şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • bin umut adayları için yapılan seçim müziğini de kendisi seslendirmiştir. seçim şarkısının türkçe versiyonu rahatsız edici bir keskinliktedir; 'gessin gessin demokrasi gessin' diyen kulak tırmalayıcı nakarat kürtçe versiyonda, ki şarkının orijinalidir, 'getirelim getirelim getirelim demokrasiyi' olarak yerini bulur. 'demokrasinin gelmesi' ile 'demokrasiyi getirmek' arasında istemli bir nüans farkı mı vardır, yoksa her şey 'çeviride kaybolan' anlamlardan mı ibarettir? bu sorular bir yana, 'sınır'ların kabul edildiği aşikardır; rojda'nın "mahabad'dan kars'a" yerine "istanbul'dan kars'a" demesi elbette bir şey ifade ediyordur. tabii, duymak istediğini duyan, ve 'mutlak sosyal gerçeklik' olarak bellediğinin üstünden 'farkındalık' siyaseti yapmak isteyen kimseler tek, tehlike verici [vb.] bir 'ifade' olduğunu düşünebilir; iyi, düşünsünlerdir madem, napalım, bunda yasal hareketin garip bir 'ılımlı'lıktaki söylemi ve onun -sivil- tabanındaki çelişkili tezahürlerinin de elbet bir rolü vardır. vardır da nereye kadardır, deyip kuyuya bir taş atmakta da fayda vardır.
    bunlar bir yana rojda'nın sebra min albümü kürtçe deneysel/elektronik müzik piyasasının [ciwan haco'nun derya'sını saymayalım] oluşumunu önceleyen bir albüm olarak görülebilir; albümde bağlamanın ya da sazın bu kadar az duyulması bu kanıyı destekliyor gibidir. durmadan 'kürt karısı hikayesi' anlatıp durması ise hoşumuza gitmemektedir. otursun evinde yapsın chat'ini*, mitinglerde şarkı söylemesin, e, tabii, arada sırada 'atammmm', 'şeriyat gelioo' diye bağırmayı da öğrensin, ondan en kısa zamanda türkçesini düzeltsin, azericesini unutsun*.
    özetle: bölücüler değişik müzik türlerini işgal etmiştir, hükümet hala uyuyordur. yıllardan beri hep beraber halay çekiyoduk şimdi dış müzikler gelince winamp'ın bölünmez bütünlüğü tehlikeye girdi.
24 entry daha