şükela:  tümü | bugün
16 entry daha
  • görsel

    -türkiye cumhuriyeti, osmanlı’dan pek çok sorunlarla yüklü bir tarım ülkesi devraldı. öyle ki savaş yılları boyunca, tarımsal üretim yarı yarıya azalmış, genç erkek köylü nüfus savaşlarda kaybedilmiş, anadolu’da hayat durma noktasına gelmişti.

    -savaş öncesinde de durum pek parlak değildi. türkiye tarım ülkesi olmasına rağmen buğdaydan, şekere, patatese kadar birçok ürünü ithal ediyordu. pek çok alanda olduğu gibi tarımda da dışarı bağımlıydık.

    -balkan savaşları, birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşı’nın ardından kendimize geldiğimizde bitkin, yorulmuş bir anadolu kalmıştı elimizde. ülkenin hemen her yerinde yanmış yıkılmış evler vardı. köyler terkedilmiş, tarlalar kendi haline bırakılmıştı.

    -cumhuriyet 1923 yılında kurulduğunda ülke nüfusu yaklaşık on üç buçuk milyondu. 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımının sonucuna göre 13.648.000 olan toplam nüfusun yalnızca %24,2’si, nüfusu on bini aşan yerleşim bölgelerinde yaşıyordu. kalan %75lik nüfus kırsal alanda yaşıyor ve ülke ekonomisinin neredeyse tamamı köylerden karşılanıyordu.

    -atatürk kurtuluş savaşı ve milli mücadele döneminde anadolu ve türk köylüsünün durumunu daha da yakından gördü. tbmm’nin açılış konuşmasında “türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. o halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete hak kazanan ve layık olan da köylüdür” sözleri onun halkçılık ilkesi ve millete verdiği değeri göstermektedir. bu söylem daha sonradan cumhuriyetin sloganı olacaktır. (köylü, milletin efendisidir.)

    -fakat köyler nüfus olarak görülen üstünlüğünü ticari, ekonomik ve kültürel olarak gösteremiyordu. anadolu’da yüzyıllardır süren feodal düzenin sonucu olarak köylü topraksızdı. üstelik tarım konusunda bilinçsiz ve bilgisizdi.

    -nüfusun %75’i köylerdeydi ve yönetim açısından da köyler merkezden bir hayli uzak kalmışlardı. değişen sistemle birlikte köylüler, yönetimde söz sahibi olacaklarından bilinçlenmeleri gerekiyordu. köylerin hem ekonomik anlamda desteklenmesi hem de eğitimle sisteme bağlanması için çalışmalar yapılıyordu.

    -köy kanunu
    -köylerin kalkınması için cumhuriyetin ilanından 5 ay gibi kısa bir süre sonra 3 mart 1924’te köy kanunu çıkarıldı. köy kanunu’nun temel amacı türkiye’nin savaş sonrası köylerin imarında kültürel esaslar dikkate alınarak bilimsel bir metotla anadolu’nun yeniden inşa edilmesidir.

    -köy kanunu, cumhuriyetin ilk yılları olması ve getirdiği yeniliklerle önemlidir. kanunda köylülerin yapması zorunlu olduğu ve gönüllülük esasına bırakılan bazı maddeler vardır. bu maddelere bakınca osmanlı’dan cumhuriyet’e geçişteki köklü dönüşümü köy gelişimi açısından görmek önemlidir.

    köy kanunu’na göre köylülerin yapması gereken mecburi işlerden bazıları şunlardır:
    • odalar ve ahırlar arasına duvar çekmek,
    • evlere üstü kapalı, pis su gideri olan tuvalet yaptırmak,
    • evlerden dökülen pis suların birikmemesi için kanal yapmak,
    • köye mescit yapmak,
    • köy sokaklarını temiz tutmak ve her evin önünü süpürmek,
    • milli eğitimin vereceği örneğe göre mektep yapmak,
    • gübrelikleri köy dışına taşımak,
    • köye ağaç dikmek,
    • bataklıkları kurutmak,
    • çeşme yapmak,
    • her köyün ortasında yol belirlemek ve köy meydanı açmak,
    toplamda 39 madde olan bu zorunlu görevlerin denetimini köy muhtarı ve ihtiyar heyeti yapacaktı. sorumluluklarını yerine getirmeyenler hakkında cezai işlem yapılacaktı.

