1561 entry daha
  • üst edit: insanlara ulaşması gereken ve gözden kaçan bir noktaya değinilmesi debe’ye girince, beslenme, vücut geliştirme vb. konulu başlık altlarındaki bilgi kirliliğine bir çöp daha eklememek prim suçu olmuş.

    aralıklı yapılan 16:8 18:6 20:4 gibi fasting periyotlarının dışında uzun bir fasting haline girmeyi düşünenlerin dikkat etmesi gereken fizyolojik açıdan da bilinmesi gereken önemli bazı noktalar var ki her insan vücudunun fasting sürecine verdiği tepki farklı olmakla birlikte, ki bunlardan kişinin sahip olduğu genetik, sağlık, yaşam tarzı vb. en önemli etkileyen faktörlerin başında gelenlerden. fasting esnasında metabolizmanın üzerinde hangi fizyolojik etkilerin olduğunu görebileceğiniz sağlıklı bir insan üzerinden araştırmalar sonucu varılmış belirli saat aralıklarına göre fasting esnasında alacağınız faydaların zamana göre çizelgesi mevcut.

    0-3 saat : en son yenilen gıda sindirilmeye ve depolanma aşamasında devam ederken yapı taşlarına ayrılmış olan karbonhidrat, protein ve yağlar enerji üretiminde kullanılır ya da daha sonrası için pankreastan salgılanan insülin hormonu sayesinde gerçekleşir. karbonhidrat içeriği yüksek bir öğün yediğinizde kanınızdaki glukoz yüksek olacağından aynı zamanda insülin miktarında olan artış da kaslarda glikojen şeklinde veya daha uzun bir depolama şekli olan yağ dokusuna dönüşmeye başlar. üç saat sonunda kandaki glukoz ve insülin miktarı normal seviyeye gelir.

    4-24 saat : vücutta depolanan besinlerin kullanımı için katabolik reaksiyonlara başladığı bu süreçte kandaki glukoz ve insülin seviyesi düşerken enerji için depo glukozun yıkımını uyaran hormon seviyesinde (bkz: glukagon) kan şekerinin normal aralıkta (yaklaşık 70–120 mg/ dl) seyretmesi için glikojen yıkımı için glukagon seviyesinde yükselme gerçekleşir. bu evrenin sonuna doğru neredeyse tükenmiş olan glikojen depolarının yerine enerji kaynağı sağlamak için vücut birincil tercihi olan glukoz yerine ketonların kullanımına geçilir ve enerji kaynağı için depo yağlar ve keton cisimleridir kullanılmaya başlamasıyla kan şekeri seviyesi yaklaşık olarak %20 oranında azalır.

    24-72 saat : tam olarak fat-burning diyebileceğimiz, vücuttaki depo glikojen miktarı önemli ölçüde tükendiği için enerji için keton cisimleri üretilmeye ve kullanılmaya başladığı evre. yağın yıkımıyla serbest halde bulunan yağ asitlerine parçalanırken (bkz: lipoliz) yağ metabolizmasının karaciğerdeki bir düzenleyicisinin (bkz: ppar) aktivasyonu yağ asitlerinin ketogenez için kullanılmasını sağlar. karaciğere giden yağ asitleri aseton, asetoasetat ve kısaca bhb dediğimiz keton cisimlerine dönüşür, vücudumuz enerji üretimi için hem asetoasetat hem de bhb kullanabilir. bu saatler aralığında kandaki ölçülen bhb değeri yükselir ve her insanda değişmekle birlikte 0.5–2 mm aralığındadır. böylece ketonlar vücuttaki birincil enerji kaynağı yerine geçmesine rağmen fastingin bu evresinde beyinin çalışması için gereken günlük 80g glukoz karbonhidrat kaynaklı olmayan aminoasit, yağ gibi besinlerden sağlanırken (bkz: glukoneogenez) kalan diğer olaylar için keton cisimlerinin kullanımı devam eder. bu evrenin sonuna doğru ilk gün açlık hormonunun (bkz: ghrelin) etkisiyle hissedilen açlık seviyelerindeki artış yaklaşık her 24 saat geçtikçe azalarak üçüncü günle birlikte düşmeye başlar.

    72-120 saat : fasting sürecinin 3. gününden sonra glikoz ve insülin seviyeleri düşük kalır, açlık bastırılır ve uzun süreli fasting aşaması düzenli bir ketozis haline dönüşür. besin kıtlığı sürecine girildiğinde karaciğer tarafından aynı zamanda anti-kanser ve yaşlanma karşıtı diyet müdahaleleri için önemli etkiye sahip olan büyüme ve gelişme hormonunun (bkz: insulin like growth factor) üretimi azalır. 3 gün boyunca devam eden fasting sürecinin dolaşımdaki insülin ve glikozu %30 veya daha fazla azaltıyor olması kan dolaşımındaki azalmış büyüme hormonu igf-1 ve insülin seviyeleri, bağışıklık ve genel metabolik sağlık için faydalı olup hastalıkların azalmasında katkıda bulunabilir. bu evrenin sonuna doğru bhb seviyeleri fasting boyunca yükselmeye devam ederken bir noktadan sonra 1,5–3 mm aralığında kalır.

    +120 saat : 5 gün veya daha fazla süren fasting sürecinde vücuttaki glikoz, insülin ve igf-1'in hepsinde önemli ölçüde azalma aynı zamanda kanser, diyabet ve genel mortalite riskinde azalmaya da sebep olan sabit bir ketozis durumuna girer. diğer taraftan bhb seviyeleri yükselmeye devam eder fakat dikkat edilmesi gereken nokta enerji ihtiyacı için gereken ketonlar ile aşırı kıtlık halinde, alkoliklerde ve diyabet hastalarında gözüken tehlikeli asidik kana neden olan ketoasidoz halinden farkıdır. süreci uzatılmış fasting esnasında zaten düşük olan insülin seviyesi vücuda, vücuttaki keton üretimini arttırmayı bırakmasını ve keton seviyesinin güvenli aralıkta kalması için gereken geribildirim döngüsünü gerçekleştiremez böylece bhb seviyeleri fasting sürecinin 20-25 günlerinde 5-6 mm aralığına kadar çıkabilir.

    intermitten fasting süreci ve devam ettirilmesi durumundaki fasting süreci hakkında: fasting fizyolojisi ve daha fazla faydalı olabilecek içerikler için zero fasting.
54 entry daha