rağmen almanlar onların schlüsselburg, novgorod, rjev, vyazma, bryansk, oryol, kursk, harkov ve taganrog gibi kış cephelerindeki müstahkem mevkilerini ellerinde tutuyorlardı.

    bu müstahkemler taktik açıdan çok güçlü engellerdi; stratejik açıdan genellikle duruma hakimdiler çünkü, seyrek ulaşım merkezlerinin olduğu bir yerde odak noktalarıydılar. her ne kadar alman garnizonları bu müstahkem mevkilerin aralarındaki büyük alanlara sızmaları önleyememekle birlikte, bu kaleler iyi ikmal edildikleri, iyi teçhizatlı ve güçlü oldukları sürece rusların sızma harekatlarının yarma harekatına dönüşmesini önledi. böylelikle bu kaleler (müstahkem mevkiler) büyük çapta fransız maginot hattı'nın kaleler için tasarlanmış olan fren görevini yerine getirdiler ve şayet maginot hattı'nın fransız sınırı boyunca uzanan kaleler zinciri almanlara kuşatma imkanı verecek şekilde yarıda bırakılmamış olsaydı sızmayı önleme görevini yerine getirebilirdi.

    kızıl ordu bu kaleleri çökmelerini sağlayacak kadar zayıflatmakta başarısız olduğundan, arada bulunan bölgelerde derinlikte gerçekleştirdikleri ilerlemeler daha sonra kendi aleyhlerine oldu. çünkü birliklerin ilerlemelerinin meydana getirdiği uzantılar doğal olarak kale-kasabalardan daha az savunulabilir durumdaydı ve böylece onları elde tutmak için çok fazla birlik kullanıldı. oysa almanların elinde tuttukları kaleler taarruz için sıçrama tahtası olarak kullandıklarında bu çıkıntılar yanlardan daha kolay kuşatılabilirlerdi.

    rus cephesi 1942 ilkbaharında, fiyortları neredeyse ta içerilere kadar girmiş norveç kıyılarının bir kopyasıymış gibi görünecek kadar girintili ve çıkıntılı hale gelmişti. almanların yarımadalarda-fiyortlarda tutunabilmiş olmaları, maharetle ve inatla icra edildiğinde ve yeterli silahla desteklendiğinde modern savunma gücünün olağanüstü kanıtıydı. bu savaşın başında yumuşak direnişlere karşı çabuk taarruz başarılarının elde edildiğine ilişkin, taarruz edenin silahta kati üstünlüğe sahip olduğu ya da eğitimsiz ve kötü bir şekilde afallamış bir savunmayla karşılaştığı durumlarda düşmanın çöktüğüne ilişkin yüzeysel sonuçları çürütmekte 1941'deki rus savunmasını bile aşan bir konuydu. bu modern savunma gücü daha büyük ölçekte birinci dünya savaşı'nda st. mihiel çıkıntısındaki tecrübelerde kendini göstermişti ve dört yıllık bir dönemde teorik olarak savunulamayacak projeksiyonun imkanlarını kanıtladı. ayrıca 1941 kış seferinin tecrübesi, tesadüfün etkisinin esasen psikolojik ve tehlikenin ilk safhalarda azami seviyede olduğunu ve kuşatılma aşamasında olan birlikler şoka girmezlerse tehlikenin azaldığını ve derhal çöküşe yol açmadığını tarihin uzun dönemdeki olayları teyit etmektedir.

    geriye dönüp bakıldığında hitler'in herhangi geniş kapsamlı bir geri çekilmeyi reddetmesinin alman birliklerinin güvenini yeniden tesis edecek şekilde sonuçlandığı ve muhtemelen onları geniş çaplı çöküşten kurtardığı ve ayrıca "kirpi engeli" savunma sistemindeki ısrarı, 1942 seferinin başında almanlara gelecekte imhalarına sebep olacağına karşın, bu dönemde önemli avantajlar getirdiği açıktır.

    buna rağmen, almanlar bu katı savunma için dolaylı ağır bir bedel ödediler. bu katı savunma başarısı, müteakip kış mevsimlerinin daha olumsuz koşullarında başarılı bir şekilde tekrarlanabileceği inancını cesaretlendirdi. daha halihazırdaki bir engel ise hava kuvvetlerinin kış koşullarında bir dereceye kadar tecrit edilmiş kale-kasabalarının (müstahkem mevki) garnizonlarına ikmal maddelerinin sürekli havadan idamesinde maruz kaldıkları gerginlikti. kötü hava koşulları nedeniyle kaza oranı yüksekti, aşırı sayıda uçak iyi hava koşulları fasılalarında ikmal maddesi eksikliğini tamamlamak için kullanılmak zorundaydı. bazen tek bir kolorduyu ikmal etmek için 300'ü aşkın nakliye uçağı kullanılmak zorundaydı. açıkta bulunan bütün ileri mevzilere bu ölçekte hava nakliyesinin sağlanması alman hava kuvvetleri'nin hava taşıma sistemine hasar verdi ve tecrübeli hava birliklerinin diğer harp harekat alanlarına çekilmesi alman hava kuvvetleri'nin rus cephesindeki muharebe etkinliğini sınırladı.

    o kış seferinin, muazzam yükünün onun için hazırlanmamış bir ordu üzerinde başka yönlerden de ciddi bir oyalayıcı etkisi vardı. birçok tümen kış sona ermeden asıl kadro mevcutlarının neredeyse üçte birine inmişti. asla tekrar kadro mevcutlarına ulaşmadılar; faal harekatlara katılmak için yeterli bir seviyeye ulaşmadan önce zaten yaz gelmişti. bundan başka, kış süresinde almanya'da hazırlanan ilave tümenler aslında hayali olan toplam bir rakam yarattı. 1942'de ve akabindeki şiddetli muharebelerde neredeyse imha edilen tümenlerin varlıkları gizlilik amacıyla kadrolarındaki eksiklikler ikmal edilmeden devam ettirildi. bazen bu sözde tümenler sadece iki ya da üç taburdan meydana geliyorlardı.

    generalleri tarafından hitler'e, şayet taarruzun 1942'de kaldığı yerden devam etmesi gerekiyorsa ilave 800.000 askerin temin edilmesi gerektiği söylendi. alman silah üretim bakanı albert speer ise, bu kadar sayıdaki insanın fabrikalardan orduya gönderilmesinin olanaksız olduğunu söyledi.

    sonunda bu açık, kuruluşlarda (ordu teşkilatında) yapılan kökten bir değişiklikle karşılandı. piyade tümenleri dokuz taburdan yedi tabura indirildi. piyade bölüğünün mevcudu önceki 180 mevcutla kıyaslandığında en fazla 80 asker olarak tespit edildi. şiddetli çarpışmalar sonucu kaybedilen eğitimli subayların yerlerine geçen bölük komutanı genç subaylar (ve hatta astsubaylar) eski fazla mevcutlu bölüklerin sevk ve idaresinde kontrolü kaybetmeye yatkın oldukları ve ayrıca sonuçta fazla etkili olmayan büyük bölüklerin daha fazla zayiat verdikleri görüldüğünden, bu indirim iki amaca hizmet etti.

    taburların ve askerlerin miktarlarında gerçekleştirilen müşterek indirim, müttefik istihbarat teşkilatları'ndaki personelde müteakip yıllarda alman tümen miktarlarının sanki kendi tümenlerine benzer olduğuna ilişkin gerçek dışı hesaplama yapma yatkınlığının devam etmesine neden oldu. aslında, iki alman tümenini bir ingiliz ya da amerikan tümeni eşiti saymak daha iyi bir tahmin olmuş olacaktı. o oran bile, gerçekten çok az sayıdaki tümenin kağıt üzerindeki azaltılmış birlik mevcuduna yaklaştığı 1944 yazının sonuna gelindiğinde doğru bir rehber olmaktan çıkmıştı.

    ayrıca 1942 seferinde alman ordusunun tank gücündeki artış gerçek olmaktan ziyade yüzeysel bir artıştı. kış süresince şimdiye kadar muhafaza edilen atlı süvari tümenlerinin kısmen dönüştürülmesi sonucunda iki yeni zırhlı tümen teşkil edildi. ne var ki önemsiz olduğu görüldü. motorize piyade tümenlerinin tank mevcutlarına bazı ilaveler yapıldı, fakat mevcut 20 zırhlı tümenin ancak yarısının tank miktarı kadro seviyesine yükseltildi.

    böylece, özetle, almanların bilançosu taarruzun devamının tehlikeli bir zemin olduğunu gösteriyordu. en üstün gayretlerle bile önceki mevcut sayılarına ancak ulaşabildiler ve bunu da ancak kendi müttefik kuvvetlerinin nitelik olarak yetersiz olan acemi askerlerin sayısını artırarak temin ettiler. bedeli ağır başka bir seferin kayıplarını karşılayacak fazla birlikleri yoktu. iki ana taarruzi unsurları olan hava ve zırhlı kuvvetlerini güvenilir bir üstünlük için ihtiyaç duyulan çapta geliştirmedeki yetersizlikleri hala büyük bir engeldi.

    durumun olumsuz yönleri alman silahlı kuvvetler karargahı tarafından fark edildi, fakat karargahın ileri gelenlerinin gücü hitler'in kararını etkilemek için yetersizdi. hitler'in baskısı dayanamayacakları kadar şiddetliydi. hitler olayların baskısı altında, durmaksızın devam etmeye zorlandı.