    -köylülerin yapması gönüllülük esasına bırakılmış işler ise şunlardır:
    • ev, ahır, tuvalet duvarlarının iç ve dışlarını senede bir defa boya yapmak,
    • köy yollarını taş kaldırım ile döşemek,
    • köy mezarlığına gübre dökmemek, mezarlara iyi bakmak,
    • köyde bir hamam, pazar ve çarşı yeri yapmak,
    • orman yapmak.

    -bugün bunlar çok anlamsız gelebilir ancak dr. rükneddin fethi tarafından yazılmış 1938 yılına ait “doğu köylerinde” isimli eserde köylerin ve köylülerin durumu çok çarpıcı biçimde anlatılmaktadır. köylünün derebeyi gibi şeyh, seyyid ve ağalar tarafından baskı altında olduğunu, eşkıya korkusu yaşadığını yazmaktadır. ayrıca temizlik konusunda köy yakınlarında deniz, göl veya ırmak yoksa köylülerin yılda bir iki defa bile yıkanmadığından bahseder. salgın hastalıkların yaygın olduğunu ve bebek ölümlerinin %60 gibi çok yüksek bir oranda olduğunu söyler. (rükneddin fethi, doğu anadolu köylerinde üç ay dolaşarak, trabzon, gümüşhane, erzurum, kars, çoruh ve rize vilayetlerine bağlı 200 köyü incelemiştir. ). osmanlı'nıın son dönemleri ya da cumhuriyet'in ilk dönemleri anadolu köylerinin durumunu daha iyi anlayabilmek için ahmet haşim'in anadolu mektubunu okuyabilirsiniz.

    -köyler üzerinde çok durulmasının bir sebebi ise mübadele ile gelecek olanları yeni yapılacak köylere yerleştirmektir. bu amaçla, örnek olması için “numune köyler” yapılmıştır. hem başkente yakın olması, hem de tren yolundan dolayı eskişehir-ankara hattı üzerinde numune köy çalışmaları yapılmıştır. 1934 yılına kadar ekonomik imkanlar elverdikçe samsun, izmir, adana, bursa, antalya ve başka şehirlerde toplam altmış dokuz tane numune köy yapılmıştır.

    -numune köylerin büyük bir çoğunluğu, sahipsiz toprakların işlenebilmesi amacıyla, mübadele ile boşalan kırsal alanlarda, hazine arazilerinde yapılmıştı. yapılan köyler osmanlı dönemindeki köylerin aksine “köylüyü köyüne bağlayan” her ihtiyacını karşılayacak yeterlikte olması amaçlanmıştır. böyle olunca kente göç etme gereği duymadan, köyler imar edilecektir.

    -“ideal cumhuriyet köyü nasıl olmalı?”
    -atatürk’ün “ideal cumhuriyet köyü projesi” bu şartlarda ortaya çıkmıştır. proje afet inan’ın “devletçilik ilkesi ve türkiye cumhuriyeti’nin birinci sanayi planı”(1933) adlı kitabında yer almıştır. afet inan bu belgenin aslını trakya umumi müfettişi general kazım dirik’ten aldığını ve türk tarih kurumu’na bağışladığını ve atatürk’ün bu projenin uygulanmasını istediğini söylemiştir.

    -taslaklarını bizzat atatürk’ün elle çizdiği yönünde bazı iddialar olsa da kesin değildir. atatürk projenin uygulanmasını desteklemiş, ancak erken vefatı ve ekonomik imkansızlıklar sonucunda proje istenen sonuca ulaşamamıştır.

    -projeyle ilgili elimizde bir plan mevcuttur. planda dairesel düzende bir köy tasarlanmıştır. merkezde köy meydanı ve anıt, etrafında dükkanlar, okul ve evler dizilmiştir. köy toplamda 125 hane olarak planlanmıştır.(tahmini 500-700 kişilik bir köy)

    -köyde ekonomik, kültürel ve sosyal olarak ihtiyaç duyulabilecek her şey düşünülmüştür.

    -köyün kültürel hafızası için bir müze, toplantı ve etkinlikler için konferans salonu, gençler için kulüp, köy parkı, spor sahası da plana eklenmiştir.

    -köyü turistik olarak desteklemek için bir otel ve konuk odası meydanın yakınına konumlandırılmıştır. tarım ve hayvancılık için mandıra, değirmenler düşünülmüş ürünlerin satışı için pazar yeri de eklenmiştir.

    -benim en çok dikkatimi çeken yeşil alanlar oldu. evler arasında şerit şeklinde uzanan özel alanı ve doğayı evlerin arasına yerleştiren planda köyün dışında bir de koruluk eklenmiştir.

