şükela:  tümü | bugün
14 entry daha
  • hutu larin en son suclanmasi gereken soykirimdir, zira her vahsette oldugu gibi eline en az kan bulasan ipleri tutandir.
    almanya ve belcika somurgesi olan ruanda'ya siyahlari incelemeye antropologlar gitmis kafa tasi olcmusler, ve kimliklere etnik kokeni yazmayi da onlar akil etmistir 19 yy da. 1994'de soykirim planlanirken fransa ruanda hukumetiyle son derece yakin ilsikiler icindedir, olacaklari az cok tahmin eder de durdurmak icin hic birsey yapmaz.
    birlesmis milletlerin 'baris' gucune belcika da katilir. normalde eski somurgelerle ilgili meselelerde somuren ulkenin guce istirak etmemesine ozen gosterilirken ruanda'da boyle olmaz. belcika aksine baris gucunun bel kemigini olusturur. zaten var olan nefret burda 10 belcikali'nin ibret-i alem icin oldurulmesi ile zirve yapar. ruanda hukumeti cok iyi bilir ki 'beyaz'larin olmesi kabul edilmeyecektir. bu noktada birlesmis milletler baris gucunun komutani romeo dallaire neden askerleri korumadin diye elestirilir. dallaire ise boyle bir kararin binlerce afrikalini hayatini tehlikeye atacagina inandigi icin insani bir karar verdigini soyler. belcika baris gucunden cekilme karari alir. zaten az sayida olan birlesmis milletler askerleri iyice azalir. bu sirada sokaklarda her gun binlerce tutsi oldurulur. adresleri onceden tespit edildigi icin son derece sistemli yapilir hersey. romeo dalaire canla basla dunyayi haberdar etmeye calisir ama dunyanin gozu o sirada oj simpson 'dadir. yine de birkac muhabiri ruanda'da tutmayi basarir dallaire. bbc muhabiri mark doyle'a ornegin 'kalirsan seni koruruz, besleriz. ne haberi gectigin umurumda degil yeterki burda kal ve ne goruyosan haber yap' der.

    2004'de uzerinden 10 yil gecmistir. fransa'nin olaydaki saibeli konumu devam eder. romeo dallaire yasadiklarindan sonra uzun yillar agir depresyon gecirmis, ancak 7 yil sonra anilarini yazmaya baslayabilmistir. kitap: shake hands with the devil olarak piyasaya cikar. soykirimin 10. yil donumunde ziyaret ettigi ruanda'da yaptigi konusmada acikca butun avrupa'yi ve birlesmis milletleri olana bitene goz yummakla, basiretsizlikle suclar.

    olaylarin basladigi ilk birkac gun butun avrupa kendi vatandaslarini ruanda'dan cikarmak icin seferber olmus tepeden tirnaga silahli gucler ve ucaklar gondermis ama bir tanesi bile afrikalilari kurtarmak icin kilini kipirdatmamistir. 10 yil gecmis bir tanesi bile 'bok yedik ozur dileriz' dememistir. bill clinton afrikalilarin gozlerinin icine baka baka 'benim gibi bir suru insan ofislerde oturdu olayin siddetini ve hizini algiyamadik, gec kaldik' demistir. ama artik kimsenin umurunda degildir. dallaire'in komutasindaki subaylardan birinin de kitaptan esinlenerek cekilen belgeselde dedigi gibi: "clinton biliyordu, clinton burada olanlari cok iyi biliyordu". yine ayni subay soyle der: "bazi gunler telefonla herhangi bir yeri aramak ve herkes oldu mu, butun dunya da canli kimse kalmadi mi burada olanlardan haberiniz yok mu nasil olurda sessiz kalirsiniz demek isterdim" der.
    yine bu belgeselde new york'daki bm merkezinde ruanda'nin ve binlerce insanin kaderini beliryecek karari, bm gucu'nun cekilmesi kararini, alan bm uyelerinin nasil lise1 matematik dersinden cikmis gibi el sallayarak (madeleine albright basta) yemek yemek icin salondan ciktiklarini goruruz.
    vahset eline en az kan bulasanin sucudur en cok. evet oyledir.

    medeniyeti belgeleyen hersey ayni zamanda barbarligin da belgesidir.*
88 entry daha

hesabın var mı? giriş yap