şükela:  tümü | bugün
14 entry daha
  • türünün meraklısı için, buraya bu türde kendine yer edinmiş filmleri, spoilersız şekilde, konularıyla birlikte listeleyeceğim. izlemeden önce fikir edinmek isteyenler buraya bakabilir. filmlerin sonuna "editör notu" mahiyetinde kendi puanlamamı da yapacağım, artık gerisi tamamen size kalmış.

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    rec: ispanya'da bir kanalda program yapan angela, kameramanı pablo ile birlikte, itfaiyecilerin günlük rutinini kameraya almaktadır. oldukça geç bir saatte, itfaiye merkezi aranır; angela ve pablo da görev başında görüntü alabilmek için itfaiyecilerle olay yerine giderler. ihbar, apartmanda yaşayan bir yaşlı kadının "tuhaf" hareketleri nedeniyle yapılmıştır.

    kesinlikle bu türün belki de en iyilerinden olabilir bu film. gerilimi, korkusu başta olmak üzere, son derece iyi ve derli toplu bir film. izleyin, pişman olmayacaksınız. 8/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    cloverfield: rob, genç yaşında terfi alarak, şirketi tarafından japonya'ya gönderilecektir. arkadaşları ise rob'a güzel bir uğurlama partisi düzenlerler. partinin en chill anlarında gelen boğuk bir gürültü, herkesi dehşete düşürür.

    özellikle atmosfer konusunda çok başarılı bir film. şehrin ortasındaki o panik ve çaresizlik hissi, çok güzel verilmiş. kendinizi gerçekten filmin içinde buluyorsunuz. 8/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    blair witch project*: found footage türünün ilki olarak da kabul edilen bu film, bir grup öğrencinin, maryland'daki bir ormana giderek, 1940'larda burada ortadan kaybolan bir grup çocuğun esrarını araştırmasıyla başlıyor.

    türünün ilki olduğu için bazı aksaklıkları olması doğal. fakat, vizyona girdiği zamanda, fragmanıyla dahi insanları dehşete düşürmüş bir filmdi. zira, "buradaki olaylar gerçektir" mottosunu da ilk kullanan filmdir. filmin gerçekten de "buluntu" olduğu hissini yaşayabiliyorsunuz. kesinlikle izlenmeli. 7/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    trolljegeren: bir grup üniversite öğrencisi, norveç'deki yasadışı avlanmaları kaydedip belgelemek için yola çıkarlar. yerel halkın bahsettiği gizemli bir avcıyla konuşmak isterler ama avcı, onlara tuhaf davranır. gençler de avcıyı gizlice takip ederler.

    türün ekmeğini yemeye çalışan, basit bir film kimliğinde başlasa da sonraları açılan ve finalde harika bir aksiyon vaadeden, seyirlik bir film. 6/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    paranormal activity: katie, geceleri görünmeyen bir varlığın onu rahatsız ettiğinden şüphelenir. kocası da gece ne olup bittiğini görebilmek için eve kameralar yerleştirir.

    malum film serisi üzerine tek tek yazmayacağım, zira oldukça uzun bir film serisi. ilk film belki vasatın üstüne çıktıysa bile, diğer filmleri maalesef ilk film kadar iyi değildir. paranormal activity the marked ones filmine ise ayrı bir parantez açmak isterim. zira, korku öğesi, diğer filmlere göre daha yüksek.

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    afflicted: derek, hastalığını atlatma sürecinde, en yakın arkadaşı cliff ile birlikte avrupa turuna çıkar. paris'deki bir barda tanıştığı kızla, otel odasına çıkan derek'i, arkadaşları, odada baygın halde bulurlar. kız ortada yoktur. derek, günden güne tanımlayamadığı bir gücün etkisine girdiğini hisseder.

    afflicted, eğlenceli başlayıp, finale doğru dramayı arttıran ve izleyenin de kendisini sorgulamasına imkan veren bir film. yer yer temposu düşse de, gayet güzel ve izlenilebilir bir film. 6/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the visit: becca ve tyler, hiç görmedikleri büyükbaba-büyükannelerini ziyarete gideceklerdir. anneleri, zamanında onaylamadıkları bir evlilik yaptığı için, büyükbaba-büyükanneleriyle aralarının açık olduğunu çocuklarına söyler. çocuklar da güzel bir anı olması için, ziyaretlerini kayda almaya karar verirler.

