şükela:  tümü | bugün
  • ‘türkler değil ermeniler soykırım yapmaya kalktı’ not: uzun bir yazı hızlı okuma ve referanslar en altta.
    abd'li tarih profesörü bkz. justin mccarthy, soykırımı türklerin değil ermenilerin yaptığını açıkladı. sonuç olarak savaş halindeki bir ulus da kendini korudu...

    louisville üniversitesi tarih profesörü justin mccarthy, 1915 olaylarına dair ermeni iddialarına ilişkin, ”eimizde binlerce ama binlerce belge var. bu belgeler türklerin değil, ermenilerin soykırım yaptığını gösteriyor” dedi. 1. milyondan fazla masum türkü barbarca öldürdüler. türklerde onları...

    ermeniler 523 bin türk'ü, lazı ve diğer anadolu topluluklarını öldürdü.
    1910-1922 yılları arasında ermeni çetelerin yaptığı katliamlar ortadayaken kamuoyunda ermeni soykırımı yalanı konuşuluyor.

    erzurum'da 50 bin, van'da 45 bin, kars'ta 17 bin, ığdır'da 15 bin, erzincan'da 13 bin, diyarbakır'da 12 bin, muş'ta 10 bin olmak üzere birçok yerde toplam 523 bin sivil ahali ermeni çeteleri tarafından katledilmiş."

    erzurum rus ikinci topçu alayı komutanı yarbay twerdo khlebov, hatıratında ve çektiği telgraflarda, "bölgede ermeni çetelerinin müslüman ahaliye yönelik katliamları" bir belge niteliğindedir.

    khlebov'un kendi hatıralarına kulak kabartalım:

    "hatta '27 şubat gecesi ermeniler bana geldiler, karskapı bölgesinde 3 bin türkü öldürdüklerini iftiharla beyan ettikleri zaman, masum, savunmasız insanların öldürülmesinin bir vahşet olduğunu' söylediğimde, bana 'siz russunuz, ermeni milletinin ideallerinden anlayamazsınız' diye cevap verdiklerini eserinde üzülerek ifade etmiştir. khlebov, aynen 'bizi erzurum'daki görevimizden alınız. ermeni eşkıyasının masum türkleri öldürmesine seyirci kalmamız mümkün değil' diye telgraf gönderiyor."

    dönemin elazığ valisi elazığ türkleri zazaları ve diğer bölge zazaları ayrıca süryanilerden tutun da içlerinde gözünü kan bürümemiş ve diğer her milletten vatan sever kardeşlerimiz (bkz. zazalar [[(bkz: dev bir zaza tarihi bol akademik referansli)orta asya türkler]i] olmasa ermeniler doğuda daha fazla terör estirirdi...

    başbakanlık devlet arşivlerinin açıkladığı 1910-1922 yılları arasında ermeni çetelerin yaptığı katliamların tarih ve yerleri ile katledilen türk sayısı şöyle:

    toplamda 1.5 - 2.5 arası milyon türk ve müslüman insanı katlettiler. kaynaklarda farklı geçiyor. tabbi o süreçtede düşman isyancı çeteci ermenilerde ölmüştür...
    sümerolog muazzez ilmiye çığ, ''sözde ermeni soykırımından bahsediliyor. 1 milyon ermeni öldüyse, 1 milyon da türk öldü'' dedi.

    mccarthy, toronto üniversitesi’nde, kanada türk dernekleri federasyonu tarafından düzenlenen, ”doğu anadolu’daki insanlık trajedisinin 100. yılı”konulu konferansta, 1915 yılında meydana gelen olaylarla ilgili bilgi verdi.

    1915 türkiye’sini anlamak için büyük fotoğrafa bakmak gerektiğini ifade eden justin mccarthy, rusya’nın o dönemdeki etkisinin gelişmeleri yönlendirdiğini söyledi. söz konusu gelişmelerin din kaynaklı olduğunu anlatan mccarthy, ”müslüman çoğunluğun ortasında kalan ermeniler, rusya’nın teşvikiyle devlet olmak istediler” diye konuştu.

