şükela:  tümü | bugün
420 entry daha
  • stairway to heaven rock müzik tarihinin en "bayrak" şarkılarından biridir. dinleyiciler intro'nun ilk beş notasından bile hangi şarkının başladığını anlayabilirler. benim de uzun yıllardır hem konser kayıtları olsun hem stüdyo versiyonu olsun pek çok kez dinlediğimi bir parçadır. bu nedenle istedim ki bugün şarkıyı biraz irdeleyelim.

    bildiğiniz üzere şarkının pek çok versiyonu var. jimmy page sağ olsun neredeyse hiçbir kayıtta aynı soloyu ya da aynı lick'leri çalmıyor. bu yüzden entry'i yazarken en nizamı kayıtlardan biri olan led zeppelin iv albümündeki versiyonunu kullanacağım. https://open.spotify.com/…si=qwi7ambhqkuhgek-0eslog siz de entry'e bakarken arkada bu şarkıyı açabilir, durdur geri al, bir daha durdur ileri al yapabilirsiniz. şimdi hazırsanız jimmy page gitarları nasıl çalmış, robert plant vokalde nasıl işler başarmış, intro'da çalınan flüt nasıl bir hava katmış bir inceleyelim.

    jimmy page normalde gibson les paul ile bilinen bir gitarist. şarkının konser kayıtlarında ise gibson eds-1275 double neck kullanırken görülüyor. ancak şarkının stüdyo kaydında farklı gitarlar kullanmış. mesela intro, harmony sovereign h1260 ile kaydedilmiş.

    ilk 12 saniyede arpej kısmının en yalın halini dinliyoruz. bu arpej bölümü özellikle bitişine farklı farklı lick'ler eklenerek sürekli tekrar ediyor şarkıda. bu arpejin devamında ise şarkıya flüt eşlik etmeye başlıyor. led zeppelin gerek her üyesi için kullandığı semboller olsun, gerek şarkı sözleri olsun mistisizmden etkilenen bir grup. bu flüt ile de şarkıya hem fantastik edebiyata yakın hem de hüzünlü bir hava katmışlar. böyle iskoçya'da kadim bir ormanın ağaçlarına sırtınızı verip yemyeşil yamaçları izliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz kendinizi.

    flüt kısmı 00:52'ye kadar devam ediyor ve oradan sonra robert plant vokale başlıyor. burada robert plant'ın müthiş bir uygulaması var. normalde flüt ve sakin ancak güçlü arpej sayesinde şarkının mistik bir havası oluştu şimdiye kadar. robert plant ise tiz seslerde döktüren şahane bir vokalist. bu nedenle oluşan havanın üstüne çıkıp armoniyi bozmamak için sözlerin büyük kısmını fısıldar gibi söylüyor. daha sonra bir noktada vurguyu arttırıp o kendine has rock tınısına ulaşıyor ve daha sonra sakin vokale geri dönüyor.

    bu kısımda toplam 13 dize var söylenen. bu bölümü üçerli parçalara ayırırsak robert plant buradaki ilk iki dizeyi sakin söyledikten sonra son satırın başında o yükselişi yapıyor. örneğin;

    there's a lady who's sure
    all that glitters is gold
    and she's buying a stairway to heaven

    bölümünde o yükseliş ve inişi "she's buying" kısmında yapıyor. bunu aynı ölçü olarak diğer satırlarda da duyabilirsiniz. sadece "and she's buying a stairway to heaven" dizesi bağlantı olduğu için bu ölçüleme geçerli değil orada.

    bu vokal, gitar ve flüt bölümü 02:00'da son buluyor. burada arpejin ilk beş notası çalındıktan sonra jimmy page geri kalan kısmı değiştiriyor ve penayı tellerde düz bir çizgi şeklinde aşağı yukarı gezdiriyor. bu geçiş de 02:12'de bitiyor.

    hatırlarsanız entry'nin başında jimmy page'in konserlerde gibson eds-1275 kullandığını söylemiştim. peki jimmy page canlı performansta çalması pek rahat görünmeyen bu gitarla neden uğraşıyor? çünkü stairway to heaven hem altı telli hem on iki telli gitarla çalınan bir parça. 12 telli gitarın albüm kaydı da double neck ile değil fender electric xii ile alınmış.

    12 telli gitarın ne avantajı var diyecek olursanız da 12 telli gitarda 6 telli gibi bir düzenleme var ancak her telin altında aynı oktavdan bir tel daha eklemişler. çalınışında da aynı anda iki tele birden basıyorsunuz. bu sayede 6 telli gitarda çaldınız e notası 12 telli gitarda aynı anda iki sesin birden çıkmasını sağlayarak daha harmonik bir tını elde etmenizi sağlıyor. zaten 02:12'de page'in çalmaya başladığı akor kısmıyla 12 telli gitara (yada konser kayıtlarında üstteki gitara) geçtiğinde gelen sesin daha geniş olduğunu duyabilirsiniz.