    twistsever m.night shyamalan, yine finalde güzel bir twist düşünmüş, güzel de olmuş. korku öğesi, filmde yok; fakat gerilim dozu gayet güzel. 6/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the dyatlov pass incident: dyatlov geçidi vakası'nı araştırmak isteyen bir grup amerikalı ergen, ural dağları'na gider. şartlar zorlaşır ve tanımlayamadıkları olaylar gerçekleşmektedir.

    oyuncuların aşırı sığ halleri ve yapmacıklıkları, zaten kötü olan filmi, biraz daha aşağı çekmiş. dyatlov geçidi vakası olayı gibi güzel bir konuyu hakkıyla işleyememeleri ve havada kalan finaliyle, gerçekten kötü bir film. vaktinize değer veriyorsanız, hiç bulaşmayın. 3/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    lake mungo: 15 yaşındaki alice palmer, göle yüzmeye gider ve bir daha kendisinden haber alınamaz. sonradan, kızın gölde boğulduğu anlaşılır.

    aslında bu filme found footage değil, documentary desek daha doğru olur, zira film, reality show havasında ilerliyor. kızın ailesinin yaşadığı duygusal boşluk ve drama, seyirciye güzel yansıtılmış. fakat yine de filmin havada kalan çok fazla tarafı var ve ne olduğu açıklanmamış. 5/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    quarantine: amerikalıların, güzel olan her şeyi apartma, bok etme ve kendilerine uyarlama hastalığının bir ürünü. rec filminin amerikanlaştırılmış ve hollywoodlaştırılmış hali. başrolde, dexter'daki jennifer carpenter oynuyor. rec'in aynısı olduğu için izlemedim.

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    noroi: doğaüstü ve paranormal olaylara meraklı bir araştırmacı, bununla ilgili bir belgesel çekmeye karar verir. belgesel, kagutaba ismindeki bir şeytanla ilgilidir.

    noroi, diğer muadillerinden tek bir farkla ayrılan bir film: efekt ya da cgi minimal düzeyde. hatta belki de yok. yalnızca tek bir sahnede var, o da gayet yeterli. uzakdoğu korku kültürünün zenginliğini, uzakdoğulu yapımcı-yönetmenler yeni yeni hakkıyla işlemeye başladılar. noroi de onlardan biri. gerçekçiliği de ayrıca güzel. zaman zaman su gibi akıp, zaman zaman ağırlaşsa da, kesinlikle izlenesi. 6/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the sacrament: iki araştırmacı, kayıp bir kızın akıbeti için, az bilinen, izole edilmiş bir yere yolculuk yaparlar. süreci de kaydederler. gittikleri yer, kırsalda kömün hayatı yaşayan, 200 kişilik bir tarikattır. liderleri de "father*" denilen bir adamdır.

    film, hakikaten de konusunu gerçek bir olaydan alıyor, jonestown katliamı. her şeyin "harika" olduğu, fakat görünenin aslında hiç de öyle olmadığını süreç içerisinde anlatan bir film. tek ve en büyük eksisi, bütçe ve buna bağlı olarak, konuyu hakkıyla işleyememesi. yine de türün iyi bir örneği. 5/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    grave encounters: bir ekip, paranormal olayları konu alan bir tv programı yapmaktadır. sıradaki hedefleri, bir akıl hastanesidir. söylenilenlere göre, hastanenin içi, metafiziksel varlıklarla doludur. ekip, yanına bir de klasik kofti bir medyum alır. daha da gerilim yaratmak adına, içeri girdikten sonra kendilerini hastanenin dışından kilitletirler ve orada bir gece geçirmeyi planlarlar.

    korku ve gerilim öğeleri had safhada olan bir film. ha keza jumpscare'ler de dahil. fakat bununla birlikte, türün bütün klişelerini de içeren bir film. kameraya sürekli hönküren ağır makyajlı ve cgi'lı heyulalara biz kendi korku sinemamızdan zaten aşinayız. fakat filmin bazı sahneleri, ciddi anlamda ürkütücü, eğer böyle şeylere pek dayanamıyorsanız, izlemeyin. 7/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    chronicle: üç ergen, gittikleri bir partide sıkılırlar ve yanlışlıkla buldukları bir tünelde meteorumsu bir "şeye" maruz kalırlar.

