şükela:  tümü | bugün
1092 entry daha
  • neil druckmann'ın egosunu emcüklediğimiz oyun.

    önce spekülasyonlar.
    oyun çıkmadan yaklaşık bir ay kadar önce internete gerek senaryo gerekse de oynanış olarak sızdı. neden sızdı peki? naughty dog çalışanı bir kişi, şirketin hayvani çalışma şartlarına karşı dev ofansif bir hamle yaparak oyunu sızdırdı.

    tüm bu sızıntılar arka planda konuşulurken 1 haziran itibariyle sony ve naughty dog tarafından basın kopyaları yollandı. oyun basını oyunu deneyimledi ve spoilersız inceleme yazılarını internet alemine saldılar. bu inceleme yazılarının derlendiği/toplandığı yer olan metacritic sitesinde de oyunun basın puanı 96 oldu.

    oyunu inceleyen 91 basın kuruluşundan 88'i -ki buna ign gibi bir dev de dahil- oyuna 10 tam puan verdi. 100 verdi. bu oyun kusursuz, tek kusur bulan göttür minvalinde puanlama yaptı.

    haliyle sızıntılarla oyunun öyle veya böyle hikayesini bilen oyun camiası da sikerler lan öyle saçma puanlamayı, bu oyun asla 10/10'luk bir oyun değil demeye başladı. ne zamana kadar? oyunun gameplay'i de sızana kadar.

    sızan ilk 3 saatlik gameplay sonrası oyuncu camiası bu oyuna 10/10 veren kendisine saygısı olmayan bir kancıktır demeye kadar götürdüler işi.

    ve bu tartışmalarla birlikte 18 haziran 2020 tsi 15.00'da yayıncılar(streamerlar) üzerindeki ambargo kalktı ve oyun izlenebilir hale geldi. bu izlenebilirliği takiben de oyun 19 haziran 2020 tsi 00.00'da tüm oyuncular tarafından oynanabilir hale geldi ve oyuna sahip olan herkes oyunu deneyimlemeye başlayabildi.

    arkasından da kıyamet koptu. çünkü oyuna sahip olan kişiler, 96 puan ile listelenen metacritic sayfasına ard arda oyunla ilgili puanlamalar girmeye başladılar. bu entryi yazdığım sırada metacritic'te toplam 24403 oy var. ve oyuna oy veren 24403 kişinin bu oyuna verdikleri puanların ortalaması 3.4 user score. yani 34 puan.

    oyun basınının 96 verdiği ve fakat oyunu oynayan/izleyenlerin 34 puan verdiği bir oyun var elimizde. neden oldu bu uçurum? genelde oyun basınından yüksek skor alan oyunlar kullanıcılardan da +/-3 puan alarak dengeli bir puanlamaya sahip oluyorken; the last of us part 2'deki bu dev uçurumun sebebi ne?

    bunun cevabını vermeden önce sizi biraz geriye götüreceğim. kasım 2019'da kojima'nın yeni oyunu death stranding(kısaca ds)piyasaya çıktı. çıkmadan önce de metacritic basın puanı 86 olarak yansıdı. ancak ds herkesçe erişime açılınca metacritic puanı birden yerlerde süründü ve user score 5.1 oldu.

    death standing'i şurada incelemiştim. bu oyun da tıpkı ds gibi basın/oyuncu puanlaması arasında dev bir uçurum olduğundan; bu oyunu da ds gibi inceleyeceğim.

    hazırsanız şimdi size 91 basın kuruluşunun 88'inden 10/10 puan alan, bu oyun 100'den aşağısını hak etmiyor, aksini iddia eden de götümü yesin denen bu oyunun o müthiş hikayesini anlatıyorum.

    anlatayım mı?

    tekrar uyarıyorum, aşağısı hayvan gibi spoiler olacak. sonra ağlamayın.