    1942'de taarruza devam etme sorunu kasım 1941'de, moskova'yı ele geçirmek amacıyla düzenlenen nihai taarruzdan önce bile tartışılıyordu. rundstedt, o kasım tartışmalarında sadece savunmaya geçilmesini değil de polonya'daki ilk taarruz çıkış hattına geri çekilmenin uygun olduğunu ileri sürmüş olduğunu iddia etti. leeb'in kabul etmiş olduğu söylendi. her ne kadar diğer ileri gelen generaller bu denli tam bir harekat tarzı değişikliğini desteklememekle birlikte, birçoğu rus seferinin kendilerini nereye sürüklediklerine ilişkin artan bir endişe içindeydiler ve taarruzu devam ettirmek için hiç isteklilik göstermediler. aralık'ta moskova'ya düzenlenen taarruzun başarısızlığı ve kışın sıkıntıları kuşkularını pekiştirdi.

    fakat askeri muhalefetin ağırlığı 1941'deki seferin başarısızlığını müteakip yüksek komuta kademesinde yapılan değişikliklerle zayıflatıldı. kasım sonunda hitler, kafkasya'ya doğru inmek ve mius nehri'ndeki kış savunma hattına kadar çekilme önerisini reddettiğinde, rundstedt istifa etmek istedi ve istifası kabul edildi. rundstedt en azından ayrıldığı zaman ve ayrılış tarzı itibariyle nispeten talihliydi. bütün seferin başarısızlığı dünya tarafından farkına varılınca, kara kuvvetleri komutanı brauchitsch'in 19 aralık'ta ayrılması suçlu olduğunu ima eden resmi açıklamayla duyuruldu. bu hareket iki amaca hizmet etti: hitler'e bir günah keçisi bulmak ve hitler'in alman kara kuvvetleri komutanlığı'nı doğrudan uhdesine almasının yolunu açmak. moskova'yı son işgal teşebbüsünde hitler'in ateşli destekçisi olan bock, aralık ortasında endişe ve gerginlikten dolayı midesinden hasta olduğunu bildirdi ve 20 aralık'ta istifası kabul edildi. leeb, şimdilik yerinde kalıyordu ve leningrad'ın ele geçirilmesindeki başarısızlıktan dolayı leeb'i suçlamak pek kolay değildi, çünkü, leeb'in planlı taarruzu tam başlamak üzereyken sokak çarpışmalarında verilebilecek kayıpların korkusuyla hitler'in emriyle iptal edilmişti. ancak, leeb hiçbir şeyin hitler'i demyansk muharebe çıkıntısından geri çekilmeye ikna edemeyeceğini görünce, görevden affını istedi.

    kara kuvvetleri komutanı brauchitsch ve üç ordular grubunun (kuzey, merkez ve güney) asıl komutanlarının ortadan çekilmeleri, kara kuvvetleri kurmay başkanı halder'in hitler'i frenleme gücünü azalttı. o etken ve hitler'in avantajı, haleflerin kuşkularını bastırma ve daha işin başında führer'in arzuları karşısında daha uysal hale gelmeleri konusundaki doğal eğilimleriyle derinleşti. hitler, terfi unsuru etkisinin insanların kararını çelmekte ve sadakat yaratmadaki etkisini pek güzel anlamıştı. profesyonel bir ihtiras, ayartmanın bu şekline nadiren direnirdi.

    rundstedt'in yerine reichenau; bock'un yerine kluge, sonra leeb ve daha sonra küchler getirildi. bock'un, merkez ordular grup komutanlığı'ndan ayrılması geçici bir hastalık nedeniyleydi ve zaten reichenau ocak ayında kalp krizinden aniden ölünce, bock onun halefi olarak tekrar göreve getirildi. bununla beraber bock, temmuz'da yazın yapılacak taarruz için güneydeki kuvvetler tekrar teşkilatlandığında görevden nihai olarak uzaklaştırıldı. bu yeniden teşkilatlanmada güney ordular grubu'ndan kafkasya'ya sevk edilecek özel bir "a ordular grubu" kuruldu ve komutanlığı mareşal list'e verildi. "güney ordular grubu"ndan geriye kalanlar o zaman tekrar "b ordular grubu" olarak adlandırıldı, önce bock'un, sonra weichs'in komutasına verildi.

    bir başka büyük taarruzun yapılması planı 1942'in ilk aylarında şekillendi. hitler'in kararı ekonomi uzmanlarından gelen baskıdan etkilendi. hitler'e, almanya'nın savaşı kafkasya'dan buğday ve maden cevherinin yanı sıra petrol temin etmedikçe sürdüremeyeceğini söylediler. bu görüş almanya'nın kafkas petrollerini emniyete alamaması, ancak savaşa üç yıl daha devam etmeyi başarabilmesi sonucunda hatalı çıkan bir görüştü. ancak, hitler böylesi ekonomik iddialara daha tepkili yaklaştı; çünkü bu iddialar olumlu ve taarruza yönelik bir şeyler yapma konusundaki içgüdüsel dürtüleriyle çakışıyordu. ne denli yardım ya da muhtemel avantajı barındırabilirse barındırsın onun için geri çekilme fikri iğrençti. geri çekildiğinden bu yana, tekrar ilerlemekten başka yapabilecek hiçbir şeyin olmadığını görmüştü.

    o içgüdü onu can sıkıcı gerçeklere karşı duyarsız hale getirdi. örneğin, alman istihbarat teşkilatı'nın urallar'da ve başka yerlerdeki rus fabrikalarında ayda 600 ila 700 arasında tankın imal edilmekte olduğuna ilişkin bilgisi vardı. fakat halder, bu konudaki kanıtları ona verdiğinde, hitler masayı yumruklamış ve bu çaptaki bir üretimin olanaksız olduğunu söylemişti. hitler, inanmak istemediği şeye inanmıyordu. buna karşın ruslar her gün cephelerini tanka, askere, topa boğuyordu.

    bununla beraber bu hitler'in, almanya'nın kaynaklarının sınırlarını, yeni taarruzunun kapsamını sınırlama gerekliliğini itiraf edecek derecede kabul etmesine neden oldu. taarruz, bütün cephe boyunca değil, ilkbahar başında belirlendiği gibi her iki kanatta icra edilecekti.

    asıl taarruz, karadeniz yakınındaki güney kanattan başlayacaktı. don ve donetsk nehirleri arasındaki koridordan aşağı gelişecekti. harekat, don nehri'nin güney kıvrımı ve karadeniz ağzı arasındaki düz kısma erişip, geçtikten sonra güneye, kafkas petrol yatakları istikametine dönecek ve ayrıca volga nehri hattı üzerinden, doğuya stalingrad istikametinde genişleyecekti.

    hitler bu ikili amacı formüle ederken asıl olarak stalingrad'ın ele geçirilmesinin, kuzeye çark etme imkanı tanıyacak moskova'yı savunan rus ordularının gerideki birlikleriyle irtibatlarının kesilmesini sağlayacağı fikrini göz önünde bulundurdu. bunun yanı sıra maiyeti urallar'a yürümekten bile bahsetti. ancak yoğun tartışmalardan sonra, halder, bunun olanaksız ihtiraslı bir proje olduğunu ve aslında tespit edilen hedefin, o stratejik kilit noktanın (stalingrad) taktik emniyetinin sağlanması için harekatın ileri doğru genişlemesi olduğu konusunda ikna edildi. ayrıca, şimdi stalingrad'ın ele geçirilmesindeki amaç kafkaslar'a girişilen harekata stratejik kanat himayesinin temin edilmesinin bir vasıtası olarak belirlendi. çünkü volga üzerindeki stalingrad, volga ve don arasındaki köprüye hakimdi. şehir bir ulaşım odağı olarak, bu darboğaz için muhtemel bir tıkacı teşkil ediyordu.

    ayrıca hitler'in 1942 planı leningrad'ı yazın ele geçirecek bir tali taarruzu kapsıyordu. bu taarruzun getireceği itibarın dışında, kuzey istikametindeki bu hareketin, finlandiya ile kara ulaşımının emniyete alınmasının ve tecrit halinin rahatlatılmasının bir vasıtası olarak önemli olduğu düşünüldü.

    alman orduları doğu cephesi'nin diğer kısımlarında yalnızca tahkimli mevzilerini ıslah ederek savunmada kalacaklardı. kısaca, 1942 alman taarruzu iki kanat harekatıyla sınırlı kalacaktı. bu sınırlama, alman ihtiyat birliklerinin tükenmesi karşılığındaki bir tedbirdi. bundan başka, güney kanat için planlanan harekat derinleştikçe, kanatların geri bölgelerinin büyük bir bölümü için gereken himayenin ancak alman müttefiklerinden daha fazla takviye temin edilmesiyle gerçekleştirilebilirdi.

    düşmanın merkezine aynı anda baskı yapmaksızın bir kanada bu kadar derin bir harekat fikri alman generallerinin gençliklerinden bu yana öğrenmiş oldukları stratejik düşünce biçimlerine aykırıydı, kesinlikle bir prusyalının yapacağı iş değildi. bu harekat tarzı generallere çok kötü görünmekteydi, çünkü kanat harekatı ana rus ordularıyla, karadeniz arasında tehlikeye maruz kalmak zorunda kalacaktı. alman generalleri içerideki kanat kısımlarının himayesinin büyük ölçüde rumen, macar ve italyan birliklerine bağlı olmak zorunda kalacakları düşüncesiyle bir kat daha endişe duymaktaydılar. hitler, generallerin endişeli sorularını almanya'nın savaşı ancak kafkas petrol ikmal kaynaklarını emniyete almak suretiyle idame ettirebileceğine ilişkin kesin bir ifadeyle cevapladı. hitler, yanlarının korumasının müttefik birliklere bağlı olmasının tehlikesine gelince, bu birliklerin stalingrad ve kafkasya arasındaki don ve volga nehir hatlarını tutmaları için görevlendirileceklerini söyledi. bu nehir hatlarının kendileri kanatları korumaya yardımcı olacaklardı. stalingrad'ın ele geçirilmesi ve o kilit noktanın elde tutulması alman birliklerine havale edilecekti.