    film, korku türünde değil anlayacağınız üzere. sonlara doğru vites arttırsa da, bütçesine rağmen, çok da etkileyici bir film değil. fakat konusu itibariyle ilginç ve ilgi çekici. olayların sokağa ve diğer insanlara sirayet etmesi detayı hoş. müsait vakitte izlenebilecek, güzel bir seyirlik. 6/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    as above so below: babası gibi arkeolog olan scarlett, babasının araştırması olan bir tabletin eksik parçalarını araştırmaktadır. araştırmaları da onu, paris'in ünlü yeraltı mezarlarına götürecektir.

    film, korku öğelerini düşük tutmakla birlikte, yer yer gerçekten geren ve ürkütebilen sahnelere de sahip. bir de klostrofobiye, resmen kör göze parmak yapan sahneleri de var. klostrofobik olanlar, nefesi kesilenler, sıkılanlar izlemese iyi olur. finali de oldukça yaratıcı ve düşündürücü. kesinlikle izlenmeli 7/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    jeruzalem: iki yahudi kız arkadaş, yaz tatili için kudüs'e giderler. kızlardan biri, tatilini, babasının hediyesi olan bir google glass ile kayda almaktadır. yaklaşan yom kippur günü'nde ise tatilleri, kabusa döner.

    amerikan eli değmiş gibi görünen ve hollywood işi gibi pazarlanan, aslında baya baya yahudi ve israil işi bir film. eğer yeterince dikkatliyseniz, alttan alttan yapılan yahudi propagandasını da görebilirsiniz. yapımcı, yönetmen ve oyuncuların neredeyse tamamı yahudi. gayet güzel başlayıp devam eden, fakat final kısmındaki bazı sahnelerle "öeh" dedirtip, güldürmeye başlayan, vasatı aşamamış bir film. yine de izlenebilir. 4/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    willow creek: bir tv programcısı, kız arkadaşıyla birlikte, efsanevi kocaayak'ın görüntülerinin kaydedildiği iddia edilen willow creek'e gider. başlarda her şey yolunda gitmektedir fakat gece çöktüğünde, tuhaf sesler duymaya başlarlar.

    klasik found footage türünde, başlangıçta karakterlerin ve mekanların gayet normal hatta eğlenceli olması olayını, burada filmin ortalarına kadar devam ettirmişler. görüntülerden ziyade, sesler kullanılmış, fakat görüntünün odak noktası olduğu bir türde, oldukça vasat kalmış. finalinin de ne olduğu belli değil. koskoca bir zaman kaybı. bunu izleyeceğinize açın survivor falan izleyin, en azından insanlarla konuşacak konunuz olur . çok ama çok kötü bir film. 3/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    hell house llc: bir grup genç girişimci, eski bir oteli, korku evine dönüştürür. açılış gecesinde, ziyaretçiler, evin bodrumunda gördükleri bir "şeyden" dolayı dehşete kapılırlar ve izdiham çıkar. polis de olay hakkında suskun kalır. girişimci ekipten kurtulan tek kız, araştırmacılara, süreci anlatan video kasetler verir.

    ülkemizde bırakın vizyona girmeyi, online film sitelerinde bile bulunmayan bu film, korku ve gerilim dozu açısından başarılı bir film. gerçekten ürkütücü sahneleri olan ve güzel kurguya sahip. zaten üçleme olarak düşünülmüş; iki devam filmi daha daha mevcut. torrentten indirilip, izlenebilir. devam filmleri de ha keza başarılı. 7/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    v/h/s: bir grup serseri, tanımadıkları biri tarafından işe alınırlar. yapmaları gereken şey, izbe bir eve girerek, eski bir vhs kasetini çalıp getirmektir. serseriler, eve girdiklerinde bir sürü video kaset olduğunu görürler. kasetlerde farklı farklı bir çok açıklanamayan, korkunç görüntüler mevcuttur.