    --- spoiler ---

    konuya girmeden önce ilk oyunun sonuyla başlayalım. hatta daha da coşalım, ilk oyunu şöyle bir derleyip toplayalım:
    - insanlığın, bu sefer amerikan başkanının açık açık china! diyemeyeceği kaynağı belirsiz bir yerden başlayan ve mantarlardan bulaşan bir virüs ile başı derttedir. bu öyle bir dert ki; maruz kalan insanlar aklını yitirip heleley heleley diye sağa sola saldrmaya başlıyor, virüse daha da maruz kalanlar ise iyice eciş bücüş bir hale bürünüyor.
    - işte böylesi bir dünyada başrolümüz joel kızı sarrah ile birlikte doğum gününü kutluyor. sarrah bu mütevazi partide uyuya kalıyor ve uykusu amcası tommy’den gelen baban nerde yeğenim telefonu ile bölünüyor.
    - sarrah babası joel’e bakınırken joel eve bir hışımla dalıyor, elindeki silahla enfekte olmuş komşularını öldürüp evin önünde kardeşi tommy ile buluşup kızı sarrah ile birlikte evi terk ediyorlar.
    - yolda öğreniyoruz ki insanlar delirmiş bir şekilde sağa sola saldırıyor ve ordu sokağa inmiş. biz de bu karmaşadan kaçmaya çalışıyoruz.
    - evladına güvenli bir yer bulmaya çalışan joel “sokakta hereket eden herkesi/her şeyi vurun” emri ile asayişi sağlamaya çalışan bir askerle karşı karşıya geliyor.
    - bu karşılaşmada da joel’in biricik evladı sarrah asker tarafından vuruluyor ve oracıkta ölüyor.
    - bu olaydan 15 yıl sonra joel bir “iş” alıyor. post apokaliptik bir hal alan amerika’da joel’in görevi kendisine teslim edilen ellie isimli bir kızı a noktasından b noktasına kazasız belasız bir şekilde ulaştırmak.
    - kız b noktasına ulaştırılmalı çünkü insanlığın geleceği kıza bağlı.
    - bu amaçla çıkılan yolda o zamanlar 14 yaşında olan ellie’nin enfektelerce ısırılmasına rağmen enfekte olmadığını, bu haliyle de virüsten insanlığı kurtarmak için üstünde deneyler yapılması gerektiğini öğreniyoruz.
    - bu şekilde yola devam eden ikilimiz aylar boyunca türlü badireler atlata atlata, amerika’nın türlü eyaletlerinde türlü enfekte olmuş sporlulara(mantarlılara) ateş ede ede gitmesi gerektikleri yere ulaşıyorlar.
    - 15 sene önce kızını ellerinde kaybeden joel; kızı gibi gördüğü ellie’yi de kaybetmemek için ellie'yi denek olarak teslim ettiği mekanı basıyor, mekandaki herkesi kıyma makinesinden geçirir gibi doğruyor ve ellie’yi kurtarıyor.
    - insanlığı kurtarmak yerine ellie’yi kurtarmayı seçen joel ellie’ye “kanındaki antikor o kadar da işe yaramıyormuş” diyerek ellie ile birlikte kardeşi tommy’nin kampına yerleşiyor ve ilk oyun sona eriyor.

    ilk oyun ile ilgili ekşi'de yazılan ve çok hoşuma giden bir entry var: "bu dünya joel'den her şeyini almıştı; joel de tüm dünya'dan aldı."`:(bkz: #36771055)`

    bizim bütün olayımız buydu aslında. ilk oyunda kucağımızda kızımız sarrah öldürüldükten sonra kızımızı öldüren npc'nin peşine düşmedik. kızımızı öldüren "sistemden" öcümüzü bu düzene bir kız çocuğunun daha ölmesine göz yummayarak aldık. biz davamızda haklıydık. hep de haklı kalacağız.

    ve bu hikaye 2013 senesinde 95 basın 91 de kullanıcı oylarıyla metacritic sitesinde beğenilen bir oyun olarak yerini aldı.

    beğenilen ilk oyunun da devamı olarak bu oyun yapılıyor.

    beklenti yüksek elbette. herkes ilk oyundaki joel ve ellie hikayesini çok sevdi. joel ile bağ kurmuş, ellie’yi kendi kızı gibi sevmiştik. haliyle beklentiler çok büyük. üstüne bir de oyun 91 incelemenin 88’inde 10/10 inceleme puanı alınca neymiş aga bu devam oyununun bu kadar beğenilen hikayesi nedir diye merak ettiriyor.