    almanların yaz taarruzu

    kırım'daki alman kuvvetleri 8 mayıs'ta anakarada asıl taarruz öncesi rusların sonbaharda kendilerini durdurmayı başarmış oldukları kırım'ın doğusundaki kerç yarımadası'na karşı taarruza geçtiler. pike bombardıman uçaklarının toplu ateşiyle korunan iyi hazırlanmış olan taarruz, savunmada gedik açtı. gedikten akan almanlar kuzeye çark ettiler ve savunan birliklerin büyük bir bölümünü, pike bombardıman uçaklarının çok geçmeden teslim olmak zorunda bıraktıkları kıyıya hapsettiler. önündeki güzergahları temizlenen almanlar, 80 kilometre uzunluğundaki yarımadayı hızla kat ettiler. yarımadanın ucundan 20 kilometre mesafedeki tarihi savunma hattı "tatar çukuru"ndaki geçici bir duraklamadan sonra 16 mayıs'ta kerç'i ele geçirdiler ve böylece güneybatı köşede, uzun zamandır tecrit altında bulunan sivastopol kalesi dışında rusları kırım'dan temizlediler.

    bu harekat, kerç boğazı'ndan kafkasya'nın batı ucunu teşkil eden kuban yarımadası'na sıçramak suretiyle asıl hedefe yardımcı olmayı amaçlayan bir itici gücün yaratılmasının vasıtası olarak tasarlanmıştı. fakat, asıl taarruz karadan kafkasya içlerine o kadar hızlı ilerledi ki, bu itici unsur gereksiz hale geldi.

    alman ilerlemesinin önündeki güzergahın temizlenmesindeki en etkin unsur, 12 mayıs'ta sovyet ızyum muharebe çıkıntısını bertaraf etmek için hazır tutulan general paulus'un altıncı ordu'suna hücumla başlayan, rusların harkov istikametindeki taarruzuydu. almanların savunma hünerlerinin karşısında bu taarruz, rus ordusunun gücünü aşan, vakitsiz bir taarruzdu. ihtiraslı hedefler ve aşırı beklentiler, mareşal timoşenko'nun günlük emrinde, "şimdi birliklerime kati taarruza geçmelerini emrediyorum." şeklinde yer almıştı. harkov taarruzunun uzaması, rus ihtiyatlarının çok fazla bölümünü buraya çektiğinden almanların işine yaramıştı ve bunun sonucunda onları öldürücü bir akına açık hale getirmişti. ruslar, harkov'da alman savunmalarını yardı ve kuzeybatı ve güneybatı istikametinde yayıldılar. paulus'un altıncı ve kleist'in birinci panzer orduları ile lzyum muharebe çıkıntısına karşı girişilen planlı taarruz hitler'in emriyle bir gün daha uzatıldı ve rus taarruzu bock'un karşı taarruzuyla durduruldu. iki tam mevcutlu rus ordusu ve diğer ikisinin unsurları bozguna uğratıldı ve mayıs ayının sonunda 241.000 kızıl ordu askeri esir düştü. haziran'da asıl taarruzlarını başlattıklarında rusların elinde almanları karşılayacak çok az ihtiyat kalmıştı.

    alman taarruzu hem mevki hem de zamanlama yönünden farklı zamanlarda icra edilecekti; kademeliydi. güney rusya'da tüm alman cephesi boyunca taganrog kıyısı civarından geriye doğru dik olarak uzanan, donetsk boyunca harkov ve kursk istikametinde gelişecek şekilde planlandı. bu kademeli bir muharebe cephesiydi. solda en arkada bulunan kısımlar harekata ilk başlayacaklardı. sağda, daha ileride bulunan kısımlar, harekete geçmeden önce sol kanadın yetişmesini bekleyeceklerdi, fakat bu arada sağ kanat, sol kanadın (rus) direnişini zayıflatan kuşatmaya yardım edecekti.

    sağ kanatta kırım'daki on birinci ordu ile birlikte on yedinci ordu vardı. daha geride, on yedinci ordu'nun yanında, birinci panzer ordusu vardı. 9 temmuz'dan sonra bu iki ordunun meydana getirdiği list'in "a ordular grubu" kafkasya'yı işgale tahsis edildi. solunda ise, dördüncü panzer ordusu, altıncı ordu, ikinci ordu ve macar ikinci ordusu'nun oluşturduğu bock'un "b ordular grubu" vardı. iki panzer ordusu, her ikisi de almanların arka kanatlarından hareketle rusların en ileri mevzilerine hücum edeceklerdi. birinci panzer ordusu harkov bölgesinden hücum ederken, dördüncü panzer ordusu kursk bölgesinden hücum edecekti. piyade orduları panzer ordularını takip edecek ve onları destekleyecekti.

    7 haziran'da asıl taarruz öncesi, sivastopol kalesine derhal bir kuşatma taarruzu başlatıldı. bu taarruz manstein'ın on birinci ordu'su tarafından icra edildi. direniş sert olmakla birlikte, kale ve onunla birlikte bütün kırım, ancak 4 temmuz'da tamamen almanların eline geçtiyse de, almanlar çok üstün olmaları ve yetenekleri sayesinde sonunda kazandılar. böylece ruslar karadeniz'deki ana deniz üslerinden mahrum kaldılar. fakat, her ne kadar aslında pasif durumda kalacak olsa da, donanmalarının varlığı, fleet in being hala devam ediyordu.

    bu arada, kırım'daki bu ilk harekatı, asıl taarruzun icra edildiği noktalara yakın yerlerde gerçekleştirilen başka önemli bir şaşırtma taarruzu izledi. zira almanlar 10 haziran'da, donetsk nehri'ni düşman mukavemeti karşısında geçmek suretiyle, izyum çıkıntısındaki başarılarını genişlettiler ve nehrin kuzey yakasında bir tutunma bölgesi elde ettiler. buradaki tutunma bölgesini safha safha genişleterek büyük bir köprübaşı haline getirdikten sonra, 22 haziran'da buradan kuzey istikametinde güçlü bir zırhlı taarruza kalkıştılar ve iki gün içerisinde, donetsk nehri'nin yaklaşık 65 kilometre kuzeyinde bulunan kupyansk kavşağına ulaştılar. bu sonuç almanlara 28 haziran'da başlatılan asıl taarruzlarının doğu istikametindeki hücumuna yardımcı olan, çok kıymetli bir kuşatma unsuru imkanı yaratmıştı.

    asıl taarruzun sol kanadında, rus ihtiyatları azalmadan ve dördüncü panzer ordusu kursk ve belgorod arasındaki bölgeyi yarmadan evvel çok şiddetli bir çarpışma vardı. harekat bundan sonra voronej yakınındaki don nehri'ne kadar 150 kilometrelik ova boyunca çok hızlı ilerledi. bu, yukarı don nehri karşısına ve voronej'in ötesi boyunca, moskova'dan stalingrad'a ve oradan kafkasya'ya uzanan cepheye paralel demiryolu bağlantısını kesecek direk bir harekatın habercisi gibiydi. aslında, almanların hiç böyle bir niyeti yoktu. verilen emirler nehre ulaşıldığında durulması ve harekatın güneydoğu istikametinde devam edebilmesi için kanatların savunulmasına dönülmesi yönünde olacaktı. macar ikinci ordusu, o sırada don ve donetsk havzası arasındaki koridordan aşağı güneydoğu istikametine dönen dördüncü panzer ordusu'na yardıma geldi. dördüncü panzer ordusu'nu stalingrad'ı almakla görevli altıncı ordu takip etti.

    sol kanattaki bütün harekatlar sağ kanatta gelişen tehdidi gizleme amacı taşıyordu. zira her ne kadar dikkatler kursk'tan voronej'e yöneltilen taarruza yoğunlaşmakla birlikte, harkov bölgesinden kleist'in birinci panzer ordusu tarafından daha tehlikeli bir taarruz gerçekleştiriliyordu. bu harekat hem rus kuvvetlerinin taarruzları engellendikten sonra tutundukları bu kötü hazırlanmış mevzilerden hem de rusların kanatlarındaki kupyansk çıkıntısından istifade etti. kleist'in zırhlı tümenleri çabuk elde edilen bu yarma harekatından doğu istikametinde don-donetsk koridorundan moskova-rostov demiryolu hattı üzerinde bulunan chertkovo'ya indiler. daha sonra güneye dönerek millerovo ve kamensk'i geçtiler, rostov'da ve yukarısındaki aşağı don istikametinde ilerlediler.

    sol kanat 22 temmuz'da taarruz çıkış hattından yaklaşık 400 kilometre kat ettikten sonra, az bir direniş gördükten sonra nehri geçti. ertesi gün, rostov savunması eteklerine ulaşan sağ kanat savunmada bir gedik açtı. don nehri'nin batı yakasında uzanan kent, böyle bir yarma harekatına karşı korumasızdı ve hızlı bir geri çekilme kargaşası esnasında savunma mevzileri gereği gibi düzenlenmemişti. almanların kanatlardan geliştirdiği akınlar karışıklığı artırdı ve şehir çabucak ellerine geçti. rostov kentinin ele geçirilmesi, kafkasya'dan gelen petrol boru hattını keserek rus ordularını hazar denizi'nden tankerle ve denizin batısındaki stepler boyunca aceleyle döşemiş oldukları yeni demiryolu hattından taşınabilen petrol ikmaline bağlı hale getirdi. ayrıca rusya, ekmek temin ettiği başka bir muazzam arazi parçasını da kaybetmişti.