    found footage türünü, antolojik şekilde ele alan en iyi filmlerden belki de. biraz fazla underrated kalmış bir film olsa da, birbirinden farklı bir çok korkutucu olayı izlemek, çok daha farklı bir tat bırakıyor. filmin ikincisi ve üçüncüsü de mevcut. ikincisi ortalamayla geçse de, üçüncü film biraz vasat kalıyor. kesinlikle izlenmeli. 8/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    found footage 3d: düşük bütçeli bir yapımcı, bir found footage korku filmi çekmek ister. hatta farklı olması için, 3d ekipman ayarlar. ekibini toplayıp, filmi çekeceği metruk çiftliğe giderler ve çekimlere başlarlar.

    film, bir buçuk saat. ve son dakikaya kadar gerçekten korkutucu ya da ürkütücü herhangi bir olay yok. final sekansı da bir anda paldır küldür çözülüyor. bunun dışında filmin kayda değer çok da bir öğesi yok. boş vaktinizde dahi izlemeyin, gerçekten kötü bir film. 3/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the houses october built: bir grup arkadaş, abd'nin güney bölgesindeki korku evlerini ziyaret etmek için yola çıkarlar. fakat tecrübe edecekleri, bir korku evinden çok daha fazlasıdır.

    çok daha farklı ve çok daha gerçekçi bir konuyu ele alan bir film. ama ya bütçeden ya da yönetmenin beceriksizliğinden olacak, konunun işlenişi çok kötü. paranormal olaylar yerine, gerçek insanları korku öğesi olarak kullanan filmde gerilim dozu, ara ara yükselse de, seyirciyi tatmin eder bir seviyeye çıkamıyor. fikir orijinal ve gayet özgün olsa da, sınıfta kalan tarafları ağır basıyor. 4/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the atticus institute: 70'li yıllarda bir enstitüde, telekinezi üzerine araştırmalar yapılmıştır. araştırmaların ardındaki ürkütücü gerçekler, enstitüde çekilmiş görüntülerle açığa çıkacaktır.

    kostümler, makyajlar ve atmosfer, oldukça başarılı. fakat film, fazla documentary'ye kaçtığı için, belli bir süreden sonra filmden kopabiliyor, sıkılabiliyorsunuz. film, ikinci yarısından sonra biraz korkuya ve gerilime çeviriyor, final sekansında da giderek vites yükseltiyor. fakat, vuruculuk adına, abartılı sahneler kullanılmış ama filmi kurtaramamış. 4/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    devil's due: genç, olabildiğince şapşal ve yeni evli bir çift, balayı için paris'i tercih ederler. her şey gayet güzel gitmektedir. çiftimizin sıkıldığı bir akşam, bindikleri taksinin şoförü, onlara gizli ama müthiş eğlenceli bir mekanın olduğunu söyler. olaylar gelişir.

    giriş sekansı ve çiftimizin şapşallıkları, filmin ortasına kadar devam ediyor. özellikle bu kısım oldukça uzun ki, sizi filmden uzaklaştırabilir. son yarım saatte olayların çözülmesi de aynı şekilde hızlı oluyor. fakat ne oldu, ne bitti, kim, kiminle, nerede, nasıl? diyemeden film final yapıyor. yalnızca olaylara vakıf oluyorsunuz. çiçeği burnunda çiftler için ideal. 5/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the dark tapes: herhangi bir konusu olmayan ama buluntu görüntülerden oluşan antolojik bir film. birbirinden farklı hikayeler izliyoruz. yer yer yaratıcı olabilecek konular, filmde mevcut olsa da, muhtemelen bütçe ya da kreatif yetersizlikten dolayı, çok da güzel işlenememiş. çok ürkütmese de, bazı anlarda gerebiliyor. 4/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the pyramid: bir arkeolog olan holden, kızı nora ve ekibi ile birlikte, mısır'da, eski bir piramitte kazı yapmaktadırlar. piramide bir giriş kapısı bulmayı başarırlar; fakat kazıya fon sağlayan üniversitenin dekanı, ekibin, kazıyı derhal bitirmelerini ve 24 saat içinde kazı alanından ayrılmalarını söyler. ekip, merakına yenik düşer ve uzaktan kontrollü, ekipman robotlarını piramide gönderirler. görüntü bir anda kaybolur. ekip, robotu almak için piramide girer.