    işte size o 10/10’luk hikaye
    - ilk oyunun üzerinden 5 yıl geçmiştir. aslında 5 de değil 1 yıl geçmiştir.
    - zombi vur vur nereye kadar diyen joel, kendini gitar yağmalayıp bunlara tel takmaya adar. yine böyle bir gitar yağması günü joel ilk oyunun sonunu kardeşi tommy’e itiraf eder. tommy joel’e peki bu yaptığın etik mi abicim bakışlarıyla bu durumu ellie’ye anlatıp anlatmadığını sorar. joel de kızın haberi yok çaktırma kanka der. tommy de ok der.
    - 4 yıl sonra(1 yıl + 4 yıl ile böylece ilk oyundan 5 sene sonraya uyanırız) ellie’nin kapısı çalar. gelen kamptan arkadaşı jesse’dir. hadi aga kalk da devriye atalım virüslü avlayalım der. ellie de tamam moruk sori gece senin eski manita dina ile öpüştük de ondan uyanamadım der.
    - jesse’den bir hafta önde ayrılan dina ise ellie’ye ya gel biz beraber devriye atalım hem fırsat bulursak öpüşürüz de der. ellie ok der. devriyeye çıkarlar. devriyede eski ateş böceği eugene’in gizli esrar tarlasını bulurlar. dina zaten müptezeldir. o zamanlar manitası olan jesse ile gözetleme kulelerinde bir yandan çalışıyor gibi yapıp; diğer yandan da bong mong takılıp büsküvü müsküvü bişiler yok mu ya diye ense yapmaktadır. eski ateş böceği eugene ise tarla yapıp işi abarttığı gibi gaz maskesinden bong yapacak kadar mucit bir müptezeldir.
    - eugene’in gizli tarlasındaki zulasını patlatan ellie ve dina bir takım sevişmelerde bulunurken ortamı jesse basar. joel ve tommy’nin kayıp olduğunu ve onları aramaya çıkmaları gerektiğini söyler. jesse, dina ve ellie joel’ları aramaya çıkar.
    - devriye yaparken bir takım zombilere denk gelen joel ve tommy zombiler tarafından yakalanmak üzere olan ve adı abby olan bir kızı kurtarırlar. joel’in adını öğrendiği anda abby'nin yüzü bi değişir ama çaktırmaz da. abby aynı zamanda kaslıdır da.
    - abby’i kurtaran joel ve tommy aga hava bozdu sığınacak bir yer bulalım diye konuşurlarken abby araya girip benim arkadaşlar yakınlardadır onlara gidelim der. 20 yıldır post apokaliptik dünyada türlü türlü it kopukla karşılaşan tommy ve joel bu öneriyi asla sorgulamadan, ulan bunlar bizim kasabadan değil; it midir kopuk mudur diye sorgulamadan abby’nin peşine takılırlar.
    - ekip abby’lerin arkadaşlarının yanına ulaşır. kaynaşırlar. post apokaliptik dünyada her gördüğüne koşulsuz güvenen ikilimiz burada da asla bu kişilerden şüphe duymadan, silahlarını vs ellerinde tutmadan şaaak diye gerçek isimlerini söylerler. ekip joel’i tanır ve derdest ederler. abby joel’i dizinden vurur; tommy’i yumruklan bayıltır.
    - bu sırada joel’i arayan ellie abby’lerin kampı bulur, sesleri takip ederek joel ve tommy'nin tutulduğu en alt kata iner. kapıyı açtığında joel’in yerde olduğunu görür. lan ne oluyor demeye kalmadan abby’nin ekibi ellie’yi paketler.
    - aynı zamanda abby’nin manitamsısı olan owen da tamam uzatma bitir şu işi der ve abby eline geçirdiği golf sopasıyla joel’i öldürür. o sırada arkada hepinizin amına koyucam diye bağıran ellie ve baygın yatan tommy’e ise hiçbir şey yapmazlar.
    - joel yerde taze bir ölü olarak yatarken abby’nin ekibinde yer alan neil druckmann joel’in cesedinin üstüne eğilir ve joel’in cesedine tükürür. ne alaka lan o da kim diyenler olabilir. aslında bu sahne bir sinematik sahne ve bu hareket yapan bir npc. ancak oyunun yapımcısı narsisist köpek druckmann “adamı öyle sikerler işte joel efendi” dercesine oyunun içine kendisini ekleterek böyle bir harekette bulunur.
    - druckmann demişken bir parantez daha açayım. oyunda toplanabilir kartlar var. koleksiyon kartları. eskiden pokemon kartları vardı. veya futbolcu kartları. onlar gibi bir şey bu kartlar da. her kartta da bir isim, bu ismin zeka ve güç gibi özellikleri yazar. joel’in cesedine tükürmek muhtemelen yetmemiş olacak ki, druckmann bir de bu kartlara kendini eklemiş. ama ne ekleme. dr. uckmann diye bir isim yaratıp zekasını 100 evet 100 tam puan yapmış. ne kadar da basın incelemesi puanına benziyor değil mi.*