    ”insanlar devlete başkaldırdı”

    bir devletin, vatandaşlarının yönetime başkaldırmasına karşı önlem almasının soykırım sayılamayacağını belirten mccarthy, ”ermeniler yaşadıkları devlete başkaldırdılar. bunun adı nedir? buna vatan hainliği derler” ifadesini kullandı.

    mccrthy, taşnak ermenilerinin, van’ı işgal ettiklerinde şehirde katliam gerçekleştirdiklerini, ruslara, geldiklerinde yapacak iş bırakmadıklarını ifade etti.

    ”ermeniler ingilizlerle anlaştı”

    rusların teşviki ile devlet olma hayaline kapılan ermenilerin, ingilizlere birçok teklifte bulunduğuna değinen justin mccarthy, şunları söyledi:

    ”o dönem osmanlı devletinin en kuvvetli ve düzenli orduları doğu bölgesinde idi. ermeniler, bağdat demiryolunu tahrip etmeyi, bu yolla osmanlı devletine darbe vurmayı teklif ettiler. bağdat demiryolunun çalışamaz hale gelmesi, osmanlı devletinin yarısının gitmesi, savaşın da kazanılmasının da garanti edilmesi anlamına geliyordu. ermeniler, ingilizlere güney ve doğuda karışıklık çıkararak yardımcı olmayı teklif ettiler.”

    ”osmanlı ermenileri bile ermenilerden korktu”

    böylesi durumlarda devletlerin yapması gerekenin, insanlarını korumak olduğunu belirten mccarthy, ”osmanlı da öyle yaptı. ermenileri, olay çıkarttıkları bölgelerden başka yerlere taşıdı. hatta osmanlı, ermenileri bile ermenilerden korudu. ermenilerin nefret ettiği cemal paşa, açlıktan ölmek üzere olan ermenilere yiyecek dağıttı” değerlendirmesinde bulundu.

    mccarthy, ermenilerin doğuda osmanlı askerlerini, devlet görevlilerin, valileri bile öldürdüğünü, astığını ve işkence ettiğini, bu olaylardan sorumlu bir tane bile ermeni bulunamadığını aktararak, ”şimdi kim soykırım suçlusu? herhalde osmanlı değil” diye konuştu.

    tüm bu olaylar olurken, osmanlı devleti yöneticilerinin, istese ermenileri kolayca öldürebilecekken bunu yapmadığına dikkati çeken justin mccarthy, ”sadece bu kişilerin yerlerini değiştirdiler” dedi.

    ”birileri 100 yıldır osmanlı’nın ermenileri katlettiğine dair belge arıyor” diyen jsutin mccarthy, şunları kaydetti:

    ”eimizde binlerce ama binlerce belge var. bu belgeler türklerin değil, ermenilerin soykırım yaptığını gösteriyor. osmanlı arşivleri açık ama ermenilerinki değil. tarih, insanların birbirini öldürmesine savaş der. 1915’te orada olanlar da soykırım değil, savaştı.”

    eski abd başkanlarından ronald reagan’a danışmanlık da yapmış olan uluslararası hukuk ve abd anayasa hukuku uzmanı bruce fein de, bir olaya soykırım denilebilmesinin kriterleri olduğunu belirterek, ”1915 türkiyesi’nde olanlara
    soykırım denilemez” ifadesini kullandı.