    büyük miktarda rus birliğinin yenilgiye uğratılması ve ele geçirilmesiyle birlikte bu olağanüstü harekatın yegane önemli eksiği, toplam ele geçirilen birlik miktarının 1941'deki kadar fazla olmamasıydı. tempo yeterince hızlı olmamıştı. bu, büyük bir direnişle karşılaşılması nedeniyle değildi, ancak en iyi eğitimli alman tank birliklerinin birçoğunun önceki kayıpları ve daha temkinli usulleri benimseme eğilimi nedeniyleydi. 1941'in panzer "grupları," piyade ve topçu sınıfı oranları artırılmış bir şekilde panzer "orduları" olarak yeniden teşkil edilmişlerdi; bu desteğin artışı hızı düşürmeye neden oldu.

    her ne kadar çok sayıdaki rus birliği, almanların ilerlemesi sonucunda geçici olarak tecrit edilmekle birlikte, birçoğu toplanamadan önce geriye sızabildi. alman ileri harekatının güneydoğu istikametindeki akını, rusların kuzeydoğu yönünde geri çekilmelerini doğal hale getirerek rus komutanlığının birliklerini, kafkasya'ya doğru ilerleyen alman harekatının yanları için doğal bir tehdit teşkil edeceği stalingrad bölgesinde ya da civarında tertiplemesine yardımcı oldu. bu sonucun alman ordularının bir kısmının kafkas petrol yataklarına ve diğer bir kısmının stalingrad'da volga nehri istikametlerinde farklı güzergahlara saptıkları, seferin sonraki safhasında hayati bir etkisi oldu.

    almanların stalingrad'a doğru ilerleyişi ve bazı alman harekatları

    kleist'in birinci panzer ordusu aşağı don havzasını geçtikten sonra güneydoğuya, hazar denizi'ne kanal ile bağlanan maniç nehri vadisine yöneldi. ruslar buradaki büyük barajı havaya uçurarak ve vadiyi sular altında bırakarak tankların saldırılarını geçici olarak durdurdular. fakat, alman kuvvetleri iki günlük gecikmeden sonra nehri geçmeyi başardılar ve daha geniş bir cepheye yayılarak kafkasya'ya doğru ilerlemelerine devam ettiler. direniş yokluğundan ve arazinin açıklığından cesaret alan kleist'in sağ kanadı, neredeyse tam güney istikametinde ilerleyerek armavir'den geçti ve 9 ağustos'ta rostov'un 320 kilometre güneydoğusundaki büyük petrol merkezi maykop'a ulaştı. aynı gün, kleist'in merkez kolunun öncüleri, kafkas dağları eteklerinde, maykop'un 240 kilometre doğusundaki pyatigorsk'a girdiler. sol kolu daha doğuya, budenovsk'a doğru ilerledi. ordunun seyyar unsurları daha hızlı gidecek bir şekilde ileri sevk edildiler. don nehri'nin ilerisindeki bu erken ağustos harekatının temposu müthişti.

    ne var ki bu tempo adeta ani geliştiği gibi ani yavaşladı. başlıca nedenleri petrol sıkıntısı ve dağların fazlalığıydı. bu ikili fren bilahare kafkasya harekatına kati bir ivme kazandırmak için kullanılabilecek kuvvetlerin büyük bir kısmını tüketen stalingrad muharebesinin uzaktan neden olduğu etkiyle güçlendi.

    bu kadar uzun menzilli bir harekat için gerekli akaryakıt ikmal akışını sağlamak zordu ve sıkıntı büyüdü. bunun nedeni petrolün rostov dargeçidinden demiryolu ile getirilmesi zorunluluğuydu. ne var ki geniş hat olarak inşa edilmiş olan rus demiryolu, avrupa'da kullanılan dar hattına dönüştürülmek zorundaydı. rus donanması mevcudiyetini devam ettirirken, almanlar ikmal maddelerini deniz yoluyla göndermeyi göze alamadılar. bu mevzu için ana başlık (bkz: sivastopol kuşatması) ikmal konusunda, sınırlı bir miktar hava yoluyla sevk edildi, ancak demiryolu ve havayoluyla gelen toplam miktar harekatın ivmesini idame ettirmek için yetersizdi.

    dağlar almanların hedeflerini elde etmenin önünde doğal bir engeldi, fakat bu bölgeye ulaşıldığında dağların etkisi giderek artan inatçı direnişin tesiriyle artmıştı. önceleri, harekata karşı koymaya çalışan rus kuvvetlerini kesselschlacht ile zikip atmakta fazla bir güçlükle karşılaşılmamıştı. rus birlikleri 1941'deki gibi inatçı bir şekilde dövüşmeye devam etmek yerine, kuşatılmadan önce geri çekilme eğilimi göstermişlerdi. almanların rusya'yı işgali, bir yandan da ikinci dünya savaşına yakın gerçekleşen her muharebenin, özellikle 1918 nablus, 1922 büyük taarruz gibi örneklerde esnek ve pasif savunmanın da savaşıdır. hitler geri çekilmekten iğrenirdi. 1941 rus muharebelerinde de ruslar da öyle. keza yazdığımız gibi hitler'in "daima ilerle" anlayışı bazı noktalarda avantajlar sağlamış olabilir. ama esnek savunma ya da derinlemesine savunma (elastic defence/defence in depth) gibi hususlara hitler'in hiç gelememesi, daha sonra almanlara çok pahalıya mal olmuştur. esnek ve aktif savunmanın reddi ve karargahın itirazlarına rağmen hitler'in sesi çok çıkanları şutlaması, almanya'nın savaşta yenilgisini hızlandırmaktan ve buna katkı yapmaktan başka bir işe yaramamıştı. hitler'in "ne pahasına olursa olsun mevzilerin terk edilmemesi" anlayışı 1943'ten itibaren normandiya'da, rusya'da birçok alman kuvvetinin imhasına yol açmıştı. ruslar bunu erken idrak edenlerdendi ki, derinlemesine savunmanın en modern ve bir o kadar başarılı örneği kursk muharebesi'dir. savaş sırasında kızıl ordu, kuzeyde 9. ordu'nun her iki tarafında ve güneyde 4. panzer ordusu'nda büyük bir karşı saldırı başlatmadan önce almanları kasıtlı olarak çok sayıda iyi hazırlanmış savunma hattında bir yıpratıcı savaşa çekmişti. ilk alman saldırısı kızıl ordu hatlarına asla tam olarak nüfuz etmemişti. buna karşılık, sonraki kızıl ordu karşı saldırısı, cepheyi yüzlerce mil batıya doğru itecekti, ama bu başka bir konu. özetle, bir wehrmacht teğmeninden alıntı yapacak olursak kursk muharebesi'nde şöyle deniyordu : "koca sicilya'yı bırakıp kaçtılar, ama beni ve askerlerimi bir sokak için feda edecekler!"

    devam edecek olursak, alman komutanlığı esirlerin sorgulanmasından sonra, özellikle asyalı rusların arasında ülkelerine dönmenin yolunu arayanların artan bir eğilim olduğuna ikna olmakla birlikte, bu değişiklik daha esnek bir strateji nedeniyle olmuş olabilirdi. fakat kafkasya'ya ulaşıldığında direniş sertleşti. burada savunmadaki kuvvetler, kendi vatanlarını koruduklarını hisseden ve muharebe ettikleri dağlık arazi türüne aşina, büyük ölçüde bölgeden askere alınan birliklerden meydana gelmişti. bu unsurlar savunmanın gücünü attırmıştı. halbuki arazinin yapısı sel gibi akan zırhlı kuvvetlerin ilerlemesini kanalize etmek suretiyle mütecavizi engellemiş oldu.

    birinci panzer ordusu kafkaslar'a doğru kanat (kuşatma) harekatını icra ederken, 17.ordu düşmanı yaya olarak rostov geçidi'nden güneye, karadeniz kıyısına döndüğü yere kadar takip etmekteydi.

    maykop petrol yataklarının ele geçirilmesinden sonra, kafkasya cephesi yeniden bölündü ve yeni hedefler tahsis edildi. birinci panzer ordusu'na laba nehri ile hazar denizi arasındaki ana bölgenin sorumluluğu verildi. ordunun ilk hedefi rostov'dan tiflis'e uzanan büyük anayolun bulunduğu dağlık arazi kesimini ele geçirmekti; ikinci hedefi, hazar denizi'ndeki bakü idi. on yedinci ordu laba'dan geriye kerç boğazı'na doğru uzanan dar bölgeden sorumluydu. ilk görevi, karadeniz'deki novorossiysk ve tuapse limanlarını ele geçirmek için maykop ve krasnodar'dan güneye hareketle kafkasya mıntıkasının batı ucu boyunca ilerlemekti. ikinci hedefi, tuapse'nin ilerisindeki kıyı yolunun aşağısındaki geçişi zorlamak ve bu suretle batum yolunu açmaktı.

    her ne kadar tuapse'den güneye inen kıyı şeridi yüksek dağlarla çevrilmiş olsa da, kıyıya ulaşmadan önce 80 kilometreden daha az kat edecek yolu olduğundan, on yedinci ordu'nun görevi nispeten kolay görünüyordu ve dağ silsilesinin bu batı ucu eteklere doğru alçalıyordu. ne var ki görev kolay olmadı. ilerleyen birlikler, ağzı civarında geniş bataklık alanlarının mevcut olduğu kuban nehri'ni ve daha doğuda zor engeller meydana getirecek denli engebeli tepeleri geçmek zorunda kaldılar. on yedinci ordu novorossiysk'i ele geçirdiğinde yaklaşık eylül'ün ortasıydı. tuapse'ye ise asla ulaşmadı.