    tabi bunu fanlar ve 100 puancılar oyundaki bir easter egg o tmm mı.s.s.s diye savunacaklar. aldırış etmeyin siz onlara. kendini oyunun içine kart olarak ekleyen birisi zeka:100 yapmaz. eli 100 yapmaya gitse bile içinden yok lan abartı oldu deyip 99 falan yapar ama 100 yapmaz. bunu ancak kendi yarattığı ve herkes tarafından sevilen başrol karakterinin ölüsüne tükürüp seni yok ettim işte diyen bir narsistik kişilik bozukluğu sahibi birisi yapar. easter egg vs tıraş yapmayın yani boşa.
    - joel ölmüştür. ellie ve tommy ise intikam ateşiyle yanıp tutuşmaktadır. yine de tommy hanımcılığı elden bırakmayıp ben bi maria’ya sorim falan deyip ellie’yi dehler. sonra öğreniriz ki tommy tek başına intikam yollarına düşmüştür bile.
    - ellie de boş durur mu? ben de çıkıcam der. dina ise aşko ben de gelim mi der. ellie gel der. maria ise size bir tane at versem yeter mi der. ok der ellie. tek atla ellie ve dina yola çıkarlar. abby’i aramaya seattle’a giderler.
    - seattle’da yarı-açık dünyada yarı abby arar yarı oyun süresini uzatmak için oyalanmakta olan genç çiftimiz virüslülere denk gelir. bu sırada ellie’nin maskesi kırılır. dina aşko öleceksin der. ellie korkma aşko ben şerbetliyim bana bir şey olmaz der. dina ok o zaman gel şu tiyatro binasında biraz soluklanalım, hem de sen binada bulduğun gitarı çalarsın der.
    şu gitar konusuna da değineyim bir parantez açıp. dünya yıkılmış ancak dünyanın çeşitli yerlerinde kutusunun içinde sadece tozlanan ve sadece mi teli sıkılarak akort edilebilen gitarlar mevcut. biz de paso bunları bulup çalıp duruyoruz. şarkılı türkülü bir post apokaliptik dünyamız oluyor böylece. intikam için yola çıkıp sahil gitarcısı oluyoruz resmen.
    - fox tv yaz dizisinden fırlatıp post apokaliptik bir dünyaya gelmiş gibi duran genç çiftimiz tiyatro binasına gelir. dina der ki ellie ben jesse’den hamileyim. bebem olacak. ellie der ki aşko sen burada bekle yüklü kadınsın, ben bi tommy nereye gitmiş bakıp gelicem. dina ok der.
    - yola tek başına düşen ellie wlf diye bir askeri topluluğu keşfeder. ilk oyunda ordu ateş böcekleri tarafından yok edilince ve ateş böcekleri de joel tarafından kıyma gibi doğranınca post apokaliptik dünyada “ulan insan npc koyacak örgüt kalmadı hemen bir örgüt uyduralım” diyen senaristlerce var edilen bu wlf isimli topluluğun en büyük numarası köpeklerinin olması. her iki insan npc’ye bir köpek düşecek şeklinde büyük bir köpek topluluğuna sahiptirler.
    - ellie tek başına çıktığı bu yolda önce takırdayanları biçer. sonra koşucuları. sonra takırdayanların takırdayan ve fakat bir o kadar da iri olanlarını keser. ellie bu şekilde kese kese ilerlerken tommy’e yaklaşayazdığı sırada büyük bir wlf topluluğu ile burun buruna gelir. tam artık bunlar beni paket eder derken jesse gelir ve ellie’yi kurtarır.
    - ellie ve jesse yüklü dina’nın yanına tiyatroya dönerler. jesse’ye bizi nasıl buldun derler. sizi takip ettim der. dina yaa şapşik gel yarana bez basam deyip jesse ile ilgilenir. ellie bunu kıskanır. evet baya ellie, ulan herif benim manitayı zaten hamile bırakmış, kızı şimdi elimizden almasın der gibi dik dik bakışlar atarak joel’in intikamını vs unutup triplere girer.
    - ellie genç çifti tiyatro binasında bırakıp abby aramaya yola koyulur. sağa bakar sola bakar, yolda seattle parkının içinde yabani bir hayat yaşamaya karar veren; konuşabilmelerine rağmen ıslıkla haberleşen ve bir örnek kahverengi kıyafetler giyen çakma yerli kabilesiyle dövüşür. biraz da onları öldürür. sonunda abby’nin olduğunu düşündüğü yere gider ve abby’i bulamaz. buraya kadar gelmişken elim boş dönmeyeyim deyip owen ve mal’i öldürür. burada aynı zamanda tommy ile de karşılaşır ve birlikte tiyatro binasına dönerler.