    öte yandan konferans salonuna gelen bir grup ermeni, organizasyonu protesto etti. eylemciler, daha sonra üniversitenin güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle salonu terk etti.

    abd anayasa darbe işkence kanada katliam müslüman protesto rusya söz türkiye van
    son güncelleme: 12:31 28.02.2015
    ‘olağanüstü bir hayat: uğur dündar’ belgeseli sozcu.com.tr’de
    gündem
    ‘olağanüstü bir hayat: uğur dündar’ belgeseli sozcu.com.tr’de
    bina tamamlama sigortası ile tüketici mağdur olmuyor
    sigorta
    bina tamamlama sigortası ile tüketici mağdur olmuyor
    suv ve minibüse talep arttı!
    otomotiv
    suv ve minibüse talep arttı!
    telafi eğitimi ne zaman? telafi eğitimi nasıl olacak?
    eğitim
    telafi eğitimi ne zaman? telafi eğitimi nasıl olacak?
    genelev patroniçesinin dudak uçuklatan mirası için adli tıp’tan kritik rapor
    gündem
    genelev patroniçesinin dudak uçuklatan mirası için adli tıp’tan kritik rapor
    norveç’te devletin alkol satışı patladı
    ekonomi
    norveç’te devletin alkol satışı patladı
    jeff bezos yine 150 milyar dolarlık adam oldu
    ekonomi
    jeff bezos yine 150 milyar dolarlık adam oldu
    kırım kongo kanamalı ateşi belirtileri neler? kırım kongo kanamalı ateşi korunmak için neler yapılabilir?
    sağlık
    kırım kongo kanamalı ateşi belirtileri neler? kırım kongo kanamalı ateşi korunmak için neler yapılabilir?
    abd’de polis şiddeti bitmiyor! floyd olayları dinmeden bir vaka daha
    dünya
    abd’de polis şiddeti bitmiyor! floyd olayları dinmeden bir vaka daha
    son dakika! adalar belediyesi’ne silahlı saldırı!
    gündem
    son dakika! adalar belediyesi’ne silahlı saldırı!
    ”intihar etti” denilen askerin ailesinden suç duyurusu: ”darp izleri var”
    gündem
    ”intihar etti” denilen askerin ailesinden suç duyurusu: ”darp izleri var”
    salda gölü’nde bilirkişi raporu öncesi ‘millet bahçesi’ hazırlığı
    gündem
    salda gölü’nde bilirkişi raporu öncesi ‘millet bahçesi’ hazırlığı
    ‘olağanüstü bir hayat: uğur dündar’ belgeseli sozcu.com.tr’de
    yönetmenliğini gökmen ulu'nun yaptığı ve soruşturmacı televizyon haberciliğinin öncüsü uğur dündar’ın serüven dolu hayatının anlatıldığı "olağanüstü bir hayat: uğur dündar" belgeseli, dijital medyada ilk kez ve sadece sozcu.com.tr’de izleyici ile buluştu.

    mperyalizmin türkleri orta asya’ya
    geri gönderme projesi
    osmanlı imparatorluğu, 1800’lü yıllarda parçalandığında büyük türk katliamları yaşanmaya başlandı. özellikle, balkanlar ve kafkaslar’ın imparatorluktan ayrılması bu bölgelerdeki türklere yönelik büyük baskıyı da beraberinde getirdi.

    1800’lerin başından 1923’te türkiye cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar süren dönemde büyük bir “türk dramı” yaşandı. milyonlarca türk, yerini yurdunu terk edip anadolu’ya göçtü. yine milyonlarcası katledildi. batılı tarihçiler bile bu dramı tespit ediyor. örneğin bernard shaw’a göre, atatürk cumhuriyeti kurulmadan önceki yüzyılda yaşanan büyük türk göçüne 5 milyon kişi katılmıştır. bu tarihlerde katledilen türklerin sayısı da yaklaşık 5 milyondur. 1927 nüfus sayımında türkiye cumhuriyeti’nin nüfusunun 13 milyon olduğu düşünülürse, bu rakamların ne kadar büyük olduğu anlaşılabilir.

    bu, sistemli bir “türk temizliği”dir.
    ermeniler, batılıların türklere yönelik bu soykırım planını uygulayan taşeronlardan biri olmuştur. içimiz kan ağlayarak görüyoruz ki, yüz binlerce türk’ün ölümünden sorumlu ermenilerden “özür dilenmesi” gerektiğini savunanlar çıkıyor!

    anlaşılan, birilerinin çıkıp asıl soykırıma uğrayanın türkler, asıl özür dilemesi gerekenin ise ermeniler olduğunu hatırlatması gerekiyor!

