şükela:  tümü | bugün
1090 entry daha
  • kariyeri baştan aşağı yalan dolandan ibaret olan kişi. ben size bu adamın hikayesini anlatayım:

    90'larda fena işler yapmadı, reformation hakikaten güzel albüm ama o istediği "popüler sanatçı" olma mertebesine(!) erişemeyince kendine sahte bir geçmiş yarattı. o zamanlar internet falan pek olmadığından bilgiye ulaşmak kolay değildi. hcö de attıkça attı, kim bilecek! yok berklee'yi iki senede üstün başarıyla bitirmiş (yuuuh), yok belçika'da master yapmış (yuuuuuuuuh)... kendi kulvarında olduğunu düşündüğü kişilerle aynı yerde anılmak için uydurmuş da uydurmuş. kendisinin berklee ile olan tek münasebeti 79'da berklee'nin umbria (italya) caz kompozisyon workshop'udur. o da birkaç hafta sürer (birkaç ay değil, birkaç sene hiç değil), üstelik parasını bastırırsanız gitmenize bile gerek yoktur, evden alırsınız katılım belgesini. bu amca da bize okulu iki senede bitirmiş gibi anlatıyor duruyor. amca hiç mi fotoğraf çekmedin? hiç mi sınıf arkadaşın yok? ha doğru, tüm sınıf arkadaşlarını vefat etmiş kişilerden seçtin, değil mi? ne tuhaf! bir tane yaşayan sınıf arkadaşı yok, bir tane ingilizce konuştuğu arkadaşı yok, fransızca konuştuğu arkadaşı yok, ama lafa gelince berklee mezunu. ingilizce konuşmaya çalıştığı bir video vardı, kaldırılmış. keşke tekrar koysalar da izlesek. ben böyle bir "başkası adına utanma" yaşamadım. ama hcö utanmıyor. amca! biz ingilizce biliyoruz! bilmeyen sensin, zorlama!

    o okulun önünden bile geçmediğinin en büyük kanıtı hcö'nün ta kendisi, diploma tahrifatına falan bakmanıza gerek yok, adamın kendisine bakın, zaten gün gibi ortada. yaptığı parçalara bakın, yazdığı yazılara bakın, değil berklee falan, üniversite kapısından bile geçmediği havasını uyandırıyor. aldığı org'un hazır ritimlerinden parçalar kaydedip "kendi eserim" diye yutturuyor. hcö denince aklınıza hangi ölümsüz eserleri geliyor? benim aklımla "cideliler turizm" ve "boksör cemal" parçaları geliyor ilk. bu mudur ulan berklee? üstelik bir de "altın plak" sallamaları var ki harbiden inanılmaz. hcö altın plak almış, hem de kaç tane... hüstad allah aşkına internetten bir arat bak bakalım altın plak neymiş, kime nerede ne için verilirmiş.

    yazdığı yazılar ayrı bir komedi. aforizmalar ilkokul 4. hele o de'lerle da'ları halen ayırt edememesi, durmadan "taktir! taktir!" diye lugat paralatmaları hakikaten on numara. hüstad, o "taktir" değil, "takdir". git sözlüğe bak bilmiyorsan. onca kitap var evinde, bir sözlük bir imla kılavuzu vardır herhalde. yoksa internetten bak. şu çok etkili kullandığın internetten. ha bu arada, o pipi videosu var bir tane, arada youtube'a tekrar yükleniyor, webcam'de cinsel organını gösterdiğin video... dava açtım demiştin hüstad, açtın mı hakikaten? sana kalsa sünnet fotoğrafını bile paylaşıyorsun, şu açtığın davadan bir evrağın fotoğrafını paylaşsana? yok, değil mi? yok tabii ki. ama cevap hazır: "sen dava kaç para biliyor musun?" biliyorum, sıfır lira. git şikayet et, aç davayı. yer mi? yemez. yiyemez. bal gibi biliyorsun niye şikayetçi olamayacağını.

    zamanında kendisine çok terbiyeli ve nazik şekilde yazdığım bir yoruma hakikaten ana avrat küfürle yanıt verdiği için yazdım bu yazıyı. küfür öyle anayla avratla edilmez hüstad efendi, böyle gerçekleri ağzı bozmadan surata vurmakla daha güzel olur. hadi afiyet olsun "fakir" hüstad.
43 entry daha