    - intikam olayından vazgeçen ekip geri dönüş planı yaptığı sırada abby mekanı basar. tam ekran karşısında heh şimdi ananı laciverde boyayim de gör kaslı karı diye söylenirken oyun der ki dur be kardeşim ne öldürmesi ne finali ben sana bir de abby’nin hikayesini anlatayım.

    - oyun zamanı geriye sarar. 4 yıl önceye gider. abby ile oynamaya başlarız. öğreniriz ki abby, ellie’yi kurtarırken joel’in öldürdüğü npc bir doktorun çocuğudur. amacı joel’i bulup öldürmektir. çünkü joel babasını öldürmüştür. bu amacı uğruna wlf’ye katılır. asker olur. kas yapar. her sabah 5x3 set basar. tuzluğu isteme ayağına pazılarını şişirip millete şekil yapar.
    - ama abby kaslı olduğu kadar duygusaldır da. üzgün kaslıdır abby. manitamsısı bile vardır; owen. ama owen şerefsizdir. gider mel'i hamile bırakır. abby üzgün kaslı bir şekilde takılırken gariban iki kardeşe denk gelir ve onları kurtarır. varın gidin yolunuza deyip kampa döner. kampta owen ile seks yapar. seksten sonra benim aklım çocuklarda kaldı ya, dışarılarda ne yer ne içer varam da çocukları bulam deyip yola düşer.
    - abby çocukları arar ve bulur. bu sırada da tıpkı babası gibi birer npc olan karakterlerden 40-50 tanesini “lan böyle patır patır öldürüyorum ama bunların çocukları ileride intikam için peşime düşmesin?” diye gram düşünmeden öldürür de öldürür. çocuğu tekrar kurtarır. bu sırada da çocuklardan saçlı olanı ölür. kel olan ve ok atabilenle birlikte kampa döner.
    - çocuk da bir kız çocuğudur. adı lev. lev saçlarını erkek gibi kısa kestiği için topluluğu(skar - a.k.a. abby’nin topluluğu olan wlf’nin düşmanıdır) tarafından dışlanan birisidir. abby ablası kaslı kollarıyla onu himayesine alır.
    - kampa dönen abby owen ve mal’in öldüğünü görür ve tekrar intikam yemini eder. tiyatro binasını basmaya gider ve ellie'yi bulur. ellie, dina, jesse ve tommy'nin olduğu mekanı basan abby, jesse'nin kafasına sıkar. tam ellie'ye de sıkacakken tommy üstüne atlar. lev tommy'e ok atar. abby de lan zaten bunu biz ilkte niye öldürmemiştik ki çok saçma deyip kafasına sıkar. ancak tommy tam bir ibrahim tatlıses gibi kafasına sıkılmasına rağmen ölmez.
    - abby hikayesi bu şekilde saatlerce işlenir ve ellie’nin abby’i bulduğu sahneye geri döneriz. bu sahneyi de abby ile oynarız ve ellie’nin ağzını yüzünü kırarız. hatta tam dina’yı tam öldüreceğimiz anda ellie lan yapma kız yüklü der. abby ellie’ye dönüp “mal de yüklüydü ama öldürdün kahpe” demeden hemen insafa gelir, dina’yı öldürmez, varın gidin yolunuza der. ellie abby’i öldüremez. abby ellie’nin canını ikinci defa bağışlar.

    - ellie ve dina köylerine geri dönerler. dina doğurur. bebek, dina ve ellie mutlu mesut yaşarlar. ellie koyun güder. heleley heleley diyerek koyunları ahıra sokar, aralarda dina'yı muç muç öper vs. tam heh bu sefer oyun bitti derkeeeeen oyun yine der ki nah bitti.

    - ellie dina’ya yok aga ben intikam alamadan duramıyorum gidip şu abby’i bulam da öldürem der. iki defa canı abby tarafından bağışlanan ellie resmen kaşınmaktadır.
    - ellie yine yollara düşer. amerika’yı bir baştan öbür başa gider. abby'nin peşinde taaa seattle'dan san francisco'ya kadar gider. ancak kurulan bir yer tuzağına basıp böbreğine ağaç dalı saplanır. esir alanlar kendisine dikiş atar. sonra esir alınan yerden tüyer. tüydükten sonra yine zombi öldürür, insan kaçakçısı öldürür. bol bol yerden bez toplar, alkol toplar, bandaj yapar. öldürür de öldürür.
    - ellie abby’nin tutulduğu yeri bulur. abby esir düşmüştür. esir düştüğü kişiler tarafından açlığa susuzluğa işkenceye maruz kalan abby, zaten kendi haline bırakılsa 3 gün içinde ölecekken ellie abby’i esir alanları öldürmeye başlar. öldürür de öldürür.
    - bu kadar kişiyi öldürdükten sonra esirlerin tutulduğu yere geliriz. burada da son insan kaçakçısı ile dövüşürken böbreğimize atılan dikişler patlar. ona rağmen bu kişiyi de pataklayıp esirleri kurtarırız. abby'yi sorarız. onlar bi şekilde kaçtılar ya sahile gitmişlerdir derler. ellie sahile iner.
    - sahilde abby’e ulaşır. ama abby’nin yediği dayaklardan şaftı kaymıştır. öyle bir kaymak ki; sahilde kazığa bağlanmış bir halde buluruz. sahilde bir oduna bağlanmış halde bulduğumuz abby'nin karşısında üzerimizde 30 otomatik silah, 10 pompalı, 5 tabanca, 6 revolver mermisi olmasına rağmen, ortada da hiçbir sebep yokken abby ve lev'i bağlı oldukları ağaçlardan indiririz.
    - abby ve lev'e sahile kadar eşlik ederiz. tam tekneye bineceklerken milyonlarca kilometre yol gelmemizi hatırlayıp sizi bırakamam deriz. yine üstümüzde 150 insan öldürecek kadar mermi olmasına rağmen abby'ye bıçakla dalarız.