    ana ilerleme hattındaki birinci panzer ordusu, on yedinci ordu'ya kıyasla daha iyi, lakin daha düşük tempoda ve artan duraklamalarla ilerlemişti. dağlara doğru uzanan harekatta, yakıt sıkıntısı belirleyici bir engeldi. panzer tümenleri, üst üste birkaç gün kımıldamadan yeni ikmal maddelerini bekliyorlardı. bu engel, baskın tesiri devam ederken ve savunma mevzileri güçlendirilmeden önce almanlar için en iyi fırsat olan geçitleri hızla geçmelerini önledi. dağlarda muharebe etmek söz konusu olduğunda, birinci panzer ordusu dezavantajlıydı, çünkü uzman dağ birliklerinin birçoğu on yedinci ordu'nun tuapse'ye ulaşmak amacıyla düzenlediği taarruz ve batum kıyı yolunu açması için bu orduya tahsis edilmişti.

    ilk ciddi duraklama hem tiflis'e uzanan dağlık yolun yaklaşma istikametlerini hem de dağların kuzeyinde daha savunmasız halde bulunan grozni petrol yataklarını örten terek nehri'ne ulaşıldığında meydana geldi. terek nehri'nin, volga gibi büyüleyici bir genişliği yoktu, ancak hızlı akıntısı onu tehlikeli bir engel haline getiriyordu. kleist, o vakit doğu istikametinde, akıntı yönünde manevrayı denedi ve eylül'ün ilk haftasında mosdok yakınlarında düşman mukavemeti karşısında nehirden geçti. fakat, kleist'in birlikleri terek nehri'nin ötesindeki yoğun ormanlık tepelerde tekrar durduruldu. grozni, mosdok geçiş noktasından sadece 80 kilometre ötedeydi, ne var ki almanların grozni'yi elde etmek için giriştikleri bütün çabaları başarısız oldu.

    rusların birkaç yüz bombardıman uçağını grozni yakınlarındaki havaalanlarına kaydırmaları, almanların başarısızlıklarındaki önemli bir etkendi. bu uçakların aniden belirmeleri, kleist'in ilerlemesinin frenlenmesinde çok daha etkili oldu, çünkü kleist'in uçaksavar birliklerinin ve hava kuvvetinin büyük bir bölümü stalingrad'daki alman kuvvetlerine yardım amacıyla geri çekilmişti. böylece, rus bombardıman uçakları hiçbir engelle karşılaşmadan kleist'in ordusunu taciz edebildi, ayrıca kleist'in ordusunun ilerlemeye çalıştığı ormanın geniş arazi kesimlerini ateşe vererek onun çetin sınavını zorlaştırdılar.

    ruslar, kleist'in açıkta bulunan sağ kanadını taciz etmek için süvari tümenlerini hazar kıyılarından aşağı doğru getirmek suretiyle onun birliklerini daha fazla oyaladı. çok geniş alana yayılmış olan bir düşman savunma perdesine karşı muharebeye iştirak eden rus süvarisi özel nitelikleri için fevkalade iyi bir hareket alanı bulmuştu. rus süvarisi bu muazzam düzlükte, seçtikleri her yerde kleist'in ileri karakollarına nüfuz edebilmiş ve ikmal kaynaklarını kesebilmişti.

    rusların doğu kanadında artan yığınağına, astrahan'dan güneye doğru inşa ettikleri demiryolu yardımcı oldu. bu demiryolu, engin stepler boyunca herhangi bir temel olmaksızın, hafriyata ve toprak sete ihtiyaç duymaksızın döşenmişti. almanlar çok geçmeden demiryolunu tahrip etmekten pek bir şey kazanmadıklarını anladılar, çünkü demiryolunun herhangi bir kısmı tahrip edilir edilmez, çok kısa sürede yeni bir hat döşeniyordu. aynı zamanda düşman (ruslar) aynı ölçüde gözle görülmez haldeydi ve kuşatma tehditleri sürekli olarak arttı. her ne kadar alman seyyar birlikleri hazar denizi kıyılarına kadar ilerledilerse de, o denizin görünüşü "çölde bir serap"tı.

    kleist eylül ve ekim boyunca, farklı noktalardan baskın şeklindeki taarruzlarla mosdok'tan güneye doğru ilerleme çabasına devam etti. her saldırısında durduruldu. kleist, ondan sonra, dağ yolunu tiflis'e bağlayan daryal geçidi'nin girişindeki ordzhonikidze'ye karşı girişeceği kıskaç harekatı için, siklet merkezini, sol merkezden sağ merkeze kaydırmaya karar verdi. bu taarruz ekim'in son haftasında başladı ve başka bir yere sevk edilebilecek hava desteği, planda olmayan taarruz için tahsis edildi. kleist'in sağ kıskacı, batı istikametindeki kuşatma hareketiyle nalçik'i ve daha sonra mamison geçidi'ne uzanan alternatif askeri yolun başlangıcı üzerindeki alagir'i ele geçirdi. alagir'den ordzhonikidze ve terek vadisi'ne uzanan harekata devam edildi. yağmur ve kar nihai safhayı geciktirdi, fakat kleist'in kuvvetleri, rusların zamanlaması ve hedefi iyi hesaplanmış karşı taarruzlarına başladıklarında, hemen hemen ilk hedeflerine ulaşmak üzereydiler. bu karşı taarruz, ilerlemede başarılı olan ancak bu başarının yükünü çeken rumen dağ tümeninin ani çöküşüne neden oldu. sonuçta, kleist geri çekilmek ve planından vazgeçmek zorunda kaldı. daha sonra almanların boşuna yarmaya çalıştıkları dağ engellerinin karşısında kalmalarıyla, cephe istikrara kavuştu.

    merkez kafkasya'daki bu nihai püskürtme, stalingrad'daki büyük rus karşı taarruzunun başlamasıyla çakıştı.

    batı kafkasya'da da nihai bir taarruz planlanmıştı, fakat hiçbir zaman olgunlaşmadı. hitler bu nihai taarruz için, çok dikkatli şekilde bir sakladığı hava indirme kozunu gecikerek oynamaya karar vermişti. gizlilik gerekçesiyle hala 7.hava tümeni olarak bilinen paraşüt tümeni, on yedinci ordu'yla birlikte yenilenen bir taarruzla tuapse'den batum'a uzanan kıyı yoluna ani bir baskın için kırım'da ve yakınında toplanmıştı. ancak bu sırada stalingrad'da rus karşı taarruzu başladı. bu taarruzu zhukov'un ordularının stalingrad'a dolaylı yardım götürmek için başlattığı ve ağustos'ta neredeyse cepheyi yardıkları rjev yakınlarındaki yeni bir rus taarruzu izledi. hitler bu ikili tehditten o denli telaşa kapıldı ki, batum için yapılan son taarruzu iptal etti ve merkez cepheyi takviye amacıyla paraşüt kuvvetlerinin demiryoluyla acele kuzeye, smolensk'e gitmelerini emretti.

    stalingrad muharebesi

    bütün bu başarısızlıklar ve tehlikeler, tali hedefin tedricen asıl hedefi elde etmek için gerekli kara ve hava ihtiyat birliklerini kendine çeken başlıca taarruza dönüştüğü ve sonunda almanya'nın gücünü boşuna tüketen stalingrad'daki hüsranın sonucuydu.

    tuhaftır ki almanya, ilkin geleneksel stratejinin düşünce kalıplarını yerine getirip stalingrad'a doğrudan taarruz düzenlediği için ağır zayiat verdi. ne var ki daha sonra stalingrad'da başlattığı geleneksel stratejiyi, taarruzu devam ettirmek yerine sokak savaşına döndü (geleneksel olmayan strateji) ve ağır kayıplar vermeye devam etti. kuvvetlerin başlangıçta birleştirilmesi (toplu olarak stalingrad'a taarruz) sonuçta taarruzun farklı hedeflere (sokak çatışmaları) kaymasına neden olmuştu.

    stalingrad'a doğrudan taarruz paulus komutasındaki altıncı ordu tarafından gerçekleştirildi. taarruz, don ve donetsk havzaları arasındaki koridorun kuzey kısmından aşağı doğru gelişti. altıncı ordu başlangıçta, güneyde devam etmekte olan büyük zırhlı harekatın yardımıyla başarı kaydetti. fakat harekat genişledikçe gücü azaldı, çünkü don nehri boyunca çok fazla yayılan kuzey kanadını himaye etmek için bünyesinden daha fazla tümen görevlendirilmek zorunda kalındı. ordunun mevcudundaki bu azalma, muharebe zayiatının yanı sıra aşırı sıcakta icra edilen uzun ve süratli yürüyüşlerden kaynaklandı. bu da geriye çekilen rusların art arda gösterdiği direnişlerin üstesinden gelmekte bir engel haline geldi. şiddetli çarpışmalar ağır kayıplara neden oldu ve bu nedenle daha sonraki tutunma bölgesinde baş edecek daha az kuvveti kaldı.

    altıncı ordu don nehri'nin doğudaki büyük kıvrımına yaklaştığında akıbet belirginleşmişti. 28 temmuz'da ordunun seyyar unsurları taarruz çıkış hattından 560 ve stalingrad'da volga nehri'nin batı ucundan ancak altmış kilometre uzaktaki kalaç nehri'ne ulaştı. ne var ki bu saman alevi gibi bir şeydi ve genel ilerleme don nehri kıvrımındaki inatçı rus direnişiyle geciktirilmişti. dar cephe ve altıncı ordu'da daha düşük oranda mevcut olan seyyar birliklerin varlığı, panzer ordularıyla kıyaslandığında ordunun hareket kabiliyetini engelleyici unsurlar oldu. almanların nehrin kıvrımında yer alan rus kuvvetlerini mağlup edebilmeleri on beş günü buldu. o zaman bile nehrin ötesinde köprübaşları tesis etmeleri için on gün daha geçti.