    1820’ler: kafkaslar’da ermeni plantasyonu
    kafkaslar’dan güneye inerek akdeniz’e ve hint okyanusu’na ulaşmak isteyen rus imparatorluğu, iran ve osmanlı’yla büyük savaşlara girişti. 1829 edirne anlaşması’yla kafkaslar’a yerleşti. rusya, çoğunluğu müslüman olan kafkaslar’ı tamamen kontrolü altında tutabilmek için hıristiyanlaştırmayı hedefliyordu. bu amaçla ermenistan eyaleti kuruldu. erivan başkent ilan edildi. halbuki erivan’ın ermenilerle bir bağlantısı yoktu. o dönemki nüfus oranları da bunu gösterir. erivan % 55 gibi bir oranla ağırlıklı olarak türktü. hıristiyan %45’in büyük çoğunluğu da ermeni değil gürcüydü. ermeniler toplam nüfusun ancak %18’ini oluşturuyordu.

    rus imparatorluğu osmanlı ve iran yönetiminde yaşayan ermenileri yeni kurulan eyalete çağırdı. anadolu’nun ve iran’ın içlerinden on binlerce ermeni bu çağrıya uydu. 1900 yılına gelindiğinde ermenistan eyaletinin artık %48’i ermeniydi. 1920’lerde ise %70’i bulmuştu. orandaki bu büyük artış yalnızca ermenilerin bölgeye göçüyle olmamıştır. onbinlerce türk de ya öldürülmüş ya da yerinden yurdundan edilmiştir.

    ermenilerin türk katliamı işte bu tarihte başlar.

    böylece rus imparatorluğu, bölgede ermenilere dayanan bir hıristiyanlaştırma siyaseti başlatmış oluyordu. ermeniler dağınık ve seyrek bir şekilde de olsa anadolu’da geniş bir coğrafyada yaşıyordu. rusya ermenilerin dağıldığı bu büyük coğrafyayı erivan’da olduğu gibi türklerden arındırmayı ve hıristiyanlaştırmayı hedefledi. bu stratejik plan 1800’ler boyunca adım adım uygulandı.

    1880’ler ve 90’lar: kars ve yöresinde türk katliamları

    1800’lerin başı ermeniler için eyaletlerini kurma dönemiydi. ermenistan türklerden arındırıldı. bu dönemde kafkaslar’da 100 bine yakın türk’ün katledildiği tahmin ediliyor. çok daha fazlası anadolu’ya göçmek zorunda bırakıldı.

    ancak ermeniler (ve tabii ki rusya) sınırlarını doğu anadolu’nun içlerine doğru genişletmek istiyordu. stratejik hedef, ermenilerin yaşadığı her yeri “büyük ermenistan”a dahil etmekti.

    ancak ermenilerin işi “zor”du. ermeni nüfusu kafkaslar’dan adana’ya kadar geniş bir coğrafyada vardı, doğru. ama çok dağınık ve seyrekti. hiçbir bölgede %10’u aşamıyordu. en büyük türk katliamlarını ermenilerin gerçekleştirmesinin nedeni belki de budur: çoğunluk olabilmek için çok fazla türk öldürmeleri gerekiyordu!

    1870’ler hınçak ve taşnak isimli ünlü ermeni terör örgütlerinin kurulduğu yıllardır. tarihler tesadüf değildir, çünkü rusya’nın osmanlı’ya büyük seferi de bu yıllarda başlamıştır. 1877 osmanlı-rus savaşı’nın ardından imzanalanan 1878 berlin anlaşması’na göre kars’ı terk ettik. anlaşmada van, bitlis, elazığ, diyarbakır, sivas ve erzurum ise “altı vilayet” diye tanımlanıyordu. bölge osmanlı egemenliğine bırakılıyor, ancak ermeniler lehine reformlar yapılması isteniyordu. rusya’ya ise bölge üzerinde garantörlük hakkı veriliyordu.

