şükela:  tümü | bugün
  • biyolojik olarak erkek olan bireylerin kadın spor müsabakalarında yarışması ve doğal olarak kadınlara karşı üstünlük sergilemesi olayı.

    öncelikle böyle bir olayın yaşanıyor olması bile insanoğlunun sağduyudan nasıl gitgide daha fazla uzaklaştığını ve kendisini özgürlükçü olarak niteleyen liberallerin faşist dayatmaları karşısında gelişmiş ülkelerin nasıl aciz kaldığının bir kanıtı adeta.

    bakın, trans kadınların gerçek bir kadın olmadığını söylemek bile işten kovulmanıza sebep olabiliyor. işten kovulan çalışanın dediği şey ise şu:

    "kadın kavramının yasal tanımını kadınları ve erkekleri içerek şekilde radikal olarak genişletmek bu kavramı anlamsız bir hale getirebilir ve savunmasız kadınları ve kızları koruyan hakları baltalayabilir."

    şimdi trans bireylerin sporda nasıl haksız bir şekilde kadınlara karşı üstünlük sergilediğini görelim. russia today tarafından yayınlanan bu videoda bu olayın yaşandığı sayısız örneği görmek mümkün.

    iskeletsel kas kütlesi kıyaslaması

    kadınlar: 21 kg
    erkekler: 33 kg

    eğer trans bir birey cerrahi olarak kadına dönüşse ve testosteron seviyesini düşürse bile; kemik yapısı ve kas kütlesi gibi biyolojik olarak erkek olmanın avantajlarına sahip olacaktır.

    işin ilginç yanı, artık bir bireyin kadın sporunda yarışması için cinsiyet değiştirme ameliyatı olması gerekmiyor. kadın spor müsabakalarında yer almak bir bireyin kendisini kadın olarak tanımlaması ve son bir yıl boyunca 10 nanomole/litre testosteron seviyesine sahip olması yeterli oluyor. şimdi sıkı durun, bu miktar kadın sporcular için ortalama 3 nanomole/litre olarak ölçülmüş.

    bir kadın olduğunuzu düşünün, aylardır bir müsabaka için çalışıyorsunuz. ancak çifte standart uygulanarak, azaltılmış testosteron seviyesi bile sizinkine eşit olmayan bir kişi gelerek sizinle aynı dalda yarışıyor ve doğal olarak birinci oluyor. bu kişi sadece kendisini "kadın" olarak tanımladığı için sizinle aynı koşullarda yarışma hakkına sahip. ne hissederdiniz?

    peki ne yapmak gerekiyor?

    öncelikle kadın ve erkek kavramının duygularla değil bilimle tanımlanması gerekiyor. kendinizi alfabedeki herhangi bir harfle tanımlıyor olmanız kimsenin umurunda değil, istediğinizi yapmakta serbestsiniz. ancak, eğer xx kromozomuna sahipseniz kadın, xy kromozomuna sahipseniz erkeksiniz.

    trans kadınların "kadın" olarak tanımlanarak biyolojik kadınlar ile eşit sayılması mantıksızlığın ve saçmalığın dik alasıdır.

    kadınların ve trans kadınların spor müsabakalarında kendi aralarında ayrı olarak mücadele etmesi uygun olabilir, ancak "ayrımcılık" çığırtkanlığı yapan kırılgan faşistler muhtemelen bunu kendilerinin kurban olduğu bir olay haline getirecektir.

    edit: @iyisaatteolsunlar nickli yazar tarafından testosteron seviyesi kuralının değiştiği belirtildi, iaaf web sitesinden de kurallara ulaşabilirsiniz. ancak şöyle bir durum var:

    trans bir birey ancak uluslararası bir müsabakada yarışıyorsa kurallara tabi oluyor, eğer yarıştığı müsabaka uluslararası seviyede değilse testosteron seviyesini düşürmeden yarışmalara katılabiliyor. ayrıca uluslararası seviyede yalnızca 400m - 1.6km arasındaki koşu yarışlarında testosteron seviyesinin 5 nmol/l olduğunu kanıtlaması gerekiyor. uluslararası seviyede olan/olmayan diğer yarışmalarda bu seviyeyi kanıtlamasına bile gerek yok!

    yani iaaf tarafından belirtildiği üzere testosteron yalnızca 400m - 1.6km koşu yarışlarında performans artırıcı etkilere sahip oluyor. bu etkiler; kas kütlesindeki artıştan kaynaklı güç ve kandaki hemoglobin seviyesinin artışından kaynaklanan ekstra oksijen transferi olarak belirtilmiş. peki bu avantajlar yalnızca koşu yarışlarında mı etkili oluyor? diğer yarışmalar neden görmezden geliniyor?

    ikinci bir nokta olarak, university of otago bünyesindeki yeni zelandalı bilim insanları tarafından yayınlanan "transwomen in elite sport: scientific and ethical considerations" isimli makaleye göre ulaşılan sonucu direkt olarak aktarıyorum:

    "we conclude that the advantage to transwomen afforded by the ıoc guidelines is an intolerable unfairness."

    bu makaleye göre 2015 yılında olimpiyat komitesi tarafından benimsenen kuralların trans kadınlara müthiş bir avantaj kazandırdığı belirtiliyor. ancak olimpiyat komitesinin belirlediği kurallarda testosteron miktarı 10 nmol/l olarak belirtilse de, bu miktar iaaf tarafından yukarıda belirtildiği gibi koşu yarışları için 5 nmol/l olarak uygulanıyor.
166 entry daha