    "makes me wonder" kısmında jimmy page, akorla birlikte ilk bölümdeki arpejleri de tekrar kullanıyor. ancak 12 telli gitar sayesinde daha metalik bir tını sağlıyor. bu metalik tınıdan faydalanan robert plant de bir önceki bölümde kullandığı çıkışları daha güçlü yapıyor bir yandan da sesini arttırıyor ki şarkının yükselişine zemin hazırlayabilsin.

    bu çıkış da 04:17'ye kadar devam ediyor. buradan sonra devreye john bonham ve john paul jones giriyor. rock müzikte bateri için sekiz zamanlı bir ritm vardır. sekiz vuruşun zamanı hi-hat ile yapılırken trampet ve altta duran bas davul ile çapraz zamanlarda vuruş yapılarak bu ritm elde edilir. bonham da stairway to heaven'da bu düzenlemeyi kullanır ancak kendisi çok yaratıcı bir baterist olduğu için dizelerin bitişinde zilleri de kullanarak güzel süslemeler katar.

    john paul johns ise bir bass'çı olarak aslında grubun en önemli işlerinden birini yapar, çünkü altyapı ona emanettir. ancak kendisi müzisyen olarak biraz talihsizdir çünkü robert plant, jimmy page ve john bonham gibi süperstar'ların olduğu bir grupta çalmıştır. bu yüzden bu şarkıda olduğu gibi biraz geri planda kalır.

    john paul jones bu kayıtta gayet sakin bir partisyon çalar. jones çalacağı notaya bas gitarda vurur ve o nota bitene kadar parmağını perdeden çekmez. ton değiştiğinde de öbür tona geçip aynı şeyi yapar. yine bonham gibi kendisi de geçiş kısımlarında süsleme yapmayı ihmal etmez. buralarda daha hızlı şekilde geçiş yaparak şarkının daha bütünleşmiş bir sound yakalamasını sağlar.

    bu kısım da 05:32'de son bulur. çünkü artık grubun bütün üyeleri ve sound solo kısmı için hazırdır. bu hazır oluşu da hi-hat'ı ve 8'lik ritmi bırakıp tom'larla üçer vuruşlu geçiş kısmını çalan john bonham ilan eder. bonham, arada farklı ataklar ekledikten sonra da 05:55'te gitar solo kısmı başlar.

    solo kısmında jimmy page tekrar 6 telli gitara geçer. bu şarkının kaydı da gibson les paul ile değil jeff beck tarafından page'e verilen 1959 fender telecaster ile yapılmış. solonun dikkat çekici olan özelliği ise hem yeterince hızlı hem yeterince melodik olması. mesela bu entry için dinlediğimiz kayıtta tüm notaların vuruşu tek tek duyuluyor.

    soloyu farklı kılan dört nokta var diyebiliriz. birincisi jimmy page'in gitarı resmen ağlattığı bend'leri. ikincisi kaydın 06:14'üncü dakikasında başlayan ve page'in b telinin 15. perdesinde yaptığı sürekli tekrar eden kısım. üçüncüsü robert plant'ın 06:24'te yaptığı dokunuş ki kendisinde nasıl bir ses aralığı varsa tizden çalınan solunun arasına girebiliyor. sonuncusu da yine jimmy page'in 06:41'de en alttaki e telini kullanarak yaptığı tekrar eden kısım. ki burası da solonun bitişi zaten.

    06:44'ten sonra başlayan kısım için ise bir nevi robert plant ve john bonham şovu diyebiliriz. çünkü plant burada vokalinin gücünü gösterir. o kadar sert, hüzünlü, duygu dolu söyler ki bu kısmı oturduğunuz yerde "biri klima mı açtı lan? tüylerim diken diken oldu. ha yok robert plant şarkının çıkış kısmını söylüyormuş." dersiniz.

    bonham ise solo boyunca hızlanmasının verdiği altyapı ile attığı ritmin yarısını hızlı ataklara ayırır. daha sonra 07:15'ten başlayıp snare drum'a girişerek şarkının son yükselişlerini verir. ki sanırım bonham'ın bu kadar farklı olmasının sebebi budur. sonuçta snare drum'dır, cymbal'dır her bateristin önünde duran şeyler ancak enstrümanın tek bir parçasından bile bu kadar enerji yaratmak bateristin kalitesini gösteren bir nokta.

    07:24'ten sonra da kayıt, robert plant'ın yönlendirmesiyle sakin durumuna dönmeye başlar ve "and she's buying a stairway to heaven" dizesiyle kapanışı yapar.

    gördüğünüz gibi stairway to heaven, hem mitolojik bir havası olan, hem güçlü bir rock sound'ına sahip bir parça. kendi adıma şarkıyı tekrar tekrar dinlememin sebebi de sanırım bu. bir de burada albüm kaydını dinledik ama bence robert plant'ın "does anybody remember laughter?" deyip seyirciyi coşturduğu kısım gibi dokunuşlar çok güzel anlar. bu yüzden entry'nin sonuna da şu linki bırakıyorum. haydi keyifli dinlemeler. https://www.youtube.com/watch?v=xbhcpt6pziu
51 entry daha

hesabın var mı? giriş yap