şükela:  tümü | bugün
41 entry daha
  • artık adını koymak gerekiyor, sonun başlangıcındayız (bkz: end times), sovyetlerin yıkılmasıyla ortaya çıkan tek kutuplu dünya, 11 eylül ile bu dünyanın sahipleri arasındaki kavganın ateşlenmesi ve en nihayetinde bir sistem krizi, tüm yan etkileriyle (toplumsal patlamalar, huzursuzluklar, krizler) geliyor.

    velhasıl ben olaya umutlu tarafından bakıyorum. geçiş dönemleri, yeni düşüncelerin ve oluşumların ortaya çıkması açısından zenginlik getirir. zira stres, evrimin doğal bir sonucu olarak problem çözme becerilerimizi ve farkındalığımızı uyarır.

    kültürel olarak ölmekte olan kapitalizm, tekrar tekrar benzerlerinin üretildiği temcit pilavı gibi filmler, kullan-at müzikler ve ömrü 6 ayı geçmeyen fast-food kültürel ürünlerden bıktık değil mi? içinde bulunduğumuz dünya algısıyla daha iyi yapamayacağımıza ikna oluyoruz çünkü her geçen gün.

    yeni nesli eleştiriyordunuz ya, yeni neslin de yeni nesli gelecek emin olun. ve şimdiki yeni nesiller, o nesillerin vereceği kavga için feda edilecek. bu gördüğünüz geleceğin nesillerinin kuracağı ormanın gübresidir sadece. o yüzden sonun başlangıcı, ayrıca içinde bulunduğumuz tarih sahnesinin kapanıp yeni bir tarih sahnesinin açılmasıdır, yeninin gelişidir, eski derinin atılıp yerine yeni derinin üretilmesidir.

    güvenliği ön plana alan totaliter rejimler de gelebilir, sosyal devleti ön plana alan bir anlayış da gelebilir ama kesin olan şu ki, en azından dünya algımız, dışarıdan gelen stresle orantılı olarak değişecek, dönüşecek ve üzerine düşüneceğimiz problemler, içinde bulunduğumuz sistemin varoluşsal sıkıntısından kurtaracak bizi.