    almanlar 23 ağustos'ta, stalingrad harekatının son safhasına başlamak için hazırdılar. altıncı ordu kuzeybatı ve dördüncü panzer ordusu güneybatı mevkiinde kıskaç taarruzu için tertiplendiler. aynı gece alman seyyar birlikleri stalingrad'ın 50 kilometre yukarısında volga kıyılarına ulaştılar ve şehrin 25 kilometre güneyinde volga kıvrımı yakınlarına geldiler. fakat kıskacın kolları savunan birliklerce (rus) birbirlerine pek yaklaştırılmadılar. almanlar müteakip safhada taarruzu batıdan geliştirdiler, böylece yarım daire şeklindeki harekatlarını tamamladılar ve vaziyetin gerginliği rus birliklerini her ne pahasına olursa olsun son neferine kadar savaşmaya çağıran bir harekat tarzına büründü. ruslar bu çağrıya olağanüstü dayanıklılıkla cevap verdiler, üstelik ruslar ikmal ve takviye birlik yönünden yıpratıcı koşullar altında savaşıyorlardı. arkalarındaki 3 kilometre genişliğindeki nehir büsbütün bir dezavantaj değildi. nehir bu kadar birlikle hem direnişi sertleştirdi, hem de karmaşık hale getirdi.

    rus savunma çemberi boyunca sıkça değişen mevki ve yöntemlerle ardı ardına sonsuz gibi görünen taarruzlar birbirini izledi. ne var ki sonuçta mütecavizin kaybını telafi edecek önemsiz bir gelişme kaydetti. savunma zaman zaman delindi, ancak yarma taarruzu asla bölgesel bir geri çekilmeden daha fazlasına neden olacak derinlikte gelişmedi. taarruzlar savunmayı yarımada çoğunlukla başarısız oldular. duraklamalar birbirini takip ettiğinden 1916'da verdun'da olduğu gibi mevkinin psikolojik önemi arttı. muharebenin yapıldığı yerin adının psikolojik bir önemi vardı. "stalingrad" ruslar için ilham verici bir semboldü. almanlar, özellikle önderleri (hitler) için hipnotize (uyutucu) bir simgeydi. stalingrad, hitler'i, stratejik görüşünü ve geleceğe ilişkin bütün fikrini kaybettiği bir ruh haline sokacak şekilde hipnotize etmişti. stalingrad, moskova'dan daha ölümcül bir hale geldi, çünkü adı daha fazla anlam taşıyordu.

    devam eden harekatın yararsızlığı ve tehlikesi, savaş tecrübesi olan, mantıklı her analizci, asker için aşikardı. böylesine tekrarlanan taarruzlar, savunmada olan kuvvetlerin takviye birliklerinden irtibatı kesilmedikçe ya da ülkelerindeki ihtiyat birlikleri azalmadıkça nadiren işe yaramaktadırlar. halbuki buradaki uzayan yıpratma muharebesine daha az dayanabilen almanlardı.

    rusya'nın, muazzam zayiatına karşın, insan gücü almanya'nınkinden çok daha fazlaydı. rusya'nın en ciddi eksiği teçhizattı. bu, 1941'deki kayıplardan dolayı meydana gelen ve kısmen de rusya'nın 1942'de tekrarlanan yenilgilerin sorumlusuydu. topçu birlikleri silah yönünden eksikti ve büyük ölçüde, kamyonlarla getirilen havanlarla ikame edildiler. tanklar ve bütün motorlu araç türleri diğer ciddi noksanlıklardı. fakat, yazın sonuna doğru hem amerikan ve ingiliz ikmal maddelerinin hem de iç bölgelerdeki yeni fabrikalardan artan yeni teçhizat akışı başladı. aynı zamanda, savaşın patlak vermesinden sonra silah altına alınmak isteyenlerin fazlalığı meyvelerini veriyor ve asya'dan gelen tümenlerin miktarı artıyordu.

    stalingrad muharebe alanı uzak doğu istikametindeydi. öyle ki birliklerin sevkini doğudan gerçekleştirmek daha uygundu. bu durum kentin savunmasına yardımcı oldu. her ne kadar şehrin tehlikeli durumu doğrudan birlik takviyesinin çapını engellemekle birlikte, şehrin kuzey kanadındaki rus ordularının artan gücünün önemli bir takviye birliğine eşdeğerde dolaylı etkisi vardı. şayet modern savaşın en etkili silahları malzeme eksiklikleri nedeniyle engellememiş olsaydı, rusların bu kanattan oluşturdukları karşı taarruzlar etkilerini çok önceleri göstermiş olacaktı. ne var ki, almanların bölgesel yıpratma muharebeleri yüzünden başlarını derde sokmaları sonucunda, sınırlı yedek insan ve silah gücünü tükettiklerinden bu etki artmıştı. bu türdeki yıpratma muharebesinde taarruz eden taraf olduklarından kayıpları (insan gücü ve silah) oransal olarak yüksekti ve kayıplarını daha az oranda karşılayabiliyorlardı.

    yıpratma muharebesinin (vaziyetin) tehlikeleri çok geçmeden genel karargah tarafından anlaşıldı. hitler'le günlük görüşmesinden dönen halder, genellikle yardımcılarına hitler'in aklını başına getirmek için bir beyhude çaba daha gösterdiğini anlatan, kızgınlık ve karamsarlık ifadesi olan el kol hareketleri yapardı. halder'in, taarruza devam edilmesine karşı olan iddiaları kış yaklaştıkça daha acil hale geldi ve müşterek etki hitler'in sinirlerini yıprattı. bu nedenle ilişkileri her ikisi için dayanılmaz bir hal aldı. hitler, planları tartışırken, her ne kadar mevcut ilerlemeler çok az olduğu için zor ayırt edilebilmekle birlikte, elini havalı bir şekilde büyük daireler halinde haritanın üzerinde gezdirme alışkanlığını sürdürdü. hitler, rusları alt etme konusunda daha güçsüz hale geldiğinden, karargahından engelleyici danışmanlarını ayıklamaya daha fazla yöneldi. hitler, daima "eski generallerinin" planları hakkında gönülsüz olduklarını hissetmişti ve bu planlar ne kadar başarısız olurlarsa genel karargah'ın o denli engelleyici olduğunu hissediyordu. hitler, duymak istediği şeyleri duyuyordu.

    onun için halder, bazı yardımcılarını müteakip eylül'ün sonunda ayrıldı ve yerine, batı'da, rundstedt'in kurmay başkanlığını yapan, çok daha genç olan kurt zeitzler atandı. zeitzler 1940'ta o vakit kleist'in panzer grubunun kurmay başkanıydı. ren'den manş denizi'ne kadar gerçekleştirilen uzun menzilli zırhlı birlik harekatının idari yönden mümkün olması, büyük ölçüde onun cesur ikmal planlamasıyla sağlanmıştı. hitler, onun bu önemli niteliğinin dışında, genç kurmay subayının (özellikle en üst mevkiye, kara kuvvetleri kurmay başkanlığı'na ani bir terfinin teşvikiyle başladığı göz önüne alındığında) uzun dönemli bir sorun olan hazar denizi ve volga üzerine yürümede daha az sıkıntı çekeceğini düşündü. zeitzler başlangıçta hitler'in bu yöndeki güvenini haklı çıkardı. zeitzler halder'in yapmış olduğu gibi sürekli itirazlarla hitler'in canını sıkmadı. ancak zeitzler kısa bir süre zarfında kaygılanmaya başladı ve stalingrad'ı ele geçirme ihtimali azalmaya başladığında, alman cephesinin bu kadar ileri mesafede tutulması fikrinin uygulanamaz olduğunu hitler'le tartışmaya başladı. olaylar uyarılarını haklı çıkardığında, hitler generalinin tavsiyelerinden hiç hoşlanmadı ve 1943'te ona karşı soğuk bir tavır takındı, böylelikle zeitzler'in tavsiyeleri giderek daha etkisiz hale geldi.

    almanların stalingrad'a yöneltilen taarruzunun başarısızlıklarını belirleyen aynı temel unsurlar nihai rus karşı taarruzuna yardımcı olarak ölümcül bir hezimete dönüştü.

    almanlar kente ne kadar yaklaştılarsa, manevra kabiliyetleri de o ölçüde kısıtlandı. halbuki, cephenin daralması rusların ihtiyatlarını küçülen savunma çemberinde tehlikede bulunan noktaya daha çabuk kaydırmasına yardımcı olmuştu. aynı zamanda almanlar, daha önceden yararlanmış oldukları düşmanın dikkatini başka yöne çekme konusundaki avantajlarını kaybettiler. don kıyılarına ulaşan başlangıçtaki yaz seferinde, hedeflerine ilişkin belirsizlik rus direnişini felç etmede yardımcı olmuştu, ancak şimdi almanların hedefi belirgin hale gelmişti ve rus komutanlığı ihtiyatlarını emniyetli bir şekilde muharebeye iştirak ettirebilirdi. böylelikle almanların stalingrad'a üzerine artan kuvvet yığınağı hedef belli olduğundan giderek daha az etkili hale geldi, çünkü toplu halde taarruz (kuvvetlerin bir yere yığılması) toplu halde savunma ile karşılaşıyordu.

    aynı zamanda, almanların kuvvetlerini stalingrad'a yığması, kanat birliklerinin himayesine tahsis edilen birliklerini eksiltmişti. bu kanat birlikleri zaten voronej'den don boyunca stalingrad kıstağına kadar yaklaşık 640 kilometre ve oradan da kalmuk stepleri boyunca terek nehri'ne kadar yayılmış bulunduğundan halihazırda yük altındaydılar. her ne kadar, bu çorak araziler herhangi bir rus karşı taarruzunu, ikinci arazi kesiminde taarruza kalkışmasını kısıtlamakla birlikte, açık arazi için söz konusu olan bu tahdit edici unsur nehirle himaye edilmesine rağmen, nehir donduğunda ya da ruslar kalabalık bir şekilde geçmek için savunulmayan bir nokta bulduklarında çok mukavemetsiz bir halde olacak olan don bölgesi için geçerli değildi. ayrıca ruslar stalingrad'ın 160 kilometre batısında, serafimoviç yakınında don üzerinde bir köprübaşını elde tutmayı başarmışlardı.