    - elinde bıçakla abby’e dalan ellie iki parmağı kopmasına rağmen(evet ellie'nin parmaklarını abby ısırarak kopartır) abby’i alt eder. tam oynayana heh bu sefer abby’i laciverde boyadık derkeeeeeenn, ellie abby’i öldürmekten vezgeçer.

    şu final dövüşünü bir izleyin allah aşkına: https://www.youtube.com/watch?v=c2n5yp5zse0
    şu saçmalığa bir bakın. amerika'nın ta öbür ucuna abby'den intikam almak için gelmişiz. abby'i de ağaca bağlı bulmuşuz. zaten bitik bir vaziyette. ne durup "he bu zaten allahtan belasını bulmuş; bırakayım ölsün" diyoruz, ne de üstümüzdeki 1800 mermiden bir tanesini kafasına sıkıyoruz.
    ve tam bir beta gibi tek kelime etmeden abby'nin arkasına takılıp teknelere gidiyoruz.

    - evet baya evini düzenini bozup milyarlarca npc öldüre öldüre amerika’nın bir başından öteki başına intikaaaaam diye sayıklayıp aradığı abby’i bulan ellie tam da abby’i öldürecekken vazgeçiyor. var git yoluna diyor ve öldürme bağışlamada 2-0 abby lehine olan skoru 2-1’e getiriyor.
    - abby’nin canını bağışlayan ellie köyüne dönüyor. dina’ya gidiyor. bir bakmış ki dina etmiş. ev bomboş. e karı da gitti bari üst kata çıkayım da yine gitar çalayım deyip gitar çalıyoruz.
    - ve evet. ellie “senin yüzünden karıyla da aram bozuldu öldürcem lan seni” diye abby’nin peşine tekrar düşmeden oyun nihayet biter.

    bir tane de süper bir sıçış ekleyeyim. final dövüşünden hemen önce abby lev'i tekneye yerleştiriyor: görsel
    sonra bir bakıyoruz ki teknede lev yok: görsel görsel

    final dövüşünde abby'ye var git yoluna deme sebebimiz olan çocuğu(çünkü hesapta ellie abby-lev ilişkisinde kendisinin joel ile ilişkisini gördü de gevgevgev) final sahnesinde üşenip eklememişler lan ahahahahaha çocuk buhar olup uçmuş resmen.

    oyunun hikayesi bu işte arkadaşlar. oyun size "öfke ile kalkan zararla oturur" atasözündeki hisseyi vermek için sizi 25 saat boyunda oyunun içinde binlerce npc öldürtür ama asıl intikam alacağınız kişinin canını bağışlatır.
    ellie abby'den intikamını almak için owen ve mel'i öldürür ancak abby'i öldürmez.
    abby ellie'yi iki defa öldürme fırsatı bulmasına rağmen öldürmez. jesse'yi öldürür, tommy'i de sakat bırakır.
    25 saat boyunca intikam intikam intikam diye dolaşıp jesse-dina-ellie arasında geçen bir aşk üçgenini, owen-abby-mel arasında geçen bir başka aşk üçgenini oynar dururuz. oyun dandik ergen dizisi gibi post apokaliptik bir evrende size aşk üçgeni oynatır 25 saat boyunca.
    ve sıkı durun; bu hikaye 91 incelemecinin 88'i tarafından 10/10 bulunur. wow bulunur. bu gördüğüm en iyi oyun moruk denir.

    bu oyun, içinde tüm ergen dizisi klişelerini barındıran kötü bir hikayeye sahiptir.

    şimdi gelelim oyunu eleştiren herkese "homofobikler" diye saldıran zombi sürüsüne.
    bakın benim eleştirdiğim hikayede ne sjw var, ne eşcinsellik var, ne de homofobi. oyuna trans mrans diye girişenler oyunun hikayesini ne kadar bilmiyorsa; oyuna düşük puan verenler hep homofobik oldukları için düşük verdi diyenler de bir o kadar bilmiyor. zira oyunda aslında böyle bir durum da yok. bir kere abby trans da değil. kaslı bir kadın karakter sadece. baya owen(erkek) ile seks sahnesi vs var. ellie'nin lezbiyen olduğu ise fanlarca ilk oyunun dlc'si olan left behind'dan zaten biliniyor. dlc'nin ps3 versiyonu user score 8,2 iken; ps4 versiyonunun puanı 7,4 skor. ortalamasına bakarsak ellie'nin lezbiyen olduğunun işlendiği dlc'nin user score'u 7,8. ilk oyunda oyuncuları "bozmayan" bu eşcinsellik durumu şimdi niye insanlara rerö ettirsin? eleştirenler homofobik söylemi arkasına saklanmak için götünüzden genelleme uydurmayın rica edicem.

