şükela:  tümü | bugün
42 entry daha
  • insanoğlunun hem doyumsuzluğuna hem de bir şeyler olmalı hastalığına kurban giden sinema olayı.

    plot twist, malum, seyirciye yok artık dedirten, aaa bu adam katil miymiş diye şaşırtan yani kısacası beklenenin dışında bir sonuçla seyirciyi şaşırtmak demek.

    film seyircisinin çoğu, çok yanlış bir şekilde, izlediği filmin sonunu tahmin etmeye çalışıyor. sevenlerin kavuşması, katilin yakalanması, kahramanın dünyayı kurtarması gibi standart ve tahmin edilebilir sonlara alışan izleyici, hiç beklemediği bir sonla karşılaşınca şaşırıyor doğal olarak.

    90'ların ikinci ve 2000'lerin ilk yarısında çekilmiş birkaç film örneği vereceğim; fight club, olağan şüpheliler, the game, american beauty, altıncı his, the others, memento, makinist, identity... tabii ki bu filmlerden çok daha önce de şaşırtan sonlu filmler yapıldı. fakat yaklaşık on yıllık bu dönemde çekilen bu filmler hem kaliteli olması hem de beklenmeyen sona sahip olması sebebiyle kıymetli hale geldi. standart film anlayışından farklı olduğu için de dilden dile dolanmaya başladı. ardından plot twist olayı gelişti ve bir yerden sonra ise sıradanlaştı. sömürüldükçe sömürüldü.

    verdiğim örnek filmler plot twist içerseler bile, kült haline gelmelerinin sebebi sonları değil tabii ki. bu filmleri sonunu bilsen dahi defalarca izlersin, çünkü filmi asıl izleten şey sonu değil. anlattığı hikâye. seyirci, bu filmlerden aldığı tadı başka filmlerde de almak istedi. ama sorun, almak istediği tadın sadece plot twistle sınırlı olması. enteresan bir sonuç bekleyen, şaşırmak isteyen seyirciyi elinde tutmak isteyen sinema sektörünün bir kısmı da, kaliteli olmuş olmamış hiç bakmadan sürprizli son mantığına yöneldi. bu kaliteli filmlerden sonra, bu filmlerden daha iyi filmler çekilse bile plot twist olayı, bir yerden sonra kurtarıcı olmaya başladı. koy sonuna bir tane sürpriz, millet ağzı açık izlesin sonra sırf şaşırttı diye göklere çıkarıl. olmaz öyle.

    işte bu plot twist olayını abartan, ama abartmasına rağmen kimileri tarafından göklere çıkarılan yönetmenlerin başında oriol paulo geliyor. el cuerpo, durante la tormenta ve contratiempo filmlerinin yönetmeni. filmlerin hepsinin ortak özelliği plot twisti sonuna kadar kullanması. artık cılkını çıkartması ve sadece son odaklı çalışıp, ters köşe yapmaya çalışırken filmi ucuzlatması.

    plot twistin çok fazla kullanıldığı gerilim filmleri de dahil olmak üzere, bir filmin sonunun tahmin etmek o filmi kolay bir film yapmayacağı gibi, tahmin edememek de o film iyi film yapmıyor. fakat, filmi son odaklı izleyen kitle o kadar fazla ki piyasa resmen onlara hizmet eden filmler üretiyor. bir film piyasa işi olduğu zaten uzaklardan belli oluyor. küçük zeka oyunları, seyirciyi şaşırtması falan kurtarmıyor maalesef. mesele şaşırtmak da değil aslında, akla gelmeyen sonun iyi bir film için yeterli olduğunun düşünülmesi. şu sıralar gerilim filmlerinde, kurtarıcı ve kurtarıcı mantığıyla bakıldığı için de ucuz olan bu yola başvuran o kadar fazla film görüyorum ki bıktım artık. vallahi yıldım.
10 entry daha