    kars, bolşevik devrim’e kadar rusya’nın elinde kaldı. lenin, rusya’nın emperyalist politikalarını reddettiği için, devrim’den sonra hiçbir karşılık beklemeden kars ve batum’u terk etti. rusya’nın elinde kaldığı bu 40 yıllık dönemde kars ve yöresinde büyük türk katliamları yaşandı. bölge sistemli bir şekilde ermenileştirildi.

    o dönemde kars’ın nüfusu 200 bindi. ermeniler tarafından öldürülen türklerin sayısının en az 50 bin olduğu tahmin ediliyor. en az 100 bin türk de anadolu’nun içlerine göç etmek zorunda bırakıldı. böylece kars’taki 40 bin ermeni, gelen göçlerle birlikte 75 bine ulaşıyor, türk nüfus ise 160 binden 10 binlere iniyordu! kars artık bir ermeni şehriydi!

    1900’ler: ermeniler batılılara “biz de varız” diyor

    1900’lere gelindiğinde ermeniler, doğu anadolu’nun diğer şehirlerinde de ayaklanmalara başlamıştı. hedef “altı vilayet”i büyük ermenistan’a katmaktı.

    bu amaçla taşnak ve hınçak sistemli bir terör kampanyasına girişti. “altı vilayet”te türklere yönelik yıldırma operasyonu başlatıldı. özellikle erzurum’da yüzlerce köy ermeni teröründen nasibini aldı. batılıların tepkisinden çekinen ıı. abdülhamit bu ermeni isyanlarını gerektiği gibi bastıramadı. bölge osmanlı’nın kontrolündeydi. ama terörü uygulayan ermeni çeteleriydi. ezilen, öldürülen, zorla yerinden yurdundan edilen ise türkler…

    ermeni terörü bu dönemde adana’ya kadar uzadı. “kilikya”nın da “büyük ermenistan”a ait olduğunu iddia ediyorlardı. halbuki adana’da yalnızca birkaç ermeni köyü vardı. komşu köylerine birer birer saldıran ermeni çeteler, büyük bir ayaklanma için hazırlanıyordu. 1909’da çıkan ermeni isyanında 15 bin türk öldürüldü.

    1910’a gelindiğinde osmanlı zaten karmakarışık bir durumdaydı. trablusgarp’tan balkanlar’a imparatorluk çatırdıyordu. parçalanmak üzereydi. bu karışık dönemi fırsat bilen ermeniler, doğu anadolu’daki türk köylerine baskın politikasını köy köy sabırla uygulamaya devam ettiler. birinci dünya savaşı’na kadar ermeni çetelerinin türk köylerine sayısız baskını oldu.

    ancak bunların tümü yalnızca birer hazırlıktı. ermenilerin esas türk katliamı birinci dünya savaşı yıllarında gerçekleşecekti…

    birinci dünya savaşı: rus ordusu’nun gönüllü askerleri

    1915’te sarıkamış savaşı’nı kazanan rus ordusu, anadolu’nun içlerine doğru ilerlemeye başladı. doğu anadolu’da yaşayan ermeniler rusya’dan silah yardımı alarak gönüllü birlikler oluşturuyordu. ermeni birlikleri rus ordusu’na yardımcı oluyordu. rus kuşatması altındaki şehirlerde ermeni ayaklanmaları yaşanmaya başlandı: 15 nisan’da van, 18 nisan’da bitlis, 20 nisan’da muş… ayaklanmalar, türk ordusu’nu iki ateş arasında bırakıyordu. adeta sırtımızdan hançerleniyorduk.