    -hayvancılıkla ilgili işler evlerin uzağında planlanmıştır. bulaşıcı hastalıkları uzak tutmak ve köyün temizliği için ahır ve gübrelik de köyün dışındadır. ölen hayvanların da rasgele köy içinde gömülmesini engellemek için köy dışında hayvan mezarlığı yapılmıştır.

    -cami ve okuma odası yan yana konumlandırılmış, sosyal kurumlarla bakkal, terzi gibi esnaflar meydana yakın planlanmıştır.

    -ideal cumhuriyet köyü projesi’nin en büyük yeniliği ise işbirliğine dayalı bir köy sistemi kurmasıydı. topraksız köylülerden oluşturulan bu köyde insanlar kendi evlerinin bahçelerinde kendilerine üretim yaparken köyün ortak toprağında kollektif olarak çalışıp köy için piyasaya dönük üretim yapacaklardı. özellikle sovyetler birliği’nde örnekleri görülen kolhoz ve sovhoz gibi işbirliğine dayalı toprak mülkiyetini ortadan kaldıran bir model düşünülmüştü. (cengiz aytmatov - elveda gülsarı romanını kolhoz ve sovhozları hayat içerisinde görmeniz için okumanızı öneririm.)

    -bu projeyle köylü hiçbir otoritenin baskısı altında kalmadan kendisi için üretim yapabilecek, hür bir vatandaş olacaktı. ideal cumhuriyet köyü projesi eğitime, bilime, kültüre, sanata, ekonomiye önem verilen, sosyal imkanların çok fazla olduğu çağdaş ve çevreci bir köy fikriydi.

    -proje maalesef hayata geçirilememiştir. atatürk’ün vefatı, ikinci dünya savaşı’nın etkilerinin yavaş yavaş görülmesi, ekonomik ve siyasi sorunlar sebebiyle proje rafa kaldırılmıştır. çok daha sonraları bu proje yine gündeme gelmiş, çağın gelişimine uygun olarak revize edilip uygulanmak istenmiştir. başbakan bülent ecevit’in “köykent” ve mhp’nin “tarımkent” projeleri örnek verilebilir.

    -bir de unutmadan bazı sitelerde doğrudan projenin atatürk tarafından yapıldığı/yaptırıldığı şeklinde iddialar var. bu doğru değil. projeyi afet inan'ın açıklaması ile öğreniyoruz. çizimleri kazım dirik(trakya umumi müfettişi:bölge valisi)'ten aldığını söylemiştir. proje uygulamaya geçmemiştir ancak öncesinde yapılan numune köyler ve özellikle köy kanunu köyler konusunda yeni cumhuriyetin ve dolayısıyla atatürk'ün de görüşlerini yansıtmaktadır. köyleri modernleştirecek, çevreci ve geleceğe dönük, köyü kendi içerisinde kendine yeter şekilde dönüştürmek atatürk gibi idealist birine yakıştığı için bence insanlar da "atatürk'ün idealist cumhuriyet köyü projesi" ismini sahiplenmiş ve onaylamışlardır. bence de atatürk'ün vizyonu bize aksini düşündürmüyor. afet inan'ın atatürk'ün manevi kızı olduğunu düşünürsek, atatürk'ün de plandan haberi olduğunu söyleyebiliriz.

    -projenin tamamen araklama olduğunu söyleyen bir grup da var. modern köy fikrini düşünen sadece biz değiliz. 20. yüzyılın başlarında ingiliz yazar ebenezer howard tarafından yazılan "garden cities of tomorrow" adlı eserde köy bahçeleri, köykent, bahçeköy gibi yerleşim planları üretilmiş. bu fikrin alınarak türkiye koşullarında gözden geçirilip düzenlenmesi bence gayet mantıklı ve çalıntı olmaz.

    entry videosu
    tarih ve genel kültür içerikli videolar hazırlıyorum. amacım güzel vakit geçirirken bir şeyler öğrenmek/öğretmek. youtube kanalıma bakmak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

    kaynakça
    • hilal tuğba örmecioğlu, cumhuriyetin ilk yıllarında köycülük tartışmaları ve numune köyler
    • türkan çetin, cumhuriyetin ilk yıllarında köy sorununa bakış : köy kanunu’nun çıkarılması.
    • ömer atabeyoğlu, atatürk’ün kırsal kalkınma projesi "ideal cumhuriyet köyü projesi" nin mekân kuramları açısından değerlendirilmesi.
    • seyithan altaş, geleceğe miras olarak bırakılan bir kırsal kalkınma projesi: atatürk’ün ideal cumhuriyet köyü.
4 entry daha

hesabın var mı? giriş yap