şükela:  tümü | bugün
107 entry daha
  • sürekli gelen ''nereden araştırmaya başlayalım'' sorularına cevap vermek yerine buraya yazacağım. burada ''balık tutmaya'' yönelik bilgiler olacak.

    ilk soru genelde ''nereden esti'' oluyor. nereden estiği ile başlayayım. football manager oynayanlar bilir. kulübü yönetirsiniz, genç oyuncu yetiştirip satma, şampiyonlar ligi geliri vs ile kulüp iyi kar eder ve sene sonunda dividends payout şeklinde hissedarlara kar payı dağıtırdı. o zaman ''ulan ne güzel adamları ihya ettim, keşke ben de hissedar olsaydım'' derdim. tabii o zamanlar borsadan hisse alıp böyle bir şeyin mümkün olduğunu bilmiyordum. yıllar içinde öğrendim ama inception noktası odur benim için.

    öncelikle döviz almak, altın almak ve reel faizin olmadığı ortamda* mevduata para yatırmak birer yatırım değildir. varlığınızın diğer varlıklara göre paritesi katma değer değildir. ve fıldır fıldır altından dövize sürekli günlük, haftalık ve hep başarılı bir şekilde trade edemiyorsanız sermaye birikimi sağlamaz. bugün bir çeyrek altın veya 100 usd alırsanız bunun tl olarak değeri 3 katına da çıksa , 5 sene sonra yine elinizde bir çeyrek altın veya 100 usd olacaktır. iner çıkar ayrı mesele. ama ortada katma değer yok. 2018 de 7 tl'den usd alanlar anca parayı kurtardı mesela. veya diyelim 4 çeyrek altın aldın. 3 sene sonra akrabalarının düğününde yine o çeyrek altınları takacaksın. 100 usd tl bazında 3 katına da çıksa, fiyatı dolara endeksli örneğin arabanın veya bilgisayarın da fiyatı aynı oranda artacaktır. parite farkı katma değer sağlamaz.

    temettü yatırımında ise, bir şirkete mesela onbinde 5 oranında ortak olursunuz. şirket kar eder. 5 senelik kar payını alır bu parayla yine hisse alarak mesela ortaklık oranınızı onbinde 9'a çıkarırsınız veya temettüyü afiyetle yediniz diyelim şirketin yine onbinde 5 ortağı olmaya devam edeceksiniz. yani başlangıçta şirketin onbinde 5 ortağıydık, 5 senelik kar payını afiyetle yedik ve hala onbinde 5 ortağız. ama 5 çeyrek altın alsaydık, 5 sene sonra değeri artmış veya azalmış yine 5 çeyrek altın olacaktı elimizde.

    işte bu 5 senelik yediğimiz kar payı, karl marx'ın emeğin sömürüsü dediği katma değerdir. sermaye birikimidir. ülkelerin ve bireylerin zenginleşmesinin tek yolu da bu sermaye birikimini sağlayabilmektir. oradan topladığınız kar paylarını başka bir şirkete yatırıp oradan da kar payı alıp bir süre sonra 3 ayrı şirketin onbinde 5 ortağı olursunuz mesela. sermaye birikimi ve zenginleşme dediğimiz olay da budur.

    şimdi ''emeğin sömürüsü'' falan deyince yaptığımız iş vahşi kapitalistçe bir iş gibi görünebilir. ve kısmen doğrudur da. ancak temettü yatırımı ile sermayenin ve zenginliğin tabana yayılması ile aslında sosyalist sistemin kapitalizm içinde eritilebilmesinin de yegane yoludur. ne diyordu? ''üretim araçları herkesin olmalıdır'' işte üreten dev şirketler herkesin oluyor bu şekilde. yine de ''emeği sömürmeye'' ortak olmak istemeyenler , emeğin çok da sömürülmediği mali hisselere yönelebilirler.

    şimdi sıklıkla gelen ''nereden başlayacağız'' sorusuna gelelim.

    temel analiz deyince , bu işten çok da anlamayıp da duyduğu kavramlardan dem vuranlar yüzünden çok kompleksmiş gibi algılanıyor ve insanlar korkuyor. aslında temel analiz çok basittir ve günlük hayatta farkında olmadan sıkça basit temel analizler yaparız. korkutucu duran cari oran, özsermaye karlılığı, aktif devir hızı, pd/dd gibi ve bir de havalı olsun diye araya bunların ingilizceleri sıkıştırılınca insanlar ''eeeh bunlarla uğraşamam ki ben'' diyor. ancak ilk etapta bunlara gerek yok.

    ilk bakılması gereken;

    - düzenli olarak kar eden ve bu karı yine düzenli* olarak paylaşan şirketleri bulmak ( ki bu şirketler herkes tarafından bilinir, çok kısa bir araştırma ile bulunur)
    - şirketin yıllık karının ne kadarını dağıttığına bakmak (karın %10 unu paylaşan şirket çok çok ucuz değilse işimize yaramaz, bu kısma geleceğiz) iş yatırımın sayfasında tüm bu bilgiler mevcut geriye dönük.

    bu şirketleri bulduktan sonra , yukarıdaki tüm kafa karıştırıcı temel analiz rasyolarını tecrübe kazanana kadar bir kenara bırakıp bizim için en önemli rasyo olan f/k oranına yani fiyat / kazanç oranına bakacağız. ne kadar düşük o kadar iyi. nedir bu oran?