    rusya’nın bu şehirleri ele geçirmesinde ermeni ayaklanmalarının büyük payı vardır. ermeniler bu ayaklanmalara uzun süredir hazırlanmaktaydı. örneğin, van’daki ermeni lejyonlarında 250 bin gönüllü vardı. ermenilerin tamamı rusya tarafından silahlandırılmıştı… rus kafkas ordusu’nun toplam 100 bin askerden oluştuğu düşünülürse, ermenilerin gönüllü ordusunun büyüklüğü anlaşılabilir.

    tabii, ermenilerin ayaklanmaları yalnızca türk ordusu’na saldırılarla sınırlı kalmıyordu. bu şehirlerdeki türk köylerine ermeni çeteleri tarafından baskınlar düzenleniyordu. temel amaç, doğu anadolu’da ermenilerin çoğunlukta olduğunu göstermekti.

    van’da büyük bir katliam düzenlendi. bu şehirde iki yılda, 1915-16’da 120 bine yakın türk katledildi. binlerce türk köyü boşaltıldı. türk köylüleri bölgenin ermenileştirilmesini engellemek için köylerini terk etmek istemiyordu. ölü rakamlarının bu kadar çok olmasının nedeni budur. pek çok türk köyü ahalisiyle birlikte yakılıp yıkılarak ortadan kaldırıldı.

    kars’ta yaşanan türk katliamında 60 bin, bitlis’te 50 bin, muş’ta ise 10 bine yakın kişi öldürüldü. tabii bu rakamlar resmen saptanabilmiş olanlar. bu rakamların kat be kat üstündeki gerçek kayıp sayısını bilmek neredeyse imkânsız.

    1918: kafkaslar’da ermeni yayılmacılığı

    rusya’da gerçekleşen bolşevik devrim, doğu anadolu’daki ermeni terörüne bir son verdi. rusya’nın birinci dünya savaşı’ndan ayrılmasıyla birlikte ermeniler rus ordusu’nun desteğinden yoksun kalmıştı. ele geçirdikleri köylere yerleşerek savaşın sonunu beklemeye başladılar.

    rusya’nın kafkaslar’dan da çekilmesiyle birlikte, gürcistan, ermenistan ve azerbaycan’da ingiliz yanlısı devletler kuruldu. ermenistan yönetimini taşnaklar ele geçirdi. bölgedeki karışıklığı ve azerbaycan’ın güçsüzlüğünü fırsat bilen ermeniler bakü’yü işgal etmeye kalkıştı.

    işgal eylemi oldukça planlıydı. önce, erzurum’da 3 bin türk’ün öldürüldüğü bir baskın düzenlendi. osmanlı ordusu’nun dikkatini ve gücünü bu şekilde erzurum’a çeken ermeniler asıl katliamı bakü’de gerçekleştirdi. 30 mart 1918’de bakü’de 30 bin türk katledildi. ermeni saldırganlığı iran sınırına kadar devam etti. zenzegur’da 150 türk köyü tamamen ortadan kaldırıldı. katliamlar erzurum’daki osmanlı ordusu’nun yetişmesiyle son buldu.

    mütareke dönemi: ermeniler bu sefer de fransız lejyoneri

    mondros mütarekesi’nin imzalanmasıyla birlikte, ermeniler “tehcir” sonucu vardıkları ırak ve suriye’yi hızla boşaltıp doğu anadolu’ya geri döndüler. yüz yıllık rüyalarına ulaşmak için şimdi de birinci dünya savaşının galibi fransa ve ingiltere’nin yanındaydılar. erzurum’dan kars’a, ermenilerin hedefindeki bütün şehirlerde katliamlar yine başladı.

    ermeniler saldırgandı… acımasızdı… türklerde ise savaşacak derman kalmamıştı. dünya savaşı’nda yitirdiğimiz on binlerce askerimiz köylerine dönememişti. türk köyleri savunmasızdı. yalnızca kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan türk köyleri, ermeni çetelerinin kanlı baskınları altında inim inim inlemeye başladı.