    bu çok uzun kanat cephesinin yarattığı tehlike, rusların ağustos'tan bu yana giriştiği bir takım küçük yoklayıcı taarruzlarla ortaya çıkmıştı. bu saldırılar, bu cephenin ne denli zayıf tutulduğunu ve cephenin başlıca olarak voronej'den güneye macarlara; doğuya döndüğü novaya kalitva civarında italyanlara; stalingrad'ın ilerisinin yanı sıra stalingrad'ın batısındaki nihai güney kıvrımının civarının rumenlere olmak üzere almanya'nın müttefiklerine havale edildiklerini göstermişti. bu uzun kanat cephesinde sadece almanların sayısı belirsiz küçük alayları ya da müttefik birlikler arasına düzensiz olarak serpiştirilen tümenleri vardı. tümen bölgeleri 60 kilometreye kadardı ve doğru düzgün tahkimli mevziler yoktu. demiryolları cepheden 150 kilometre ya da daha fazla gerideydi ve arazi o kadar çıplaktı ki, savunma mevzileri inşası için çok az kereste mevcuttu.

    bu engellerin farkına varılmasının rahatsızlığı daha ağustos'un başında alman genel karargahı tarafından hitler'e, kış süresince don'u kanat savunma hattı olarak tutmanın olanaksız olduğunu bildirmesine yol açtı. elbette genel karargah ziklenmedi ve bütün savunma esaslı düşünceler stalingrad'ın ele geçirilmesi hedefinden sonra geldi.

    doğrudan taarruzun engelleyici karakteri, almanlar stalingrad'ın dağınık varoşlarına ve daha sonra fabrika bölgesine nüfuz ettiği eylül'ün ortasında daha belirgin hale geldi. sokak çatışmalarına sürüklenmek taarruzda daima bir engel olmuştur ve bu, avantajı esasen üstün hareket kabiliyet gücüne sahip olan bir ordunun özellikle zararına oldu. aynı zamanda savunma, kendi yurtları ani tehlikede olanların azmiyle dövüşen insanların bulunduğu işçi birliklerinden yararlandı. böylesine koşullarda savunan kuvvetlerin gücüne -general chuikov'un komutasındaki 62.ordu ve general shumilov'un komutasındaki 64.ordu'nun bir kısmına- yapılan bölgesel katılımlar, takviye birliklerin gidişatı değiştirmeye başlayana kadar geçen kritik haftalar zarfında önemli bir katkıydı. zira rus 62.ordusu, don'un batısındaki muharebelerde kötü hırpalanmıştı ve bu arada bütün bölgenin sorumluluğuna getirilen general eremenko tarafından bu ordu için çok az kaynak bulunabilmişti.

    almanların meskun mahale girmeleri aynı zamanda taarruzlarının bölünerek, şiddetini azaltan bir dizi bölgesel saldırılara dönüşme eğilimi taşıyordu. aynı sınırlama eski tarz prusya ekolünün piyade kafasına yatkın komutanların tankları toplu halde değil, gruplar halinde kullanma alışkanlıklarının canlandırılmasını teşvik etti. hücumların çoğu yalnızca 30 tankın 20 adediyle gerçekleştirildi ve her ne kadar daha büyük hücumların birkaçında 100 tank kullanılmakla birlikte, bu rakam muharebede yaklaşık 300 askere sadece bir tankın düştüğü anlamına gelmektedir. tankların bu kadar küçük bir oranda kullanılması karşılığında tanksavar silahlarının üstünlüğü elde tutması doğaldı. ancak bu cüzi miktarlar yetersiz taktiklere neden olurken, almanlar artan tank eksiklerini karşılayamıyorlardı. bu azalan hava desteğinde de aynı çapta ortaya çıktı. almanların başarılarının asıl olarak bağlı bulunduğu iki önemli silah tükeniyordu. doğal bir sonuç olarak piyadenin üzerindeki yük ağırlaştı ve herhangi bir ilerlemenin bedeli arttı.

    dış görünüşte savunan birliklerin durumu, çember daraldıkça ve düşman şehrin merkezine doğru yaklaştıkça giderek daha nazik ya da hatta umutsuz hale geldi. en kritik gün 14 ekim'di, fakat alman saldırısı general rodimtsev'in 13. muhafız tümeni tarafından önlendi. bu krizin üstesinden gelinmesinden sonra bile durumun vahameti devam etti, çünkü saldırı rusların geri bölgesi volga'ya o kadar yaklaşmıştı ki, olağanüstü taktikleri uygulamak için çok az alan kalmıştı. artık zaman kazanmak için topraktan fedakarlık edemezlerdi. ne var ki aslında temel unsurlar lehlerine çalışıyordu.

    artan kayıplar, artan düş kırıklığı hissi ve kışın yaklaşması nedeniyle saldırganın, yani almanların morali bozuluyordu. aynı zamanda bütün ihtiyatlar birlikleri, aşırı yayılmış vaziyetteki kanat cepheleri boyunca görevlendirildiklerinden, olağanüstü bir durumda neredeyse ellerinde hiç ihtiyat kalmamıştı. bu nedenle bu alman birlikleri rus komutanlığının hazırlandığı karşı taarruz için elverişli hale geliyorlardı ve şimdi üzerinde bu kadar aşırı yükü olan bir düşman karşısında etkin kılınmak için yeterli ihtiyat toplamıştı.

    kızıl ordu'nun "kış taarruzu" 19 kasım-12 aralık 1942

    karşı taarruz 19 ve 20 kasım'da gerçekleştirildi. saldırının zamanlaması iyiydi. karşı taarruz, toprağı hızlı hareket için sertleştiren kuvvetli ilk donlar ve manevrayı engelleyen şiddetli kar yağışları arasındaki dönemde başladı. karşı taarruz almanları tam da zaferi onlara getirecek olan taarruzlarının başarısızlığından dolayı duydukları doğal tepkiyi en şiddetle hissettikleri, yorgunluklarının doruğunda yakalayacaktı.

    karşı taarruz, stratejik ve psikolojik yönlerden akıllıca yapılan hedef tespitleri sonucunda dolaylı yaklaşımdan iki açıdan başarılı bir şekilde istifade etmiştir. her biri birkaç koldan oluşan bir kıskaç harekatı, stalingrad taarruzunun kanat kısımlarına dahil edildi. böylelikle altıncı ordu'yu ve dördüncü panzer ordusu'nu b ordular grubu'ndan ayırdı. kıskaç harekatı çoğunlukla kanat himayesinde rumenlerin görev aldığı bölgelere karşı düzenlendi. plan, rus karargahı'nın parlak üçlüsü general zhukov, vasilevsky ve voronov tarafından tasarlandı. bu planın baş icracıları güneybatı cephesi komutanı general vatutin, don cephesi komutanı rokossovsky ve stalingrad cephesi komutanı general eremenko'ydu.

    burada bütün doğu cephesi'nin, moskova'daki genel karargah'ın komutası altında 12 cepheye ayrılmış olduğunun belirtilmesi gerekmektedir. bu cepheleri devamlı olarak büyük gruplar halinde teşkilatlandırmak yerine, bu düzenleme şimdi genel karargah'tan herhangi belirli bir harekat serisi ile ilgili birkaç cepheyi koordine etmek için kıdemli bir general ve personel gönderen bir rus uygulaması haline geldi. cepheler batı'dakilerden daha küçük, ortalama yaklaşık 4 ordudan oluşuyordu ve genellikle ordular, arada kolordu karargahı olmaksızın tümenleri doğrudan kontrol ediyorlardı. zırhlı ve motorize birlikler "kolordu" adıyla tugay grupları şeklinde teşkilatlandırıldılar, fakat büyük tümenlerin eşiti durumdaydılar ve bu kolordular "cephe" komutanlarınca kontrol ediliyorlardı.

    kolordu sistemi ruslar tarafından, yeni sistemin tam anlamıyla deneme şansı olmadan önce, 1943 yazında tekrar inşa edildi. çünkü, harekatlar komuta zinciri arasındaki kademeleri çıkartmak ve yönetmeleri için üst düzey komutanlara fazla miktarda "ast birlik" vermek suretiyle çabuklaştırılmalı ve manevra esnekliği geliştirilmeliydi. zincirdeki her ilave kademe en hakiki anlamıyla bir engeldi. hem bilgileri geriye yüksek komuta kademesine hem de komutanlığın emirlerini gerçek icracılara iletmekte zaman kaybına yatkındı. ayrıca her kademe hem durumdan uzak kaldığı izlenimi yaratarak hem de icracılar (bölgedeki komutan ve subaylar) üzerindeki nüfuzunu zayıflatarak kontrol gücünü zayıflatmaktadır. bu nedenle ara karargah ne kadar az olursa, harekatlar o denli dinamik hale gelirler. öte yandan bir karargahtan sevk ve idare edilen ast birliklerin miktarındaki artış, daha fazla esneklik sağlamak suretiyle manevra (hareket) gücünü artıracaktı. daha fazla esnek bir teşkilat daha büyük bir vurucu güç etkisi yaratabilir, çünkü bu kuruluşun değişen koşullara ve kati noktada toplanabilmeye daha fazla uyum sağlama kapasitesi vardır. şayet bir insanın başparmağına ilave olarak sadece bir ya da iki parmağı varsa onun için herhangi bir cisme ya da düşmanına gereği gibi hakim olabilmek, bir başparmağı ve dört parmağıyla hakim olabilmekten çok daha zor olacaktır. daha güçlü bir baskı için eli daha az esnek ve daha az kapasiteli olacaktır. bu engelleyici sınırlama birçok kuruluşun ve birliklerin sadece iki ya da üç hareket kabiliyeti yüksek kısımlara ayrıldığı batı güçleri'ndeki ordularda görüldü.