    klostrofobiye değdiren sahneleri olan, türün klişelerini kullanan bir film. fakat efektler biraz komik. mısır mitolojisi ve buna bağlı efsanelerin filmde kullanılması güzel olmuş. yine de genel anlamda vasatı aşamayan bir film. denis o'hare bile filmi kurtaramıyor. 5/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the gallows: 29 ekim 1993 yılında, beatrice lisesi'ndeki tiyatro gösterisinde, charlie grimille adındaki öğrenci, rolünü oynarken, kazara sahnedeki darağacında asılı kalır ve kurtarılamaz. trajik olaydan 20 sene sonra, lisenin öğrencileri, yarım kalan oyunu tekrar oynayıp, bir çeşit anma töreni de gerçekleştireceklerdir. oyunun gösterilmesine saatler kala, bir grup öğrenci, olayın ardındakileri öğrenmek isterler ve geceyarısı okula girerler.

    ilk 10 dakikadaki giriş sekansı gerçekten çok etkili olsa da, gerilim ve korku öğeleri, giderek azalıyor. filmin bazı kısımlarında, 2000'lerdeki gibi "teenage horror" tadı alıyorsunuz ve haliyle biraz sıkılabiliyorsunuz. ama film, gerekli yerlerde vitesi arttırıyor. finali de idare eder. boş vakti olan, oturup izleyebilir. 5/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    project x: kaliforniya-pasadena'da yaşayan iki lise öğrencisi, arkadaşları thomas'ın doğum günü için parti vermek isterler. thomas'ın şehir dışındaki katı ebeveynleri, "bir kaç kişi" olması şartıyla, parti yapmalarına izin verirler. parti vakti geldiğinde, kimse ortalıkta görünmez; fakat bir anda partiye muazzam bir kalabalık akmaya başlar.

    komedi türündeki bu film, gerçekten vasatın çok çok üstünde ve inanılmaz geyik bir film. çok ufak detaylar ve olayların daha absürdleşmesi ve filmin kendini finale doğru dalgaya alarak, parodileşmesi de gayet güzel. arkadaş grubuyla, toplu halde izlenebilecek filmlerden. 7/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    the possession of michael king: inançsız bir adam olan michael king, karısı ve kızıyla oldukça mutlu bir yaşam sürmektedir. michael'in harika hayatı, eşini trafik kazasında yitirmesiyle alt üst olur ve zaten olmayan inancı, daha da zayıflar. michael, tüm bu metafiziksel şeylerin sahte ve saçma olduğunu belgelemek için kendine farklı bir sürü insandan çeşitli büyüler yaptırır ve bütün süreci de kayda alır.

    oyunculuklar gayet iyi, film çok iyi başlıyor ve gayet de güzel devam ediyor. finale kadar da kendi temposunda devam ediyor. başrolün çok inandırıcı ve ürkütücü şekilde delirip, "ele geçirilmesi" çok çok iyi işlenmiş. film, gün ışığında bile izleyeni gerip, korkutabiliyor. vasatın üstünde bir film 6/10

    --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

    project almanac: lise son sınıf öğrencisi david, teknoloji enstitüsündeki buluşlarıyla ödül almıştır ve çok parlak bir gelecek vaat etmektedir. annesi de david'in eğitimi için evi satmaya karar verir. david ve arkadaşları, evdeki eşyaları toplarken, david'in yedinci yaş gününün görüntülerini içeren bir kamera bulurlar. david, görüntülerde, kendi yetişkin halini görür ve şok olur. araştırmaları, onları, david'in bilim adamı olan babasının sürekli yasakladığı bodruma götürür. bodrumda buldukları planlar ise bir zaman makinesi tarifidir.

    "zaman yolculuğu" kavramını, bir gençlik filmine sırıtmadan verebilen bir film olmuş. gerçekten güzel kurgulanmış ve "ikinci şans" kavramının ne kadar muğlak olduğunu iyi işleyen bir film. çok ilgi çeken, "zaman yolculuğu" konulu filmler arasında kendine yer bulamasa da, böyle konulara ilgi duyanlar için gayet güzel bir film. 7/10

    güncellenecektir.

    edit: linkler ve bir takım düzeltmeler.

    tekrar edit: imla ve noktalama.
1 entry daha