    mütareke döneminde yaşananlar birinci dünya savaşı’nı aratmayacak korkunçluktadır. kesin rakam vermek imkânsız, ancak yüz binlere varan bir türk kaybından bahsedilebilir. bu dönemin ayırt edici özelliği, yerini yurdunu terk eden türk olgusunun artık ortadan kalkmış olmasıdır. artık, türkler köylerini terk etmeye zorlanmıyor, kurulan ermeni “intikam alayları” tarafından “yok ediliyordu”.

    bu dönem ermeni terörü yeni bir cepheye kavuştu: adana. ermeniler şimdi de fransızlar’ın çukurova’yı işgalini destekliyordu. çok değil, birkaç yıl önce rus ordusu’na gönüllü yazılan ermeniler, şimdi de fransız üniforması içindeydi. “ermeni lejyonları” 1918’den 1922’ye kadar adana, maraş ve antep’te büyük katliamlara girişti.

    ancak ermeniler, telaş içindeydi. barış anlaşması imzalanana kadar, çoğunlukta olduklarını iddia ettikleri bölgeyi genişletmek zorundaydılar. hele hele sevr anlaşması’nda ermenistan’ın sınırının abd başkanı wilson tarafından belirleneceği maddesi kabul olununca, ermenilere gün doğdu. hem zaman kazanmışlardı, hem de yeni bir müttefik… bölgede etnik yapıyı öğrenmek için araştırma yapan amerikan heyetleri her şehirde ermeniler tarafından karşılanıyor, türkler hızla yok edilerek, doğu anadolu’da ermeni çoğunluğu sağlanmaya çalışılıyordu.

    ermeni terörünün çıldırdığı bu dönemde kaç türkün katledildiğini saptamak gerçekten olanaksız. ancak yüzyılın başında %5 ile %10 arasında gezinen ermeni nüfus oranının, 1920’lere gelindiğinde kimi şehirlerde %40’lara ulaştığını söylemek sanırız bir fikir verecektir.

    tabii tarihçilerin araştırmaları sonucu ortaya çıkan bir rakam da var: 1906-1922 yılları arasında kafkaslar ve anadolu’da ermeni terörü sonucu ölen toplam türk nüfus resmi rakamlara göre 517.955’tir! özür dileyenler için bir de yazıyla: beş yüz onyedi bin dokuz yüz ellibeş!

    1970 ve 80’ler: asala terörü
    1970 ve 80 yılları tüm dünyanın ereni terörüne tanık olduğu yıllardır. asala isminde yasadışı bir örgüt kuran ermeniler, “sözde soykırım”ı dünyaya hatırlatmak amacıyla türk diplomatlarına saldırılar düzenlemeye başladı. asala’nın saldırılarında 42 diplomatımız şehit oldu.

    ancak asala’nın saldırıları diplomatlarla sınırlı değildi. türklerin yoğun bir şekilde bulunduğu kapalıçarşı gibi kalabalık işyerleriyle havalimanlarına da bombalı saldırılar düzenliyorlardı. bu eylemlerde asala, yüzlerce vatandaşımızın ölümüne neden oldu. asala, son olarak 1983’te paris orly havaalanında bombalı bir saldırı gerçekleştirdi. 2’si türk, 8 kişinin öldüğü, 28’i türk, 63 kişinin yaralandığı bu saldırı batının da tepkisini çekti. türk insanı hedefteyken sesini çıkarmayan batılılar, orly katliamı’ndan sonra asala’dan desteklerini çekti. bir daha da asala, ses getiren bir eylem gerçekleştirmedi.