    eee peki bu oyun neden şu anda 3.4?
    çok basit. bu oyun ilk oyunda verdiği o joel-ellie hikayesini sizin elinizden çok çok kötü yeni bir hikaye ile alıyor. joel ps4'ün en sevilen karanteriyken yeni oyunda flashbackler haricinde diyalog bile yazmadan resmen harcamışlar. bunun da tek sebebi narsisist köpek druckmann'ın resmen kendi yazdığı karakterin adının önüne geçmesini kıskanması. bu sebeple de sırf "patron benim" demek için joel'i bu oyunda harcıyor. yetmiyor bir de oyuna kendini npc olarak ekleyip joel'in cesedine tükürüyor.

    joel yaşı gereği bir gün ölecekti evet. burada temel sorun joel'in ölmesi değil. joel'in harcanması. 20 yıl boyunca o evrende hayatta kalmayı başarmış bir karakterin bu derece sığ bir şekilde oldschool ergen topluluğu tarafından kafasına golf sopası ile vurularak öldürülmesi ve bu sürece kadar joel'in oyunun içinde resmen yokmuşçasına işlenmesi ise bir sorun. bu şekilde bir harcama bu seriyi sevenlere saygısızlık. hatta başka bir saygısızlık fragmanda sanki joel ellie’yi kurtarıyormuş gibi bir montajlama yapıp aslında o sahne olduğunda joel’in çoktan öldüğünün oyunculara oynarken fark ettirilmesi. oyunu pazarlamak için joel-ellie birlikteliğini fragmanda kurgu hilesiyle kullanıp oyunun içinde joel’e replik bile yazmamak kelimenin tam anlamıyla şerefsizlik.

    druckmann'ın narsistik kişilik bozukluğu yüzünden güzelim evren güzelim seri bok ediliyor.
    yetmiyor zeka puanı 100 olan koleksiyon kartlarına dr. uckmann adıyla kendini ekletiyor.
    yetmiyor joel'in intikamı amacıyla yola çıkardığı ellie'yi de antipatik yapmak için elinden geleni yapıyor.
    yetmiyor ps4'ün en sevilen karakteri joel'i öldüren abby için "bakın abby ne kadar haklı ne acılar çekmiş canım benim" demeniz için abby'i saatlerce işliyor, size kontrol ettiriyor. iğrenç olan, abby'nin yanına da tıpkı joel'in yanındaki ellie gibi bir küçük kız çocuğu ekleyip abby'i sevimli göstermeye çalışmaları. yahu insanlar bu hikayeyi büyük birisi tarafından kollanan küçük kız hikayesi olarak değil; evladını yitiren bir babanın yıllar sonra küçük bir kız çocuğunu koruyup kollaması olarak sevdi.
    yetmiyor abby iki defa ellie'yi öldürebilecekken öldürtmüyor, var git yoluna dedirtiyor. tüm bu karşılaşmaya kadar 9 milyon npc öldürülmesini ise görmezden gelmenizi istiyor.
    yetmiyor ellie tam abby'i öldürecekken o da insafa gelip abby'e var git yoluna diyor. tüm bu abby arama sürecinde 17 milyar npc öldürülmesini ise görmezden gelmenizi istiyor.

    e kardeşim, bu oyunun çıkış teması, daha doğrusu joel'i harcadığın hikaye bir npc'yi öldüren joel'in, o npc'nin çocuğu tarafından öldürülmesi ve böylece abby'nin intikamını alması değil mi? ulan bu oyunda 97 katrilyon npc öldürttünüz hem ellie'ye hem abby'ye. bu öldürülen npc'lerin aileleri, evlatları yok muydu? üçüncü oyunda da bu npc'lerin çocuklarını intikam için ellie ve abby'nin üstüne mi salacaksınız?

    yahu post apokaliptik dünyanın içinde kavak yelleri ve aşiret dizisi birleşimi bir şey oynattılar bize. iki grup içinde oluşan aşk üçgenleri, herkesin birbirine aşırı kurulması; olayı kan davasına dövüştürmesi ve fakat asla olayı kan davasına çeviren ana karakterlerin birbirlerini öldürmemesi, intikam mintikam almaması. hayır madem ortada kimse kimseden intikam almayacaktı, jesse, owen ve mil'i niye harcadınız? kıyamet sonrasında hayatta kalan insanlara liderlik yapacak kadar evrene hakim olan tommy'i neden sakat bıraktınız?

    ya sevgili üzgün kaslı abby, ellie senin sevdiğin adamı owen'ı öldürdü lan. joel elinden babanı aldı, ellie ise owen'ı. joel'e golf sopasıyla dalıp intikam aldın da sevgilinin intikamını neden havada bıraktın ablacım?
    peki sana ne demeli ellie? abby senin manevi baban joel'i öldürdü lan. yetmedi üstüne sevdiğin kadının çocuğunun biyolojik babası ve aynı zamanda arkadaşın jesse'yi öldürdü. ve sen ikisinin de intikamını almadın lan. lan niye? bari tommy'nin sakat kalmasının intikamını alsaydın.

