şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • bu sıralar pıtırak gibi çıkıyor. selin baycan, mine özgüle, banu kanıbelli, can aydınoğlu, bade nosa, ozan sarohan, merkavck vs. vs. neredeyse her haftada 10 tekli duyuruyor bantmag, karşımüzik, bir baba indie...
    neden böyle oldu? niye bunlar böyle sebilhane bardağı gibi dizildiler şimdi?
    şöyle açıklamalar duyuyorum: "karantina süreci ... mıymıymıy ... pandemi ... mıymıymıy ... sınıfsal ... mıymıymıy ... "

    tercümesi şu: "salgın nedeniyle çoğu insan zarar etti. buna müzisyenler de dahil. yavaş yavaş eskiye dönüş olsa da müzisyenlerin ekonomik olarak toparlanması güç. konser ve özel ders gelirlerinden olan müzisyenler albüm gelirlerinden medet umuyorlar"

    ilk bakışta makul dursa da iki dakika düşününce zırva olduğu anlaşılıyor. selin baycan'ın, bade nosa'nın ne bileyim merkavck'ın falan konser geliri olabilir mi? zaten iki şarkıları var. konserlerde de gördüğüm kadarıyla portishead falan çalıyorlar. bu çabaya en fazla bedava sulu bira alabilirler. daha fazla etmez.

    internet kıraathanesinde*şöyle şeyler konuşuluyor: "karantina süreci zorunlu bir inziva oldu... kendimize döndük... içimize döndük... kendimizi keşfettik..." bunu diyenlerin günde en az 6 saatlerini telefon ekranına bakarak geçirdiklerine kalıbımı basarım. buna hiç şüpheniz olmasın. zaten covid'den önce neyle meşgul oluyorlardı ki? bu isimlerden herhangi birinin alarm kurarak uyandığını düşünüyor musunuz? bu tekli enflasyonunun sebebi sarihtir: ilgi açlığı. ilgiye talipler ancak heves ve hevaları birikmeyecek kadar az. tabancada tek kurşun var. ve herkes biliyor ki bunları kimse dinlemedi, dinlemiyor, dinlemeyecek. çünkü bunlarda emeğin esamisi okunmuyor. mesela eyfel kulesi ile burç el arab'ı kıyaslayın. işlevleri farklı olsa da ikisi de göğe yükselen amalgam bir yığındır. eyfel kulesi'ne bakan insan ona harcanan emeği görür ama burç el arab'a bakan ona harcanan parayı görür. bilmem anlatabildim mi? bu teklilerde emek görebilen var mı?
3 entry daha