    şirketin herhangi bir andaki hisse fiyatının, hisse başına düşen yıllık kara oranıdır. yani bir hisseye ödediğiniz paranın şirketin kaç yıllık karına tekabül ettiğini gösterir. diyelim f/k = 5 . bu hissenin o anki fiyatının şirketin 5 yıllık karına eşit olduğunu gösterir. kabaca yatırımınızı kaç senede amorti edeceğinizi gösterir. örneğin:

    hisse fiyatı 5 tl olsun. f/k da 5 olsun. bu demek oluyor ki şirket hisse başına yıllık 1 tl kar ediyor. bunun %80'ini yatırımcı ile paylaşsa 80 kuruş eder. demek ki sadece temettüler ile 6 senede (şirket karını hiç arttırmasa bile) yatırdığın parayı amorti ediyorsun. tabii gelen kar payı ile hisse alırsan bu süre daha da azalır (bkz: bileşik faiz) işte bu yüzden ilk hisse alım noktası çok önemli. sen hisseyi aldıktan sonra hisse fiyatının artması, dolayısı ile f/k nın yükselmesi seni enterese etmez. çünkü sen 5 f/k dan ortak oldun ve maliyetin o. bunun hesaplanmasına şimdilik girmeyelim ama zaten hesaplamaya gerek de yok, herhangi bir borsa takip platformunda anlık olarak görülebiliyor.

    dolayısı ile kriz dönemlerinde düşük f/k ile düzenli temettü dağıtan bir şirkete ortak olmak olayın püf noktası. buradan iş temettü verimi dediğimiz kavrama geliyor. ama aslolan f/k dır. temettü verimi ise, şirketin dağıtacağı temettünün hisse fiyatına oranıdır. şirketin temettü dağıtım oranı düşük olsa da f/k sı düşük olduğu için temettü verimi yüksek olabilir. örneğin şirketin hisse fiyatı 6 tl hisse başına yıllık kar da 2 tl olsun. yani ne etti sana? f/k = 3 . şirket bu karın %33 ünü dağıtsın. aslında düşük bir oran olmakla beraber 0.66 tl / 6 tl = temettü verimi %10 un üzerinde oldu. ayrıca karın dağıtılmayan kısmı da buhar olmuyor yine ortağı olduğun şirketin bünyesinde kalıyor. böyle şirketler var mı demeyin. an itibarıyle f/k sı 5 in altında olup da düzenli temettü ödeyen bir sürü şirket işlem görüyor borsada. arayın bulun.

    eğer düzenli alımlar ve gelen karpayları ile bedavadan şirkete ortaklık oranınızı arttırırsanız , her sene daha yüksek oranda temettü gelirine kavuşacaksınız. dolayısı ile bu biriktirme aşamasında, hisse fiyatının düşmesine üzülmek bir yana daha düşük f/k dan ekleme yapma fırsatı nedeniyle sevineceksiniz. tabii ki bu düşüşün şirketin işlerindeki bozulmadan kaynaklanmaması kaydıyla. ki bu son korona düşüşünde, işleri bozulmadığı, hatta pandemiden fayda sağladığı halde fiyatı inanılmaz şekilde düşen bir ton kağıt vardı. şans eseri benim portföyümde de bu kağıtlardan çok vardı ( gıda, tarım, sigorta, aracı kurum vs vs)

    yukarıda bahsedilen diğer temel analiz rasyoları, şirketin sağlığını, batma olasılığını gösteren ve küçük yatırımcı için çok da bir şey ifade etmeyen rasyolardır. bunları zaman içinde de öğrenebilirsiniz. düzenli temettü ödeyen, kar eden bir şirketin sağlığı da yerindedir. yapmanız gereken yılda 4 kez gelir tablosundan işlerin yolunda olup olmadığına bakmaktır.

    borsa istanbul başlığında ''kumarhane'' , ''kimse kazanamaz'' , ''altın alacaksın altın'' diyenlere bakmayın. bu işe 8 yıl önce başladım ve şu anda sadece hektaş'tan (daha 10-12 şirket var) sıfır bir bmw 3 serisi kadar kardayım. ha diyebilirsin ki 1 milyon tl basmışsındır da bu karı elde etmişsindir. hayır. hektaş için (isteyen grafiğini inceleyebilir, şu an o zamankine göre fiyatı uçmuş durumda) cebimden çıkan para temettüleri saymazsak 30 k bile etmez. ki tüm temettü yatırımı için harcadığım sermayenin tamamı 8 yıl önce sokulmuş değil. çoğunluğu son yıllarda parti parti sokulmuştur. ancak amacım portföy değerini katlayıp, onunla ev araba vs almak değil, şu anki gelirimi, hiç çalışmadan elde edebilecek yıllık temettüye kavuşmaktır. çoğu hissede bu hedefime ulaşsam da, kafamdaki portföye erişmem için bir sağlam kriz daha lazım bana.

    ne demiştik? temel analiz hayatta hep kullanılır. bir evi kiraya vermek amacıyla alırken ilk baktığın kiranın kaç para olacağı veya eve yatırdığın parayı kaç yılda çıkaracağıdır. yani evin f/k sıdır. ki günümüzde iyi olarak sayılacak ev f/k ları bile 20'den başlamaktadır. ''efenim evin değeri artar'' e şirketin de normal koşullarda yıllar içinde değeri en azından enflasyon oranında artması beklenir. ayrıca ev eskir. şirket eskimez. ev büyümez, ama şirket büyüyebilir. evi tek seferde almak için ciddi finansman veya fırsat maliyetine girmen gerekirken, hisse almak için buna gerek yoktur. elindeki para kadar alırsın.

    borsa yatırımının gerçek mantığı budur. trade de yapılabilir mi? evet. hele ki arkanda sağlam bir temettü portföyü varken. ama trade'e ilişkin bir bilgi vermek istemiyorum bu platformda. kafama eserse bu konu ile ilgili yazarım daha.

    yatırım tavsiyesi değildir. hisse tavsiyesi vermek spk mevzuatı gereği suçtur.
72 entry daha