    bakın hala ne sjw ne başka bir şeye girdim. çünkü oyunda sjw vs yok. iki kadının 10 dakikalık öpüşme sahnesi, iki kadının birlikte çocuk büyütme girişimi(her ne kadar ellie sonradan yan çizmiş olsa da) bu durumlar beni gram rahatsız etmedi. kaldı ki niye etsin? kimseyi de rahatsız falan ettiği yok şunların. ben, he okey bu kişilerin de hikayesi bu şekilde deyip geçtim. aaa ne güzeller^^ de demedim, bu nedir bu ne ahlaksızlıktır din elden gidiyor da demedim.

    ama oyun size "siz homofobik götlersiniz" diye daha ilk saatten laf sokuyor. nasıl mı? anlatayım onu da.
    ellie ile dina'nın öpüştüğü eğlencede barın sahibi ne öpüşüyonuz lan mekanımda ahlaksızlar diye olay çıkartıyor. hatta joel de barın sahibini bir güzel benzetiyor. ertesi gün devriye öncesi ellie olarak maria ile buluşmaya bara gidiyoruz. maria bize barcı senden özür dileyecek diye ortayı bulmaya çalışıyor. barcı da ya dün sarhoştum kusura bakma deyip sana yolluk yaptım diyerek sandviç veriyor. ellie almak istemiyor ama maria eline tutuşturuyor. ellie de yalandan sandviçi alıyor ve yanındaki jesse'ye veriyor. verirken de "bigotsandwiches" diyor. bigot kelime olarak yobaz/tutucu demek. daha oyunun girişinde "moruk burada bir lezbiyen ilişki var ve buna rerö yapanların alayı bigottur" mesajını şaaaaak diye veriyor. bakın yine diyorum, bunlar benim umursadığım detaylar değil. iki insan isterse birbirlerine zombi kolu saplasın banane. hikayeyi değerlendirirken bu etkenleri vs asla verdiğim puanlamaya koymadım koymuyorum da.

    ama diyorum ki bu oyunun hikayesi bok gibi. life is stange'in virüslüsü olmuş lan resmen. 2 grup ergenin kendi aralarındaki aşk olaylarını, bu sırada da 3-5 zombi öldürmesini, intikam mintikam deyip bir sikim almamasını beğenmedim ben. yahu şu evrenin buraya gelmesi normal mi allah aşkına? bu evrenin hak ettiği hikaye kurgusu bu mu? hak ettiği hikaye anlatımı bu mu?

    ***** ***** *****

    hikaye buydu işte. okudunuz gördünüz. biraz da oyunun tekniğini anlatıp bitireyim.
    1- oyun teknik olarak güzel ancak çok güzel değil. bazı ufak tefek buglar var. at ile ilgili özellikle çok bug var. witcher 3'teki attan bile daha kötü bir at yapmışlar.
    2- grafik olarak çok güzel. ps4'ün son oyunuydu bu. gelişen oyun grafiği teknolojisini de buna eklersek grafiklerin bu şekilde olması zaten olması gereken bir durum.
    3- yapay zeka yine tırt olsa bile çok da sırıtmıyor. zaten bir yerden sonra sürekli saklan-bandaj bas-tuğla at-bıçak sapla döngüsünden o kadar sıkılıyorsunuz ki; yapay zekayı umursamıyorsunuz bile.
    4- oyun çok durağan ve çok fazla tekrara düşülüyor. çok fazla "amelelik" yaptırıyor size. oyunun oynanış süresini uzatmak için hem tempoyu yavaşlatmışlar hem de tonla angarya öldürme sahnesi eklemişler.

    --- spoiler ---

    ve son olarak gelelim puanlamaya: benim bu oyuna puanım 6,5/10
    bu oyun asla 10/10 değil. hatta 9/10 da değil. ama 3,4/10'luk bir oyun da değil. 10/10 aldatmacası sonrasında böylesi bir kötü oyunla karşılaşan insanların çok çok düşük puan vermelerini ise anlıyorum.

    bakın bu oyun şu anda türkiye'de 500 lira. yurtdışında olduğu gibi 60 birim paraya olsa alın oynayın deneyimleyin derim yalan yok. 60 birim para eder bu oyun. 25 saat yerden tuğla toplayıp size çok kötü bir hikaye anlatan oyuna asla 500 lira verilmez. hatta indirime girdiğinde 150 lira vs olduğunda 150 lira da verilmez. 60 liralık oyun bu. ne eksik ne fazla. last of us efsanesi de böylece ölmüş oldu. tüm sevenlerinin başı sağ olsun.
361 entry daha