    rus karşı taarruzunun öncüleri, stalingrad'ın kuzeybatısında don nehri'nin kıyılarından aşağı doğru kalaç'a ve geriye donetsk havzasına uzanan demiryoluna kadar ilerledi. sol kıskacın kolları stalingrad'ın güneydoğusundan batıya döndü, güneye tihoretsk'e ve karadeniz'e uzanan demiryolu istikametine yöneldi. bu hattı kestikten sonra kalaç'a yöneldiler ve 23 kasım'a gelindiğinde kuşatma tamamlandı. bu kuşatma müteakip günlerde paulus'un 6.ordu'su ve dördüncü panzer ordusu'nun bir kolordusunun çevirmesiyle daha güçlü hale getirildi. ruslar o hızlı hareketin cereyan ettiği birkaç gün zarfında durumu stratejik olarak değiştirirken, genellikle dolaylı yaklaşım (ındirect approach) yönteminin iki açıdan (taktik-stratejik) başarılı olduğu savunma esaslı taktik avantajı muhafaza ettiler. zira, almanlar şimdi taarruza değil de kuşatmayı yarmaya zorlanıyorlardı. almanların kuşatmayı yarma harekatları önceki taarruzları gibi başarısızdı.

    bu arada, başka güçlü bir rus kuvveti serafimoviç köprübaşından ileri fırlamış ve don nehri kıvrımının batısındaki arazide, kıskacın sol kolu kalaç'tan ilerlemesini sürdürürken, çir nehri üzerinde birleşmek üzere güney istikametinde birçok kolun yer aldığı bir harekatla don-donetsk koridoruna yayılmıştı. bu birliklerin dıştan çembere alınması hareketi planın bütününün başarısı için hayati öneme sahipti, çünkü bu, düşmanın harekatlarının esaslarını bozmuş ve paulus'un yardımına gelebilecek yardım kuvvetlerinin geçeceği daha direk yollara demir perde indirmişti.

    bu nedenle, almanların aralık ortasındaki cevabı, don'un ötesinden, güneybatıdan kotelnikovo'dan stalingrad'a kadar uzanan hatta gerçekleştirilen taarruz oldu. bu taarruz için gelen birlikler merkez ordular grubu'ndan geri çekilmek zorunda kalınan, manstein'ın komutasındaki, 11.ordu karargahı'nda aceleyle bir araya getirilen toplama bir kuvvetti. manstein'ın on birinci ordu'su "don ordular grubu" adı altında yeniden düzenleniyordu.

    onun küçüklüğü böylesine etkileyici bir unvanı hiç haklı çıkarmıyordu ve manstein stalingrad'a yardım teşebbüsünde, fransa'da brittany bölgesinden gönderilmiş olan 6. panzer tümeni'nin dahil olduğu yetersiz ihtiyat birliklerine dayanmak zorundaydı.

    manstein, maharetli taktiklerle kısıtlı zırhlı birliklerinden azami şekilde yararlandı ve rus örtme mevzilerine derin bir çıkıntı yapmayı başardı. fakat çarçabuk yaratılan bu ilerleme kuşatılan orduya (paulus'un altıncı ordu'su) 50 kilometre kala durduruldu ve rus birliklerince kanatlarına yapılan baskı sonucunda yavaş yavaş geriye çekilmeye zorlandı. bu girişimin başarısızlığı sonucunda paulus'a herhangi bir yardım umudu kalmadı, zira alman komutanlığının başka bir taarruz için ihtiyatı yoktu. bununla beraber, manstein açık mevzide (düşman taarruzuna maruz halde) olabildiğince kalmaya devam etti ve artık zavallı orduya yetersiz ikmal maddelerinin taşındığı hava ikmal yolunu korumaya devam etmek güvenli değildi.

    bu arada ruslar, 16 aralık'ta uzak batıda yeni bir dıştan kuşatma harekatı başlattılar. voronej cephesinin komutanı general golikov sol kanadını, orta don bölgesi karşısına, novaya kalitva ve monastyrshchina arasındaki italyan sekizinci ordusu tarafından tutulan 100 kilometrelik şeridin üzerindeki çeşitli noktalardan taarruza geçirdi. ilk ışıklarla çok kalın buz tabakalı don nehri'ni geçen tank ve piyade zaten birçok italyan'ı kaçırtmış olan şiddetli bombardımanı takip etti. kar fırtınası karşılaşılan küçük çaplı direnişi etkili kılmaya yardımcı oldu. ne var ki hızla güneye millerovo ve donetsk'e doğru ilerleyen rusları durdurmadı. aynı zamanda vatutin'in kuvvetleri çir'den donetsk istikametinde taarruza geçtiler. bir hafta içerisinde, aynı bölgede birleşen taarruz kolları neredeyse düşmanı don-donetsk koridorunun tamamından atmışlardı. her ne kadar savunma hatları çok zayıf ve bozgun ilk sıçramada birçok esirin emniyete alınamayacağı kadar hızlı olmakla birlikte, müteakip safhada daha fazla geri çekilen düşman birliği mağlup edildi ve toplandı; böylelikle ikinci haftanın sonunda -ki ayrıca yılın sonuydu- toplam esir sayısı 60.000'e ulaştı.

    rusların bu harekatı, aşağı don ve kafkaslar'daki bütün alman ordularının geri bölgelerini tehdit ediyordu. fakat derin kar ve millerovo ve donetsk havzasının kuzeyinde bulunan diğer birkaç ulaşım merkezindeki alman birliklerinin inatçı direnişi tehlikeyi şimdilik önlemişti.

    buna rağmen tehdit o kadar belirgindi ve büyümesi o kadar muhtemeldi ki, nihayet hitler eğer kafkasya'yı zapt etme hayalinde ısrar eder ve kanatları geriye doğru 950 kilometre açıkta (düşman taarruzuna maruz vaziyette) iken, orduların o vaziyeti sürdürmesi için zorlarsa, stalingrad kuşatmasından daha bile büyük bir felaketin kaçınılmazlığını fark etti. o nedenle ocak'ta geri çekileceklerine ilişkin emir gönderildi. karar, orduların kuşatılmaktan kurtulmaları için tam zamanında verildi. başarılı bir şekilde kurtulmaları savaşı uzattı, fakat bu olay stalingrad ordularının fiilen teslim olmalarının alman yükselişin gerilediğini dünyaya karşı netleştirmesinden önce meydana geldi.

    rus karşı taarruzunun gidişatı general zhukov'un yarma taarruz bölgelerinin seçiminde psikolojik (moral) açıdan göstermiş olduğu hüner, topoğrafik açıdan göstermiş olduğu hüner kadar belirleyici olmuştu. zhukov, düşmanın tertiplenmesinde moral açısından zayıf gördüğü noktalara taarruz etti. ayrıca vurucu kuvvetlerinin mevcut bölgesel ivmeyi ve genel bir çöküşe neden olacak şansı kaybettiğinde, alternatif tehdit geliştirme yeteneğini göstermişti. kuvvetlerin birleştirildiği yarma taarruzunun, savunmada olan tarafın direniş gücünü zayıflatmakta azalan bir etkisi olduğundan zhukov geniş alana dağıtılan, baskıyı yaymayı amaçlayan bir dizi yarma taarruzlarıyla başlangıçtaki etkiyi tekrarlamıştı. karşı taarruzun, taarruza dönüştüğü ve artık başlangıçtaki itici gücünden yararlanmadığı zaman, bu başlangıçta meydana gelen etki daha verimli ve daha az yorucu bir strateji şeklini meydana getirmektedir.

    malzeme ve moral ile diğer bütün etkenlerin altında, olayların gidişatını belirleyen arazi (büyüklüğü) ve kuvvet arasındaki temel oran koşuludur. doğu cephesi'nde arazi o kadar genişti ki, şayet taarruz eden taraf 1941 yılında moskova'da, 1942 yılında stalingrad'da olduğu gibi aşikar bir şekilde toplu halde hedefe yönelmediği takdirde kuşatma manevrası için daima alan bulabilirdi. bu nedenle, almanlar nitelik olarak üstün oldukları sürece, sayıca üstün olmaksızın taarruzda başarılı olmuşlardı. bunun birlikte doğu cephesi'nde arazinin bu kadar derin olması, ruslar için almanlarla mekanize güç ve hareket yeteneği alanında baş edemediği dönemde bir kurtarıcı unsur olmuştu.

    fakat, almanlar o teknik ve taktik avantajı kaybetmiş, insan gücünün büyük bir bölümünü harcamışlardı. kuvvetlerinin azalmasıyla, geniş rusya arazileri dezavantaja dönmüş, almanların bu kadar geniş bir cepheyi tutma kapasitelerini tehlikeye atmıştı.

    şimdi soru almanların cephelerini daraltarak kendilerini toparlayabilip toparlayamayacakları mı, yoksa güçlerini kendilerine hiç şans bırakmayacak kadar tüketip tüketmedikleri miydi.

    paulus ve 6.ordusu, 2 şubat 1943 günü resmen teslim olduklarında, stalingrad muharebesi wehrmacht ve müttefiklerine ortalama 1 milyona yakın askere, hitler tarafından "belki intihar eder" umuduyla mareşalliğe yeni terfi ettirilen general friedrich paulus'a (daha önce bir alman mareşali düşmana teslim olmamıştı) ve almanya'nın belki de bütün umutlarına patlamıştı.