    1991-92 kafkaslar’da ermenilerin “modern” soykırımı
    sovyetler’in yıkılmasıyla birlikte kafkaslar’da ermeni terörü tekrar başladı. karabağ, laçin gibi azerbaycan topraklarının %15’in oluşturan bölge ermeniler tarafından işgal edildi. ermenistan’ın bu işgali hem rusya’nın hem de abd’nin desteğiyle gerçekleşti.

    ermeniler, bir yandan türkleri katletmeye devam ediyor, bir yandan da “türkler bizi soykırıma uğrattı” feryatlarıyla bir atasözünü gerçeğe dönüştürüyordu: “yavuz hırsız evsahibini bastırır”.

    ermenilerin 1990’larda gerçekleştirdiği işgal hareketi bütün dünya kamuoyunun gözleri önünde canlı canlı yaşanmış bir katliamdır. yaşanan olaylar içinde en kanlısı hocalı katliamıdır. 25 şubat 1992’de rus ordusu’nun 366. mekanize piyade alayı’nın da desteğini alan ermeniler, karabağ’daki hocalı bölgesinde 1000’e yakın türkü bütün dünyanın gözü önünde katletti.

    katleden kim, katledilen kim?
    1800’lerin başında emperyalizmin bir “doğu sorunu” vardı. bu sorun osmanlı’nın ortadan kalkması ve parçalanmasıyla çözüldü. tabii milyonlarca türkün ölümü pahasına. kafkaslar’ı ve balkanlar’ı “türkten arındırma” planı çok sistemli ve kanlı bir şekilde uygulandı.

    milyonlarca türk katledilerken ve evinden yurdundan atılırken, emperyalizm hep “yavuz hırsız” rolünü üstlendi.

    katledilen türklerdi… katliamcılıkla suçlanan da türkler oldu.
    balkanlar’ı ve kafkaslar’ı da terk eden türklerdi. nüfusu azalan türklerdi… katliamcılıkla suçlanan da türkler oldu.
    bu nasıl bir katliamcılıktır ki hem nüfusumuz azaldı hem de sınırlarımız küçüldü!

    birinci dünya savaşı sonrasında “ermeni soykırımı” iddialarını araştırmak üzere ingilizler malta’da bir mahkeme kurmuştu. dönemin önde gelen osmanlı yöneticileri bu mahkemede yargılandı. emperyalistlerin kendi savcı ve hakimleriyle oluşturduğu, türklere pek fazla savunma hakkı tanınmayan bu taraflı mahkemede bile hiçbir türk “soykırımcı” suçlamasıyla hüküm giymedi. bütün sanıklar beraat etti.

    o günlerde türkiye’de de bir mahkeme kurulmuştu. kürt mustafa paşa’nın başkanlığındaki divanı harp, batılılara yaranabilmek için “savaş suçlularını” ve “ittihatçılar”ı yargılıyordu. türk’ün içinden çıkan hainlerin kurduğu ve yönettiği bu divanı harp, batılıların malta’da kurduğundan daha insafsız ve acımasız çıktı… malta’da herkes beraat etmişti, ancak istanbul’daki mahkemede pek çok eski devlet yöneticisi “savaş suçlusu” ilan edilerek idam dahil ağır cezalara çarptırıldı. hatta boğazlıyan kaymakamı kemal bey, tehcir sırasında “ermenilere zulmetmek” suçuyla yargılanıp idam edildi.

    kısacası “işbirlikçi” “efendi”sinden daha gaddar çıkmıştı…

    bugün “özür diliyorum” kampanyaları, yarın kurulacak yeni “divanı harp”lerin hazırlığı. bugün özür dileyenlerin yarın “kabahatli”leri yargılamaya başlayacağından emin olabilirsiniz…

    ama merak etmeyin. elbet çıkar “türk’ün feryadını” duyuracak birileri. divanı harp’i kuranlar, kurtuluş savaşı’ndan sonra kaçacak delik aradı. kaçamayanlar da 150’likler listesine eklenip sınırdışı edildi.

    merak etmeyin… elbet çıkar mustafa kemal gibi birileri…

    derlemedir kaynaklar ve hızlı okuma:

    osmanlı arşivleri akademisyenler öğrenciler rağatça ulaşabilir

    https://skyturkvngenc.wordpress.com/…dilen-turkler/

    https://www.sozcu.com.tr/…er-soykirim-yapti-757365/

    https://tr.wikipedia.org/wiki/justin_mccarthy

    https://islamansiklopedisi.org.tr/elazig
2 entry daha