şükela:  tümü | bugün
104 entry daha
  • retorik epey dallı budaklı bir disiplindir. bildiğiniz üzere retorik denen nane kadim devirlerde bir bilim kabul edilmiş, üzerine epey kafa yorulmuş, yöntemleri, araçları yahut sanatları tespit edilmiştir. hatipliğiyle meşhur siyasilerde bu araçların kullanımını görürsünüz, müthiş bir etki yaratırlar. bunlardan en etkili ve sık kullanılan birkaç örneği paylaşayım:

    1. anaphora

    bir sözcüğü ya da cümleciği sıralı cümle başlarında sürekli tekrar etmek. birbirini takip eden cümlelerin, yahut parçaların, belli bir cümle yapısıyla, sürekli aynı formatta devam etmesidir. özellikle konuşmayı vurucu, yükselen bir sona, yahut duraklamaya hazırlamak için faydalıdır:

    kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela;
    hani tauna da zuldür bu rezil istila!

    derken, aslında, güzel bir anaphora örneği görüyoruz. "kimi" sözcüğünü sürekli tekrar eden şair, yükselen diğer dizeye bizi hazırlıyor.

    2. antistrophe

    anaphora'nın tersi sayılabilir. cümle sonunda aynı kelime yahut cümleciğin sürekli kullanılması.

    "devletli budun idim, devletim şimdi hani? kime devlet kazanırım der imiş. kağanlı budun idim, kağanım şimdi hani? hangi kağana hizmet ederim der imiş."

    evet, epey edebi, yer yer şiirsel bir dille yazılmış orhun abidelerinden bu pasaj, güçlü bir retorik özelliği gösteriyor ve antistrophe sanatını kullanıyor.

    3. aporia

    “retorik soru” deriz ya, aporia biraz budur. sahte bir ikilem, sahte bir şüphe, soru yaratmaktır. en güzel örneği herhalde nedim’den:

    “ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş
    el-amân ey dil ne müşkil-ter suâl olmuş sana”

    yani “o hıristiyan tanrıçası sana şarap içer misin demiş ey gönlüm sana ne zor soru sorulmuştur!” nedim, “tabii ki içerim, soru mu bu!” demeye getiriyor, ama şarabın islam’da yasaklandığını ve bir hıristiyan’dan gelen teklifin onu zor duruma soktuğunu ifade ederek.

    4. antimetabole

    cümlelerde ya da cümleciklerde tekraren kullanılan kelimelerin sırasını manidar şekilde değiştirmektir.

    “yemek için yaşama, yaşamak için ye” gibi.

    5. litotes

    kasten hafifleştirmek; hafif bir ifadeyi ağır bir olay ya da olgu için kullanmak.

    “ayını bilmiyom tam dokuz yıldır
    puşt osmanlı duralaştı bizinen”

    dadaloğlu, osmanlı’nın epey güçlü ve etraflı iskan operasyonlarını, “duralaşmak” yani iddialaşmak, çekişmek olarak ifade etmiş.

    -sınırdaki alman ordularının mevcudu sizin nüfusunuzun iki katı. savaş açsak ne yaparsınız?
    +iki kere ateş eder eve döneriz.

    6. onomatopoeia

    cümleyi kurarken, cümlenin anlattığı kavramın seslerini kullanmak. en güzel örneklerinden biri, nefi’den:

    "evc-i hevâda sıyt-ı çekâçâk-ı tiğden
    âvâz-ı ra'd ü saika reh-güm-künân olur"

    yani “gökyüzünün üstünde kılıç şakırtısından gök gürültüsü ve yıldırım yollarını kaybederler.” nefi bir savaş sahnesi anlatırken, savaş seslerini de kullandığı kelimelerde taklit etmiştir.

    7. epizeuxis

    tekrar. aynı sözcüğü yahut cümleyi sık sık tekrar etmek.

    “ölmeye, ölmeye, ölmeye geldik”

    “satanlardan olmayacağız!
    kaçanlardan olmayacağız!
    yıkılmayacağız!

    başaracağız!
    başaracağız!
    başaracağız!

    tanrı türkü korusun ve yüceltsin!”

    gibi.

    işbu entry vakit buldukça genişleyip retorik araç ve sanatları sözlüğüne dönüşecektir.
2 entry daha