şükela:  tümü | bugün
135 entry daha
  • futbolda "adil harcama" düzenini getirmek ve sözde kulüpler arasındaki haksız ekonomik rekabeti önlemek için getirilmiş olan sistemdir. ben futbol ile çok fazla ilgilenen bir insan değilim ama spor ekonomisini araştırmayı, o ekonomiler hakkında bir şeyler okumayı severim. finansal fair play ile alakalı da bir şeyle yazmadan önce okumaya ve araştırmaya çalıştım. yine de eksik veya hatalı bir şeyler varsa, benim hatam yüzünden olan eksikliklerdir.

    finansal fair play (goal.com'daki alınan tanımla), uefa tarafından kurulmuş, takımların, kazandığı kadar harcamasını sağlayacak ve uzun vadeli finansal problemlere düşmesini engellemeye yarayacak bir sistemdir.

    bu sistemi, nba'deki salary cap sistemine benzetenler var; bu, kısmen de olsa, doğrudur. yalnız şöyle bir şartı göz önünde bulundurmak gerekiyor. nba, tek bir organizasyon ve - kanada'dan katılan 1 takım hariç - tüm takımlarını amerika birleşik devleti'nde bulunduruyor. daha da önemlisi, tüm takımlarına kendi gelirlerini vererek kadrolarını kurmalarını sağlıyor. yani futbolda eğer uefa, o sene gelecek olan tüm gelirleri toplasa ve tüm takımlara eşit bir şekilde bölse o zaman salary cap tarzında bir sistemden bahsedebilirdik. özetle, amerika birleşik devletleri'nin gözde, elit, meşhur, modern bir kentinde de otursanız (los angeles, boston, brooklyn gibi), görece daha orta seviye veya istenmeyen yerlerinde de otursanız (utah, phoenix, milwaukee gibi) alacağınız para aynıdır. yani kayserispor'un da, fenerbahçe'nin de ya da paris saint germain'in de, toulouse fc'nin de aynı maaş bütçesiyle savaştığı bir lig düşünmemiz gerekiyor.

    işte benim kafamı karıştıran, çok fazla mantıklı gelmeyen ve finansal fair play'i - olması gerekenden - daha işlevsiz kılan neden de bu gelir adaletsizliğidir. abd'de bahsettiğimiz gibi bir gelir eşitsizliği yok çünkü nba o sene ne kadar gelir alıyorsa, o gelirin takımlara düşen kısmını 30'a bölerek, takımlara harcama bütçesi olarak veriyor. bu işlevi futbol için yapmaya kalktığınızda ise maalesef aynı işlevler olmuyor. sebepleri;

    - her ülkenin lig kalitesinin ve marka değerinin farklı olması,
    - ülkelerin sahip olduğu refah seviyesi farkları,
    - ülkelerin sahip olduğu imaj ve itibar farkları,
    - sponsor ve yayın gelirlerinin değişikliği,
    - kur farkları,

    şimdi siz, "her takım sattığı kadar alabilir, biz takımların fazla harcama yapmalarına izin vermiyoruz." diyorsunuz. şimdi teorik olarak baktığınızda güzel bir sistem; biz de elbette manchester city, chelsea, paris saint germain gibi "parayı yatır, yıldızları al, şampiyon ol" mantalitelerini sporun temel gereksinim ve amaçlarına aykırı buluyoruz. ancak siz, "her takım sattığı kadar alabilir" dediğinizde bunu bir ülke olarak değil de, kıta olarak hesapladığınızda her yerde aynı sonuç çıkmıyor.

    zaten son 10 yıldır oyunculara verilen paralar çok yükseldi. artık 9 haneli bonservisler normal görülmeye başlandı. iş böyle olunca almanya, italya, fransa gibi liglerden ortalama altı bir oyuncuyu almak istediğinizde bütçe çok yüksek çıkabiliyor. atıyorum yetenek olarak 6/10'luk iki futbolcu düşünelim. bu oyunculardan birisi italya liginde, birisi türkiye liginde oynuyor olsun. maalesef bu oyuncu dışarıya satılırken arada 6-7 hatta 10 milyon euroluk farklar dahi olabiliyor. sadece ligin kendi marka değerinin eklediği durum bu. şimdi, "e tamam ama italya'dan, almanya'dan, fransa'dan bir sürü şampiyonlar ligi şampiyonu çıktı. sadece kendi ülkelerinde değil, kıtasal hatta dünya genelinde birçok taraftara sahipler. formaları, maç yayınları, isim hakları çok yüksek bedellere satılıyor. elbette oradan oyuncu almak biraz daha pahalı olacak." diyebilirsiniz. haklısınız da! işte sorun burada başlıyor. takımlar, sattıkları kadar oyuncu alıyorlar ama maalesef her ligin satış potansiyeli ve satış miktarları aynı paraya denk gelmiyor. bir de araya eriyen kur farkını ve artan enflasyon bedelini eklediğinizde maalesef o paralar birbirlerine hiç denk gelmiyor.

    bu sorunu çözmek için herhangi bir şey yapıyormuş gibi durmuyorlar. en azından bizim federasyonumuzun açıkladığı limitler bunu gösteriyor. bence bu makasın iyice açılması, avrupa'da belirli 10-15 takım dışında herhangi bir takımın tepeye yükselmesinin çok zor olması sebeplerinin arasında bir numaralı sebep budur. bu sorunun üzerine ne tarz şeylerle gidilebilir? neler yapılabilir? uefa nasıl harcamalara izin verebilir? bunu gerçekten iyi ayarlamak gerekiyor. eğer nba'deki gibi adaletli ve eşit bir sistemi kurabilseler harika olurdu; ancak teorikte çok eşit duran şey, pratikte tökezleyebiliyor.

    goal.com
4 entry daha